Wikia

Yeni Wiki

Mersin'de intihar ve intihar girişimleri araştırması

Talk0
57.925pages on
this wiki

MERSİN VALİLİĞİ YAYINLARI SOSYAL ARAŞTIRMALAR DİZİSİ: 2 MERSİN’DE İNTİHAR VE İNTİHAR GİRİŞİMLERİ Doç. Dr. Yaşar ERJEM MERSİN, 2009 MERSİN’DE İNTİHAR VE İNTİHAR GİRİŞİMLERİ Araştırmayı Destekleyen Kurumlar Mersin Valiliği İl Özel İdaresi Yazar Doç. Dr. Yaşar Erjem Yazılı izin alınmaksızın hiçbir şekilde çoğaltılamaz. Birinci Basım Güven Ofset 2009 Kapak ve Grafik Tasarım İbrahim Aslan Basımevi Güven Ofset, Mersin Yayın Hakları 2009 Yaşar Erjem © Copyright by Yaşar Erjem ISBN: 978-605-89140-1-8 Mersin Valiliği Yayınları Sosyal Araştırmalar Dizisi: Yayın No: 2 I ÖNSÖZ Toplumsal yaşam içerisinde intihar ve intihar girişimi vakalarının yaygınlığı, süregelen bir davranış biçimi olarak başta aileler olmak üzere toplumu derin bir şekilde etkilemektedir. İntihar ve intihar girişimleri toplumsal bir sorun olduğundan sorunun incelenmesi ve çözümüne ilişkin alınması gereken tedbirler konusunda, Muğla Valisi olarak görev yaptığım dönemde bir komisyon oluşturarak, Muğla ilinde bir çalışma başlatmış ve çalışma sonuçları izleme ve önleme yöntemiyle takip edilmiş ve sonucunda da tüm çalışmalar bir kitapta toplanmıştı. Mersin ili de bilindiği üzere geçmiş dönemlerde göçten fazla etkilenmiş bir il olmuş, göç aynı zamanda sosyal sorunları beraberinde getirmiş ve aile bütünlüğünü tehdit eden sosyal yaraları arttırmıştır. Bu anlamda yapılan günlük asayiş toplantılarında, ilimizde intihar ve intihar girişimi vakalarının yaygınlığı karşısında konunun Mersin ili genelinde araştırılması noktasında bir çalışmanın yapılmasını, çalışma sonucunda ortaya çıkacak bulguların, sorunun çözümüne ilişkin uygulamalara yönelik faaliyetlerde kullanılmasının uygun olacağı tarafımdan değerlendirilmiştir. 2006 yılında Mersin’de intihar ve intihar girişimleri araştırması için Mersin Üniversitesi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İl Jandarma II Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü uzmanlarından bir komisyon oluşturularak çalışmalara başlanmıştır. Komisyon tarafından öncelikle ilimizdeki intihar ve intihar girişimleriyle ilgili verilerin sınıflandırılarak analiz edilmesi, sosyal ve psikolojik nedenlerinin ortaya konulması ve bu noktada intihar ve intihar girişimlerinin önlenmesine yönelik yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi amaçlanmıştır. Komisyon tarafından uzun uğraş ve çalışma sonucu hazırlanan rapor doğrultusunda öne çıkan tespitler konusunda çalışmalara vakit geçirilmeden başlanmıştır ve izlenmesine devam edilmektedir. Hazırlanan raporu İl Özel İdaresi’nin katkılarıyla kitap haline getirerek, toplumun tüm kesimlerinin dikkatini çekmek ve çözümü noktasında tüm kurumların ortak çaba ile müdahale etme gereğinin altını çizmek ve bu noktada herkesin yapılabileceği bazı şeylerin olduğunu hatırlatmak amaçlanmıştır. Bu çalışma için işbirliği yapan Mersin Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Mersin Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yaşar ERJEM’e, komisyon üyelerine ve yayının hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İntihar ve intihar girişimlerinin olmadığı bir toplumsal yaşam temennisiyle… Hüseyin AKSOY Mersin Valisi III SUNUŞ İntihar ve intihar girişim olgusu günümüz toplumlarının önemli problemleri arasında yer alır. Tıbbi açıdan bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınan bu olgu, sosyolojik açıdan sosyal bir problem olarak tanımlanır. Toplumun büyük çoğunluğu tarafından onaylanmayan, birey ve toplum yaşamını tehdit eden bu olgu, özellikle hızlı kentleşme ve sanayileşme süreçlerinin yaşandığı, sosyal değişmenin yüksek tempoda seyrettiği toplumlarda daha yaygın ve yüksek oranda görülür. Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Rusya, Çin, gibi ülkelere göre intiharların daha düşük oranda yaşandığı bir ülke görünümündedir. Ancak, kendi içerisinde ve bir önceki yıl veya dönemlere göre değerlendirildiğinde intihar olgusu ve intihar girişimlerinde dikkati çeken artışların olduğu da bir gerçektir. Özellikle, son yıllarda başta kentsel alanlarda olmak üzere intihar ve intihar girişimlerinde düşündürücü bir artış söz konusudur. Çok yönlü ve çok boyutlu bir olgu olan intihar ve intihar girişimleri disiplinler arası bir yaklaşımı gerektiren bir niteliğe sahiptir. Bilimsel bir yaklaşımla doğru bilgi üretilerek, daha sağlıklı politikalar geliştirerek bu problemi çözmeye yönelik çalışmalar yapılmalıdır. İntihar ve intihar girişimlerini bütünüyle ortadan IV kaldırmanın olanaklı olmadığını biliyoruz. Ancak, bu problemi belli ölçülerde önleyebilir veya yaygınlığını azaltabiliriz. Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri konulu bu araştırma yukarıda ifade edilen gerekçelere ve yaklaşıma bağlı olarak gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 2 yılı kapsayan bu çalışmanın gerçekleşmesinde birçok kurum ve kişinin katkısı olmuştur. Onlara teşekkür etmeyi bir görev olarak düşünüyorum. Öncelikle bu araştırmanın gerçekleşmesinde Mersin Valiliği’nin önemli katkıları olmuştur. Mersin Valisi Sayın Hüseyin Aksoy, toplum sorunlarının çözümünde bilime gösterdiği duyarlı ve olumlu yaklaşımıyla Mersin’de intihar ve intihar girişimlerini valiliğin gündemine alarak Mersin Üniversitesi’nden de katkı talep etmiştir. Bu bağlamda Mersin’de intihar ve intihar girişimlerini araştırmak üzere bir komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyonda Mersin Üniversitesi, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü, Mersin İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Mersin İl Jandarma Komutanlığı ve Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki ilgili kişiler yer almıştır. Onların hepsine teşekkür ederim. İntihar girişimleri kayıt formlarını bilgisayar ortamına yüklemede Mersin İl Sağlık Müdürlüğü personellerinden Sayın Ayla Erdem ve Cemal Çelik’e çok teşekkür ederim. Yine değerli katkılarından dolayı Dr. Hayat Çetinkaya’ya, Psikolog Suzan Aksüt Çiçek’e ve psikolog Yıldız Karslıoğlu’na teşekkür ederim. Araştırma raporunun bilgisayarda yazımını V gerçekleştiren kızım Işık Erjem’e çok teşekkür ederim. Son olarak, Mersin Üniversitesi’nde bizlere çağdaş bir çalışma ortamının hazırlanmasında önemli katkılarının olduğunu düşündüğüm Mersin Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Süha Aydın’a teşekkür ederim. Doç. Dr. Yaşar ERJEM Mersin, 28 Mayıs 2009

VII İÇİNDEKİLER Önsöz ......................................................................................................... I Sunuş ....................................................................................................... III Tablolar Listesi ...................................................................................... XI Grafikler Listesi .................................................................................. XIV I. BÖLÜM Giriş ........................................................................................................... 1 II. BÖLÜM Kavramsal Çerçeve .................................................................................. 9 2.1 İntihar ve İntihar Girişimi Kavramları ....................................... 9 2.2 İntiharın Nedenleri ................................................................... 14 2.3 İntihar Girişimlerinin Nedenleri ................................................... 24 2.4 İntihar Yöntemleri .......................................................................... 26 2.5 Türkiye’de İntihar Yöntemleri ...................................................... 29 2.6 İntihar Girişimleri ve İntiharlar Arasındaki Yöntem Farklılıkları .............................................................................. 32 III. BÖLÜM Coğrafi, Tarihsel, Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Açılardan Mersin ................................................................... 36 3.1 Coğrafi Açıdan Mersin ............................................................. 36 VIII 3.2 Tarihi Açıdan Mersin ............................................................... 37 3.3 Mersin’de Nüfus ve Kentleşme .................................................... 41 3.4 Mersin’de Ekonomik Yapı ............................................................ 45 3.5 Mersin’de Eğitim ve Kültür .......................................................... 51 IV. BÖLÜM Araştırmanın Yöntemi .......................................................................... 53 4.1. Araştırmanın Kapsamı ve Alanı ................................................... 53 4.2. Araştırmanın Verileri ve Veri Toplama Teknikleri ................... 53 4.3 Veri Analizi ...................................................................................... 55 4.4 Araştırmanın Sınırlılıkları ............................................................... 55 V. BÖLÜM Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri Araştırması Verilerinin Sunumu, Analizi ve Yorumlanması .................................................... 56 5.1 Mersin’de İntiharlar ........................................................................ 56 5.1.1 Mersin’de Yıllara Göre İntihar Sayılarındaki Değişim ........... 57 5.1.2 Mersin’de İntihar Edenlerin Demografik Özellikleri ............. 59 5.1.3 Mersin’de İntihar Edenlerin Eğitim ve Mesleki Özellikleri ... 68 5.1.4 Mersin’de İntihar Edenlerin İntihar Şekli ve İntihar Nedenlerine Göre Dağılımı ................................................................. 71 5.1.6 Mersin’de İntihar Edenlerin Bakmakla Yükümlü Olduğu Kimseler .................................................................. 75 IX 5.1.7 Mersin’de İntiharların Aylara ve Günün Saatlerine Göre Dağılımı ........................................................ 76 5.1.8 Mersin, Türkiye ve Dünya’daki İntiharların Karşılaştırılması ...................................................................................... 78 5.1.9 Mersin’de İntiharlar ve Basın ..................................................... 82 5.2 Mersin’de İntihar Girişimleri ......................................................... 87 5.2.1 İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Sosyo-Demografik Özellikleri ............................................................. 88 5.2.2 İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Kullandıkları Yöntemler, İntihar Girişim Zamanları ve İntihar Girişiminde Bulunma Nedenleri ............................................................................... 97 5.2.3 İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Kendilerinde ve Ailelerinde Daha Önce Psikiyatrik Tanı ve Tedavi Olup Olmama Durumu ..................................................................... 107 5.2.4 İntihar Girişimi Yöntemlerinin Bazı Sosyo-Demografik Değişkenlere Göre Dağılımı .............................................................. 108 5.2.5 İntihar Girişimi Nedenlerinin Bazı Sosyo-Demografik Değişkenlere Göre Dağılımı .............................................................. 119 5.3 İntihar Girişimleriyle İlgili Örnek Olaylar ................................. 130 5.3.1 İntihar Girişimleriyle İlgili Örnek Olaylar Üzerine Genel Bir Değerlendirme ................................................................... 140 VI. BÖLÜM Sonuç ve Değerlendirme .................................................................... 143 X VII. BÖLÜM Öneriler ................................................................................................. 149 KAYNAKÇA ...................................................................................... 152 EK 1. Mersin’de İntihar Girişimlerine Yönelik Mersin Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şube Müdürlüğü Tarafından Yapılan Çalışmalar .......................................................... 156 XI TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1. Son On Yıllık Dönemde Türkiye ve Mersin’de İntiharlar (1998-2007) .......................................................... 6 Tablo 2. Bazı Toplumlarda Cinsiyete Göre Tercih Edilen İntihar Yöntemleri (%) .................................................. 28 Tablo 3. Daimi İkametgâha Göre İntihar Yöntemleri (%) ................................. 31 Tablo 4. 1927-1941 Yılları Arasında İstanbul’da İntihar Girişimleri ve Gerçek İntiharlarda Kullanılan Yöntemler (mutlak rakamla) ................ 34 Tablo 5. Mersin İli İlçelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ....................................... 42 Tablo 6. Mersin ve İlçelerinin Gelişmişlik Göstergeleri ....................................... 47 Tablo 7. Mersin ve İlçelerinde İşsizlik (%), Okur-Yazar (%) ve Bebek Ölüm Oranları (%) ................................................................. 50 Tablo 8. Son On Yıllık Dönemde Mersin’de İntiharlar (%) .............................. 58 Tablo 9. İntihar Edenlerin Cinsiyetlerine Göre Dağılımı (%) ............................ 59 Tablo 10. İntihar Edenlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (%) ...................... 61 Tablo 11. İntihar Edenlerin Medeni Durumlarına Göre Dağılımı (%) .............. 63 Tablo 12. İntihar Edenlerin İkamet Ettikleri Yerleşim Birimlerine Göre Dağılımı (%) .............................................................................. 65 Tablo 13. İntiharların Mersin İl Merkezine ve İlçelerine Göre Dağılımı ............. 67 Tablo 14. İntihar Edenlerin Eğitim Durumlarına Göre Dağılımı (%) ............... 68 Tablo 15. İntihar Edenlerin Mesleki Durumlara Göre Dağılımı (%) ................ 70 Tablo 16. İntihar Edenlerin Kullandıkları İntihar Yöntemleri (%) .................... 71 Tablo 17. İntihar Nedenleri (%) ........................................................................ 73 Tablo 18. İntihar Edenlerin Bakmakla Yükümlü Olduğu Kimseler (%) ........... 75 Tablo 19. İntiharların Aylara Göre Dağılımı (%) ............................................. 76 XII Tablo 20. İntiharların Günün Saatlerine Göre Dağılımı (%) ............................ 77 Tablo 21. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Cinsiyetlerine Göre Dağılımı (%) .............................................................................. 88 Tablo 22. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (%) .................................................... 89 Tablo 23. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Medeni Durumlarına Göre Dağılımı (%) ......................................................... 91 Tablo 24. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Eğitim Durumlarına Göre Dağılımı (%) ......................................................... 92 Tablo 25. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Çalışma Durumu (%) .......... 93 Tablo 26. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Meslek Durumu (%) ............ 95 Tablo 27. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Başvurdukları İntihar Girişim Yöntemleri (%) ................................................... 98 Tablo 28. Yıllara Göre İntihar Girişimlerinin Dağılımı (%) ............................. 99 Tablo 29. İntihar Girişimlerinin Aylara Göre Dağılımı (%) ........................... 100 Tablo 30. İntihar Girişimlerinin Günün Saatlerine Göre Dağılımı (%) ........... 101 Tablo 31. İntihar Girişiminde Bulunma Nedenleri (%) ................................... 103 Tablo 32. Daha Önce İntihar Girişiminde Bulunma Durumu (%) .................. 105 Tablo 33. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Ailelerinde İntihar Girişiminde Bulunma Davranışı (%) ..................................... 106 Tablo 34. Son Altı Ay İçinde Psikiyatrik Tedavi veya Takip Yapılma Durumu (%) ............................................................ 107 Tablo 35. İntihar Girişim Yöntemi ve Cinsiyet (%) ......................................... 109 Tablo 36. İntihar Girişim Yöntemi ve Yaş Grubu (%) .................................... 111 Tablo 37. İntihar Girişimi Yöntemi ve Medeni Durum (%) ............................ 113 XIII Tablo 38. İntihar Girişim Yöntemi ve Eğitim Durumu (%) ............................ 115 Tablo 39. İntihar Girişim Yöntemi ve Çalışma Durumu (%) .......................... 116 Tablo 40. İntihar Girişim Yöntemi ve Meslek (%) .......................................... 118 Tablo 41. İntihar Girişim Nedeni ve Cinsiyet (%) ........................................... 120 Tablo 42. İntihar Girişim Nedeni ve Yaş Grubu (%) ..................................... 122 Tablo 43. İntihar Girişim Nedeni ve Medeni Durum (%) ............................... 124 Tablo 44. İntihar Girişim Nedeni ve Eğitim Durumu (%) .............................. 125 Tablo 45. İntihar Girişim Nedeni ve Çalışma Durumu (%) ............................ 127 Tablo 46. İntihar Girişim Nedeni ve Meslek (%) ............................................ 129 XIV GRAFİKLER LİSTESİ Grafik 1. Sayım Yıllarına Göre Mersin’de Yıllık Nüfus Artışı (%) .................. 43 Grafik 2. Mersin’de Ekonomik Faaliyetlere Göre İstihdam ................................ 48 Grafik 3. İntihar ve Cinsiyet ............................................................................... 60 Grafik 4. İntihar ve Yaş ..................................................................................... 62 Grafik 5. İntihar ve Medeni Durum ................................................................... 64 Grafik 6. İntihar ve Eğitim ................................................................................ 69 Grafik 7. İntihar Nedenleri ................................................................................ 74 Grafik 8. Cinsiyet ve İntihar Girişimi ................................................................ 89 Grafik 9. Yaş ve İntihar Girişimleri .................................................................. 90 Grafik 10. Çalışma Durumu ve İntihar Girişimi ............................................... 94 Grafik 11. Daha Önce İntihar Girişiminde Bulunma Durumu ......................... 105 Değerli hocam; Prof. Dr. Nilgün Çelebi’ye ...

