Wikia

Yeni Wiki

Gece - Mehmet Akif Ersoy - Safahat

Talk0
57.315pages on
this wiki
Vahdet Gölgeler Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Hicran
Bakınız

Şablon:Gece - d


Gece - Geceler - Gecelerde
Night - Nights - at night

Gece ayetleri

Gece şiirleri
Gece - Mehmet Akif Ersoy - Safahat
Gecelerde - Erzurumlu İbrahim Hakkı
Gecenin Hurûfî Kalbi: İhsan Deniz (Mehmet Solak)

Gecede - GECEKONDU KANUNU - Gecelerce Geceleyin Gecenin

Düz Liseler İçin 2'li Tablo Sunumu Edit

Güncel Türkçesi: Eyüp Sabri Kartal tarafından sadeleştirmişdir. (Eski ve yeni arasındaki farkı sayfanın geçmişinden ve aşağıda bırakılan bazı eski sadeleştirme farkından kontrol edebilirsiniz... Eskisinde şiir metnine sadık kalınmamış ve maalesef şiir nesre döndürülmiş kafiye yok edilmiş idi. Mana kattliamı ise. cabası..)

Gece
Güncel Türkçesi
Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye.
...............................................................
Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye
Bütün kandillerin tehlîle dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl ma´bed ki sun´un, sermedi bir secde gökkubben!

Bütün kandillerin tehlile dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl mabed ki sanatın, sürekli bir secde gök kubben!

Kapanmış, titriyor dünyâların haşyetle karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur dâmân-ı Arş´ında.

Kapanmış, titriyor dünyaların korkuyla karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur eteklerinde Arş'ında

Ne rengâreng ubûdiyyetle, yâ Rab, herc ü merc âfâk:

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler, lebrîz-i istiğrâk.

Ne rengarenk kulluklarla Ya Rab, altüst olmuş afak (ufuklar);

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler, hep ağzına kadar dolmuş istiğrak'(gark olmuş)'

Bu istiğrâk uyandırmaz mı, devrettikçe, ekvânı,

Perişan rûhumun inler harâb evtâr-ı îmânı.

Bu boğulma uyandırmaz mı, devrettikçe, varlık âlemleri(ni)?

Perişan ruhumun inler harab iman telleri.

Perîşan: çünkü, yükselmiş değil feryâd-ı gümrâhım;

Şu mahşer mahşer envârın biraz yol verse, Allah´ım!

Perişan, çünkü yükselmiş değil, yolunu feryadı' gümrahım (şaşırmışım)';

Şu mahşer mahşer nurların biraz yol verse, Allah'ım!

Evet, milyarla âlem vecde gelmiç bu´d-i mutlakta;

Benim bîçâre gölgem çırpınır bir damla toprakta!

Evet, milyarlarca âlem vecde gelmiş mutlak uzaklıkta
Benim çaresiz gölgem çırpınır bir damla toprakta!
Samîmîdir bütün gûş ettiğin âvâz hilkatten,

Niçin gözyaşlarım haybetle dönsün sermediyyetten?

Samimîdir bütün işittiğin avaz yaratılanlardan,

Niçin gözyaşlarım talihsizlikle dönsün o sonsuzlukdan?

Diyorlar, hep senin şemsinden ayrılmış, bu ecrâmı...

İlâhî, onların bir ân için olmazsa ârâmı;

Diyorlar ki hep senin güneşinden ayrılmış, bu gök varlıklığı...

İlâhî, onların bir an için olmazsa duru durağı

Nasıl dursun, benim bîçâre gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sînenden ayrılmış!

Nasıl dursun, benim çaresiz gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sinenden ayrılmış!

Henüz yâdındadır bezminde medhûş olduğum demler;

O demlerdir ki yâdından kopar beynimde bin mahşer!

Henüz hatırındadır meclisinde ürperdiğim demler (anlar);

O anlardır ki hatırlamaktan kopar beynimde bin mahşer!

Tutundun kibriyâ dan bir nikâb, uçtun nigâhımdan.

İlâhî, bin tecelli berk ururken kıble-gâhımdan,

Tutundun ekberiyetinden bir örtü, uçtun bakışlarımdan

Ululuk sıfatından bir örtüye bürünüp uçtun bakışlarımdan

İlâhî, bin tecelli şimşek çakarken kıblegahımdan

Ey Allah'ım, bin tecellî çakıp geçmekteyken kıblemden,

Vurur mihrâbdan mihrâba alnım şimdi hüsranla;


Tesellî bulmanın imkânı yok ferdâ-yı gufranla.

