Fandom

Yeni Wiki

Dünya Gıda Günü

67.038pages on
this wiki
Add New Page
Talk0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Güvenilir gıda nedir?Edit

Güvenilir gıda;her türlü bozulma ve hastalığa yol açan etkenlerden ari,sağlık açısından bir sakınca oluşturmayan,tüketime uygun ve besin değerini kaybetmemiş gıda maddesidir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı,güvenilir gıdayı,beş ana başlık altında tanımlıyor.Edit

  • 1-Tarım ve Köyişleri Bakanlı'ğından izin belgesi olan,fiziksel,kimyasal ve biyolojik riskleri taşımayan,
  • 2-Son tüketim tarihi geçmemiş,
  • 3-Muhafaza ve satış kurallarına uygun,
  • 4-Ambalajlı ve etiketli olan ,
  • 5-Gereği gibi hazırlanan ve korunan gıdadır.

İç linkler Edit



Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 16 Ekim'i Dünya Gıda Günü olarak kabul etti. Dünya Gıda Günü'nde Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde açlık, gıda üretimi ve tüketimi gibi konular incelenir. Beslenme üzerinde durulur. Ülkemizde her yıl 16 Ekim günü gazete ve dergilerde konuya ilişkin yazılar yayınlanır. Radyo ve televizyonda konuşmalar yapılır. Okullarımızda beslenmenin, dengeli beslenmenin önem ve gereği anlatılır.

Beslenmek için aldığımız; hayvansal, bitkisel, madensel maddelere besin denir. Dünyada üretilen gıda maddeleri artan nüfusa yeterli olmamaktadır. Besin maddeleri üretiminin az olduğu yoksul ülkelerde açlık ve yetersiz beslenme sorunu vardır. Açlık, yetersiz beslenme, bedenin gerekli ölçü ve türde besin alamamasıdır. Açlık ve yetersiz beslenme konusu tüm ulusların ortak sorunudur. Bu soruna dikkati çekmek, çözüm yolları bulmak amacı ile her yıl Birleşmiş Milletlere üye tüm ülkelerde toplantılar düzenlenir. Toplantılardaki araştırma ve inceleme sonuçları dünya kamuoyuna duyurulur.

Yetersiz ve dengesiz beslenme sorunlarının nedenleri, besin üretimi ve dağılımının yetersizliği, bilgisizlik, hızlı nüfus artışı, ekonomik güçsüzlük ve çevre sağlığının bozulmasıdır. Yapılan hesaplara göre dünyada yaklaşık 450 milyon insan yetersiz beslenmektedir. Sadece bu sayı bile dünyamızın en büyük ve en önemli sorununun açlık olduğunu gösteriyor. Dünyanın pek çok yerinde insanlar, açlıktan ölmekte, iyi beslenemedikleri için hasta olmaktadırlar.

Ülkemizde besin üretimi, artan nüfusun gereksinmesini karşılamaktadır. Besin tüketimimiz ile üretimimiz arasında bir denge vardır. Türkiye, yeryüzünde besin maddeleri üretiminde kendi kendine yeterli yedi ülkeden biridir. Ancak yurdumuzda üretilen besin maddeleri iyi değerlendirilmiyor. Besin maddelerinden gereği gibi yararlanılmıyor. Üretilen besinler ülkemizde düzenli olarak dağıtılamıyor.

Halkımızın iyi ve yeterli besin alması amacıyla Milli Gıda Yüksek Kurulu adında bir örgüt kurulmuştur.


Kurulun başlıca görevleri şöyle belirlenmiştir:

1. Besin maddelerinin üretim ve tüketim sorunlarını araştırmak.

2. Beslenme sorunlarının çözümleri için öneriler saptamak.

3. Konuya ilişkin yasal düzenlemeleri incelemek.

Büyük kentlerimizde yapılan bir araştırma sonucuna göre besin maddelerinin onda biri çöplüklere atılmaktadır. Atılan besin maddelerinin başında genelde tahıl ürünleri gelmektedir. Bu savurganlığın önlenmesi için üstümüze düşen görevleri yapmalı, savurganlığın bu türüne de karşı çıkmalıyız. Yakınlarımızı bu konuda sürekli uyaralım.

Başlıca besinlerimiz sebze, meyve, et, ekmek, yağ, tuz, süt, su, yumurtadır. Besinlerin bir bölümü vücudumuz için gerekli olan ısı ve enerjiyi sağlar. Bunlar şekerli maddeler ve yağlardır. Bir bölümü organlarımızı onarır, büyümemizi etkiler. Bunlar süt, yumurta, baklagiller gibi proteinlerdir. Vitaminler ise vücudumuzu hastalıklardan korur. Vitaminler daha çok meyve ve sebzelerde bulunur.


BESLENME KURALLARI Edit

En iyi beslenme, dengeli beslenmedir. Dengeli beslenme vücudumuza gerekli yiyecek ve içeceklerin yeterli ölçüde ve türde alınmasıdır. İnsanlar ne çok, ne az yemeli, yeteri kadar besin almalıdır.

Aşağıda sıralanan beslenme kurallarını titizlikle uygularsak beslenmeden beklenen yararı sağlamış oluruz.