I.BÖLÜM GİRİŞ Ölüm tüm canlılar için kaçınılmaz bir son ve gerçekliktir. Canlılar içinde ölüm bilinci, sosyo-kültürel bir varlık olan insanda belirgin bir özellik olarak karşımıza çıkar. Ölüme verilen anlam, nasıl ve hangi nedenlere bağlı olarak ölündüğünün yanı sıra hangi amaç için ölündüğüne göre de değişebilmektedir. Örneğin, bir savaşta vatan için ölmek, trafik kazasında ölmeye veya bir cinayete kurban giderek ölmeye göre farklı anlam taşıyabilmektedir. Diyalektik olarak, yaşamın ve de insan yaşamının ölümü içermesine rağmen, ölüm genellikle üzerimizde şaşırtıcı bir etki bırakan ve bizi düşündüren bir olgu olarak karşımıza çıkar. Özellikle ölen bir tanıdığımız veya yakınımız olduğu zaman bu etkiyi daha çok yaşar, ölen kişiyle ilgili mutlaka duygusal yönü ağır basan bir değerlendirme yaparız. Ölümün soğuk yüzünü ve gerçekliğini hissederek yaşamın anlamını ve kendi yaşamımızı sorgularız. Ölümle ilgili dikkat çekici olgulardan birisi de intihar davranışıdır. Bireyin bilinçli olarak kendini öldürmeye yönelik bir davranış sergilemesi ve bunu da gerçekleştirilmesi farklı isimler verilmesine rağmen bilinen bütün toplumlarda görülen bir olgudur. Farklı sosyo-ekonomik, kültürel ve psikolojik etkenlerle ilişkili olsa da insanın kendi canına kıyması, kendi varlığına son vermesi oldukça düşündürücü ve dikkat çekici bir problem olarak karşımıza çıkar. Bu eylem, insanın kendisine karşı işlediği bir suç mudur? Yoksa insanın topluma veya içinde yaşadığı koşullara bir tepkisi midir? Veyahut, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 1 insanın ruh sağlığının bozuk olduğunun bir göstergesi midir? Bu ve benzeri soruların cevabı, psikoloji, sosyoloji, sosyal antropoloji gibi modern davranış bilimlerince araştırılmaktadır. İntihar olgusuyla ilgili üç davranış kalıbı bulunmaktadır. Bunlar; intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihar olarak ifade edilebilir. Yapılan araştırmalar (Sayıl, 2000) bireylerde intihar düşüncesinin intihar girişimine yol açabileceğini, intihar girişiminin de bazen ölümle sonuçlanabileceğini ortaya koymaktadır. İntihar ve intihar girişimi olgusu genellikle bir halk sağlığı problemi olarak görülmektedir. Sosyolojik anlamda ise bu olgu sosyal bir problem olarak ele alınmaktadır.İntihar ve intihar girişimlerine yönelik farklı yaklaşımlar, problemin karmaşık ve çok boyutlu bir olgu olmasının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Nitekim, intihar ve intihar girişimi olgusunu psikoloji, antropoloji, felsefe, biyoloji, sosyal psikiyatri gibi disiplinler kendine özgü yaklaşımlarla ele alıp incelemektedir. Örneğin, psikoloji intihar olgusunu bir ruh sağlığı problemi olarak ele almaktadır. Günümüz toplumlarında önemli bir problem olan intihar ve intihar girişimleri üzerine çok sayıda araştırma yapıldığı gözlenmektedir.İntihar ve intihar girişimleri üzerine yapılan bu araştırmaları genel olarak şu üç ölçüt açısından değerlendirmek olanaklıdır. Bunlar; araştırmaların hangi disiplinler tarafından yapıldığı, konuya veya probleme yönelik yaklaşım ve araştırmalardaki nicel artışlardır. Literatüre bakarak öncelikle şu tespiti yapabiliriz: Genel olarak ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 2 intihar ve özel olarak da intihar girişimi birçok disiplinin ilgi alanına giren üzerinde önemli araştırmaların yapıldığı bir konu ve de problem özelliğine sahiptir. Başta ruh sağlığı, psikiyatri, halk sağlığı, adli tıp, biyoloji, sosyoloji, antropoloji, felsefe ve edebiyat gibi birçok disiplin intihar ve intihar girişimlerini farklı açılardan incelemektedir. İntihar ve intihar girişimlerinin birden çok ve farklı bilimler tarafından araştırılması oldukça tutarlı ve anlamlıdır. Çünkü, daha önce de belirtildiği gibi, intihar ve intihar girişimi fenomeni çok boyutlu ve farklı açılardan araştırmaya gereksinim duyulan bir problemdir. Tek bir disiplinle veya bilim alanıyla açıklanacak bir olgu değildir. Konuyla ilgili araştırmaların tarihsel gelişimi de bu tespiti doğrulamaktadır. Daha önce de vurgulandığı gibi, farklı terimlerle ifade edilse de bilinen bütün toplumlarda intihar ve intiharla ilgili davranışlar gözlemlenmiştir. Ancak intiharın bilimsel olarak incelenmesine daha çok 19. yüzyılda başlandığını söyleyebiliriz. Bu yüzyılda, daha çok ruhsal bir bozukluk, biyolojik ve psikolojik bir hastalığa bağlı olarak açıklanan intihar davranışı, genel olarak patolojik bir olgu olarak değerlendirilmiştir. İntihar üzerine ilk sistemli ve bilimsel çalışma ünlü sosyolog Emile Durkheim tarafından 1897 yılında yapılmıştır. Durkheim (1992), İntihar (Le Suicide) adlı eserinde intiharı toplumsal bir olgu olarak ele alır. İntiharın sebeplerini diğer toplumsal olgularla ilişkilendirerek, intihar davranışının farklı toplumsal gruplarda ve ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 3 farklı sosyo-ekonomik özelliğe sahip bireylerde farklılığını ortaya kor. İstatistiki verileri etkili bir şekilde kullanan Durkheim, intiharın zamana, toplumlara ve aynı toplum içerisinde bölge, köy ve kentlere göre değiştiğini bilimsel olarak açıklar. Bir intihar tipolojisi geliştiren Durkheim’a göre, intihar patolojik değil, normal bir olgudur. Durkheim’ın sosyolojik bir yaklaşımla incelediği intihar olgusunun, psikiyatristler ve pisikologlar tarafından bireysel düzeyde bir ruh sağlığı ve kişilik sorunu olarak ele alındığı görülmektedir. Örneğin Freud, intiharı alt benlik, benlik ve üst benlik arasındaki çatışmaların sonucu olarak açıklamaya çalışmıştır. Meninger ise, Man Agaınst Himself adlı eserinde içe çevrilmiş homosid olarak, başka bir kişiye duyulan öfkenin sonucunda içe alınan kişiyi cezalandırma olarak yorumlanır. İntihar davranışını açıklamada bir başka önemli yaklaşım kültürel yaklaşımdır. Bireylerin değer, inanç ve tutumlarını temel alan bu yaklaşım, intiharın farklı kültürlere göre nasıl gerçekleştiğini ve anlamlandırıldığını temel alır. İntihar davranışına yönelik ayrıca coğrafi, biyolojik, felsefi yaklaşımlar da bulunmaktadır (Oktik, 2005: 40-47). İntihar davranışını açıklamaya yönelik yaklaşımların intiharı belli faktör yada değişkenler ile açıklamaya çalıştığı görülmektedir. Her yaklaşım belli değişkenleri esas almaktadır. Örneğin sosyolojik yaklaşım sosyal faktörleri, psikolojik yaklaşım bireysel ve ruhsal faktörleri, kültürel yaklaşım ise kültürel faktörlerden hareketle intihar davranışını açıklar. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 4 Bir ülkede görülen intihar davranışları, o ülkedeki tarihsel olaylar, dinsel eğilimler yaşam biçimi, sosyal sınıf, ekonomik koşullara ilişkin toplumsal özellikler, bireyin yaşı, cinsiyeti, eğitimi, medeni durumu gibi demografik etkenler, ayrıca kişinin bedensel, biyolojik ve ruh sağlığına yönelik değişkenlerle ilişkili olmaktadır (Ucan, 2001;18). İntihar ve İntihar girişimi olgusu ülkemizde de önemli bir problemdir. Türkiye’deki intihar oranları (%003,3) dünya ortalaması (%0013,0), Avrupa ortalaması (%0016.9) ve aralarında Litvanya (%0046,9) ve Rusya Federasyonu’nun (%0040,6) bulunduğu, intihar oranlarının yüksek olduğu ülkelere göre düşük olmasına rağmen, son yıllarda intihar hızlarında belirgin bir artışın olduğu da gözlenmektedir. İntihar istatistiklerine bakıldığında Türkiye’de 2006 yılında 2829 intihar olayı gerçekleşmiş olduğu görülür. 2005 yılında %003,75 olan kaba intihar hızı; 2006 yılında %003,88’e yükselmiştir. 2006 verilerine göre; intihar olaylarının kadınlarda 15-24, erkeklerde ise 15-29 yaş grubunda yoğunlaştığı görülmektedir. İntihar edenlerin yaklaşık yarısının (%45,4) kendini asarak intihar ettiği dikkat çekmektedir. Ateşli silah (%23,6) ve kimyevi madde kullanarak (%15,7) intihar etmek ikinci ve üçüncü sırada yer almaktadır (TÜİK, 2008). İntihar girişimleri ise intihar olaylarına göre çok daha yaygındır. Türkiye’de yaşanın hızlı sosyal değişmeler, kentleşme, göç, teknolojik gelişmeler, ekonomik krizler, terör, şiddet, suç gibi ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 5 olgulardaki artış insanlar üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Bu faktörlerin intihar ve intihar girişimi üzerinde etkili olduğu bilinmektedir (Görmez, 1991; Oktik, 2005, Uçan, 2005) . Tüm bu nedenler intihar ve intihar girişimi olgusunun ülkemizde bilimsel açıdan araştırılarak bu konuda ciddi önlemler alınmasın ve uygulamaya dönük çalışmalar yapılmasını gerekli kılmaktadır. Mersin’de intihar ve intihar girişimleri konulu bu araştırma yukarıda ifade edilen gerekçeyle ilişkilidir. Tablo 1. Son On Yıllık Dönemde Türkiye ve Mersin’de İntiharlar (1998-2007) TÜRKİYE MERSİN Yıllar İntihar sayısı İntihar oranı %000 İntihar sayısı İntihar oranı %000 % değişim 1998 1890 2,90 41 2,73 100 1999 1853 2,79 55 3,43 34 2000 1802 2,67 47 2,84 -14,5 2001 2584 3,78 41 2,73 -14,6 2002 2301 3,32 36 2,4 -12 2003 2705 3,85 73 4,56 103 2004 2702 3,80 63 3,93 -14 2005 2703 3,75 78 4,87 24 2006 2829 3,88 62 3,87 -20,5 2007 2793 3,98 54 3,38 -13 Toplam 24167 550 Kaynak: TÜİK, 2008 Nüfus olarak, Türkiye’nin 8. ili olan, daha çok göçün şekillendirdiği Mersin, intihar istatistiklerinde son yıllarda biraz ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 6 gerilemesine rağmen iller arasında genellikle ilk on içerisinde yer almaktadır (TÜİK, 2008). İntihar girişimleri oranları ise oldukça yaygındır. Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri Araştırması, Mersin Valiliği’nin girişimiyle başlamıştır. Mersin Valiliği, Mersin ilindeki intihar ve intihar girişimlerini araştırmak üzere 04.07.2006 yılında Mersin Üniversitesi, Mersin il Sağlık Müdürlüğü, Mersin İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Mersin İl Jandarma Komutanlığı ve Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki ilgililerden oluşan bir komisyon kurmuştur. Doç. Dr. Yaşar ERJEM başkanlığındaki komisyon konuyla ilgili verilerin toplanarak bir rapor yazılmasına karar vermiştir. Bu bağlamda, Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri çalışması, öncelikle Mersin ilindeki intihar ve intihar girişimleriyle ilgili verileri sınıflandırıp, analiz ederek intihar ve intihar girişimlerinin sosyal ve psikolojik nedenlerini ortaya koyarak intihar ve intihar girişimlerini önlemeye yönelik ne tür çalışmalar yapılabileceğine yönelik bir öneri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel problemlerini şöyle ifade edebiliriz: 1. İntihar edenlerin sosyo-demografik özellikleri nasıl bir dağılım göstermektedir? 2. Bireyleri intihara yönelten temel faktörler nelerdir? 3. İntihar girişiminde bulunanların sosyo-demografik özellikleri nasıl bir dağılım göstermektedir? 4. Bireyleri intihar girişimine yönelten temel faktörler nelerdir? ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 7 5. İntihar ve intihar girişimleri arasında benzerlikler ve farklılıklar var mıdır? 6. Yazılı basının intihar ve intihar girişimlerine yaklaşımı nasıldır? 7. İntihar ve intihar girişimlerini önlemeye yönelik neler yapılabilir? Araştırma, bir kent özelinde intihar ve intihar girişimi olgusunu disiplinler arası bir bakış açısıyla, nicel ve nitel verileri birlikte kullanıp analiz etmesi özelliğiyle önem taşımaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 8 II. BÖLÜM KAVRAMSAL ÇERÇEVE İntihar ve intihar girişimi olgusu bilinen bütün çağlarda ve bütün toplumlarda görülmesine rağmen daha çok modern topluma özgü bir fenomen ve aynı zamanda psiko-sosyal bir sorun olarak değerlendirilir. Bu sorunu bilimsel olarak açıklamak ve anlamak bağlamında öncelikle intihar, intihar girişimi ve bu olgularla ilişkili diğer kavramları açıklığa kavuşturmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Kavramsal Çerçeve adlı bu bölümde intihar ve intihar girişimi olgusuyla ilgili bilimsel ve doğru gözlem yapmak için konuyla ilgili kavramlar konuyla ilgili literatür ışığında irdelenip tanımlanacaktır. Bu bölümde ele alınacak kavram ve konular şunlardır: İntihar ve intihar girişimi, intiharın nedenleri, intihar yöntemleri, Türkiye’deki intihar yöntemleri ve intihar girişimleri ile intihar arasındaki yöntem farklılıkları. 2.1. İNTİHAR VE İNTİHAR GİRİŞİMİ KAVRAMLARI Bilimsel literatürde İngilizce Suicide (intihar) kavramıyla ifade edilen intihar, genellikle bireyin bilerek ve isteyerek yaşamına son vermesi eylemi olarak tanımlanmaktadır. Örneğin, Sosyoloji Sözlüğü’nde (1999), intihar; “kendini kasten öldürmek şeklinde tasarlanan bir eylem” olarak tanımlanır. Doğal bir ölüm olmayan intihar diğer bir kaynakta da söyle tanımlanmaktadır. “Bireyin duygusal, ruhsal yada sosyal sebeplerin etkisiyle kendi hayatına son ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 9 vermesi” (National Center for Health Statictics (1968-1991). İntihar üzerine sosyolojik olarak ilk ve klasikleşmiş olan Suicide (1897) adlı çalışmayı yapan ünlü sosyolog Durkheim ise intiharı, “ölüme götüreceğini bilerek olayın kurbanı tarafından girişilen olumsuz eylemin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak meydana getirdiği her türlü olay” olarak tanımlar (1992: 24-25). Günümüzde öz kıyım yada öze-kıyım gibi kavramlarla da ifade edilen intihar eyleminde dikkat çekici iki önemli nokta vardır. Bunlardan birisi bireyin intihar eyleminin kendi yaşamına; kendi yaşamını sonlandırmaya (ölüm) yönelik olması, diğeri ise bireyin bu eylemi gerçekleştirirken farkında olması, bunu bilmesi ve istemesidir. İntihar eyleminin nedenleri farklılaşsa da bir eylemin intihar olması intihar eden kişi veya bireyin bunun bilincinde olmasıyla ilgilidir. Uç bir örnek vermek gerekirse, günümüzde bazı terör örgütü üyelerinin gerçekleştirdiği intihar eylemlerinde, eylemi yapan kişi bu eylemin bilincindedir. İntihar eylemcisini bu davranışa iten birçok etken olmasına rağmen, burada davranışın intihar olarak değerlendirilmesinde -kişinin bu eylemiyle kendini araçsallaştırsa dakendi yaşamına son vereceğinin bilincinde olması önemlidir. Yine, iflas eden bir iş adamının intiharında da bu farkındalık vardır. Öncelikle iflas eden her iş adamı intihar etmemekte olup, bazı iş adamları intihar etmektedir. İflas durumunda bir iş adamı farklı eylemlere yönelebilir. İntihar etmek zorunlu olmamakla birlikte iflas eden iş adamının yapacağı yüzlerce eylem veya davranıştan birisi ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 10 olabilir. Ancak, burada intihar kavramının çerçevesini çizme ve temel özelliklerinin belirleme bağlamında iş adamının bunu bilerek ve isteyerek (kasten) yapmasıdır. İş adamının kendi canına kıymasına yüklediği anlam veya iş adamının intiharında etkili olan tüm faktörler ancak ve ancak intihar olgusunu etkileyen faktörlerin bilinmesi ve intiharların önlenmesi açısından önem taşır. İntihar eylemi gerçekte oldukça karmaşık tartışmalı ve hala bilinmeyen yönleri veya boyutları olan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Konuyla ilgili araştırmalarda bu eylemin; intihar düşüncesi, intihar girişimi ve intihar olmak üzere üç temel kalıbı içerdiği ileri sürülmektedir (Oktik, 2005: 11). İntihar düşüncesi kavramı, intihar eyleminde bulunan veya bulunacak kişinin bunu daha önce zihninde tasarladığı, intihara yönelik bir bilince veya düşünceye sahip olduğunu ifade eder. İntihar düşüncesi özellikle depresif hastalarda içinde bulundukları koşullarla mücadele edememekten kaynaklanan bir düşüncedir. Bu bireyler konuşmaya eğilimli olup, Sayıl’ın deyimiyle, “ufak bir teşvikle düşüncelerini açıklayıp çözüm için istekli” olurlar. Ancak depresif durumları anlaşılmayan bu bireyler, “zaman zaman hastanelerin acil servislerine yardım arayışı için başvurabilirler”; eğer teşhis koyulamazsa, birey, genellik kendine verilen ilaçlarla intihar eder (Sayıl, 2000:166, Oktik: 2005:12). İntihar girişimi ise intiharın bir diğer önemli boyutunu oluşturur. İntihar girişimi ve intihar kavramları birbirleriyle ilişkili olmalarına rağmen aynı anlamı taşımazlar İntihar girişimleri, ölümle ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 11 sonuçlanmayan, ancak kendi yaşamına son vermeye yönelik davranışları kapsar (Erden, 2008). İntiharlar ise tamamlanmış ve ölümle sonuçlanmış olaylardır. İntihar girişimleri intihara göre oldukça sık ve yaygın olarak gözlemlenir. İntihardan on kat fazla olan intihar girişimleri günümüzde hızla yaygınlaşmaktadır. Sayıl (2000: 167, Oktik: 2005: 12)’a göre intihar girişimleriyle daha çok acil servislerde karşılaşılır. Acil servise gelen hastalar, daha çok bilek kesme, yüksek dozda ilaç alma gibi nedenlerden orada bulunurlar. Sayıl bu kişilerin her an ikinci bir girişimde bulunma riski taşıdıklarını ve dikkatle mercek altına alınmaları gerektiğini belirtir. Ancak Sayıl her girişimin bu kadar açık olmayacağını belirtip, bazı bireylerin bilinç dışı olarak kendilerini yok edici davranışlarda bulunduğunu ve hatta bazı durumlarda saldırgan bir şekilde, başkalarını kendilerini öldürmeleri için kışkırttığını (maskeli intihar) vurgular. Ayrıca, acil servise gelerek yada telefon ederek tekrarlayan intihar girişiminde bulunan bireyler, Sayıl’a göre büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Literatürde intiharlarla ilgili daha ayrıntılı kavramlaştırmaların yapıldığı da görülmektedir. Örneğin intiharlarla ilgili davranışlar; intihar düşüncesi, intihar tehditleri, göstermelik intihar girişimi, gerçek intihar girişimi, önceden bir intihar düşüncesi olmaksızın meydana gelen intihar ve gerçek intihar şeklinde kavramlaştırılmaktadır. (http://www.intihar.de/kategori.htm, 13.11.2007) Toplumsal değer sistemleriyle ilişkili olan intihar eylemi ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 12 genellikle olumsuz (negatif) bir davranış olarak nitelenir. Ancak bazı kültürlerde bireylerin “intihar niteliği taşıyan” eylemlerinin onaylandığı, desteklendiği de görülmektedir. Örneğin Hindistan’ın bazı yörelerinde kocası ölen kadının, kocasının cenaze töreninde kocasının cesedi ile kendini yakması (suttee), o toplumun kültürü tarafından onaylanmaktadır. Yine, Eski İskandinavlarda doğal ölümün utanç verici kabul edildiği ve yaşlanan kişilerin daha onurlu bir ölüm biçimi olarak kabul ederek kendini uçurumdan atarak öldürmelerinin bu kültür tarafından desteklenen zorunlu bir davranış olarak görüldüğü bilinmektedir (http://www.intihar.de/ tarihçe.htm, 13.11.2007). Sonuç olarak, intiharlar tamamlanmış ve ölümle sonuçlanmış olaylardır. Birey bu olayda bilerek ve kendi isteğiyle canına kastetmektedir (Oktik, 2005: 12). Diğer bir ifadeyle, intihar eden kişinin eylemi kendi yaşamını sonlandırmaya yöneliktir. Bu çerçevede, kişinin bu eyleme yönelik belli bir bilinç ve düşünce düzeyine ulaşması gereklidir. Birey, intiharı üzerinde etkili olan içsel ve dışsal faktörlerin etkisiyle bu düzeye ulaşır. Sosyolojik açıdan öğrenilmiş bir davranış olan intiharla ilgili olarak birey, sosyalleşme sürecinde bilgi ve tutumlar kazanır. Tüm bu bilgi ve değerlendirmelerin de ortaya koyduğu gibi intihar, aklı başında bir bireyin, toplumsal değerlerin desteklediği veya karşısında olduğu bir eylemle doğrudan veya dolaylı olarak kendi yaşamına isteyerek son vermesidir (http://www.intihar.de/ tarihçe.htm, 3.11.2007). ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 13 2.2 İNTİHARIN NEDENLERİ İntihar üzerine araştırmalar yapan bilim insanları, intihar olgusunun tek bir nedene bağlanamayacağını, çok faktörlü bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu görüşünde birleşirler. Aslında intihar da dahil bütün sosyo-psikolojik karakterlerdeki olgular birden fazla faktörle açıklanır. Bu bağlamda, intihar üzerinde değişik şekillerde etkili olan sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik faktörlerden bahsedebiliriz. Sosyal etkenler ya da sosyal faktörler intihar ve intihar girişimlerini açıklamada kullanılan en yaygın değişkenler olarak bilinir. Eğitim, gelir, cinsiyet, medeni hal, yaş, meslek, doğum yeri, yerleşme birimi, aile, ... sosyal faktörlerden bazılarıdır. İntihar ve intihar girişimi literatürü belirtilen bu faktörlerle intiharlar arasında ilişkiler olduğunu ortaya koymaktadır. (Durkheim, 1992; Oktik, 2005; Uçan, 2005). Örneğin, İntihar (1992) adlı klasik çalışmasında Durkheim, intiharların bekarlar arasında evlilere göre daha yüksek olduğunu söyler. Yine kentlerde intihar oranı kırsal kesime göre daha yüksektir. Kadınlar arasında intihar girişimi oranının erkeklere göre daha yüksek olduğu, buna karşılık erkekler arasında intihar oranın da kadınlardan daha yüksek olduğu çeşitli araştırmalarda (Durkheim, 1992; Oktik, 2005; Uçan, 2005; Erden, 2008) ortaya konulmuştur. İntiharın mesleklere göre dağılımında da ilginç sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Örneğin, ABD’de intiharlar üzerine yapılan araştırmalarda, intiharın küçük iş adamlarına göre büyük iş adamları ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 14 arasında üç misli daha fazla olduğu bulunmuştur. Yani sosyoekonomik durumu daha yüksek olan kişiler daha sık intihar etmektedirler (SBA, 1990:252). Bilindiği gibi sosyal faktörler insanları etkiler ve onların davranışlarını şekillendirir. Bu bağlamda toplumun sosyoekonomik, kültürel ve politik koşulları intihar eyleminde bireyler üzerinde doğrudan veya dolaylı etkilerde bulunmaktadır. Her toplum belli bir sosyal yapı arz eder. Bu yapı içerisinde bireylerin birbirleriyle olan ilişkileri değer ve normlarla düzenlenir. Toplum yapısının temel özellikleri, yapının değişimi, kurumlar, statü ve roller bireylerin davranışlarını biçimlendirir. Yapılan araştırmalar intiharların toplumların yapısına ve tipine göre farklılaştığını ortaya koymaktadır. Örneğin, intihar geleneksel yapı arz eden toplumlarda modern toplumlara göre daha az gözlemlenir. Modern toplumun karmaşık, değişken, bireyci karakteri intiharlar üzerinde etkilidir. Modern toplumlarda hızlı sosyal değişmeler intiharı arttırmaktadır. Toplumlarda bu dönemlerde intihar oranları istikrarlı dönemlere göre hızla artmaktadır. Bunun temel nedeni değişimin beraberinde bir çok sorunu getirmesi ve bireylerin yeni koşullara uyum sağlamada zorlanmalarıdır. Ünlü sosyolog Durkheim (1992), geliştirdiği intihar tipolojisinde, anomik intihar diye adlandırdığı intiharın hızlı sosyal değişmelerin yaşandığı dönemlerde gözlemlendiğini söyler. Toplumdaki bunalımlar, alt-üst oluşlar ve hızlı değişmeler bireyler üzerinde olumsuz etkilerde bulunur. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 15 Toplumun temel değerlerinin çözülmesi, kuralsızlık, kargaşalık, amaçsızlık, ... bireyleri intihara iten önemli süreçlerdir. Sosyal faktörler içerisinde en dikkat çekici boyut bireylerin içinde yaşadığı gruplarla bütünleşme düzeyidir. Sosyo-kültürel bütünleşme düzeyinin çok düşük veya çok yüksek olması da intiharları etkilemektedir. Bu çerçevede, Durkheim (1992), grupla bütünleşmenin düşük düzeyde olduğu durumlarda bencil intiharların, grupla bütünleşmenin yüksek olduğu durumlar da ise elcil intiharların arttığını söyler. Sosyal faktörler içerisinde yer alan aile, grup ve kurum olarak intiharlar üzerinde etkili olmaktadır. Ünlü sosyolog Frederic Le Play aileyi temel toplumsal birim olarak tanımlar ve hücre canlı organizma için ne ise ailede toplum için aynı anlama gelmektedir der (Sorokin, 1992). Le Play dışında daha birçok sosyolog ailenin birey ve toplum yaşamı için önemi üzerinde durur. Evlilikle kurulan ve üyeleri arasında çok sıkı ilişkiler olan aile sevgi, saygı, dayanışma, fedakarlık, sorumluluk gibi bir çok değeri barındırır. Çocuğun sosyalleşmesinde birincil rol oynar. Aile aynı zamanda manevi tatmin ve doyum merkezidir. Aile içerisindeki sağlıklı birliktelik bireyi yalnızlıktan kurtarır, ona amaçlar verir, sorumluluklar yükler. Yapılan birçok araştırma ailede yaşanan çözülmelerin intiharlar üzerinde etkili olduğunu ortaya koymuştur (Durkheim, 1992; Oktik, 2005; Uçan, 2005). Özellikle boşanma tüm aile bireylerini ve başta çocukları olumsuz etkilemektedir. Boşanmaların yasak olmadığı, yaygın olduğu toplumlarda kadınların intihar oranı erkeklerden ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 16 azdır. Boşanmanın yasak ya da az olduğu toplumlarda aksine kadınların intihar oranı daha fazladır. Durkheim’a göre bunun nedeni evlilik hayatında boşanma yasağının erkeğin lehine kadının aleyhine işlemesinde aramak gerekir. Çünkü boşanma yasağı erkeği pek etkilemez. Oysa toplumsal kurallar kadını evlilik bağına sıkı sıkıya bağlı olmaya zorlar. Evlilik dayanılmaz hale gelince evli kadınlar bu gibi toplumlarda intihara erkek evlilerden daha yakındır (http://www.intihar.de/frame htm,). Günümüz toplumlarında hızlı sosyal değişmeler, teknolojik gelişme, yoksulluk, ekonomik krizler ve hızlı şehirleşme aileyi olumsuz etkilemekte ve boşanmaları arttırmaktadır. Boşanmalar ise bazı durumlarda intiharı tetiklemektedir. Buna karşın, boşanmanın oldukça zor olduğu, kadının sosyo-ekonomik statüsünün düşük olduğu, töre ve benzeri uygulamaların bulunduğu toplum kesimlerinde sorunlu aile yaşamı da genç kızları ve anneleri intihara sürüklemektedir. İntihar olgusunun belirleyicilerinden bazıları da kültürel faktörler içerisinde değerlendirilir. Kültür kavramı sosyal bilimler için merkezi bir kavram olarak karşımıza çıkar. Kültür en basit tanımıyla bir grubun veya toplumun yaşama tarzı olarak ifade edilebilir (Güvenç, 1982). Kültür, insanların toplum halinde yaşamaları sonucu edindikleri bilgi, inanç, değer, norm, hukuk, ahlak sanat, gibi unsurları içerir. Daha da basit bir ifadeyle kültür sembolik bir sistem olarak da tanımlanabilir. Kültürün temel özelliği davranışlarımızın önemli bir bileşeni olması ve toplum yaşamının da kurucu bir unsuru olmasıdır. Davranışlarımızı sahip olduğumuz ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 17 kültürel değer, inanç ve semboller şekillendirir. Toplumlara göre farklılıklar arz eden kültür intiharlar üzerinde etkili bir fenomen olarak karşımıza çıkar. İntiharlara verilen anlam kültürlere göre değişir. İntihar bazı kültürlerde benimsenen, onaylanan bir davranış biçimi olarak kabul edilirken, bazı kültürlerde onaylanmayan, suç ya da günah olarak kabul edilen bir davranıştır. Örneğin Japonlar bir kimseyi protesto etmek istedikleri, ya da şerefsizlik konumuna düştükleri zaman “harakiri” adını verdikleri intihara kendilerinin mecbur sayarlar. Bir diğer örnek Hint kültüründen verilebilir. Hindistan’ın bazı yörelerinde kocası ölen kadının kocasının cenaze töreninde kocasının cesedi ile kendini yakması (suttee), o toplumun kültürü tarafından onaylanan bir davranış biçimidir. Yine, Eski İskandinavlarda doğal ölümün utanç verici kabul edildiği ve yaşlanan kişilerin daha onurlu bir ölüm biçimi olarak kabul ederek kendini uçurumdan atarak öldürmelerinin bu kültür tarafından desteklenen zorunlu bir davranış olarak görüldüğü bilinmektedir (http://www.intihar.de/ tarihçe.htm, 13.11.2007). İslam dinine göre ise insan vücudu kendisine verilmiş bir emanettir. Onu en iyi şekilde koruması gerekir. Bu nedenle İslam, insanın kendi eliyle kendini yok etmesini uygun görmez ve kesinlikle yasaklar (SBA, 1990: 251). İntihar ve intihar girişimlerini açıklamaya çalışan bilimlerden birisi de psikolojidir. İntihar olgusunu açıklamada kullanılan sosyal faktörler sosyolojiyle ilişkili olarak ele alınırken bireyin ruhsal yaşantıları ve algılamalarıyla ilgili faktörler de psikolojiyle ilişkili ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 18 olarak değerlendirilir. Psikolojik faktörler bireyle ilişkili, onun ruh sağlığı, zihinsel durumu, algı, düşünme, bilinç ve kişiliğiyle ilgili özellikleri veya durumlarını niteler. Yapılan araştırmalar intiharların ruhsal hastalıklarla ilişkili olduğunu, intihar eyleminde bulunanların %80 ve hatta %90’nında ruhsal bir hastalığın olduğunu ortaya koymaktadır. Yine intiharlar üzerinde duygu durum bozuklukları -depresyonarasında bir ilişki söz konusudur. Şizofreni hastalar, bipolar, efektif bozukluğu olan bireyler yüksek risk grubunu oluşturmaktadır (Oktik, 2005:16-17). Psikolojik bir yaklaşımla intihar olayını araştıran bilim insanları, genellikle intiharı kişinin bir sorunu olarak ele almışlar ve toplumsal koşullardan ziyade bireysel koşullar üzerinde odaklanmışlardır. Psikologlar ve psikiyatristler, sosyolojik açıklamaları eleştirerek, “neden şu kişi değil de bu kişi intihar ediyor” sorusuna yanıt arayıp, kişilerin psikolojik yapılarını incelemişlerdir. Bu tür bir bakışı, bir çok açıdan eleştirmesine rağmen, intiharı açıklamadaki katkısı da göz ardı edilemez (http://www.intihar.de/ frame.htm,). Psikolojik yaklaşımın üzerinde durduğu önemli intihar nedenlerinin başında ruh sağlığının bozuk olması gelir. İntihar eyleminde bulunanların ruh sağlığının bozuk olduğu veya ruhsal sorunları olduğu klasik bir psikolojik açıklama şekli olarak değerlendirilebilir. Ancak, her intihar olayında bir akıl sağlığı sorunu, delilik ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 19 aramak oldukça tartışmalı bir durum oluşturur. İstatistikler delilikle intihar arasında zorunlu bir bağ olmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca bazı akıl hastalarının bilinçsizce canlarına kıymaları da intihar olarak değerlendirilemez. Yine günlük yaşamda normal olarak değerlendirilen kişilerin intihar oranları yanında akıl hastalarının intihar oranları oldukça düşüktür. Günümüzde halen psikiyatri bu eğilimin korunmakta olup sosyal psikiyatri hastane dışındaki dünyaya yönelten bir akımdır (Sayıl, 2000: 567). Bourdin ve Esquirol gibi Fransız psikiyatristleri intiharı patolojik bir olay sayarlar. Esquirol’a göre intihar eden kişi bu davranışı aşırı bir hezeyan halindeyken yapar. Fakat intiharı delilik olarak ele alan bu görüşün ömrü fazla uzun olmamıştır. Daha sonraki yıllarda intiharı psikopatolojik yoldan açıklamaya çalışan Delmas, sosyolojik teorileri reddederek, intiharda önemli olan noktanın insandaki ölüm isteği ve iradesi olduğunu söyleyerek intihar determinizminin tamamen kişisel bir determinizm olduğunu iddia etmiştir. Delmas, “kişi yaşamak mümkünken ölümü seçer” demektedir. Sözde intiharı bir yana bırakan Delmas’a göre gerçek intiharın nedeni üç değişik halde belirir. Delmas, bunları şöyle ifade eder: 1. Çöküntü halleri ya da melankoli nöbetleri. 2. Kronik, devamlı çöküntü halleri ya da yapıdan ileri gelen çöküntü halleri. 3. Yapıdan ileri gelen aşırı heyecanlılıktaki son dönemler. Delmas’a göre intiharlarda %90 oranında kronik çöküntü ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 20 halleri yahut yapıdan ileri gelen çöküntü halleri etkili olmaktadır. Sıkıntı (anxiete) halinin bir dereceden sonra intihar için yeter sebep olduğunu ileri süren Delmas, dış nedenlere ve sosyal faktörlere aşırı heyecan hallerinde bir şok etkisi yapmasıyla intihara neden olduğu ölçüde önem verir. Başlangıçta intiharı tamamıyla psikolojik açıdan inceleyen Delmas, sonunda bu işi tamamıyla yapıya bağlar; biyolojik bir sorun haline getirir. Delmas’ın teorisi sonradan bir çokları tarafından eleştirilmiştir. Ancak, onun en önemli katkısı gerçek intiharı diğer türlerinden ayırmış olmasıdır (http://www.intihar.de/ psikolojik.htm,). Psikolojide intihar konusunu açıklamaya çalışan teorilerin daha çok psikoanalitik teoriler olduğu görülmektedir. Bu teorilerin öncüsü ve en çok tanınanı Freud’dur. Freud, intiharın tam bir açıklamasının hiçbir yolla yapılamayacağını belirtir. Bundan dolayı, Freud ve onun takip edenler sadece intihara zemin hazırlayan psişik durumları ortaya koymaya çalışmışlardır. Freud, id, ego ve süper egodan oluşan bir kişilik sistemi geliştirmiştir. İntiharı saldırganlık olarak ele alan Freud, çöküntü halinin dinamiklerini ortaya çıkarmak için bu üç tabakalı kişiliği analiz eder. Freud, çözümlemelerini “gerçek ruhsal varlık” dediği id üzerinde yoğunlaştırır. Her organizmada iki çeşit içgüdü olduğunu söyler. Bunlar yaşama ve ölüm içgüdüleridir. Bu içgüdüler devamlı olarak birbirleriyle savaşır. Ölüm içgüdüsünün önemli bir türevi saldırganlık içgüdüsüdür. Freud’a göre bu insanın kendi kendine yönelik olan yıkıcı eğilimlerinden kaynaklanır. Çoğu insanda bu ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 21 içgüdü yaşam içgüdüsü tarafından engellenir. Bu iki içgüdü birbiri tarafından engellendiği gibi, birbirinin yerinede geçebilir. Sevgi nefretin, nefret sevginin yerini alabilir. Kişi sevdiği şeylerden nefret edebilir.Onu özdeşleştirdiği için kendini yok ederek onu da yok edeceğine inanır (http://www.intihar.de/psikolojik.htm). Freud, daha çok içgüdülerle ilgilendiği için, daha sonra birçok takipçisi tarafından eleştirilmiştir. Freud, biyolojik öğelere gereğinden fazla önem vererek, sosyal faktörleri dikkate almamıştır. Oysa insanı diğer canlılardan farklı kılan en büyük özelliği, onun aynı zamanda sosyal bir varlık olmasıdır. Ünlü Psikolog Eric Fromm, intihar konusunda çalışmalar yapan bir başka önemli şahsiyettir. Fromm, yaşam sevgisi ve ölüm sevgisi kavramlarından hareketle intiharı çözümlemeye çalışır. Fromm’a göre insanların büyük çoğunluğu bunalım dönemleri hariç ölüm sever değildir. Ancak bunalım dönemlerinde umutsuz ölüm severlerden etkilenirler. Katlanılmayan bir duygudan kurtulma zorunluluğu o derecede kuvvetlidir ki, kişi uydurma bir çözüm yolunun dışında bir çözüm yolu bulmayı başaramamaktadır. Eğer başka kişiler herhangi bir sebeple bir kişinin tahripkarlık objesi olamıyorlarsa, o kişinin kendi benliği derhal tahripkarlık objesi haline gelivermektedir. Bu belli dereceye ulaştığında intihara bile başvurulmaktadır. Fromm’un dışında intihar konusunda Karl Menniger, Alfred Adler, Carl Gustav Yung gibi insan kişiliğini çözümleyerek intiharı açıklamaya çalışan psikologlar bulunmaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 22 İntiharla ilişkili bir diğer psiko-sosyal faktör özdeşleşme ve taklit eğilimidir. Özellikle gençler intihar şeklindeki davranış kalıplarını merak, özenme, özdeşleşme, taklit eğilimleriyle benimseyerek denemek ve çevreleri tarafından ilgi odağı olmak isterler. Bu tür eğilimleri olanlar özellikle medyada gördükleri davranış kalıplarını taklit ederek, eylemlerini öne almaktadırlar. İntihar davranışında taklit (copy cat suicide) Sayıl (2000)’a göre önemli bir etkendir. Yatkınlığı olan bireylerde intihar davranışına tanık olmak önemli bir risk faktörü olarak gündeme gelmektedir. Bu aile üyelerinden birinin ya da arkadaşının intiharı ile olabilir. Özellikle gençlerde bunun etkileri daha derin yaşanır. İntiharlar üzerinde etkili olan önemli bir faktör de medyadır. İntihar olaylarının gazete ve dergilerde dramatik bir biçimde sergilenmesi özellikle gençlerde, seyrettikleri olayı taklit dürtüsünü hareketle geçirmektedir. Yapılan araştırmalar intiharla ilgili televizyon yayınlarından sonra, diğer zamanlara göre intiharlarda 2.5 kat artış görüldüğünü ortaya koymuştur (SBA, 1990: 252). Buraya kadar açıklamaya çalıştığımız sosyal, kültürel ve psikolojik etkenlerin yanı sıra intiharlar üzerinde iklim, fiziksel çevre, alkol, uyuşturucu gibi faktörlerin de belirli bir etkide bulunduğuna yönelik çalışmalar bulunmaktadır (Oktik, 2005). Özellikle alkol ve uyuşturucu kullanmanın önemli bir etken olduğu bilinmektedir. Alkol ve madde bağımlısı kişi ve guruplar yüksek risk grubunda yer almaktadırlar. İntihar olgusunun nedenleri konusunda ele alınan tüm faktörleri değerlendirdiğimizde, intihar eyleminin tek bir nedene ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 23 bağlanamayacağını, birçok faktörle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, intihar olaylarında sosyal faktörlerin diğer faktörlere göre daha belirleyici olduğunu da ifade etmenin doğru olduğunu düşünüyoruz. Bireyin sosyal bir varlık olması, kişiliğinin toplum içinde şekillenmesi, toplumsal ve kültürel koşullardan etkilenmesi intihar olgusunu açıklamada önemli bir etkiye sahiptir. 