Vurur mihrabdan mihraba alnım şimdi hasretle

Yokluğunun acısıyla mihrabdan mihraba vurur alnım şimdi;

Tesellî bulmanın imkânı yok gelecek mağfiretle

Yarınki rahmet ve bağışlamanla avunmanın yoktur imkânı.

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde mi´râcı!

Semâlardan gelir ummanların tehlîl-i emvâcı!

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde miracı!

Göklerden gelir okyanusların tehlil dalgaları!

Okyanusların göklere yükselir, döner dalga dalga tehlili!

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki, Allah´ım,

Bütün dünyâyı inletsin benim secdem, benim âhım.

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah'ım,

Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim ahım.

Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tânecik Ma´bûd,

Gel ey bir tânecik gâib, gel ey bir tânecik mevcûd!

Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tanecik Mabud (ibadet edilen),

Gel ey bir tanecik bilinmez, gel ey bir tanecik mevcud!

Ya sıyrılsın şu vahdet-gâhı vahşet-zâr eden hicran,


Ya bir nefhanla serpilsin bu hâsir kalbe itmînan.

Ya sıyrılsın şu vahdet (birlik) yuvamızı vahşet yurdu eden hicran,

Ya şu birlik yuvası olan kalbi bir ıssız yurda döndüren ayrılık bitsin,

Ya bir üflemenle serpilsin bu hasretle yanan kalbe itminan (tatmin olunma, doyulma)

Ya bir esintinle bu özleyen kalbe bir inanç, bir güven gelsin.

Hayır, îmanla, imtînanla dinmez rûhumun ye´s i:


Ne âfâk isterim sensiz, ne enfüs, tamtakır hepsi!

Hayır, imanla, itminanla (tatmin olmakla) dinmez ruhumun ümitsizliği

Hayır inanıp güvenmekle sona ermez ruhumun ümitsizliği:

Ne dıştakileri isterim sensiz, ne içtekileri, tamtakır hepsi

Nefsin ve onun dışındakilerin sensiz anlamı yok, tamtakır hepsi.

Senin mecnûnunum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezelden sunduğun Şehlâ-nigâhın mestiyim hâlâ!

Senin Mecnûn'unum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezel'den sunduğun şehlâ bakışın sarhoşuyum hâlâ!

Gel ey sâkî-i bâkî, gel, Elest´in yâdı şâd olsun:

Yarım peymâne sun, bir cür´a sun, tek aynı meyden sun!

Gel ey Bâkî (sonsuz) olan sâki (su şerbet sunan) , gel ki Elest'in yadı (hatırlanması) şad ('sevinç) olsun':

Yarım kadeh sun, bir yudum sun, tek aynı içkiden olsun!

O lâhûtî şarâbın vahyi her zerremden inlerken,

Bütün âheng-i hilkat bir zaman dinsin enînimden.

O ilahî şarabın vahyi her zerremden inlerken

'Bütün yartılandaki' ahenk bir zaman dinin inlemelerimden

Gel ey dünyâların Mevlâ´sı, ey Leylâ-yı vicdânım,

Senin yâd olduğum sînende olsun, varsa, pâyânım!

Gel ey dünyaların Mevlâ'sı, ey Leylasıvicdanımın,

Senin yadedildiğim sinende olsun, varsa payanım! (son durağım)

Adımın anıldığı senin sinen olsun, olursa, son durak bana!

Video

Anadolu Liseleri İçin 3'lü Tablo Sunumu Edit

Gece
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye
Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye
For Ferid Beyefendi who is wise master
Bütün kandillerin tehlîle dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl ma´bed ki sun´un, sermedi bir secde gökkubben!

Bütün kandillerin tehlile dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl bir tapınak ki eserlerin, sürekli bir secde gök kubben!

I was shoked:

How it works in a temple, a prostrate continuous thunder dome

Kapanmış, titriyor dünyâların haşyetle karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur dâmân-ı Arş´ında.

Kapanmış, titriyor dünyaların korkuyla karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur Arş'ının eteklerinde.

Closed, your worlds are trembling with fear in front of you

Angels, as if it stops the head was cut off in heavens

Ne rengâreng ubûdiyyetle, yâ Rab, herc ü merc âfâk:

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler, lebrîz-i istiğrâk.

Ya Rab, ufuklar ne rengarenk kulluklarla altüst olmuş;

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler hep manâ alemine dalıp gitmiş

Oh God! Horizons were upset with colorful servitude

Darkness, lights, shadows dive into spiritual realm

Bu istiğrâk uyandırmaz mı, devrettikçe, ekvânı,

Perişan rûhumun inler harâb evtâr-ı îmânı.