Yararlı değişik besinler almalıyız. Vücudumuz için yararlı olmayan besinleri almaktan kaçınmalıyız. Aldığımız besinlerin değişik besin olmasına özen göstermeliyiz. Yiyeceklerimizi temiz, taze ve bize en çok yararlı olanlar arasından seçmeliyiz. Sokaklarda üstü açık, temizlik kurallarına uyulmadan hazırlanan ve satılan yiyecekleri almamalıyız.

Beslenmemiz belirli bir düzen içinde olmalıdır. Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemekleri belirli saatlerde, düzenli olarak yenmelidir. Özellikle sabah kahvaltısı unutulmamalı, günlük çalışmamızın verimli olması için sabah kahvaltısına ayrı bir özen gösterilmelidir.

Yiyecekler arasından sevip sevmeme ayrımı yapılmamalıdır.

Lokmaları iyice çiğnedikten sonra yutmalıyız. Çiğnenmeden yutulan lokmalar sindirim organlarından mideyi yorar. İyi sindirilmez. Beslenmeden beklenen yararlar da sağlanmamış olur.

Yemekten sonra dişlerimizi fırçalamalıyız. Böylelikle diş etlerine daha çok kan gelmesi, dişlerin beslenmesi, dişlerin çürümesinin önlenmesi, canlı tutulması sağlanır.



SOFRADA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ Edit

1. Sofraya oturmadan önce ellerimizi yıkamalıyız.

2. Evimizde, okulumuzda beslenme saatinde, konuk olduğumuz evde, lokantada başkalarının iştahını kaçırıcı söz ve

davranışlardan kaçınmalıyız.

3. Sofraya birlikte oturmalıyız, yemeğe birlikte başlamalıyız.

4. Yemek yerken lokmaları ağzımız kapalı çiğnemeliyiz.

5. Lokmaları iyice çiğnedikten sonra yutmalıyız.

6. Yiyecekleri dişimizle değil, bıçakla kesmeliyiz.

Dünya Gıda Günü hakkında genel bilgi Edit

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 16 Ekim'i Dünya Gıda Günü olarak kabul etti. Dünya Gıda Günü'nde Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde açlık, gıda üretimi ve tüketimi gibi konular incelenir. Beslenme üzerinde durulur. Ülkemizde her yıl 16 Ekim günü gazete ve dergilerde konuya ilişkin yazılar yayınlanır. Radyo ve televizyonda konuşmalar yapılır. Okullarımızda beslenmenin, dengeli beslenmenin önem ve gereği anlatılır.

Beslenmek için aldığımız ; hayvansal, bitkisel, madensel maddelere besin denir. Dünyada üretilen gıda maddeleri artan nüfusa yeterli olmamaktadır. Besin maddeleri üretiminin az olduğu yoksul ülkelerde açlık ve yetersiz beslenme sorunu vardır. Açlık, yetersiz beslenme, bedenin gerekli ölçü ve türde besin alamamasıdır. Açlık ve yetersiz beslenme konusu tüm ulusların ortak sorunudur. Bu soruna dikkati çekmek, çözüm yolları bulmak amacı ile her yıl Birleşmiş Milletler'e üye tüm ülkelerde toplantılar düzenlenir. Toplantılardaki araştırma ve inceleme sonuçları dünya kamu oyuna duyurulur.

Yetersiz ve dengesiz beslenme sorunlarının nedenleri, besin üretim ve dağılımının yetersizliği, bilgisizlik, hızlı nüfus artışı, ekonomik güçsüzlük ve çevre sağlığının bozulmasıdır. Yapılan hesaplara göre dünyada yaklaşık 450 milyon insan yetersiz beslenmektedir. Sadece bu sayı bile dünyamızın en büyük ve en önemli sorununun açlık olduğunu gösteriyor. Dünyanın pek çok yerinde insanlar, açlıktan ölmekte, iyi beslenemedikleri için hasta olmaktadırlar.

Ülkemizde besin üretimi, artan nüfusun gereksinmesini karşılamaktadır. Besin tüketimimiz ile üretimimiz arasında bir denge vardır. Türkiye, yeryüzünde besin maddeleri üretiminde kendi kendine yeterli yedi ülkeden biridir. Ancak yurdumuzda üretilen besin maddeleri iyi değerlendirilmiyor. Besin maddelerinden gereği gibi yararlanılmıyor. Üretilen besinler ülkemizde düzenli olarak dağıtılamıyor. Halkımızın iyi ve yeterli besin alması amacıyla Milli Gıda Yüksek Kurulu adında bir örgüt kurulmuştur.


Milli Gıda Yüksek Kurulunun görevleri Edit

· Besin maddelerinin üretim ve tüketim sorunlarını araştırmak.

· Beslenme sorunlarının çözümleri için öneriler saptamak.

· Konuya ilişkin yasal düzenlemeleri incelemek.