2.3 İNTİHAR GİRİŞİMLERİNİN NEDENLERİ İntihar girişimi, ölümle sonuçlanmayan ancak kendi yaşamına son vermeye yönelik davranışları kapsar (Erden, 2008). İntihar girişimleri intiharlara göre daha yaygın bir davranış kalıbını oluşturur. Özellikle intihar girişimleri gençler arasında daha sık görülür. İntihar girişimlerinin nedenleri çok geniş bir yelpaze içerisinde yer almaktadır. Daha çok cinsiyet, düşük sosyo-ekonomik düzey, göç, annebaba geçimsizliği, uyumsuzluk, ruhsal bozukluklar, saldırganlık, şiddete eğilimli ve düşünce bozuklukları gibi risk faktörleri üzerinde durulmaktadır (Dilsiz, Otken, 1992; Golsmith, Frances, Fyer, 1990; Harrington, Bredenkamp, Groothues ve ark, 1990; Harter, Marold, Whitesell, 1992; Monk, 1987; Muscici, 1994; Platt, 1984; Rao, Weissman, Martine ve ark, 1993; Smith, Marcy, Com, 1988; Taneli, Erden, Yılmaztürk, 1982; Woosd, Muller, 1988). (http://psikolog.org.tr/articles, 07.01.2008). İntihar girişimleri üzerine etkili olan faktörlerin bir kısmı psikolojiktir. Bunların başında ruhsal bozukluklar gelir. Ruhsal ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 24 bozuklukların intiharlarla ilişkisini araştıran yayınlarda intihar girişiminde bulunan erkek çocukların çoğunlukla ruhsal bozukluklara ilişkin belirtiler gösterdiğine işaret edilmektedir (Brent, Perfer, Goldstein ve ark,1988; Harrington, Bredenkamp, Groothves ve ark, 1994; Herter, Marold, Whitesell, 1992). Ayrıca, depresyon yetişkinlerde ve gençlerde önemli bir intihar girişimi riski oluşturmaktadır. Mükemmeliyetçilik ve bilişsel faktörlerde intihar girişimleri için risk kabul edilmektedir (Blatt, Zuroff, 1992; Monk; 1987). (http://psikolog.org.tr/articles, 07.01.2008). İntihar girişimleri üzerinde sosyo-ekonomik faktörler de etkili olmaktadır. Göçler, ailenin parçalanması ve tek ebeveynle sosyal desteklerden yoksun kalarak yaşamak intihar girişimlerinin önemli nedenleri arasında yer almaktadır. İşsizlik ve buna bağlı olarak yaşanan ekonomik sorunlar, ailenin ya da çocuğun bağlı olduğu yer ve kişilerden ayrılması, sosyal ilişkilerin kesintiye ve değişime uğraması intihar girişimlerinde önemli bir risk olarak değerlendirilmektedir.Ayrıca, aile içi şiddet, ayrılık ve kayıp gibi olgular da intihar girişimleri üzerinde etkilidir. Erden (2008), intihar girişimleri için risk faktörlerini şöyle ifade eder: Ailesel risk faktörleri (parçalanmış aileler, istismar, iletişimsizlik, bağlanma sorunları, ailede bir psikopatoloji, çok çocuk olması, ilişki bozukluğu. vb), ihtihar düşüncesi ve geçmiş girişimler, stresli yaşam olayları (ayrılık, kayıp, travmatik yaşantılar), şiddetli geçimsizlik, başarısızlık, okulda yada yakın çevrede intihar ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 25 girişimlerinin bulunması. Erden (2008) intiharı yordayıcı faktörler olarak ise şunları ifade etmektedir: 1) Yalnızlık duygusu gözleniyor olması. 2) Okulda ya da işte sorunlar yaşanması ve bunların giderek artışı. 3) Fiziksel/ruhsal hastalıkların ümitsizlik ve bıkkınlık yaratması. 4) Cinsel tercih karmaşası. 5) Madde bağımlılığı. 6) Ani duygu durumu değişmeleri (birden içe kapanma, umutsuzluk, hayattan zevk almama, anlamsızlık gibi). 7) İntihar etmekten, kaybolup yok olmaktan, şiddetli ceza verme isteğinden sıkça söz ediyor olunması. 2.4 İNTİHAR YÖNTEMLERİ İntihar olgusunun analizinde üzerinde durulması gereken önemli konulardan birisi de intihar yöntemleridir. İntihar eyleminin hangi yöntemlerle yapıldığı belirli düzenlilikler arz etmektedir. Bu bağlamda intihar yöntemlerinin toplumlara, kültürlere, yaşanılan zamana, sosyo-ekonomik ve teknolojik değişkenlere bağlı olarak şekillendiğini söyleyebiliriz. İntihar üzerine yapılan araştırmalar (Arkun, 1978; Oktik, 2005; Uçan, 2005) başlıca intihar yöntemlerinin şunlar olduğunu ortaya koymaktadır: Kendini asmak, kendini boğmak, kendini yüksekten ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 26 atmak, kendini suya atmak, kendini ateşli silahla vurmak, bıçak veya kesici, delici aletle kendini öldürmek, zehir içmek, tüp gaz ve benzeri zehirli gazları teneffüs etmek. İntihar bireyin kendi yaşamına son verdiği bir eylemdir. İntihar eden bireyler bu eylemi belli bir yöntem seçerek gerçekleştirmektedirler. Rastgele bir yöntem seçimi söz konusu değildir. Bireyler kendi yapılarına, anlatmak istediklere şeye ve daha da önemlisi toplumsal yapının özelliklerine uygun yöntemleri tercih etmektedir. Örneğin, kentin en yüksek binasından atlayarak kalabalık bir seyirci kitlesinin önünde canlarına kıyan kişiler belki de tüm dünyaya olan kızgınlıklarını ilan ettikleri ve o güne kadar önemsiz kalmış varlıklarına bir an için herkesin dikkatini çekmeyi umut etmiş oldukları için bu yöntemi düşünülebilir. İntiharlar üzerine yapılan araştırmalar intihar yöntemlerinin intihar eden bireylerin cinsiyetine göre farklılığını ortaya koymaktadır. Diggory ve Rutmam’a göre, kadınlar kas gücünü gerektiren yöntemleri tercih etmemektedir. Silahı uygun olarak ateşlemek, bıçakla kesmek gibi yöntemler belirli bir kas gücünü gerektirmektedir. Kadınlar daha çok öldükten sonra vücut yapılarını değiştirmeyecek yöntemleri seçmekte ve bu konuda erkeklerden daha hassas olmaktadırlar. Bu tür yöntemler ise daha az öldürücüdür. Erkekler ise daha aktif yöntemleri seçerler ve böylece amaçlarına daha çok ulaşma şansları vardır. İntihar istatistiklerinde görülen erkeklerin oransal fazlalığının en önemli nedenlerinden biride kuşkusuz seçilen yöntemin daha öldürücü olmasıdır. Erkekler ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 27 ve kadınlar arasındaki bu yöntem farklılığının nedeni toplumsal değer ve normlarla ilişkilidir. Özellikle sosyalleşme sürecindeki davranış kalıpları intihar seçiminde erkekleri ve kadınları etkilemektedir. Tablo 2. Bazı Toplumlarda Cinsiyete Göre Tercih Edilen İntihar Yöntemleri (%) Erkek Kadın 1.Sıra 2.Sıra 1.Sıra 2.Sıra ABD Silah Asma Zehir Silah İtalya Silah Asma Zehir Boğulma İsviçre Asma Silah Boğulma Asma Fransa Asma Boğulma Boğulma Asma İngiltere Asma Silah Boğulma Asma Bavyera Asma Silah Asma Zehir Kaynak: www.intihar.de/htm İntihar yöntemleri kültürlere göre farklılaşmaktadır. Özellikle toplumsal inanışlar ve dini değerler intiharın benimsendiği toplumlarda belirleyici olabilmektedir. Örneğin küçük bir pasifik adası olan Tropia’da intihara karşı tavırları inceleyen R.Firth’e göre, “Tropialılar, tanrılarının ölmüş olanların ruhlarını aldığına inanırlar; fakat kendilerini asanlar ruhlarının atalarının ruhları onları bulana dek serbest kaldığına inanırlar.” Doğal olarak kendini asarak intihar etmek, burada dini değerlerce benimsenen bir yöntem olmaktadır. Yine, Japonya’da rastlanan hara-kiri, toplumsal inanışların rolünü belirtmek için ilgi çekici bir örnek oluşturur. Japon ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 28 inanışlarına göre “hara” insanın karın bölgesinde bulunan insanı insan yapan ruhsal bir varlıktır. “Kiri” ise Japonca’da kesmek anlamındadır. Japonlar, kişinin kendini öldürmesi için haranın da öldürülmesi gerektiğine inanır. Karna bıçak saplayarak kişi gerçek varlığını öldürür. Toplumsal inanışlardaki değişme ve bunun yanı sıra bilimdeki gelişmeler, geçmişte pek rağbette olan bu yöntemin günümüz Japonya’sında terk edilmesinde etkili olmuştur. İntihar yöntemleri üzerinde etkili olan bir başka etken ise meslektir. Kişinin mesleği yöntem seçiminde önemlidir. Örneğin genellikle kimyacı kendini zehirler, asker ise vurur. Bir ev hanımı gününün büyük bir kısmını geçirdiği mutfakta hava gazı ile intihar edebilir. Kültür, meslek ve cinsiyet faktörünün yanı sıra yaş ta intihar yöntemlerini belirlemektedir. Değişik yaş guruplarında farklı yöntemler tercih edilmektedir.Yaş ile intihar yöntemleri arasındaki farklı dinamikleri ele alarak incelemek gerekir (www.intihar.de/htm). 2.5 TÜRKİYE’DE İNTİHAR YÖNTEMLERİ Türkiye’de gözlemlenen intihar yöntemleri şunlardır: Kendini asmak, kimyevi madde kullanmak, silahla kendini vurmak, yüksekten atlamak, kendini suya atmak, kendini yakmak , hava gazı veya tüp gaz kullanmak, bıçak ve benzeri kesici alet kullanmak, tren veya motorlu aracın altına kendini atmak. Ülkemizde bu yöntemlerden en yaygın olarak uygulananları kendini asma, kimyevi madde kullanma ve silahla intihar etmedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 29 Kendini asma yoluyla intihar etme, Türkiye’deki intiharların yarıya yakın bir kısmını oluşturur. Kimyevi madde kullanma ikinci sırada, silahla intihar ise üçüncü sırada yer almaktadır. Asılarak intihar yöntemi Türkiye’de hem erkek ve hem de kadınların en çok kullandığı bir yöntemdir. İkinci sırada ise kadınlarda kimyevi madde kullanmak, erkeklerde ise silahlı intihar gelmektedir. Okur-yazarlık durumuna göre hava gazıyla ve kimyasal maddeyle intihar, daha çok eğitim durumu yüksek olan kişilerde görülmektedir. Kendini yakarak ve araç altına atarak yapılan intiharlar ise daha çok eğitim durumu düşük olan bireyler tarafından tercih edilmektedir. Diğer yöntemlerle okur-yazarlık arasında bir ilişki bulunamamıştır. İntihar yöntemleriyle toplumsal yaşam arasındaki ilişkiyi incelemenin en geçerli yolu şehir ve köylerdeki intiharlarda kullanılan yöntemleri araştırmaktır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 30 Tablo 3. Daimi İkametgaha Göre İntihar Yöntemleri (%) Erkek Kadın Şehir Köy Şehir Köy Asarak 39.4 55.8 38.7 58.2 Kimyevi madde 19.4 11.8 35.7 21.9 Yüksekten atarak 7.0 1.8 6.4 1.5 Suda boğularak 3.9 2.9 4.1 6.7 Silahla 21.7 24.7 9.7 9.5 Yakarak 0.9 0.2 1.9 - Kesici aletle 3.5 1.1 1.3 0.8 Havagazı 1.8 - 0.8 0.2 Araç altına atarak 0.9 0.4 0.8 - Diğer, bilinmeyen 1.5 1.3 0.6 1.2 TOPLAM 100.0 100.0 100.0 100.0 Yukarıdaki tablo 1975-1977 yılları arasındaki intiharların ortalamasından elde edilmiştir. Bu üç yıllık dönemde erkeklerin 946’sı şehirde, 4572’si köyde; kadınların 636’sı şehirde, 402’si köyde intihar etmiştir. Tabloya bakıldığında intihar yöntemlerinin cinsiyete göre şehir ve köyde farklılaştığı görülmektedir. Kendini asarak intihar etmek, köyde yaşayan erkek ve kadınlarda şehirde yaşayanlara göre daha yaygındır. Köydeki kadınlarda asarak intihar etme oranı %58,2 ile en çok görülürken, şehirdeki kadınlarda %38,7’ye düşmektedir. Kimyasal madde kullanarak intihar etmek kadınlarda daha yaygındır. Özellikle şehirli kadınlarda bu oran %35,7 ile en yüksek derecededir. Köylü erkeklerde ise %11.8’e düşmektedir. Yüksekten atlayarak intihar etmek şehirde yaşayanlarda, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 31 köydekilere oranla çok daha fazladır. Şehirlerde balkon, çatı ve pencerelerden atlama imkanı varken köyde böyle yüksek yer bulma imkanı daha azdır. Bu yönteme Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri’nde pek rastlanmamaktadır. En çok Ege ve Marmara Bölgeleri’nde görülmektedir. Kendini suya atarak intihar etmek kadınlarda daha çok görülmektedir. En yüksek oran köyde yaşayan kadınlardadır. En az ise köydeki erkeklerde görülür. Bu yöntem deniz kıyısında ya da akarsu, göl gibi yerlerin civarında yaşananlar tarafından daha çok uygulanmaktadır. Ateşli silah kullanarak intihar etmek, erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir. Bu yöntem Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde daha çok tercih edilmektedir. Çünkü buralarda silah temin etmek daha kolaydır. Örneğin, adeta bir silah fabrikası gibi, geçmişte hemen her evde silah yapabilen Rize’de intiharların tamamına yakın bir kısmı bu yöntemle gerçekleştirilmiştir. Kendini yakarak intihar etmek ülkemizde az rastlanmasına rağmen köylere oranla şehirlerde daha yüksektir. Benzer şekilde hava gazı ve tüp gazla, kesici aletle, tren ve motorlu araç altına atlayarak yapılan intiharlar az görülmelerine rağmen, daha çok şehirlerdeki intihar yöntemi olarak dikkati çekmektedir (www.intihar.de/türkiye-yöntemler.htm). 2.6 İNTİHAR GİRİŞİMLERİ VE İNTİHARLAR ARASINDAKİ YÖNTEM FARKLILIKLARI İntihar girişimiyle intiharlar arasında bazı yöntem farklılıkları ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 32 olduğunu ortaya koyan araştırmalar bulunmaktadır (Oktik, 2005; Uçan, 2005). Bilindiği üzere, intihar girişimi bireylerin ölümü amaçlamalarına rağmen ölümle sonuçlanmayan eylemleri olarak tanımlanmaktadır (Erden, 2008). İntihar girişimleri intiharlara göre daha yüksek bir oran oluşturur (Sayıl, 2000; Oktik, 2005). İntihar girişimlerinde insanlar arası faktörler, intiharlarda ise insan içi faktörlerin daha etkili olduğu ileri sürülmektedir. Seçilen intihar yönteminin aktif olması, kişinin ölümü istemesinin derecesiyle doğru orantılıdır. Ölmeyi gerçekten isteme daha çok yaşlılarda görülür. Bu nedenle gerek erkek, gerek kadın her iki cinsiyette de yaşın ilerlemesi ile beraber daha ölümcül yöntemler tercih edilmektedir. Bu ise yaşla birlikte intihar oranlarının artmasında etkili olmaktadır. Daha genç yaşlarda girişimlerin fazla olmasına rağmen, yöntemlerin ölümcül olmaması nedeniyle gerçek intihar oranları düşük seviyede kalmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalara (Oktik, 2005; Sayıl, 2006; Uçan, 2005) göre, girişimlerde kişiler tarafından sıklıkla seçilen yöntemler arasında yüksek doz ilaç içme, kesici aletler -özellikle bilek kesme- önde gelmektedir. Gerçek intiharlarda olduğu gibi, intihar girişimlerinde de erkekler kadınlara göre daha ölümcül ve etkili yöntemleri seçmektedirler. Sheidmen ve Farberow’un Los Angeles’teki araştırmalarında, başına ateş eden kadınların %14’ü, erkeklerin ise, %35’i başarılı olmuştur. Aynı yöntem kullanıldığı halde erkekler daha başarılıdır. Örneğin, aynı araştırmada yüksek yerden atlayarak ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 33 intihar eden 24 erkekten 16’sı, 27 kadından 9’u ölmüştür. Bu sonuçlar intihar etmenin adeta erkekler tarafından daha fazla ciddiye alındığını ve bu nedenle daha fazla başarılı olduklarını göstermektedir. Türkiye’de 1927-1941 yılları arasında İstanbul’daki intiharları inceleyen Nezahat Arkun da benzer sonuçlar elde etmiştir. Tablo. 