Bu dalıp gitme bütün evreni devrettikçe gafletten uyandırmaz mı varlık âlemlerini?

Benim de öylece perişan ruhumun inlemekte harab iman telleri.

That’s diving

Devastated wires of my miserable soul was moaning

Perîşan: çünkü, yükselmiş değil feryâd-ı gümrâhım;

Şu mahşer mahşer envârın biraz yol verse, Allah´ım!

Perişan, çünkü yükselmiş değil, yolunu şaşırmış olan feryadım;

Şu mahşer mahşer ışıkların biraz yol verse Allah'ım!

Miserable, because it isn’t up, scream which go awry

My God!I wish that your armageddon lights would give me the wall(yol vermek)

Evet, milyarla âlem vecde gelmiç bu´d-i mutlakta;

Benim bîçâre gölgem çırpınır bir damla toprakta!

Evet, milyarlarca âlem vecde gelmiş sonsuz uzaklıklardaBenim çaresiz gölgem çırpınır bir damla toprakta!
Yes, billions realm fell in love infinite distances

My helpless shadow struggles in slight soil

Samîmîdir bütün gûş ettiğin âvâz hilkatten,

Niçin gözyaşlarım haybetle dönsün sermediyyetten?

Allah'ım, samimîdir elbet işittiğim sesler varlık evreninden,

Niçin gözyaşlarını eli boş dönsün o sonsuzluk âleminden?

My God! Certainly voices which I hear from the universe of assets is sincere

Why does your tear failure to share from infinity world

Diyorlar, hep senin şemsinden ayrılmış, bu ecrâmı...

İlâhî, onların bir ân için olmazsa ârâmı;

Diyorlar ki hep senin güneşinden ayrılmış bu gök varlıkları...

Allah'ım, onların bir an için bile yoksa duru durağı

They say, assets of the sky (ayrılmak) from your sun

My God!If they have no time to stop

Nasıl dursun, benim bîçâre gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sînenden ayrılmış!

Nasıl dursun, benim çaresiz gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sinenden ayrılmış!

My helpless shadow doesn’t stop, because seperated from you

Oh God! It left from you, not from sun!

Henüz yâdındadır bezminde medhûş olduğum demler;

O demlerdir ki yâdından kopar beynimde bin mahşer!

Henüz hatırımdadır meclisinde ürperdiğim anlar;

O anlardır ki hatırladığımda kopar beynimde bin mahşer!

I remembered that I chill moments in your parliament

Moments that when I remember that my brain thousand armageddon break

Tutundun kibriyâdan bir nikâb, uçtun nigâhımdan.

İlâhî, bin tecelli berk ururken kıble-gâhımdan,

Ululuk sıfatından bir örtüye bürünüp uçtun bakışlarımdan

Ey Allah'ım, bin tecellî çakıp geçmekteyken kıblemden,

Wrapped in a fly mask on employee in awe stare

Oh God!

Vurur mihrâbdan mihrâba alnım şimdi hüsranla;

Tesellî bulmanın imkânı yok ferdâ-yı gufranla.

Yokluğunun acısıyla mihrabdan mihraba vurur alnım şimdi;

Yarınki rahmet ve bağışlamanla avunmanın yoktur imkânı.

I am knocking my forehead from mihrab to mihrab now;

No possibility of being distracted with tomorrow's mercy and donate

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde mi´râcı!

Semâlardan gelir ummanların tehlîl-i emvâcı!

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde miracı!

Okyanusların göklere yükselir, döner dalga dalga tehlili!

Lives have passed, you aren’t here, come my unique God

Come unique unknown, come unique asset

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki, Allah´ım,

Bütün dünyâyı inletsin benim secdem, benim âhım.

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah'ım,

Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim ahım.


Spread, Mirac of my prostration moans where

The oceans rise to skies, circles as waves with allotment

Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tânecik Ma´bûd,

Gel ey bir tânecik gâib, gel ey bir tânecik mevcûd!

Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tanecik Tanrı,

Gel ey bir tanecik bilinmez, gel ey bir tanecik varlık!

My God Darkness, lights, shadows should hush

Whole World is moaned with my prostration, with my scream

Ya sıyrılsın şu vahdet-gâhı vahşet-zâr eden hicran,

Ya bir nefhanla serpilsin bu hâsir kalbe itmînan.

