Wikia

Yeni Wiki

Cenap Şahabettin/Şiirleri

Talk0
59.478pages on
this wiki

< Cenap Şahabettin

TİRYAKİ SÖZLERİEdit

1.İyiliği yalnız iyiler anlar, fenalığı herkes.

2.Saadet dağlar gibidir; ses verir ama kımıldamaz, bekler ki sen ona gidesin.

3.Daima "bilirim" mi diyor gençtir, he şeye "olabilir" mi diyor ihtiyardır.

4.Kavak ağacını beğenen ve seven çok az kişi gördüm. Çünkü dosdoğrudur.

5.Kendini pek çok seven, pek az sevdirir.

6.Menfaat sandalyeye benzer. Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir.

7.Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan, hizmetçi arıyor demektir.

8.Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir.

9.Yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlanır; birisi sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir.

10.Bazı insanlar, birlikte düşmek için birbirine tutunurlar.

11.Gölgede yaşayanlar, güneşi göremezler.

12.İnsan yükseğe çıktıkça, pantolonundaki yamanın görünme ihtimali artar.

13. Yerinde sayanlar, yürüyenlerden ziyade gürültü çıkarırlar.

14.Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür.

15.İnsan için en büyük kuvvet, kendisini olduğu gibi görebilmektir.

16.Karga, adını değiştirse de, sesinden tanınır.

17.Kusurumuz ne kadar çoksa,o kadar kusur ararız.

18.Arzuların, kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir; hayallerin ise, zaafının yetiştiği yeri...

19.Hiç kimseye benzememek isteyen, bir karikatüre benzer.

20.Her mahpusa acırım, fakat batıl fikirler içinde kapalı kalanlara daha çok.

21.Gençlik çabuk geçer derler, maalesef ihtiyarlık da öyle...

22.Haykıran sükutlar vardır ki, ancak Allah işitir.

23.Okul arkadaşları tesbih taneleri gibidir; Tahsil biter, iplik kopar, herbiri bir tarafa dağılır.

24.Köhne fikirler paslanmış çivilere benzer; söküp atmak çok zordur.

25.İlim yalnız zekayı değil, ahmaklığı da arttırır.

26.En vefakar dostumuz gölgemizdir; O da yoldaşlık etmek için güneşli havatı bekler.

27.Seçkinler, beğendikçe alkışlar; halk ise alkışladıkça beğenir.

28.Hakiki hürriyet, yüksek fikirlere esarettir.

29.Pahalı başka, kıymetli başkadır.

30.Yüksek fikirler, yüksek dağlara benzer. Alışık olmayanları ürkütür.

31.Dimağların da oburu vardır; pek çok yer, pek az hazmeder.

32.Kötülük kapısını aralık etmeye gelmez, ardına kadar açılır.

33.Ümitsiz yürek, hiçbir şeyle aydınlanamaz.

34.Hepimiz ölümün nişanlısıyız.

35.Büyük kalpler, büyük binalar gibidir; daima kendilerini gösterirler.

36.Güzel kelebek isteyen, çirkin tırtılı ezmemeli.

37.Küçük kapılardan girmeye kendini mecbur bilenler, eğilirler.

38.Yeni fikirler uzun ömürlü olabilmek için çok yaşamış hakikatlere istinat etmelidir.

39.Bir hastalığı, çeken hasta da bilir, tedavi eden hekim de... Fakat, aralarında ne büyük fark var!

40. Midemiz için lokma ne ise, dimağımız için de fikir odur. Hepsi besleyemez, bir kısmı sıhhate dokunur, bir kısmı da zehirler.

41.Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler.

42.Akarsu, ne güzel hayat dersidir: Küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yanından sessizce geçiverir.

43.İnsan, tarihe her istediğini söyletebilir, çünkü ölüler, itiraz edemezler.

44.Nezaket, ister iskarpin giysin ister çarık, bastığı yeri çamurlamaz.

45.Her yük omuzdan indirilebilir, senelerin yüklettiği yaş yükü müstesna!

46.İnsanları en çok sevenler, hiç şüphem yok ki yamyamlardır.

47.En acınacak mahluk, kaplumbağalarla beraber yürümeye mecbur küheylandır.

48.Rütbe aldıkça kibirlenenler, yangın kulesine çıkınca dürbün oldum zannedenlerdir.

49.Fırtına, denizde bir kuvvet eseri, insanda aksine bir zaaf eseridir.

50.Kalp söze başlayınca akıl sağır olur.


ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER Edit

SENİN İÇİNEdit

Sesin işler gibi bir şuh kanat gamlarıma

Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,

Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;

Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma.


Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi

Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken.

Koklarım ellerini gülleri koklar gibi ben;

Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi.



Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan

Ne zaman gençliğini yolda hıraman görsem.

Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem

Toplanır leblerime, bir gece dalgın dursan.


Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede

Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu

Genç eder ufkumu hülyalarımın genç kokusu;

Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?


Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun

Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,

Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam

Ruhum, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhumsun


BİTMEMİŞ BİR GÜL Edit

Bir gonce râz-ı aşkı sarar penbe bir güle

Bir gül bugün nişanlanacak andelîb ile


Güller açınca kendini her kalb-i derbeder

Güller açınca arş-ı hayâlâtı devreder


Cûlar güler uzakta, çemenlerde bâd-ı saf

Eyler harem-serâyım eş kuşların tavaf


Güllerle rû-be-rû açılır taze sineler,

Her sine kendi üstüne güllerle iğneler


HAKİKAT-I SEVDÂ Edit

Bir şüphe-i hissiyye ile dalgalanır dil;

Bir heykel-i gül-rû dikilir kalb üzerinde;

İnsan bütün ahzân ü meserrâta muâdil

Bir tatlı dönüş hisseder âvâre serinde


Her cevf-i hayâtî, sevilen şeyden ibaret

Bir lem'a-i nev, şa'şaasıyla eder ihfâ;

Bir berk arkasından ederek ömrü temâşâ

Bin müddet için göz kamaşır... İşte muhabbet!


Pek boştur o his, lakin o boşlukla dolar dil;

Âfâk-ı hayatiyyedeki cevfi o örter;

Herkes hep o boşlukta arar bir tutacak yer

Pîrâmen-i ömründeki girdâbâ mukâbil


Sevdâya mukabil duyulur rûhta her gâh

Bir def-i pey-â-pey ile bir cezb-i pey-â-pey;

Bir istiyor insan onu, bir istemiyor, âh

Sevmek bile doğmak gibi, ölmek gibi bir şey!

ELHAN - I ŞİTA Edit

.....................................


( Kış Ezgileri )

Bir beyaz lerze , bir dumanlı uçuş,

Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar


Gibi kar Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar..

Ey kulûbün sürûd-i şeydâsu,

Ey kebûterl erin neşideleri,

O baharın bu işte ferdâ

Kapladı bir derin sükûta yeri

Karlar

Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.

Ey uçarken düşüp ölen kelebek

Bir beyaz rîşe - i cenâh - ı melek

Gibi kar

Seni solgun hadîkalarda arar.

Sen açarken çiçekler üstünde

Ufacık bir çiçekli yelpâze,

Nâ'şun üstünde şimdi ey mürde

Başladı parça parça pervâze

Karlar

Ki semâdan düşer düşer ağlar!

Uçtunuz gittiniz siz ey kuşlar;

Küçücük, ser-sefîd baykuşlar

Gibi kar

Sizi dallarda, lâne lerde arar.

Gittiniz, gittiniz siz ey mürgân ,

Şimdi boş kaldı serteser yuvalar;

Yuvalarda -yetîm-i bî-efgân!

Son kalan mâi tüyleri kovalar

Karlar

Ki havada uçar uçar ağlar.

Destinde ey semâ-yı şitâ tûde tûdedir

Berk-i semen , cenâh-ı kebûter , sehâb-ı ter ..

Dök ey semâ - revân-ı tabiat gunûdedir


Hâk-i siyâh ın üstüne sâfî şükûfeler!

Her şahsâr şimdi - ne yaprak, ne bir çiçek!

Bir tûde-i zılâlü siyeh-reng ü nâ-ümid ..


Ey dest-i âsmân-ı şitâ , durma, durma, çek .

Her şâhsâr ın üstüne bir sütre-i sefîd !

Göklerden emeller gibi rizan oluyor kar

Her sûda hayâlim gibi pûyân oluyor kar

Bir bâd-ı hamûşun Per-i sâf ında uyuklar

Tarzında durur bir aralık sonra uçarlar,


Soldan sağa, sağdan sola lerzân ü girîzân ,

Gâh uçmada tüyler gibi, gâh olmada rîzân

Karlar, bütün elhânı mezâmîr-i sükût un

Karlar, bütün ezhârı riyâz-ı melekût un.


Dök kâk-i siyâh üstüne, ey dest-i semâ dök.

Ey dest-i semâ, dest-i kerem, dest-i şitâ dök:

Ezhâr-ı bahârın yerine berf-i sefîd i;

Elhân-ı tuyûrun yerine samt-ı ümîdi...


KİTABE-İ SENG-İ MEZAR Edit

Okuyup tabsıra-i ömrü esefsiz kapadım,

Ebediyyen uyusun toprağın altında adım.


Yatağım gerçi yosun örtülü bir taşlıktır

Yorulan cephem için taşlar ipek yastıktır.


Sargıdır kalbime sevdiklerimin hatırası

Sızlamak artık o şeydanınonulmaz yarası.


Yaşamakla bu karanlıkta hayal eksilmez

Bu dar ufkun kara yıldızları batmak bilmez.


Kış günü ruh-ı günahkarımı örter karlar,

Başım üstünde yazın afv ile al güller açar.

afv: affetme, bağışlama)

Around Wikia's network

Random Wiki