4 1927-1941 Yılları Arasında İstanbul’da İntihar Girişimleri ve Gerçek İntiharlarda Kullanılan Yöntemler (mutlak rakamla). İntihar Girişimi İntihar Erkek Kadın Erkek Kadın Kendini asarak 31 19 106 34 Denize atarak 137 133 49 26 Silahla vurmak 67 29 85 13 Bıçakla kesmek 196 46 26 1 Zehir içmek 132 252 26 20 Tentürdiyot içmek 164 407 3 1 Yüksekten atlamak 26 46 15 13 Kuyuya atmak 18 33 9 23 TOPLAM 771 965 319 121 Tablo 4’te görüldüğü gibi, intihar girişimlerinde kadınların en çok başvurdukları yöntem tentürdiyot içmek, daha sonra ise zehir içmektir. Erkeklerin en çok kullandıkları yöntem ise bıçakla kesmek, daha sonra tentürdiyot içmektir. Ölümle sonuçlanan gerçek intiharlarda ise kendini asmak her iki cinsiyette de birinci sırada gelmektedir. En çok başvurulan ikinci yöntem kadınlarda kendini ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 34 denize atarak boğulma, erkeklerde ise silahla kendini vurmadır. İntihar girişimleri için özellikle kadınların seçtikleri tentürdiyot kolayca elde edebilecekleri bir maddedir. Ayrıca dozu ayarlanabileceğinden ve pek tehlikeli olmadığından göstermelik intiharlarda sık sık kullanılır. İntihar gösterisi yapmak isteyen bir kişi, tentürdiyot gibi az tehlikeli olan ve renkli maddeleri ağız yoluyla almakta ve büyük bir kısmını da ağzına alan dışarı çıkararak, renkli görüntüler meydana getirerek intihar ettiğini duyurmak isterler İntihar girişimleri ve intihar arasındaki yöntem farklılıkları niyetten kaynaklandığı gibi yöntemlerin ölüme götürücü etkisi hakkındaki bilgisizlikten de kaynaklanmaktadır. Niyetleri gerçekten ölmek olan kişiler, başarısız olan ilk girişiminden sonra, daha ölümcül olan yöntemleri seçerek bu amaçlarını gerçekleştirmektedirler. Bu tür yinelenen intihar girişimleri tüm intihar olaylarının %25-33’ünde görülmektedir (http:// www.intihar.de/yöntem farkları.htm, 13.11.2007). ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 35 III. BÖLÜM COĞRAFİ, TARİHSEL, SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL AÇILARDAN MERSİN 3.1 COĞRAFİ AÇIDAN MERSİN Mersin, 38-34º doğu boylamı ve 47-34º kuzey enlemleri arasında yer almaktadır (Develi, 1987:6). Mersin, 15.853 kilometre karelik bir yüz ölçüme sahip olup, Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi’nin doğu kısmında bulunmaktadır (Mersin Üniversitesi Eğitim-Öğretim Rehberi, 2007:1). Çukurova’nın Batı kesiminden Anamur’un Batı kıyısına kadar Akdeniz kıyısı boyunca uzanan il topraklarının en büyük bölümünü yer yer 3000 metreyi aşan dorukları ile Orta Toros Dağları ve ortalama 2000 m. yükseklikteki karstik Taşeli Platosu kaplar. Mersin ilini İç Anadolu’dan ayıran aşılması güç doğal bir engel oluşturan bu yüksek, engebeli alan Doğu’da Çakıt, Batı’da Göksu Irmaklarıyla yarılmıştır; kıyıyı iç kesimlere bağlayan yollar da bu gedikleri izler. Akdeniz kıyıları boyunca bazı akarsuların denize ulaştığı yerlerdeki küçük kıyı ovaları dışında, Doğu’da Çukurova, ortada Göksu Deltası, tarım bakımından başlıca alüvyal düzlüklerdir. İl genel olarak Akdeniz ikliminin etkisindedir. Ancak, özellikle sıcaklık açısından gerideki yüksek platolar ve dağlar ile dar kıyı şeridi arasında büyük farklılıklar vardır. Yüksek kısımlar kışın çok karlı ve soğuktur (Büyük ansiklopedi, 1991:453). Yıllık ortalama yağış 450- 750 mm arasında değişirken, dağlık kesimde yağış oranı yüksektir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 36 Yıllık ortalama sıcaklık 18,7 C’tır. Ocak ve şubat ayları sıcaklığın yıl içinde en düşük olduğu aylar iken Temmuz ve Ağustos ise en yüksek olduğu aylardır. Mersin’de hava yıl boyunca genelde açıktır. Kapalı günlerin sayısı 40,7‘dır. (Mersin Üniversitesi Eğitim-Öğretim Rehberi, 2007:3). Mersin’de bitki örtüsü, özellikle yükseltiye bağlı olan iklim koşullarını yansıtan bir kademelenme gösterir. Kıyıda 600-700 metreye kadar maki toplulukları yer alır. Onları 1500 metreye kadar özellikle meşeler ve kızılçam koruları, 1500-2000 metre arasında kızılçam ormanları izler; daha yukarıda Alpin kuşağa geçilir (Büyük Ansiklopedi; 1991:453). Doğuda Adana, Batıda Antalya, kuzeyde ise Konya, Karaman ve Niğde illeriyle komşu olan Mersin’i İç Anadolu’ya Gülek Boğazı ve Sertavul Geçidi bağlar. Zengin tarım topraklarına sahip olan Mersin’de birçok verimli ova bulunmaktadır. Bunların başında Çukurova, Yenice, Tarsus, Erdemli ve Silifke ovaları gelir. Mersin, 108 km.si doğal kumsallardan oluşan 360 km.lik bir sahil şeridine sahiptir. 3.2 TARİHİ AÇIDAN MERSİN Mersin, yeni sayılabilecek bir kent özelliğine sahiptir (Oğuz, 2006: 136). Tipik bir 19. yüzyıl kenti olarak değerlendirilebilir. Ancak, Mersin’in, çevresindeki yerleşim yerleri ve içinde bulunduğu bölge bağlamında ele alındığında eski bir tarihe sahip olduğu görülür. Mersin’i tarihsel olarak ele alan bu alt bölümde, Mersin’in ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 37 kuruluş ve gelişimini ana hatlarıyla da olsa ortaya koyabilmek için çevresini, içinde bulunduğu yöreyi göz önüne almanın doğru bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. Tarihte Mersin yöresi Kilikya olarak adlandırılır. Bu yöre, Anadolu’nun yaklaşık olarak Adana ve Mersin illerini de içine alan bir bölgesini kapsar. Kuzeyi ve Batısı Toros Dağları, Doğusu Anti Toros, Güneyi Akdeniz’le çevrilidir (Develi, 1987:14). Mersin’in tarihi binlerce yıl öncesine uzanır. Bu tarihi belgeleyen bir çok kalıntı mevcuttur. Develi’nin (1987) belirttiğine göre, şehir kalıntılarının Halkevi ve civarında, Vali Konağı inşaatlarında ve Çavuşlu köyü civarındaki tesadüfi kazılarda bu kanıyı doğrulayacak eserlere rastlanmıştır. Ancak, bu zayıf bir kanıttır. Mersin’de Anadolu’nun en eski medeniyetlerinin izleri Yumuktepe kazıları ile gün ışığına çıkmıştır. Yumuktepe’de tarihi en az 6000 yıllık olduğu tahmin edilen kale kalıntılarına rastlanmıştır (Büyük ansiklopedi, 1991:454). Mersin topraklarında daha sonraları Hititler görülür. Anadolu’daki ilk siyasi birliği kuran Hititlerden sonra, Asur ve Fenike uygarlıkları bu yörede görülür. Tarihin bu büyük uygarlıklarından sonra, Büyük İskender Mersin ve yöresini ele geçirip Makedonya sınırları içine katmıştır. Büyük İskender’in ölümünden sonra bu topraklar Seleukus Devleti’ne, daha sonra ise Romalıların egemenliğine geçmiştir. Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında parçalanması sonucu, Mersin ve yöresi dahil Anadolu topraklarının büyük bölümü Bizans’ın payına düşmüştür (Büyük ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 38 Ansiklopedi, 1991:454). Mersin’in Bizans egemenliğindeyken zaman zaman İslam dünyasında yer alan Emevi ve Abbasi devletlerinin eline geçerek el değiştirmiştir. Bu el değiştirme daha sonra, Selçuklu, Osmanlı ve Memluklu Devletleri arasında da yaşanmıştır. Mersin ve yöresinde Türklerin hakimiyeti 1071 yılındaki Malazgirt zaferinden sonra Türklerin Anadolu’ya yayılması sonucunda gerçekleşmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim bu toprakları kesin olarak ele geçirmiştir. Böylece Mersin’in sık sık el değiştirmesi de sona ermiştir (Büyük Ansiklopedi, 1991:454). Mersin kentinin kuruluş öyküsünü ve kuruluşla ilgili süreçleri ortaya koymak için XIX yüzyıla odaklanmak gerekmektedir. Develi’ye göre Mersin 19. yüzyıl’ın başlarında, 1830’da küçük bir köy yerleşmesidir (1987:17). Mersin, Mersin İskelesi etrafında oluşan birkaç barakadan oluşmakta ve “Mersin İskelesi” adında anılmaktadır. Oğuz’a göre (2006:17), büyük ihtimalle iskelenin gittikçe önem kazanması sonucunda, burası kalabalıklaşmaya başlamış ve hızla idari bir birim durumuna gelmiştir. Oğuz (2006), Mersin ismine, bir mahal, bir yer olarak 1843 yılında rastlandığını yazar. Mersin, 1864’te kaza olmuştur. Adana Vilayet Salnamesi’ne göre Mersin, 1864 tarihinde Gökçeli, Kalınlı ve Elvanlı nahiyelerinden oluşan bir kazadır (Oğuz,2006). Mersin, 1870’de 8047 nüfuslu bir kazadan, çok hızlı bir gelişme sonucunda, 1927 yılında 47 000 nüfuslu bir il haline gelmiştir. 19. yüzyılın ortalarında ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 39 başlayan hızlı kalkınma 20. yüzyılda da devam etmiştir. Bugün Mersin Türkiye’nin nüfus, ekonomi, sanat ve kültür açısından gelişmesini sürdüren başta gelen kentleri arasındadır. Mersin, tarihsel süreçte birçok etnik grubu, kültürü içinde barındıran hoşgörü ve barış kenti olarak karşımıza çıkar. Mersine ilk gelenler Hıristiyanlardır. Demirtaş (1996), Mersin’e ilk yerleşenlerin Adalar ve Kapadokya’dan gelen Rum Ortodokslar olduğunu söyler. Yine Demirtaş’a göre, Suriye ve Lübnan’dan gelen ve ticaretle uğraşan Arap Ortodokslar da, Mersin’e ilk yerleşenler arasında sayılır (Oğuz, 2006: 27). Farklı dinlerden gelenlerin cemaatlerini oluşturdukları, kiliselerini, sinagoglarını kurdukları Mersin, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan, çeşitli dinlerin, Arap, Ermeni, Türk, Süryani, çeşitli halkların birlikte yaşamayı başardığı ender kentlerden birisidir. Bugün aynı mezarlıkta farklı dinden ve milliyetten insanların bulunduğunu görebilmekteyiz. Mersin tarihinde önemli bir yeri de 1. Dünya Savaşı sonrası Mersin’in işgal edilmesi oluşturur. Mondros Ateşkes Antlaşması’na dayanılarak İngiliz ve Fransızlar tarafından işgal edilen Mersin, bu işgale karşı onurlu bir direnç göstermiş, 3 Ocak 1922 tarihinde işgalden tam anlamıyla kurtulmuştur (Develi, 1987). Bugün, 4 merkez ilçeden oluşan Mersin, bir milyona yaklaşan il merkezi nüfusuyla, 1.600.000’nin üzerindeki il nüfusuyla giderek metropole dönüşen bir kent görünümündedir. Mersin, 1980 sonrası büyükşehir statüsüne sahip olmuştur. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 40 3.3 MERSİN’DE NÜFUS VE KENTLEŞME 1927 Nüfus Sayımı’na göre Türkiye’nin toplam nüfusu 13.648.270 olarak, Mersin’in nüfusu ise 211.543 olarak kaydedilmiştir. 2007 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Türkiye’nin toplam nüfusu son seksen yılda başlangıç nüfusuna göre yaklaşık olarak beş kat artarak 70.586.256’ya ulaşmıştır. Mersin’in nüfusu ise 7,5 kat artarak 1.595.938 olmuştur. İfade edilen rakamların da ortaya koyduğu gibi Mersin’in nüfusu mutlak değer ve oran olarak önemli bir artış göstermiştir. Özelikle 1927-2000 döneminde Mersin il nüfusu kesintisiz bir şekilde artmıştır. 2000-2007 döneminde ise ilk kez Mersin’in yıllık nüfus artış hızı (%0-4,88) düşmüştür. Mersin nüfusuyla ilgili verilere bakıldığında nüfus artış hızının 1980-1985 ve 1985-1990 aralığında sırasıyla %40,64 ve %40,63 yıllık nüfus artışı ile en yüksek değerlere ulaştığı görülür. Mersin nüfus artış hızı 1945-2000 aralığında Türkiye’nin nüfus artışı üzerinde olmuştur (Aydoğan, 2008). ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 41 Tablo 5. Mersin İli İlçelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu 2000 Genel Nüfus Sayımı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2007 İl ve ilçeler Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy Mersin Merkez 733660 537842 195818 825299 623861 201348 Anamur 83864 49948 33916 63850 35789 28061 Aydıncık 11501 7941 3560 11647 7851 3796 Bozyazı 43835 26314 17521 26161 15414 10747 Çamlıyayla 18964 8806 10158 11844 4272 7572 Erdemli 142355 40175 102180 126745 43721 83024 Gülnar 38392 10503 27789 33875 11021 22764 Mut 74373 36482 37891 66356 31520 34836 Silifke 156351 64827 91524 111698 52961 58737 Tarsus 348205 216382 131823 318553 229921 88632 TOPLAM 1651400 999220 652180 1595938 1056331 539607 Kaynak: TÜİK 2007 Nüfus yoğunluğu 2007 yılı için Türkiye genelinde 92 kişi/km iken Mersin de 103 kişi/km olarak kaydedilmiştir. 2007 ADNKS sonuçlarına göre Mersin nüfusunun %53,7’si 29 yaş ve altında, %76,12’si 44 yaş ve altındadır. 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı ise Mersin’de %5,7’dir. Mersin nüfusu cinsiyet faktörüne göre değerlendirildiğinde 2007 yılı için %50,1’inin erkek, %49,9’unun ise kadın olduğu ortaya çıkmaktadır. 2000 yılı Nüfus Sayım sonuçlarına göre Mersin’de okur-yazar nüfusun oranı %89,16’dır. Bu oran %87,32 olan Türkiye genelinin ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 42 üzerindedir. Okur-yazar oranı cinsiyetine göre ele alındığında erkeklerin (%94,43) kadınlardan (%83,88) daha fazla okur-yazar oranına sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. Grafik 1. Sayım Yıllarına Göre Mersin’de Yıllık Nüfus Artışı (%) 2000 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre Mersin nüfusunun %10,84’ü okuma yazma bilmemektedir. Okuma yazma bilmeyenlerin oranı kadınlarda (%16,12) erkeklerden (%5,57) yüksektir. Türkiye geneli ile mukayese edildiğinde bu oranların Mersin’de düşük olduğu görülmektedir. Nüfus sayım sonuçlarına göre, Mersin nüfusunun giderek daha çok kentlerde yaşadığı görülmektedir. 1975 yılında %46,6 olan şehir nüfusu, 1985’te %54,7’ye, 2000 yılında %60,5’e ve 2007 yılında Sayım Yıllarına Göre Nüfus ve Yıllık Nüfus Artış Hızı (MERSİN) -0,5 0,0 0,5 1,0 1,5 2,0 2,5 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 2007 Milyon -10 -5 0 5 10 15 20 25 30 35 40 45 50 ‰ Nüfus Yıllık Nüfus Artış Hızı ‰ ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 43 ise %66,2’ye yükselmiştir. Bu oranlarda gösteriyor ki Mersin nüfusunun büyük çoğunluğu kentlerde yaşamaktadır. 2007 Nüfus sayım sonuçlarına göre köy nüfusu %33,8’e gerilemiştir. Mersin’de kentsel nüfus daha çok il merkezi, Tarsus, Silifke, Erdemli, Anamur ve Mut’ta yoğunlaşmaktadır. Aydıncık, Bozyazı ve Çamlıyayla’nın nüfusu düşüktür (bkz. Tablo 2). 2007 ADKNS sonuçlarına göre Mersin’de %66,2 olan kentsel nüfus oranı %70,5 olan Türkiye genelinin altındadır. Ancak, Türkiye’nin diğer kentleriyle karşılaştırıldığında Mersin’in görece daha kısa zamanda daha çok kentli nüfusa sahip olduğu ve kentsel nüfus artışının devam ettiği söylenebilir. Mersin’in kentsel nüfusu özellikle 1987-1997 döneminde yaklaşık %40 oranında artmıştır. Bu nüfus artışının bir kısmı nüfusun doğal artışıyla ilgili olmasına karşılık, çoğunluğu iç göçe dayalı olarak gerçekleşmiştir. Yukarıda da ifade edildiği gibi Mersin’de iç göçe dayalı hızlı bir kentleşme süreci yaşanmaktadır. Mersin’de iç göçler üzerinde kentin ekonomik yapısı (Serbest Bölge, ticaret, lojistik olanaklar), iklim avantajları, konut ve yaşamın daha ucuz olması ve ayrıca Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan terör olaylarının büyük etkisi bulunmaktadır. Yine, Mersin’in farklı inanç ve kültürleri barındıran kozmopolit yapısı da göçü etkilemektedir. TUİK verilerine göre Mersin’in aldığı göç hızının sayım dönemlerine göre verdiği göç hızlarının hep üstünde olduğu, net göç hızının hep pozitif olduğu görülmektedir. Mersin, 1975-1980, 1980- ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 44 1985, 1985-1990 ve 1995-2000 dönemlerini içeren 4 sayım döneminde aldığı toplam göç 412.297’dir. Verdiği göç ise 229.285’tir. Mersin’de yerleşim yerine göre aldığı göç istatistiklere bakıldığında, 1990 yılında %66,72 olan şehirden şehre göç eden nüfus oranının 2000 yılında %49,62’ye gerilediği, %7,38 olan şehirden köye göç eden nüfus oranının 2000’de %32,29’a yükseldiği görülmektedir. 3.4 MERSİN’DE EKONOMİK YAPI Mersin’in ekonomik yapısı sektörel bazda değerlendirildiğinde beş önemli sektörün ortaya çıktığı görülmektedir. Bu sektörler; tarım, sanayi, ticaret, ulaştırma ve turizmdir. Mersin’in ekonomik yapısı içerisinde en dikkat çekici ve önemli sektörün tarım olduğunu söyleyebiliriz. Mersin ilinin yüzölçümü 15.853 km kare olup Türkiye’nin %2’sini oluşturmaktadır. Mersin ilinin %53’ü orman ve fundalık %26’sı ise tarım arazisidir. Bu arazinin %57’si ekili olup, %65’inde kuru, % 35’inde ise sulu tarım yapılmaktadır. Mersin’de tarım alanında özellikle, narenciye, meyve ve sebze üretimi gelişmiştir. Başta narenciye ürünleri olmak üzere, muz, kayısı, şeftali, çilek, elma gibi meyveler üretilmektedir. Ayrıca son yıllarda zeytinciliğin de gelişmeye başladığı görülmektedir.Mersin’de açık tarla ve örtü altı sebze yetiştiriciliğinin (sera) tarımsal ekonomide büyük yeri bulunmaktadır. Narenciye ve sebze ürünleri ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 45 iç ve dış pazarlara satılmaktadır (Altıkat, Çelik ve Demir, 2008). Mersin’de tarımın gelişmişliğini gösteren önemli bir gösterge bu sektörde çalışanların oranıdır. 2000 verilerine göre bu sektörde çalışan işgücünün oranı %57.64’tür (Levent, 2008). Mersin ekonomisinin ürettiği yıllık gayri safi hasılanın yaklaşık %20’den fazlası tarımsal sektörden elde edilmektedir. Uygun politikaların belirlenmesi halinde Mersin’de tarım ve tarıma dayalı sanayinin büyük gelişme göstereceğini söyleyebiliriz. Üretimde verimliğinin artırılması, üretimde çeşitliliğin artırılması, üreticilere yönelik kredi ve eğitim desteği, tarım ürünlerinin pazarlanma ve dağıtım olanaklarının geliştirilmesi bu alanda yapılacak çalışmalardan bazılarıdır. Mersin ekonomisi içerisinde bir diğer önemli sektör sanayidir. Tarımla mukayese edildiğinde hacmi, istihdam kapasitesi ve Mersin’in gayri safi hasılasındaki payı daha düşük olan sanayi sektörü, özellikle 1970’li yılların 2. yarısında gelişmeye başlamıştır. Kentteki ve civarındaki sanayi kuruluşlarının özellikle büyükleri devlete aittir. Bu sanayi kuruluşları daha çok gıda, yem, dokumagiyim, orman ürünleri, kağıt ürünleri, kimya-plastik sanayi, taştoprağa dayalı sanayi, makine ve teçhizat sanayi gibi alanlarda yoğunlaşmışlardır. Ayrıca, cam sanayi, gübre sanayi, soda sanayi, krom sanayi ve çimento sanayi diğer önemli sanayi sektörlerini oluşturur (Develi, 1987: 139). Mersin’de imalat sanayinde çalışan nüfusun oranı %7.56’dır (Levent, 2008). ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 46 Tablo 6. Mersin ve İlçelerinin Gelişmişlik Göstergeleri İlçe Adı Gelişmişlik Sırası Gelişmişlik Grubu Gelişmişlik Endeksi Mersin Merkez 13 1 3.35555 Tarsus 77 2 1.29431 Silifke 179 3 0.52395 Anamur 198 3 0.44577 Erdemli 230 3 0.29564 Bozyazı 272 3 0.14344 Çamlıyayla 327 3 0.00132 Mut 342 3 -0.03611 Aydıncık 388 3 -0.12373 Gülnar 621 4 -0.54569 Kaynak: DPT., İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (2004) s.116 Ekonomik yapının bütünü içinde değerlendirildiğinde Mersin’de sanayinin yeterince gelişmediği görülmektedir. Sanayileşme konusunda özel sektörün yetersiz kaldığını, Mersin kökenli girişimcilerin KOBİ düzeyinde firmalar kurduğu gözlenmektedir. Bakliyat işleme, narenciye paketleme ve işleme sistemleri gibi tarıma dayalı hafif kuruluşları görece yaygın ve önemli durumda bulunmaktadır. Mersin’de sanayiyi geliştirmek için Mersin’in kalkınmada öncelikle iller arasına alınması, devlet ve özel sektörün eşgüdüm içerisinde çalışması büyük önem arz etmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 47 Grafik 2. Mersin’de Ekonomik Faaliyetlere Göre İstihdam Ekonomik Faaliyete Göre İstihdam (MERSİN-GENEL-%) 60,6 61,5 55,0 57,6 9,8 8,8 8,8 7,9 4,2 4,2 6,6 4,5 23,4 24,9 28,9 29,9 0 25 50 75 100 1980 1985 1990 2000 Tar ım Sanayi İnş aat Hizmetler İyi tanımlanmamış Mersin ekonomisinin en gözde ve gelecek vadeden sektörü ticaret sektörüdür. Mersin limanı, serbest bölge ve ulaştırma olanakları bu sektörün dayandığı önemli dinamikler olarak görülmektedir (Kaştan, 2008). Ticaret sektörü, Mersin kentinin kurulmasında da önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar Ticaret sektörü Mersin kentinin kuruluş döneminde özellikle dış ticaret ve ulaştırma alanında çok önemli rol oynamıştır. Kentin coğrafi konumu, nüfusu, ulaşım olanakları, bu konudaki birikimi göz önüne alındığında Mersin’in Türkiye ve Ortadoğu’nun gelecekte en büyük ticaret merkezi olma potansiyeli bulunmaktadır. Mersin’de bir diğer sektör ulaştırma sektörüdür. Mersin bir deniz kenti olması nedeniyle deniz yolları açısından önemli bir üstünlüğe sahip bir kenttir. Kentin karayolu ve demiryolu ulaştırma altyapısı da bu alanda büyük olanaklar sunmaktadır. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nin giriş ve çıkış kapısı ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 48 niteliğine sahip Mersin, ayrıca Türkiye’nin Ortadoğu ve dış dünyaya açılan önemli bir kapısıdır. Mersin’in bu önemli üstünlükleri Mersin’de ulaşım için büyük fırsatları da beraberinde getirmektedir. Özellikle lojistik sektörü ulaştırma sektörüyle ilişkili olarak gelişmiştir. Lojistik sektörünün Mersin’de gelecekte önemli bir sektör olarak gelişmeler kaydedeceği tahmin edilmektedir (Saraçoğlu ve Kerimoğlu, 2008). Mersin’in ekonomik yapısı içerisinde üzerinde durulması gereken önemli bir sektör de turizmdir. Mersin’de turizm mevcut haliyle oldukça alt düzeyde bulunmaktadır. Kentin turizm potansiyelinin değerlendirilemediği görülmektedir. Mersin’in doğa, tarih ve kültür turizmi açısından önemli bir potansiyeli bulunmaktadır. Kız Kalesi, Yumuktepe, Uzuncaburç, Kleopatra Kapısı, St. Paul Kilisesi … gibi tarihsel-kültürel yapılar, ören yerleri, doğal güzellikler, deniz, dağ ve yayla olanaklarıyla Mersin turizm konusunda gelecek vadeden bir ilimizdir. Turizm alt yapısı Mersin’de gelişmemiştir. Mevcut yatak kapasitesi 7000 civarındadır. Otel sayısı yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Kente gelen turist sayısı çok azdır. Başta Kız Kalesi olmak üzere, turistik yerlere gelen turist sayısı az olup bunların çoğunluğu da yerli turistlerdir. Son yıllarda Mersin’e özellikle, Ortadoğu ülkelerinden (Suriye, İran, Irak, …) turist geldiği görülmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 49 Tablo 7. Mersin ve İlçelerinde İşsizlik (%), Okur-Yazar (%) ve Bebek Ölüm Oranları (%) İlçe Adı İşsizlik Oranı (%) 872 İlçe İçindeki Sıralaması Okur-Yazar Oranı (%) 872 İlçe İçindeki Sıralaması Bebek Ölüm Oranı (‰) 872 İlçe İçindeki Sıralaması Mersin/Merkez 13.38 59 88.95 211 46,86 249 Anamur 12.16 79 89.24 202 33.20 605 Aydıncık 8.38 194 87.84 279 48.15 226 Bozyazı 10.44 124 90.32 148 37.23 481 Çamlıyayla 7.01 282 89.39 194 42.55 356 Erdemli 4.95 461 91.58 92 32.57 624 Gülnar 4.96 460 86.89 339 63.20 72 Mut 6.18 337 89.94 162 50.85 181 Silifke 5.53 393 92.66 57 37.04 490 Tarsus 10.84 111 86.97 333 44.54 302 Kaynak: DPT., İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (2004) adlı eserden derlenmiştir. Sonuç olarak, Mersin; ekonomisi daha çok tarım, ulaştırma ve ticarete dayalı bir kent özelliğine sahiptir. Kentte sanayinin yeterince gelişmediği görülmektedir. Önemli bir turizm potansiyeline sahip olmasına rağmen, bu potansiyel değerlendirilemediği için, turizm de Mersin’de gelişmemiştir. Bütün bunların sonucunda Mersin’de önemli oranda işsizlik görülmektedir. İşsizlik, özellikle Mersin merkezde yaygındır. Yoğun göç, ekonomik yapının yetersizliği, işsizlik ve gelir dağılımının bozukluğu, Mersin’de ekonomik ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 50 problemleri ön plana çıkarmıştır. Kentin modern anlamda gelişmesi için Mersin’de ekonomik alanda kapsamlı çalışmalara ve makro projelere ihtiyaç bulunmaktadır. 3.5 MERSİN’DE EĞİTİM VE KÜLTÜR Mersin’de eğitim okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yüksek öğretim olmak üzere tüm eğitim kategorilerinde istenen düzeyde olmasa da önemli bir gelişme göstermiştir. Okur- yazar oranı Mersin’de %89’dur. Bu oran Türkiye ortalamasının (%87) üzerindedir. İl bazında okuma-yazma bilmeyenlerin oranı %10’dur (MTSO, 2007). Yapılan araştırmalara göre (Erjem, 2008; Uygur, 2008) Mersin’e göç edenlerin arasında okuma-yazma bilmeyenlerin oranı, özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelenlerde yüksektir (%20-%30). 2007-2008 eğitim-öğretim yılı verilerine göre il genelinde öğrenim gören öğrencilerin lise eğitimine göre dağılımı şöyledir: %66 genel lise, %31 meslek lisesi, %3 özel lise. Mersin merkez için; %69 genel lise, %28 meslek lisesi ve %3 özel lise (MTSO, 2007). Yüksek öğretim mezunları oranı ise %8,2’dir. Mersin’de eğitimle ilgili en temel sorunlar genelde eğitimin alt yapısıyla ilgilidir. Özellikle kentin göçle hızla nüfuslanması, okulların ve dersliklerin yetersizliğini gündeme getirmiştir. Kalabalık sınıflarda eğitim yapmak eğitim kalitesini düşürmektedir. Eğitimle ilgili bir başka önemli sorun yukarıda da ifade edildiği gibi göçle gelen nüfus arasında okuma-yazma bilmeyenlerin il genel ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 51 ortalamasına göre yüksek olmasıdır. Eğitim sorunları Mersin’de kentsel bütünleşme, kent kültürünü edinme ve kentteki sosyal problemler üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Mersin, kültür ve kültürel yaşam açısından değerlendirildiğinde, özellikle son yıllarda bu alandaki kurum ve aktivitelerde önemli bir gelişme gösterdiği görülmektedir. 1989 yılında Mersin’de İçel Sanat Kulübü kurulmuştur. Kentte, Mersin Devlet Opera ve Balesi, Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Mersin Üniversitesi Akademik Oda Orkestrası, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Klasik Türk Sanat Müziği Korosu ... gibi önemli kültür ve sanat kurumları bulunmaktadır. Mersin’de amatör ve özel tiyatrolar faaliyet göstermektedir. Devlet Tiyatroları da Mersin’de yıl boyu oyunlar sergilemektedir. Sinema ve sanat etkinlikleri her dönemde kentte faal durumdadır. Mersin Uluslar arası Müzik Festivali önemli bir uluslar arası sanat-kültür etkinliğidir (Tütüner, 2008). Sonuç olarak Mersin, farklı nüfus kümelerini, farklı kültür, din ve inançları barındıran bir kent özelliğine sahiptir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 52 IV. BÖLÜM ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 4.1. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI VE ALANI Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri Araştırması Mersin’deki intihar ve intihar girişimlerini sosyal, kültürel ve psikolojik boyutlarıyla daha çok betimsel düzeyde araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın kapsamı intihar ve intihar girişimleridir. Mersin ili araştırmanın alanını oluşturmaktadır. Özet olarak, Mersin’de gerçekleşen intihar ve intihar girişimleri araştırmanın yöneldiği, incelemeyi amaçladığı temel olgulardır. 4.2. ARAŞTIRMANIN VERİLERİ VE VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ Mersinde İntihar ve İntihar Girişimleri konulu araştırmanın verileri dört veri kaynağından elde edilmiştir. Bunları şöyle ifade edebiliriz: 1) İntihar istatistikleri:Araştırmada istatistik türü veri olarak TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından yayınlanan intihar istatistikleri kullanılmıştır. 2) İntihar ve İntihar Girişimi Kayıt Formlarından Elde Edilen Veriler: İntihar ve intihar girişimi kayıt formları araştırmanın en önemli veri kaynağını oluşturmaktadır. Araştırmada 2004-2009 yıllarında Mersin’de gerçekleşen 315 intihar kayıt forumu analiz edilmiştir. Bu sayı ifade edilen dönemde gerçekleşen intiharların ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 53 tamamını kapsamamaktadır. Ancak, büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. 2009 yılının sadece ilk aylarına ait formlar elde edilmiştir. Diğer yıllara ait, özellikle 2004 yılının şubat, temmuz ve ekim aylarına ait verilere ulaşılamamıştır. İstatistiklere göre Mersin’de 2004-2008 döneminde toplam 348 intihar olayı gerçekleşmiştir. Bu bağlamda araştırmada analiz edilen 315 intihar olayı bu sayının yaklaşık %91’ini oluşturmaktadır. Sonuç olarak 315 intihar olayı analiz için yeterli bir sayıdır. İntihar girişimleriyle ilgili elde edilen intihar girişimi kayıt formu sayısı 2219’dur. İfade edilen bu formlar hastanelerin acil servislerinde uzman psikologlar tarafından doldurulmaktadır. Kırsal kesimde ise jandarma personeli tarafından doldurulmaktadır. 2219 intihar girişimi olayı 2006 ve 2007 yıllarında gerçekleşmiştir. Bu sayı analiz için oldukça yeteli bir sayı olarak değerlendirilebilir. 3) Yazılı basında, gazetelerde yer alan intihar ve intihar girişimi haberleri: Yazılı basından elde edilen veriler 2008 yılına ait 17 intihar ve intihar girişimi haberinden oluşmaktadır. Bu verilerden hareketle yapılan analiz problemle ilgili genelleme yapmaktan ziyade belli bir durum tespiti yaparak basının bu konudaki tutumunu öğrenmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda ulaşabildiğimiz haberlerle sınırlı kalınmıştır. 4) İntihar girişiminde bulunanların kendileri ve/veya yakınlarıyla hastanelerin acil servislerinde psikologlar tarafından yapılan görüşmeler sonucu elde edilen veriler: Araştırmada bu veri örnek olay şeklinde sunulmuştur. Bu konuda Mersin Devlet Hastanesi Kriz Odası’nda ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 54 görevli uzman psikolog Yıldız Karslıoğlu’nun önemli katkısı olmuştur. Yukarıda ifade edilen veri kaynaklarından veriler belgesel gözlem ve mülakat teknikleriyle elde edilmiştir. Araştırma verileri genel olarak nicel ve nitel verilerden oluşmaktadır. Bu bağlamda araştırma verileri nicel olarak sunup, analiz etmenin yanı sıra, intihar ve intihar girişimleriyle ilgili düşünce, tutum ve değerlendirmeleri yorumlamayı da amaçlamaktadır. 4.3 VERİ ANALİZİ Mersin’de intiharlar ve intihar girişimleri Araştırması’nda araştırma verileri nicel ve nitel analiz yöntemlerine uygun olarak analiz edilip yorumlanmıştır. Nicel veriler düz ve çapraz tablolar halinde sunulup yorumlanmıştır. Gazetelerden elde edilen veriler ise içerik analizine tabi tutulmuş ve ayrıca nicel olarak da analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen bilgiler ise literatür göz önünde tutularak yorumlanmıştır. 4.4 ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI Bu araştırma Mersin’deki intihar ve intihar girişimleriyle sınırlıdır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 55 V. BÖLÜM MERSİN’DE İNTİHAR VE İNTİHAR GİRİŞİMLERİ ARAŞTIRMASI VERİLERİNİN SUNUMU, ANALİZİ VE YORUMLANMASI Araştırmanın bu bölümünde Mersin’deki intihar ve intihar girişimleri ile ilgili verilerin sunumu, analizi ve yorumlanması yapılacaktır. Bu bölüm dört alt bölümden oluşmaktadır. Birinci alt bölümde Mersin’de intiharlar, 2. alt bölüm’de Mersin’de intihar girişimleri, 3. alt bölümde medyaya yansıyan intihar ve intihar girişimleri ve 4. alt bölümde ise Mersin’de intihar ve intihar girişimleriyle ilgili bazı örnek olaylar analiz edilecektir. 5.1 MERSİN’ DE İNTİHARLAR Akdeniz bölgesinin önemli kentleri arasında yer alan Mersin, Türkiye’de intihar olgusunun yaşandığı dikkat çeken illerden birisidir.1998-2007 dönemini içeren 10 yıllık sürede Mersin’in bazı yıllar hariç (1999, 2001, 2002) genelde intiharların en sık yaşandığı ilk on il içerisinde yer aldığı gözlenmektedir. Mersin, bazı yıllarda, örneğin 2003, 2004, 2005 Türkiye ortalamasının üzerinde bir kaba intihar oranına sahip olmuştur. Bazı yıllarda düşüşler yaşansa da (ör. 1998, 2001, 2002) intihar olgusu her zaman Mersin’de dikkat çekici bir psiko-sosyal olgu olarak gündemdeki yerini hep korumuştur. Özellikle, 2003, 2004, 2005 ve 2006 yılında intiharlar önemli oranlarda artmıştır. Mersin’de intihar olaylarının birçok nedeni bulunmaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 56 Sosyo-ekonomik, kültürel ve psikolojik etkenler bu konuda belirleyicidir. Kentin yoğun göç alması, hızlı sosyo-kültürel değişme, işsizlik, yoksulluk gibi sorunların önemli oranda varlığı bunlardan bazılarıdır. Ancak, Mersin’de yaşanan intiharlar üzerine bazı genel gözlemlerle yetinerek, bu olgunun bilimsel bir açıklamasını yapmanın mümkün olmayacağı bilinmektedir. Bu nedenle, verilerden hareketle intiharları sosyo-ekonomik, kültürel ve psikolojik boyutlarıyla analiz etmek gereklidir. Kimlerin, neden ve hangi yöntemlerle intihar ettiği bu bağlamda önemli sorulardır. 5.1.1. MERSİN’DE YILLARA GÖRE İNTİHAR SAYILARINDAKİ DEĞİŞİM Sosyo-psikolojik niteliği ağır basan intihar olaylarının belli yıllara ve ya dönemlere göre değiştiği bilinmektedir. İntihar istatistikleri, bir bölge, kent veya ülkenin intihar olaylarının değişik faktöre göre değişebildiğini ortaya kor. Bu çerçevede Mersin’deki intihar olaylarını ele aldığımızda, öncelikle intiharların sayı ve oran olarak değiştiğini görmekteyiz. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 57 Tablo 8. Mersin’de İntiharlar (1998-2008) Yıllar İntihar sayısı İntihar oranı %000 1998 41 2,73 1999 55 3,43 2000 47 2,84 2001 41 2,73 2002 36 2,4 2003 73 4,56 2004 63 3,93 2005 78 4,87 2006 62 3,87 2007 54 3,38 2008 91 5,68 TOPLAM 641 Tablo 8’de görüldüğü gibi, 1998-2008 dönemini içeren son on bir yılda Mersin’de toplam 641 intihar olayı yaşanmıştır. Yaşanan intihar olaylarını yıllara göre incelediğimizde, intiharların bazı yıllarda azalmasına rağmen, genelde bir artış görülmektedir. 1998 yılında Mersin’de 41 intihar olayı yaşanmıştır. 1999’da ise bu sayı önemli oranda (%34) artarak 55’e ulaşmıştır. 2000 yılında intihar sayısı 55’ten 47’ye düşmüştür. Bu oran olarak %14.5 azalma anlamına gelmektedir. Tabloya bakıldığında, 2000 yılında başlayan intihar sayılarındaki düşüşün, 2002’ye kadar devam ettiği görülmektedir. 2002 yılı, Mersin’de intiharların en az (36) yaşandığı yıldır. 2003 yılında ise Mersin’de intihar olaylarında, deyim yerindeyse bir ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 58 patlama yaşanmıştır. İntihar sayısı 2003’de 73’tür. Bir önceki yıla göre sayı olarak artış 37, iki katın üzerindedir. 2006 ve 2007 yıllarında intihar sayıları bir önceki yıllara göre düşmüştür. Ancak 2008 yılında oldukça keskin bir artışın olduğu dikkat çekmektedir. 2003-2008 yılları arası, bazı yıllarda azalışlar olmasına rağmen, Mersin’de intihar olayları önceki yıllara göre genellikle oldukça yüksektir. Özellikle 2008 (91) ve 2005 yıllarında çok yüksektir. (78) Mersin’de yaşanan son on bir yıllık (1998-2008) intihar olayları, Türkiye’de yaşanan toplam intihar oranları ile karşılaştırıldığında Mersin’deki intihar oranlarının bazı yıllar hariç, genelde Türkiye’nin üzerinde olduğu söylenebilir. Örneğin, 2000 yılında Türkiye’de kaba intihar oranı yüz binde 2,67 iken, Mersin’de yüz binde 2,84’tür. Yine 2003 (4,56) ve 2005 (4,87) yılında Türkiye’den (2003: 3.85 ve 2005: 3,75) yüksektir. 