Ya şu birlik yuvası olan kalbi bir ıssız yurda döndüren ayrılık bitsin,

Ya bir esintinle bu özleyen kalbe bir inanç, bir güven gelsin.

Separation which rotate into the heart of the union slot to desert country will end

Or heart which is misses faith, trust should come with a breeze

Hayır, îmanla, imtînanla dinmez rûhumun ye´si:

Ne âfâk isterim sensiz, ne enfüs, tamtakır hepsi!

Hayır inanıp güvenmekle sona ermez ruhumun ümitsizliği:

Nefsin ve onun dışındakilerin sensiz anlamı yok, tamtakır hepsi.

No, despair of my soul doesn’t end with faith and trust in

Without you, except there is no sense of self and his

Senin mecnûnunum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezelden sunduğun Şehlâ-nigâhın mestiyim hâlâ!

Senin Mecnûn'unum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezel'den lütfettiğin şehlâ bakışın sarhoşuyum hâlâ!

I fall in love you, one that I adore you Leyla

Time immemorial (ezelden) I’m still drunk of wiev which you donate

Gel ey sâkî-i bâkî, gel, Elest´in yâdı şâd olsun:

Yarım peymâne sun, bir cür´a sun, tek aynı meyden sun!

Gel ey ölümsüzlük şerbetini sunan, gel ki Elest sevinçle hatırlansın:

Yarım kadeh sun, bir yudum sun, tek aynı içkiden olsun!

İngilizce Tercüme Buraya
O lâhûtî şarâbın vahyi her zerremden inlerken,

Bütün âheng-i hilkat bir zaman dinsin enînimden.

Her zerremde inlerken o ilahî içkinin kutlu ilhamı,

Varlıktaki bütün ahenk bir zaman durup dinlesin ahlarımı.

İngilizce Tercüme Buraya
Gel ey dünyâların Mevlâ´sı, ey Leylâ-yı vicdânım,

Senin yâd olduğum sînende olsun, varsa, pâyânım!

Gel ey dünyaların Mevlâ'sı, ey vicdanımdaki Leyla,

Adımın anıldığı senin sinen olsun, olursa, son durak bana!

İngilizce Tercüme Buraya
Video

Sosyal Bilimler Liseleri İçin 4'lü Tablo Sunumu Edit

Gece
Güncel Türkçesi
İngilizce Tercüme
Osmanlıca
Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye
Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye
For Ferid Beyefendi who is wise master
örnek osmanlıca مقدمة
Bütün kandillerin tehlîle dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl ma´bed ki sun´un, sermedi bir secde gökkubben!

Bütün kandillerin tehlile dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl bir tapınak ki eserlerin, sürekli bir secde gök kubben!

I was shoked:

How it works in a temple, a prostrate continuous thunder dome

örnek osmanlıca مقدمة
Kapanmış, titriyor dünyâların haşyetle karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur dâmân-ı Arş´ında.

Kapanmış, titriyor dünyaların korkuyla karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur Arş'ının eteklerinde.

Closed, your worlds are trembling with fear in front of you

Angels, as if it stops the head was cut off in heavens

örnek osmanlıca مقدمة
Ne rengâreng ubûdiyyetle, yâ Rab, herc ü merc âfâk:

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler, lebrîz-i istiğrâk.

Ya Rab, ufuklar ne rengarenk kulluklarla altüst olmuş;

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler hep manâ alemine dalıp gitmiş

Oh God! Horizons were upset with colorful servitude

Darkness, lights, shadows dive into spiritual realm

örnek osmanlıca مقدمة
Bu istiğrâk uyandırmaz mı, devrettikçe, ekvânı,

Perişan rûhumun inler harâb evtâr-ı îmânı.

Bu dalıp gitme bütün evreni devrettikçe gafletten uyandırmaz mı varlık âlemlerini?

Benim de öylece perişan ruhumun inlemekte harab iman telleri.

That’s diving

Devastated wires of my miserable soul was moaning

örnek osmanlıca مقدمة
Perîşan: çünkü, yükselmiş değil feryâd-ı gümrâhım;

Şu mahşer mahşer envârın biraz yol verse, Allah´ım!

Perişan, çünkü yükselmiş değil, yolunu şaşırmış olan feryadım;

Şu mahşer mahşer ışıkların biraz yol verse Allah'ım!

Miserable, because it isn’t up, scream which go awry

My God!I wish that your armageddon lights would give me the wall(yol vermek)

örnek osmanlıca مقدمة
Evet, milyarla âlem vecde gelmiç bu´d-i mutlakta;

Benim bîçâre gölgem çırpınır bir damla toprakta!