Büyük kentlerimizde yapılan bir araştırma sonucuna göre besin maddelerinin onda biri çöplüklere atılmaktadır. Atılan besin maddelerinin başında genelde tahıl ürünleri gelmektedir. Bu savurganlığın önlenmesi için üstümüze düşen görevleri yapmalı, savurganlığın bu türüne de karşı çıkmalıyız. Yakınlarımızı bu konuda sürekli uyaralım. Başlıca besinlerimiz sebze, meyve, et, ekmek, yağ, tuz, süt, su, yumurtadır. Besinlerin bir bölümü vücudumuz için gerekli olan ısı ve enerjiyi sağlar. Bunlar şekerli maddeler ve yağlardır. Bir bölümü organlarımızı onarır, büyümemizi etkiler. Bunlar süt, yumurta, baklagiller gibi proteinlerdir. Vitaminler ise vücudumuzu hastalıklardan korur. Vitaminler daha çok meyve ve sebzelerde bulunur.


Gıda günüyle alakalı köşe yazılarıEdit

Mehmet Altan'ın köşe yazısı ve Mersin'li Karacaoğlan'da alıntısıEdit

Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

İstanbul’dan yola çıktığımda sıcaklık 16 dereceydi, yağmur atıştırmıyor gibi atıştırıyordu...

KKTC’de ise 33 derece günlük güneşlik bir hava beni karşıladı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı hızlıca ziyaret edip, yazı için otele koşuşturduğumda, baktım, “ayrılık” krizi almış başını gitmiş.

Hrant Dink cinayetinde ihmali defalarca yazılıp söylenmesine rağmen görevinden yeni alınan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı...

Artma eğilimindeki domuz gribi...

İsrail’le aramızda TRT yapımı “Ayrılık” dizisinden çıkarak büyüyüveren krizin gölgesinde kalmış.

thumb|300px|right

Karacaoğlan ’ı anımsadım:

“Nice sultanlar tahtan indirdi

Nicesinin gülden benzini soldurdu

Nicelerin gelmez yola gönderdi

Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

Karacaoğlan der ki kondu göçülmez

Acıdır ecelin şerbeti içilmez

Benim üç derdim var birbirinden

seçilmez

Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...”

Karacoğlan’ın şiiri sadece “ayrılık” dizisinden dolayı aklıma gelmedi...

Pek aldırmadık ama dün aynı zamanda Dünya Gıda Günü idi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) açlık ve yetersiz beslenmenin önüne geçmek için 1979 yılında aldığı bir kararla, kuruluşun yıldönümü olan 16 Ekim tarihini Dünya Gıda Günü olarak belirlemişti.

30 yılda bir katkısı olmuş mu diye baktım, ne gezer... Dünya Gıda Günü nedeniyle yayımlanan rapora göre insan nüfusunun 6’da biri hala açlıkla pençeleşiyor.

2009’da, bir önceki yıla göre yaklaşık 100 milyon kişi daha aç kalmış ve açların toplam sayısı 1 milyar 20 milyon kişiye yükselmiş.

Bu son 40 yıldaki en yüksek aç insan

sayısı.

Asya ve Pasifik 642 milyon aç insanla birinci...

Afrika’nın Sahra Çölü’nün güney bölgesi ise 265 milyonla ikinci sırada bulunuyor.

“Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...”

FAO Genel Sekreteri Jacques Diouf , “aç insanların sayısındaki artış tahammül edilemez noktada” diyor.

Ayrıca, açlık sorununun yok edilmesi için dünyanın ekonomik ve teknik olanaklarının bulunduğunu vurgulayan Diouf, açlığın sonsuza kadar yok edilmesi için daha güçlü siyasi irade ortaya konamadığını belirtmekte.

Açların sayısındaki artışın nedeninin “bereketsiz hasat” olmadığı...

Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek gıda fiyatlarından, gelirlerin azalmasından ve işten atılmalardan kaynaklandığını vurgulaması, vicdanlar açısından daha da yaralayıcı.

Yardımların ve tarım yatırımlarının azalması son 10 yıldır açların sayısını sürekli artırdı ve bu gidiş değiştirilmezse uluslararası toplumun daha önceki yıllarda ortaya koyduğu, 2015’e kadar açların sayısının azaltılması hedefine ulaşılamayacak.

Açlıkla mücadele konusunda 1980’ler ve 1990’ların başında elde edilen başarıların ardından gıdasız kalan insanların sayısı maalesef 1995’de artmaya başladı.

“Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...”

Ayrılık...

İsrail...

Gazze ve çocuklar...

Bunlar devreye girince, Dünya Gıda Günü’ne bir de “çocuklar” açısından baktım.

Dünyada her yıl on bir milyon çocuk açlık nedeniyle ölüyormuş.

“Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...”

Bir uzmanın görüşlerine rastladım:

“Unutmamak gerekir sadece israfı durdurmakla bile dünyadaki aç insanları doyurmak mümkün.

Ülkemizde bir yılda çöpe atılan ekmek parası milyar liralarla ifade edilirken yalnızca ABD ve İngiltere’de her yıl çöpe atılan yiyeceklerle, bir milyardan fazla insan, yani şu anda dünyada yetersiz beslenen nüfusun tümü doyurulabilir.”

“Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...” Mehmet Altan


Also on Fandom

Random Wiki