Evet, milyarlarca âlem vecde gelmiş sonsuz uzaklıklardaBenim çaresiz gölgem çırpınır bir damla toprakta!
Yes, billions realm fell in love infinite distances

My helpless shadow struggles in slight soil

örnek osmanlıca مقدمة
Samîmîdir bütün gûş ettiğin âvâz hilkatten,

Niçin gözyaşlarım haybetle dönsün sermediyyetten?

Allah'ım, samimîdir elbet işittiğim sesler varlık evreninden,

Niçin gözyaşlarını eli boş dönsün o sonsuzluk âleminden?

My God! Certainly voices which I hear from the universe of assets is sincere

Why does your tear failure to share from infinity world

örnek osmanlıca مقدمة
Diyorlar, hep senin şemsinden ayrılmış, bu ecrâmı...

İlâhî, onların bir ân için olmazsa ârâmı;

Diyorlar ki hep senin güneşinden ayrılmış bu gök varlıkları...

Allah'ım, onların bir an için bile yoksa duru durağı

They say, assets of the sky (ayrılmak) from your sun

My God!If they have no time to stop

örnek osmanlıca مقدمة
Nasıl dursun, benim bîçâre gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sînenden ayrılmış!

Nasıl dursun, benim çaresiz gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sinenden ayrılmış!

My helpless shadow doesn’t stop, because seperated from you

Oh God! It left from you, not from sun!

örnek osmanlıca مقدمة
Henüz yâdındadır bezminde medhûş olduğum demler;

O demlerdir ki yâdından kopar beynimde bin mahşer!

Henüz hatırımdadır meclisinde ürperdiğim anlar;

O anlardır ki hatırladığımda kopar beynimde bin mahşer!

I remembered that I chill moments in your parliament

Moments that when I remember that my brain thousand armageddon break

örnek osmanlıca مقدمة
Tutundun kibriyâdan bir nikâb, uçtun nigâhımdan.

İlâhî, bin tecelli berk ururken kıble-gâhımdan,

Ululuk sıfatından bir örtüye bürünüp uçtun bakışlarımdan

Ey Allah'ım, bin tecellî çakıp geçmekteyken kıblemden,

Wrapped in a fly mask on employee in awe stare

Oh God!

örnek osmanlıca مقدمة
Vurur mihrâbdan mihrâba alnım şimdi hüsranla;

Tesellî bulmanın imkânı yok ferdâ-yı gufranla.

Yokluğunun acısıyla mihrabdan mihraba vurur alnım şimdi;

Yarınki rahmet ve bağışlamanla avunmanın yoktur imkânı.

I am knocking my forehead from mihrab to mihrab now;

No possibility of being distracted with tomorrow's mercy and donate

örnek osmanlıca مقدمة
Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde mi´râcı!

Semâlardan gelir ummanların tehlîl-i emvâcı!

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde miracı!

Okyanusların göklere yükselir, döner dalga dalga tehlili!

Lives have passed, you aren’t here, come my unique God

Come unique unknown, come unique asset

örnek osmanlıca مقدمة
Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki, Allah´ım,

Bütün dünyâyı inletsin benim secdem, benim âhım.

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah'ım,

Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim ahım.


Spread, Mirac of my prostration moans where

The oceans rise to skies, circles as waves with allotment

örnek osmanlıca مقدمة
Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tânecik Ma´bûd,

Gel ey bir tânecik gâib, gel ey bir tânecik mevcûd!

Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tanecik Tanrı,

Gel ey bir tanecik bilinmez, gel ey bir tanecik varlık!

My God Darkness, lights, shadows should hush

Whole World is moaned with my prostration, with my scream

örnek osmanlıca مقدمة
Ya sıyrılsın şu vahdet-gâhı vahşet-zâr eden hicran,

Ya bir nefhanla serpilsin bu hâsir kalbe itmînan.

Ya şu birlik yuvası olan kalbi bir ıssız yurda döndüren ayrılık bitsin,

Ya bir esintinle bu özleyen kalbe bir inanç, bir güven gelsin.

Separation which rotate into the heart of the union slot to desert country will end

Or heart which is misses faith, trust should come with a breeze

örnek osmanlıca مقدمة
Hayır, îmanla, imtînanla dinmez rûhumun ye´si:

Ne âfâk isterim sensiz, ne enfüs, tamtakır hepsi!

Hayır inanıp güvenmekle sona ermez ruhumun ümitsizliği:

Nefsin ve onun dışındakilerin sensiz anlamı yok, tamtakır hepsi.

No, despair of my soul doesn’t end with faith and trust in

Without you, except there is no sense of self and his

örnek osmanlıca مقدمة
Senin mecnûnunum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezelden sunduğun Şehlâ-nigâhın mestiyim hâlâ!

Senin Mecnûn'unum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezel'den lütfettiğin şehlâ bakışın sarhoşuyum hâlâ!

I fall in love you, one that I adore you Leyla

Time immemorial (ezelden) I’m still drunk of wiev which you donate

örnek osmanlıca مقدمة
Gel ey sâkî-i bâkî, gel, Elest´in yâdı şâd olsun:

Yarım peymâne sun, bir cür´a sun, tek aynı meyden sun!

Gel ey ölümsüzlük şerbetini sunan, gel ki Elest sevinçle hatırlansın:

Yarım kadeh sun, bir yudum sun, tek aynı içkiden olsun!

İngilizce Tercüme Buraya
örnek osmanlıca مقدمة
O lâhûtî şarâbın vahyi her zerremden inlerken,

Bütün âheng-i hilkat bir zaman dinsin enînimden.

Her zerremde inlerken o ilahî içkinin kutlu ilhamı,

Varlıktaki bütün ahenk bir zaman durup dinlesin ahlarımı.

İngilizce Tercüme Buraya
örnek osmanlıca مقدمة
Gel ey dünyâların Mevlâ´sı, ey Leylâ-yı vicdânım,

Senin yâd olduğum sînende olsun, varsa, pâyânım!

Gel ey dünyaların Mevlâ'sı, ey vicdanımdaki Leyla,

Adımın anıldığı senin sinen olsun, olursa, son durak bana!

İngilizce Tercüme Buraya
örnek osmanlıca مقدمة
Video

بوتون قنديللرتهلله طللمشلر...شاشيردم بن

ناصيل معبدكه صنعك سرمدى بر سجده كوكقبّه ك

قاپانمش٬ تيترييور دنيالرك خشيتله قارشيكده؛

ملكلر٬ صانكه باش كسمش٬ طورور دامان عرشكده

نا رنكارنك عبوديتله، يارب، هرج ومرج آفق

قاراكلقلر ، ايشيقلر، كولكه لر ، لبريز استغراق

بو استغراق اويانديرمازمى، دورايتدكجه، اكوانى

پريشان روحمك ايكلر خراب اوتار ايمانى

پريشان: چونكه يوكسه لمش دكل فرياد كمراهم

شو محشر محشر انوارك بيراز يول ويرسه اللهم

أوت، ميليارله عالم وجده كلمش بعد مطلقده

بنم بيچاره كولكه م چيرپينير بر طامله طوپراقده

صميميدر بوتون كوش ايتديكك آواز خلقتدن

نيچين كوزياشلرم خيبتله دونسون صرمدّيتدن

دييورلر، هپ سنك شمسكدن آيريلمش، بواجرامى





Şiir Metni Güncel Türkçesi İngilizce tercüme Osmanlıca

Bütün kandillerin tehlîle dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl ma´bed ki sun´un, sermedi bir secde gökkubben!

Kapanmış, titriyor dünyâların haşyetle karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur dâmân-ı Arş´ında.

Ne rengâreng ubûdiyyetle, yâ Rab, herc ü merc âfâk:

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler, lebrîz-i istiğrâk.

Bu istiğrâk uyandırmaz mı, devrettikçe, ekvânı,

Perişan rûhumun inler harâb evtâr-ı îmânı.

Perîşan: çünkü, yükselmiş değil feryâd-ı gümrâhım;

Şu mahşer mahşer envârın biraz yol verse, Allah´ım!

Evet, milyarla âlem vecde gelmiç bu´d-i mutlakta;

Benim bîçâre gölgem çırpınır bir damla toprakta!

Samîmîdir bütün gûş ettiğin âvâz hilkatten,

Niçin gözyaşlarım haybetle dönsün sermediyyetten?


Diyorlar, hep senin şemsinden ayrılmış, bu ecrâmı...

İlâhî, onların bir ân için olmazsa ârâmı;

Nasıl dursun, benim bîçâre gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sînenden ayrılmış!

Henüz yâdındadır bezminde medhûş olduğum demler;

O demlerdir ki yâdından kopar beynimde bin mahşer!

Tutundun kibriyâdan bir nikâb, uçtun nigâhımdan.

İlâhî, bin tecelli berk ururken kıble-gâhımdan,

Vurur mihrâbdan mihrâba alnım şimdi hüsranla;

Tesellî bulmanın imkânı yok ferdâ-yı gufranla.

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde mi´râcı!

Semâlardan gelir ummanların tehlîl-i emvâcı!

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki, Allah´ım,

Bütün dünyâyı inletsin benim secdem, benim âhım.


Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tânecik Ma´bûd,

Gel ey bir tânecik gâib, gel ey bir tânecik mevcûd!

Ya sıyrılsın şu vahdet-gâhı vahşet-zâr eden hicran,

Ya bir nefhanla serpilsin bu hâsir kalbe itmînan.

Hayır, îmanla, imtînanla dinmez rûhumun ye´si:

Ne âfâk isterim sensiz, ne enfüs, tamtakır hepsi!

Senin mecnûnunum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezelden sunduğun Şehlâ-nigâhın mestiyim hâlâ!

Gel ey sâkî-i bâkî, gel, Elest´in yâdı şâd olsun:

Yarım peymâne sun, bir cür´a sun, tek aynı meyden sun!

O lâhûtî şarâbın vahyi her zerremden inlerken,

Bütün âheng-i hilkat bir zaman dinsin enînimden.

Gel ey dünyâların Mevlâ´sı, ey Leylâ-yı vicdânım,

Senin yâd olduğum sînende olsun, varsa, pâyânım!

Hikmet sahibi üstadım Ferid Beyefendi'ye

Bütün kandillerin tehlile dalmışlar... Şaşırdım ben:

Nasıl bir tapınak ki eserlerin, sürekli bir secde gök kubben!

Kapanmış, titriyor dünyaların korkuyla karşında;

Melekler, sanki baş kesmiş durur Arş'ının eteklerinde.

Ya Rab, ufuklar ne rengarenk kulluklarla altüst olmuş;

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler hep manâ alemine dalıp gitmiş

Bu dalıp gitme bütün evreni devrettikçe gafletten uyandırmaz mı varlık âlemlerini?

Benim de öylece perişan ruhumun inlemekte harab iman telleri.

Perişan, çünkü yükselmiş değil, yolunu şaşırmış olan feryadım;

Şu mahşer mahşer ışıkların biraz yol verse Allah'ım!

Evet, milyarlarca âlem vecde gelmiş sonsuz uzaklıklarda

Benim çaresiz gölgem çırpınır bir damla toprakta!

Allah'ım, samimîdir elbet işittiğim sesler varlık evreninden,

Niçin gözyaşlarını eli boş dönsün o sonsuzluk âleminden?


Diyorlar ki hep senin güneşinden ayrılmış bu gök varlıkları...

Allah'ım, onların bir an için bile yoksa duru durağı

Nasıl dursun, benim çaresiz gölgem, senden ayrılmış?

Güneşlerden değil, yâ Rab, senin sinenden ayrılmış!

Henüz hatırımdadır meclisinde ürperdiğim anlar;

O anlardır ki hatırladığımda kopar beynimde bin mahşer!

Ululuk sıfatından bir örtüye bürünüp uçtun bakışlarımdan

Ey Allah'ım, bin tecellî çakıp geçmekteyken kıblemden,

Yokluğunun acısıyla mihrabdan (3) mihraba vurur alnım şimdi;

Yarınki rahmet ve bağışlamanla avunmanın yoktur imkânı.

Serilmiş, secdemin inler durur yerlerde miracı!

Okyanusların göklere yükselir, döner dalga dalga tehlili!

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah'ım,

Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim ahım.


Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tanecik Tanrı,

Gel ey bir tanecik bilinmez, gel ey bir tanecik varlık!

Ya şu birlik yuvası olan kalbi bir ıssız yurda döndüren ayrılık bitsin,

Ya bir esintinle bu özleyen kalbe bir inanç, bir güven gelsin.

Hayır inanıp güvenmekle sona ermez ruhumun ümitsizliği:

Nefsin ve onun dışındakilerin sensiz anlamı yok, tamtakır hepsi.

Senin Mecnûn'unum, bir sensin ancak taptığım Leylâ;

Ezel'den lütfettiğin şehlâ bakışın sarhoşuyum hâlâ!

Gel ey ölümsüzlük şerbetini sunan, gel ki Elest sevinçle hatırlansın:

Yarım kadeh sun, bir yudum sun, tek aynı içkiden olsun!

Her zerremde inlerken o ilahî içkinin kutlu ilhamı,

Varlıktaki bütün ahenk bir zaman durup dinlesin ahlarımı.

Gel ey dünyaların Mevlâ'sı, ey vicdanımdaki Leyla,

Adımın anıldığı senin sinen olsun, olursa, son durak bana!


Hilvan 5 Ocak 1925


(1) Ferid Kam (1864-1944): Dârülfünûn'da ve

Ankara'da Tâceddin Dergâhında Mehmet Akifle

birlikte bulunmuş, Akif in çok takdir ettiği

filozof ve şair yaradılışlı bir âlim.

(2) Tehlile dalmak Lâilâhe illallah sözünü tekrarlamak.

(*) Dostun gözleri gönlüme tâ ezelden mehraba dedi,

Öyle mest oldum ki başkalarının merhabasını duymadım.

Ahmet Paşa (? -1497)

(3) Mihrabı Camilerde kıble yönündeki duvarda bulunan ve

imama ayrılmış olan girintili yer.

(4) Elest: Allah'ın ruhları yarattıktan sonra

"Elestü bi Rabbiküm—Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"dediği an

For Ferid Beyefendi who is wise master


I was shoked:


How it works in a temple, a prostrate continuous thunder dome


Closed, your worlds are trembling with fear in front of you


Angels, as if it stops the head was cut off in heavens


Oh God! Horizons were upset with colorful servitude


Darkness, lights, shadows dive into spiritual realm


That’s diving


Devastated wires of my miserable soul was moaning


Miserable, because it isn’t up, scream which go awry


My God!I wish that your armageddon lights would give me the wall(yol vermek)


Yes, billions realm fell in love infinite distances


My helpless shadow struggles in slight soil


My God! Certainly voices which I hear from the universe of assets is sincere


Why does your tear failure to share from infinity world






They say, assets of the sky (ayrılmak) from your sun


My God!If they have no time to stop


My helpless shadow doesn’t stop, because seperated from you


Oh God! It left from you, not from sun!


I remembered that I chill moments in your parliament


Moments that when I remember that my brain thousand armageddon break


Wrapped in a fly mask on employee in awe stare


Oh God!


I am knocking my forehead from mihrab to mihrab now;


No possibility of being distracted with tomorrow's mercy and donate


Spread, Mirac of my prostration moans where


The oceans rise to skies, circles as waves with allotment


My God Darkness, lights, shadows should hush


Whole World is moaned with my prostration, with my scream






Lives have passed, you aren’t here, come my unique God


Come unique unknown, come unique asset


Separation which rotate into the heart of the union slot to desert country will end


Or heart which is misses faith, trust should come with a breeze


No, despair of my soul doesn’t end with faith and trust in


Without you, except there is no sense of self and his


I fall in love you, one that I adore you Leyla


Time immemorial (ezelden) I’m still drunk of wiev which you donate


2) Tehlile Lâilâhe nuts fall to repeat the word. (*) Your friend's eyes the dawn of time Ta mehraba my heart said, I was so enchanted merhabasını heard of others. Ahmed Pasha (? -1497) (3) direction of the qibla wall of the niche in mosques and imam of the recessed space separated. (4) Elest: After creating the souls of God "Elestü bi-Rabbiküm Can I not your Lord?" Is said.

Suffer -

بوتون قنديللرتهلله طللمشلر...شاشيردم بن

ناصيل معبدكه صنعك سرمدى بر سجده كوكقبّه ك

قاپانمش٬ تيترييور دنيالرك خشيتله قارشيكده؛

ملكلر٬ صانكه باش كسمش٬ طورور دامان عرشكده

نا رنكارنك عبوديتله، يارب، هرج ومرج آفق

قاراكلقلر ، ايشيقلر، كولكه لر ، لبريز استغراق

بو استغراق اويانديرمازمى، دورايتدكجه، اكوانى

پريشان روحمك ايكلر خراب اوتار ايمانى

پريشان: چونكه يوكسه لمش دكل فرياد كمراهم

شو محشر محشر انوارك بيراز يول ويرسه اللهم

أوت، ميليارله عالم وجده كلمش بعد مطلقده

بنم بيچاره كولكه م چيرپينير بر طامله طوپراقده

صميميدر بوتون كوش ايتديكك آواز خلقتدن

نيچين كوزياشلرم خيبتله دونسون صرمدّيتدن

دييورلر، هپ سنك شمسكدن آيريلمش، بواجرامى


Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

'Latin harflerine transkriptli metin Sadeleştirilmiş metin İngilizce Tercümesi
Üstâd-ı hakîmim Ferid Beyefendi´ye
.

Around Wikia's network

Random Wiki