5.1.2 MERSİN’DE İNTİHAR EDENLERİN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Tablo 9. İntihar Edenlerin Cinsiyetlerine Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % Erkek 214 67,9 67,9 67,9 Kadın 101 32,1 32,1 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 59 Tablo 9’da görüldüğü gibi, toplam 315 intihar olayında intihar edenlerin çoğunluğu erkeklerden oluşmaktadır. İntihar eden erkeklerin oranı %67,9’dur. Kadınların oranı ise %32,1’dir. İntihar eden kadınların oranı, intihar eden erkeklerin yarısından da düşüktür. Elde edilen bu bulgu literatürle örtüşmektedir. Bilindiği üzere intihar olgusu erkekler arasında daha yaygın olarak gözlenmektedir (Uçan, 2005; Oktik, 2005). TUİK 2007 İntihar İstatistiklerine göre 2007 yılında Türkiye’de intihar edenlerin %65’i erkek, %35’i ise kadındır. Mersin araştırmasından elde edilen bulgu, Türkiye geneli ile büyük benzerlik göstermektedir. Grafik 3. İntihar ve Cinsiyet İntihar Edenlerin Cinsiyetlerine Göre Dağılımı(%) 67,9 32,1 Erkek Kadın İntiharların erkekler arasında kadınlara göre daha çok gözlemlenmesi dünya açısından da geçerlidir. Uçan (2005: 18)’a göre ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 60 dünyada erkek ve kadın intihar oranları karşılaştırıldığında erkeklerde intihar oranı daima kadınlardan 2,5 kat daha fazla olmuştur. Son 50 yıl içinde erkek intiharları %49, kadın intiharları ise %33 artmıştır. Tablo 10. İntihar Edenlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % 15-24 87 27,6 27,6 27,6 25-34 62 19,7 19,7 47,3 35-49 83 26,3 26,3 73,7 50-64 43 13,7 13,7 87,3 65+ 40 12,7 12,7 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 İntihar olaylarının açıklamasında etkili olan önemli bir değişken de yaştır. Bireylerin belli yaş gruplarında olması ile intihar etmeleri arasında belirli ilişki kalıpları veya düzenlilikler görülmektedir. Bu bağlamda intihar olaylarını yaş faktörü açısından analiz etmek önemlidir. Tablo 10 Mersin’de intihar edenlerin yaş gruplarına göre dağılımını göstermektedir. Dağılımda görüldüğü gibi, intihar edenler daha çok 15-24 (%27,6) ve 35-49 (%26,3) yaş gruplarında yoğunlaşmaktadır. Daha sonra %19,7 ile 25-34 yaş gruplarında yer alanlar gelmektedir. 50-64 (%13,7) ve 65 ve üzeri yaş gruplarında olanların oranı (%12,7) diğer yaş gruplarına göre daha düşüktür. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 61 Grafik 4. İntihar ve Yaş 27,6 19,7 26,3 13,7 12,7 0 10 20 30 15-24 25-34 35-49 50-64 65+ İntihar Edenlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (%) İntihar Edenlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı(%) Tablo bütün olarak incelendiğinde, genç ve orta yaş gruplarında intihar oranının daha yüksek, ileri yaşlarda ise daha düşük olduğu söylenebilir. 15-24 yaş gruplarında oldukça yüksek olan (%27,6) intihar oranı, 25-34 yaş grubunda belirgin bir şekilde düşmektedir. (%19,7) 15-24, 25-34 ve 35-49 yaş grupları birlikte değerlendirildiğinde, intiharların toplam %73,6’sının bu yaş gruplarını kapsadığını, 50-64 ve 65 ve üzeri yaş gruplarında intihar edenlerinin toplam oranının %26,4 olduğu ortaya çıkmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular, Türkiye’de intihar üzerine yapılan araştırma bulgularıyla benzerlik göstermektedir.İntiharlar yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, Türkiye’de 16-25 yaş grubu ilk sırayı almaktadır. 26-35 yaş grubu 2. Sırada, 36-45 yaş grubu ise 3. Sırada yer almaktadır.Bu kalıp dünya genelinde de böyledir (Oktik, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 62 2005: 121-122). Muğla’da intihar ve intihar girişimleri üzerine yapılan bir araştırmada intiharların en çok sırayla, 15-25, 26-35 ve 36-45 yaş gruplarında görüldüğü, 15 ve altı ile 75 ve üzeri yaş gruplarında daha az gerçekleştiği bulunmuştur( Oktik, 2005). Uçan(2005) ise 5-14 ve 15-24 yaş gruplarında kadınların, diğer yaş gruplarında ise erkeklerin intihar oranlarının daha yüksek olduğunu yazmaktadır. TÜİK (2007) verilerine göre, 15-24 yaş grubunda kadınlarda, 15-29 yaş grubunda erkeklerde intihar oranları yüksektir.İntihar eden erkeklerin yaklaşık %34’ü, kadınların ise %54’ü 30 yaşından düşüktür. Tablo 11. İntihar Edenlerin Medeni Durumlarına Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli% Birikimli % Bekar 115 36,5 36,5 36,5 Evli 158 50,2 50,2 86,7 Eşi ölmüş 10 3,2 3,2 89,8 Dul 32 10,2 10,2 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Araştırmadan elde edilen bulgulara göre intihar edenlerin büyük bir kısmı (%50,2) evlilerden oluşmaktadır. Bekar olan intihar edenlerin oranı %36,5’tir. Eşi ölen (%3,2) ve dullar arasında (%10,2) intihar oranı daha düşüktür. Evliler arasında intihar oranının bekarlardan yüksek olması ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 63 oldukça dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirilebilir. İntihar üzerine yapılan çalışmalar, intiharın genel olarak bekarlar arasında yaygın olduğunu ortaya koymuştur. Emile Durkheim, klasik çalışması İntihar’da (1992) intiharın bekarlar arasında evlilerden yüksek olduğunu söylemektedir. TÜİK (2007) verilerine göre ise Türkiye’de intihar edenlerin %50,2’si evli, %41’i bekar, %4,7’si eşi ölmüş ve %4’ü dullardan oluşmaktadır. Bu oranlardan da anlaşılacağı üzere, evliler arasında intihar oranı bekar, eşi ölmüş ve dullara göre daha yüksektir. Öktik (2005: 140) tarafından Muğla’da yapılan araştırmada da intihar edenler arasında evlilerin oranının (%41,6) bekarlardan (%25.3) daha yüksek olduğu bulunmuştur. Grafik 5. İntihar ve Medeni Durum İntihar ve Medeni Durum (%) 36,5 50,2 3,2 10,2 Bekar Evli Eşi Ölmüş Dul ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 64 Tüm bu oranlar dikkate alındığında, araştırmadan elde edilen bulguların hem Türkiye geneli ve hem de konuyla ilgili yapılan araştırma bulgularıyla genel anlamda uygunluk gösterdiğini söyleyebiliriz. Evliler arasında intihar olaylarının ülkemizde son yıllarda artmasının Türkiye’de aile yapısında son birkaç on yıldır yaşanan problemlerle ilişkili olduğu ileri sürülebilir. açıklanabilir. Türkiye’de göç, kentleşme, toplumsal değişme, geleneksel yapının çözülmesi, ekonomik sorunların ve krizlerin etkisiyle ailede bir takım sorunlar yaşanmaya başlamıştır. Tablo 12. İntihar Edenlerin İkamet Ettikleri Yerleşim Birimlerine Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % İl merkezi 126 40,0 40,0 40,0 İlçe merkezi 98 31,1 31,1 71,1 Bucak veya köy 91 28,9 28,9 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Araştırmada intihar edenlerin ikamet ettikleri yerleşim birimleri il merkezi, ilçe merkezi, bucak ve köy şeklinde üçlü bir sınıflamaya tabi tutulmuştur. Bu Sınıflamada il merkezi ve ilçe merkezi kent, bucak ve köy ise köy olarak değerlendirilmektedir. Araştırma verilerine göre intihar edenlerin %40’ı il merkezinde, %31,1 ilçe merkezinde, %28,9’u ise bucak veya köyde ikamet etmektedirler. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 65 İfade edilen bu oranlara bakarak, intiharların daha çok kentsel yerleşmelerde gözlemlendiğini, kırsal yerleşmelerde; genel olarak köylerde ise daha düşük oranda gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bir diğer sonuç ise, il merkezinden, ilçe merkezi ve bucak veya köye gidildikçe intihar edenlerin oranının düşmesidir. Araştırmadan elde edilen bu bulgu oldukça tutarlı ve gerçeğe yakındır. İntiharlar genel anlamda daha çok kentlerde gözlemlenmektedir. Bunun temel nedeni kentin daha çok insanı içermesi, kentsel yaşamın karmaşıklığı, kentsel problemler ve kentin insanları gittikçe yalnızlaştırmasıdır. Fidaner tarafından yapılan bir araştırmada, Türkiye’de kentsel bölgelerde intihar hızının kırsal bölgelerden 2 katı olduğu ve şehirlerin özellikle gecekondu kesimlerinde yüksek olduğu saptanmıştır (Uçan, 2005: 19). Turan ve Beşirli (2008)’ye göre kentleşme süreci ruh sağlığını olumsuz etkilemektedir.Kentleşme süreci özellikle intihar, insan öldürme, madde kullanma, şiddet ve koroner kalp hastalığı gibi problemler üzerinde etkilidir. Şehir ve İnsan (1991) adlı çalışmasında Kemal Görmez ise şehirleşmenin intiharlarda dahil bir çok psiko-sosyal sorun üzerinde etkili olduğunu yazmaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 66 Tablo 13. İntiharların Mersin İl Merkezine ve İlçelerine Göre Dağılımı Sayı % Geçerli % Birikimli % İl merkezi 147 46,7 46,7 46,7 Tarsus 41 13,0 13,0 59,7 Erdemli 31 9,8 9,8 69,5 Silifke 45 14,3 14,3 83,8 Anamur 15 4,8 4,8 88,6 Mut 15 4,8 4,8 93,3 Aydıncık 7 2,2 2,2 95,6 Çamlıyayla 3 1,0 1,0 96,5 Bozyazı 5 1,6 1,6 98,1 Gülnar 6 1,9 1,9 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Tablo 13 Mersin’deki İntiharların İl Merkezine ve ilçelere göre dağılımını göstermektedir. Tablodan da görüldüğü gibi intiharların çoğunluğu il merkezinde (%46,7) ve kentleşme düzeyi yüksek olan Tarsus (%13), Silifke (%14,3) ve Erdemli (%9,8)’de gerçekleşmiştir. Anamur (%4,8) ve Mut (%4,8)’da intihar edenlerin oranı benzerdir. Mersin’in ilçeleri arasında yer alan, ancak nüfus ve gelişmişlik açısından daha düşük düzeyde bulunan Aydıncık (%2,2), Çamlıyayla (%1), Bozyazı (%1,6) ve Gülnar (%1,9)’da intihar edenlerin oranı oldukça düşüktür. Araştırmadan elde edilen bu bulgular kentleşmeyle intihar arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır. Türkiye’de en yüksek intihar oranının başta İstanbul olmak üzere, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 67 Ankara, İzmir, Bursa, Manisa, Mersin, Adana gibi kentleşme oranının yüksek olduğu yerleşim birimlerinde gözlemlenmesi tesadüfi değildir (TÜİK, 2007). 5.1.3 MERSİN’DE İNTİHAR EDENLERİN EĞİTİM VE MESLEKİ ÖZELLİKLERİ Tablo 14. İntihar Edenlerin Eğitim Durumlarına Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % Okuma yazma bilmiyor 19 6,0 6,0 6,0 Okur yazar 26 8,3 8,3 14,3 İlkokul 85 27,0 27,0 41,3 İlköğretim 96 30,5 30,5 71,7 Lise ve dengi 64 20,3 20,3 92,1 Yükseköğretim 25 7,9 7,9 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Araştırmadan elde edilen verilere göre Mersin’de intihar edenler daha çok ilkokul (%27) ve ilköğretim (%30,5) düzeyinde öğrenim görmüşlerdir. Lise ve dengi bir okulu bitirenlerin oranı %20,3’dür. Yüksek öğretim mezunlarının oranı ise %7,9’dur. Okuryazar olup intihar eden bireylerin oranı %8,3’tür. Tablo 14 bütün olarak değerlendirildiğinde, düşük ve yüksek düzeyde öğrenim görenlerde intihar etme oranının, ilkokul, ilköğretim ve liseye göre daha düşük olduğu söylenebilir. İlkokul (5 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 68 yıl süreli) ve ilköğretim (8 yıl süreli) mezunlarının toplam oranı %57,5’tir. Bu oldukça yüksek bir orandır. Temel eğitim düzeyi olarak belirlenen bu düzeyde intihar edenlerin yüksek olması oldukça anlamlıdır. Lise ve dengi düzeyde öğrenim görenlerin intihar oranı (%7,9) daha da düşüktür. Grafik 6. İntihar ve Eğitim İntihar ve Eğitim(%) 6 8,3 27 30,5 20,3 7,9 Okuma yazma bilmiyor Okur yazar İlk okul İlk öğretim Lise ve dengi Yüksek öğretim Araştırmadan elde edilen bulgular konuyla ilgili literatür ışığında değerlendirildiğinde şunlar söylenebilir: Öncelikle genel bir kalıp olarak eğitim düzeyi arttıkça intihar oranları azalmaktadır (Uçan, 2005: 199). Oktik (2005) tarafından yapılan bir araştırma sonucuna göre intihar edenlerin önemli bir kısmı ilkokul mezunudur. Daha sonra lise mezunları gelmektedir. Yüksek okul ve üniversite mezunlarında intihar oranı daha düşüktür. Okur-yazar olmayan ve okur-yazar olanlarda da intihar oranı düşüktür. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 69 Tablo 15. İntihar Edenlerin Mesleki Durumlara Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % Bilinmiyor 36 11,4 11,4 11,4 İşsiz 48 15,2 15,2 26,7 Öğrenci 27 8,6 8,6 35,2 Serbest meslek 51 16,2 16,2 51,4 Memur 18 5,7 5,7 57,1 Ev hanımı 49 15,6 15,6 72,7 Çiftçi 31 9,8 9,8 82,5 Emekli 23 7,3 7,3 89,8 İşçi 16 5,1 5,1 94,9 Esnaf 16 5,1 5,1 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Meslek faktörüne göre intiharlar ele alındığında, en çok intiharın serbest meslek (%16,2), ev hanımı (%15,6) ve işsizlerde (%15,2) olduğu görülmektedir. Tablo 15’ten de görüldüğü gibi, 2. sırada çiftçi (%9,8), öğrenci (%8,6) ve emekliler (%7,3) yer almaktadır. 3. Sırada ise memur (%5,7), işçi (%5,1) ve esnaf (%5,1) yer almaktadır. Mesleği bilinmeyenlerin oranı ise %11,4’tür. Yukarıdaki dağılımda da görüldüğü gibi intihar edenler 9 meslek kategorisinde toplanmıştır. Öğrenci ve ev hanımı gibi klasik anlamda bir meslekten ziyade bir statü oluşturan kategorilerde intiharların olması dikkat çekmektedir. Özellikle ev hanımlarında yüksek oranda intihar davranışı görülmektedir. İşsizler arasında %15,2 oranında intihar olayı yaşanması bir başka önemli bir bulgudur. İşsizliğin bireyleri intihara sürüklediği ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 70 bilinmektedir. Memurlarda intihar oranı serbest meslek sahiplerine göre düşüktür. Memurluğun serbest mesleğe göre istikrarlı bir meslek özelliği göstermesinin intiharlar üzerinde etkili olduğu varsayılabilir. Ancak, bunun test edilmesi gereklidir. İşçi ve esnaf kategorisinde ise intiharlar en düşük düzeydedir. Araştırmadan elde edilen bulgular Oktik (2005) tarafından yapılan Muğla Araştırması bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Bu araştırmanın verilerine göre intiharlar ev hanımları (32), serbest meslek sahipleri (30), işsiz (21) ve öğrenciler (7) arasında daha sık gözlenmektedir. Bu bulgulara göre ev hanımları, serbest meslek sahipleri, işsizler ve öğrenciler önemli risk gruplarını oluşturmaktadırlar. 5.1.4 İNTİHAR EDENLERİN İNTİHAR ŞEKLİ VE İNTİHAR NEDENLERİNE GÖRE DAĞILIMI Tablo 16. İntihar Edenlerin Kullandıkları İntihar Yöntemleri (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % Asarak 120 38,1 38,1 38,1 Kimyevi madde (ilac-toksik madde) 63 20,0 20,0 58,1 Yüksekten atlayarak 34 10,8 10,8 68,9 Suya atlayarak 5 1,6 1,6 70,5 Ateşli silah kullanarak 84 26,7 26,7 97,1 Yakarak 4 1,3 1,3 98,4 Kesici bir alet kullanarak 4 1,3 1,3 99,7 Doğal gaz, tüpgaz vb. kullanarak 1 ,3 ,3 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 71 İntihar yöntemleri veya şekilleri oldukça çeşitlidir. Araştırma verilerine göre Mersin’de intihar edenlerin kullandıkları intihar yöntemleri 8 kategoride toplanmaktadır. Bu kategoriler içerisinde en çok dikkati çeken yöntemler sırasıyla kendini asmak, ateşli silah kullanmak, kimyevi madde kullanmak (ilaç-toksik madde) ve yüksekten atlamadır. İfade edilen bu yöntemler genel olarak dünyada ve ülkemizde kullanılan en yaygın yöntemlerdir. Dağılımda da görüldüğü gibi, Mersin’de intihar edenlerin %38,1’i kendini asma yoluyla intihar etmiştir. Ateşli silah kullanarak intihar edenlerin oranı %26,7’dir. Kimyevi madde kullanarak intihar edenlerin oranı ise %20’dir. Yüksekten atlayarak intihar edenlerin oranı ise %10,8’dir. Diğer kategorilerde intihar oranı düşüktür. Araştırmadan elde edilen bu bulgular oldukça anlamlı ve tutarlıdır. İntihar edenlerin kullandıkları bu yöntemler en etkili ve yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Özellikle asılarak, ateşli silah, kimyevi madde ve yüksekten atlama ölüme neden olan yöntemlerdir. TÜİK (2007) verilerine göre Türkiye’de en sık kullanılan intihar yöntemleri sırasıyla şunlardır: Asarak (%47,4), ateşli silahla (%24,3), kimyasal madde kullanarak (%14,7) ve yüksekten atlayarak (%7,7). Oktik (2005) tarafından yapılan Muğla Araştırması’ndan da şu bulgular elde edilmiştir: Kendini asarak (%38), kimyevi madde kullanmak (%28), ateşli silah kullanmak (%21), suya/kuyuya atlamak (%3,4) ve yüksekten atlamak (%2,6). ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 72 Elde edilen tüm bu oranlar ve araştırma sonuçları Türkiye’de intihar yöntemlerinin benzer bir kalıp oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Tablo 17. İntihar Nedenleri (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % Hastalık 110 34,9 34,9 34,9 Aile geçimsizliği 29 9,2 9,2 44,1 Geçim zorluğu 28 8,9 8,9 53,0 Ticari başarısızlık 10 3,2 3,2 56,2 Hissi ilişki-istediği ile evlenememe 12 3,8 3,8 60,0 Öğrenim başarısızlığı 4 1,3 1,3 61,3 Diğer nedenler 122 38,7 38,7 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Toplam 315 intihar vakasının analiz edildiği araştırmada, intihar nedenleri 7 kategoride toplanmıştır. Bu kategoriler sırasıyla; hastalık (%34,9), aile geçimsizliği (%9,2), geçim sıkıntısı (%8,9), hissi ilişki-istediği ile evlenememe (%3,8) ve öğrenim başarısızlığıdır. (%1,3) İntihar nedeni bilinmeyenlerin oranı (%38,7) oldukça yüksektir. Yukarıdaki oranlara bakıldığında hastalığın önemli bir intihar nedeni olarak karşımıza çıktığı görülmektedir. Yapılan ayrıntılı analizler sonucunda, hastalıkların daha çok ruhsal; psikolojik türden olduğu anlaşılmaktadır. Diğer kategorisinde toplam intihar nedenlerinin de çoğunluğu “bunalım”, özellikle ruhsal bunalım kaynaklıdır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 73 Elde edilen bu oranlar, intiharların psikolojik–ruhsal boyutunu göstermesi açısından anlamlıdır. Bilindiği gibi intiharları açıklamada sosyal faktörlerin yanı sıra psikolojik faktörler de yaygın olarak kullanılmaktadır. Grafik 7. İntihar Nedenleri İntihar Nedenleri(%) 38,7 34,9 9,2 8,9 3,8 3,2 1,3 0 5 10 15 20 25 30 35 40 45 Diğer nedenler Hastalık Aile geçimsizliği Geçim zorluğu Hissi ilişki Ticari başarısızlık Öğrenim başarısızlığı İntihar Nedenleri(%) TÜİK (2007) verilerine göre Türkiye’de intihar nedenlerinin başında hastalık (%20), aile geçimsizliği (%14,6), geçim zorluğu (%9,4) ve hissi ilişki-istediği ile evlenememe (%5,7) gibi faktörler gelmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 74 Oktik (2005: 125) tarafından yapılan Muğla Araştırması’nda ise bunalımlar en önemli intihar nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.Araştırma bulgularına göre bunalıma bağlanan intihar oranı %28,1’dir. Daha sonra aile geçimsizliği (%19,9), hastalık (%10,7) ve hissi ilişki-istediği ile evlenememe (%6,4) gelmektedir. Nedeni bilinmeyen intihar oranı %8,9’dur. 5.1.6 İNTİHAR EDENLERİN BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİMSELER Tablo 18. İntihar Edenlerin Bakmakla Yükümlü Olduğu Kimseler (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % Bilinmiyor 84 26,7 26,7 26,7 Yok 120 38,1 38,1 64,8 Eş 67 21,3 21,3 86,0 Anne 2 ,6 ,6 86,7 Baba 37 11,7 11,7 98,4 Çocuklar 5 1,6 1,6 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Tablo 18 Mersin’de intihar edenlerin bakmakla yükümlü olunan kimselere göre dağılımını göstermektedir. Dağılımda görüldüğü gibi intihar edenlerin %38.1’nin bakmakla yükümlü olduğu kimse bulunmamaktadır. Bu oldukça dikkat çekici bir oran olarak değerlendirilebilir. Dağılımda ilk sırada yer alan bu oran ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 75 kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimsenin olmaması durumunda intiharların arttığını göstermesi açısından anlamlıdır. Yine dağılıma bakarak, bakmakla yükümlü olunanın çocuk olması durumunda intihar edenlerin oranının oldukça düşük (%1,6) olduğu görülmektedir. Buna karşılık eşte daha yüksek (%21,3), anne (%0,6) ve babada (%11,7) düşüktür. 5.1.7 MERSİN’DE İNTİHARLARIN AYLARA VE GÜNÜN SAATLARINA GÖRE DAĞILIMI Tablo 19. İntiharların Aylara Göre Dağılımı (%) Sayı % Geçerli % Birikimli % 0,00 5 1,6 1,6 1,6 Ocak 29 9,2 9,2 10,8 Şubat 22 7,0 7,0 17,8 Mart 39 12,4 12,4 30,2 Nisan 26 8,3 8,3 38,4 Mayıs 30 9,5 9,5 47,9 Haziran 37 11,7 11,7 59,7 Temmuz 28 8,9 8,9 68,6 Ağustos 23 7,3 7,3 75,9 Eylül 22 7,0 7,0 82,9 Ekim 18 5,7 5,7 88,6 Kasım 14 4,4 4,4 93,0 Aralık 22 7,0 7,0 100,0 TOPLAM 315 100,0 100,0 Tablo 19’a bakarak intiharları yılın aylarına göre düzenli bir şekilde değiştiğini söyleyemeyiz. Aylara göre intihar oranları değişse ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 76 de belirli aylarda dikkate değer bir yoğunlaşma söz konusu değildir. Mart, haziran, ocak, mayıs aylarında intihar oranları diğerlerine göre yüksektir. Tabloda dikkat çeken bir husus intiharların temmuzdan kasıma kadar düzenli bir şekilde düşmesidir. Tablo 20. İntiharların Günün Saatlerine Göre Dağılımı (%) Günün Saatleri Sayı % 0-3 5 4 4-7 15 12 8-11 24 19 12-15 18 14 16-19 32 26 20-24 31 25 TOPLAM 125 100 Tablo 20 intiharların günün saatlerine göre dağılımını göstermektedir. Araştırmada intihar kayıt formlarında 125 intihar olayında intihar saatiyle ilgili sağlıklı bilgi mevcuttur. Bu nedenle analiz 315 intihar olayı üzerine yapılmamıştır. Dağılımda görüldüğü gibi intihar olayları gündüz saatlerinde geceye göre oldukça yüksektir. Örneğin 0-3 saatler arası intihar edenlerin oran %4’tür. Buna karşılık 8-11 (%19), 16-19 (%26) ve 20- 24 (%25) saatleri arasında intihar edenlerin oranı yüksektir. Tabloya bakarak geceden gündüzün ilerleyen saatlerine doğru gidildikçe genel olarak intiharların arttığını, özellikle 16-24 saatleri arasında yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Toplam intiharların %51’i bu saatler arasında gerçekleştirilmiştir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 77 5.1.8 MERSİN, TÜRKİYE VE DÜNYA’DAKİ İNTİHARLARIN KARŞILAŞTIRILMASI Mersin, Türkiye ve dünyadaki intiharlar birçok açıdan karşılaştırılabilir. İntihar sayıları, intihar oranları, cinsiyete göre intiharlar, yaş gruplarına göre intiharlar, bölge ve kentlere göre intiharları, ... gibi. Kaba intihar oranları veya hızlarına göre değerlendirildiğinde Mersin’deki intihar oranlarının yıllara göre genelde artış gösterdiğini ve bazı yıllarda Türkiye kaba intihar hızının üzerinde seyrettiği görülmektedir. Örneğin 2000 yılında Türkiye kaba intihar oranı %0002,90 iken, Mersin’de %0002,84’tür. Yine 2003 (0004,56), 2004(%0003,93) ve 2005 (%0004,87) yıllarında Türkiye genelinin üzerindedir. Türkiye genelinde bazı yıllar düşüş gösterse de intihar sayısı ve kaba intihar oranları sürekli artış göstermiştir. Son on yıllık dönem (1998-2007) göz önüne alındığında Türkiye’de toplam 24167 ölümle sonuçlanan intihar olayı yaşanmıştır. Ortalama her yıl 2416,7 intihar olayı yaşanmıştır. Mersin’de ise belirtilen dönemde 550 ölümle sonuçlanan intihar olayı gerçekleşmiştir (TÜİK, 2008). Dünya’da ise 2000 yılı verilerine göre 815.000 kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir. Bir başka deyişle her 40 saniyede bir kişi intihar etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya intihar hızı %00016 olarak bildirilmiştir. İntihar girişimleri oranı ise, bu oranın 10-20 katı olarak ifade edilmektedir. 2020 yılı itibarıyla intihar nedeniyle 1.53 milyon kişinin öleceği, her 20 saniyede bir kişinin intihar edeceği ve her bir-iki saniyede bir kişinin intihar ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 78 girişiminde bulunacağı tahmin edilmektedir (Wasserman, 2001; Uçan, 2005: 18). Dünya intihar oranı (2000 yılı itibarıyla) Mersin ve Türkiye intihar oranı ile karşılaştırıldığında, Mersin ve Türkiye’deki intihar oranının dünya intihar oranının altında olduğunu söyleyebiliriz. 2000 yılında Mersin’de intihar oranı %0002,84, Türkiye ise %0002,90’dır. Her iki oranda dünya genelinden, yani %00016’dan oldukça düşüktür. Dünya’da en yüksek intihar oranları Avrupa ülkelerine aittir. Çin hariç erkek intiharları kadın intiharlarının üzerinde seyretmektedir. Dünya’daki en yüksek intihar hızı %00095,3 ile Litvanya’ya aittir. Bu oran yüz binde 87’4 ile Rusya izlemektedir. Amerika’da her yıl 30.000 kişi intihar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. İntihar hızı, 2001 verilerine göre Amerika’da %00010,7 olarak bulunmuş ve on birinci ölüm nedeni olarak bildirilmiştir (Shields ve ark, 2005: Uçan 2005: 18). Dünyadaki erkek ve kadın intihar oranları karşılaştırıldığında, erkeklerde intihar oranı daima kadınlardan 2,5 kat daha yüksek olmuştur. Son 50 yılda erkek intiharları %49, kadın intiharları %33 artmıştır. Erkek/kadın oranı 1950’de 3.2, ve 1995’de 3,6’dır. 2020’de ise 3,9 olacağı varsayılmaktadır. İntihar oranlarının aksine kadınların erkeklerden 4 kat daha fazla intihar girişiminde bulunduğu bildirilmiştir. Yaş dağılımına göre 5-14 ve 15-24 yaş gruplarında kadınlar, diğer yaş gruplarında ise erkekler yüksek orandadır. Gençlerde tüm ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 79 yaş gruplarında daha hızlı bir yükselme söz konusudur (Uçan, 2005: 18). Dünya intihar istatistikleri incelendiğinde, Türkiye bu istatistiklere göre 66. sıradadır. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, sorun önemsiz gibi görünse de ülkemizin kültürel norm ve değerleri, intiharın gizli kalmasını onaylarken, intihar istatistiklerinin de sağlıklı tutulmamasını beraberinde getirmektedir. Ayrıca, intihar istatistiklerinin 1967 yılından bu yana tutulduğu göz önüne alınırsa, son yıllarda yükselme eğilimi göstermesi, soruna ciddiyetle yaklaşılmasını zorunlu kılmaktadır. Türkiye’de intiharlar sürekli bir artış içerisindedir. Örneğin son 10 yıllık süreçte kaba ölüm oranı %20 artarken, trafik kazaları nedeni ile ölüm %45 azalmış, intihar hızı ise %50 artmıştır (Oktik, 2005: 95). 2007 yılı verilerine göre, Türkiye’de 2793 kişi intihar etmiştir. İntihar edenlerin %65’i erkek, %35’i kadındır. Yaş gruplarına göre intihar edenler incelendiğinde, kadınlar 15-24, erkekler ise 15-29 yaş gruplarında yoğunlaşmaktadır. İntihar eden erkeklerin %34’ü, kadınların ise %54’ü 30 yaşından küçüktür. 2007 yılı verilerine göre Türkiye’de intihar olaylarının %44’18’inin nedeni bilinmemektedir. Bu oldukça yüksek bir orandır. Ancak, intihar nedenleri kendi içinde incelendiğinde en önemli intihar nedeni %20,80 ile hastalıktır. Aile geçimsizliği ve geçim zorluğuda (ekonomik problem) önemli intihar nedenleri arasındadır. 2007 yılı verilerine göre Türkiye’de intihar edenlerin çoğunluğu (%47,4) kendini asarak intihar etmektedir. Ateşli silah ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 80 (%24,3) ve kimyevi madde kullanmak (%14,7) yoluyla intihar etmek ikinci ve üçüncü sırada (TÜİK, 2008) TÜİK verilerine göre, Türkiye’de intihar olayları bölgeler arasında farklılık göstermekte, doğudan batıya gidildikçe ve özellikle büyük şehirlerde intihar oranları artmaktadır. Fidaner’in yaptığı bir çalışmada, Türkiye’de kentsel bölgelerde intihar hızının kırsal bölgelerin iki katı olduğu ve şehirlerde özellikle gecekondu kesiminde intihar oranının daha yüksek olduğu saptanmıştır (Yüksel ve Ceyhun, 1994) Tüm bölgelerde erkek intihar oranı kadın intihar oranından fazla olmakla birlikte, özellikle Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki illerde kadın intiharlarının erkek intiharlarından fazla olduğu dikkat çekmektedir. Eğitim açısından değerlendirildiğinde ise, literatürdeki bilgilerle uyumlu olarak, Türkiye’de eğitim düzeyi arttıkça intihar oranının azaldığı görülmektedir (Uçan, 2005: 19). İntihar olaylarıyla ilgili değişkenlere göre Türkiye ve Mersin mukayese edildiğinde Mersin’in Türkiye geneli ile intihar sayısı, intihar edenlerin cinsiyeti, intihar nedenleri ve intihar yöntemleri konusunda benzer kalıplar gösterdiğini söyleyebiliriz. Örneğin, Mersin’de de kadınların intihar oranı erkeklere göre düşüktür. Bu, özellik dünyadaki intiharlar için de geçerlidir. Yıllara göre genellikle artış gösteren intiharlar Mersin’de en çok hastalık, aile geçimsizliği ve geçim zorluğu gibi nedenlerle gerçekleştirilmektedir. En yaygın intihar yöntemleri ise asma, ateşli ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 81 silah kullanma, kimyevi madde kullanma ve yüksekten atlamadır. 5.1.9 MERSİN’DE İNTİHARLAR VE BASIN Bu bölümün amacı, Mersin’de gerçekleşen ve basına yansıyan intiharların genel bir değerlendirmesini yapmaktadır. Basının intihar olayları ile ilgili haberleri verme biçimi, olayın tasviri, intihar olayına yaklaşım ve intihar haberlerinin sunumunda (verilmesinde) olayla ilgili hangi öğelerin ön plana çıkarıldığı analizin birimlerini oluşturmaktadır. Mersin’de İntiharlar ve Basın alt bölümü, intihar ve intihar girişimleri üzerine yaptığımız araştırmanın sınırlı bir bölümünü kapsamaktadır. 2008 yılında gerçekleşen intiharlar içerisinde basına yansıyan 17 intiharın analiz edildiği bu bölümün amacı, intihar ve basın konusunda bir genelleme yapmak değildir. Temel amaç, basını bu haberleri nasıl verdiği, hangi öğeleri ön plana çıkardığı, ... gibi noktalardan hareketle bir basın eleştirisi yaparak basını genel olarak değerlendirmektir. 2008 yılını içeren dönemde Mersin’de gerçekleşen intihar olaylarından basına yansıyan 17 intihar olayı veya intihar haberi toplanmıştır. Bu intihar haberleri ulusal ve yerel basına yansıyan haberlerdir. İfade edilen bu 17 intihar olayıyla ilgili önce nicel bir analiz yapılırsa, şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: Basına yansıyan 17 intihar olayında intihar edenlerin 9’u erkek 8’i ise kadındır. Cinsiyet olarak önemli bir farklılık bulunmamaktadır. Yaş grubu açısından ise bir farklılaşma söz konusudur. İntihar edenlerin önemli bir kısmı (6), 30-39 yaş ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 82 grubunda yer almaktadır. 40-50 yaş grubunda 4, 15-19 yaş grubunda 3 ve 51 yaş ve üzerinde yer alan grupta bir kişi intihar etmiştir. Basına yansıyan intihar olaylarında, intihar edenlerin meslek, medeni durum, intihar nedeni, intihar şekli ve intihar ettiği yere ait bilgiler intihar haberlerinde yer almaktadır. 17 intihar olayında, intihar edenlerin daha çok işçi (4), polis (3), öğrenci (3), ev hanımı (2) olduğu gözlemlenmektedir. Diğer intihar olayları ise şunlardır: Servis elemanı (1), memur (1), işsiz (1), berber (1), hemşire (1) ve emekli (1). İntihar edenlerin meslek veya yaptıkları işe göre dağılımına bakıldığında, basında özellikle işçi, polis, öğrenci ve ev hanımı intiharlarının daha sık yer aldığı görülmektedir. Özellikle polis ve öğrenci intiharlarına gazeteler haber verirken daha çok yer vermekte, bu intiharları ön plana çıkarmaktadırlar. Analizimizi oluşturan 17 intihar olayında, intihar edenlerin 9’u evli, 6’sı bekar, 1’i duldur. 1 intihar haberinde intihar edenin medeni durumu verilmemiştir. İntihar edenlerin 6’sı kendisini asarak, 4’ü silahla vurarak, 3’ü yüksekten atlayarak, 3’ü tarım ilacı içerek, 1’i ise kendini yakarak intihar etmiştir. İntihar edenlerin kullandıkları yöntemler en etkili intihar yöntemleridir. Basına yansıyan intihar haberlerinde, intihar nedeni daha çok psikolojik bunalım olarak ifade edilmektedir. 17 intihar olayının nedenlerine göre dağılımına bakıldığında, 7 intihar olayı psikolojik bunalım, 3 tanesi ailevi nedenler, 1’i okul başarısızlığı, 1’i ise ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 83 hastalığa bağlı olarak gerçekleşmiştir. 5 intihar olayında ise intiharın nedeni bilinmemektedir. Basından elde edilen verilere göre, bu intihar olaylarının çoğunluğu (8) evde gerçekleştirilmiştir. Diğer intihar olaylarının gerçekleştirildiği yerler şunlardır: Şehir merkezinde otel (1), bahçetarla (2), kaymakamlık önü (1), inşaat (1), park (1) apartman çatısı (3) İntihar haberleri, haber başlıklarına göre değerlendirildiğinde, haberlerin çoğunda haber başlıklarının nesnel ve yorumsuz verildiği görülmektedir. İntihar haber başlıklarının nesnel olarak verildiği intihar haberi 12’dir. Yorumlu haberlerin sayısı ise 5’tir. İntihar haberlerinin nesnel (objektif) olarak sunulduğu intihar haberlerinden bazıları şunlardır: “Mersin’de 81 yaşındaki kadın intihar etti”, “Mersin’in Erdemli ilçesinde bir kadın, 9 yaşındaki oğluyla birlikte intihar etti”, “Mersin’in Silifke ilçesinde görevli bir polis memuru kafasına tabanca ile ateş ederek intihar etti”, “Mersin’de bayan polis intihar etti”, “hemşire intihar etti”, “Mersin’in Tarsus ilçesinde bir inşaat ustası kendini iple tavana asarak intihar etti” ... Yukarıdaki haber başlıklarından da anlaşılacağı gibi, intihar haberlerinin başlıklarının nesnel sunumunda yorum yapılmamaktadır. İntiharın şekli ile veya intihar edenin mesleği ile ilgili bilgilerin haber başlığında yer alması yorumdan ziyade haberin içeriğine yönelik nesnel bir bilgidir. Basında intihar haberleri verilirken, bazı haber başlıklarını ise nesnel olmadığını, yoruma dayalı olarak oluşturulduğu ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 84 görülmektedir. Örneğin; “Sağlıkta Dönüşümün Faturası: Baba intihar etti”, “intihar anı cep telefonu ile kaydedildi”, “koca dayağı intihar getirdi”, ... Bu tip haber başlıkları intihar ile ilgili yorum içermektedir. Bu tür yorumlar intiharlar üzerinden toplumdaki bazı politikaları ve uygulanmasını eleştirmeyi hedeflediği gibi, “intihar anı cep telefonu ile kaydedildi” haber başlığında olduğu gibi intihar üzerine medyatik bir vurgu yapan haber başlıkları da bulunmaktadır. Bu intihar olayını internetten izleme olanağı da bulunmaktadır. Basının özellikle bu tür yaklaşımının intiharları özendireceği düşünülebilir. Bazı intihar haber başlıklarında intihar haberi nedeniyle birlikte verilmektedir. Bu tür haber başlıkları bir yönüyle yoruma dayalı, bir yönüyle de nesnel olarak değerlendirilebilir. Örneğin; “Eşinden ayrılan kadın polis intihar etti”, “Açığa alınan kadın memur intihar etti”, “Psikolojik sorunlarının olduğu öne sürülen lise öğrencisi intihar etti”, gibi. Bu tip haber başlıklarında intihar nedeni ön plana çıkarılarak haber başlığı oluşturulmaktadır. İntiharın nedenine yoğunlaşma gazetecinin bakış açısına göre bir yönüyle yorumdur. Ancak, haberin içeriğiyle örtüşen bu başlık olanı yansıtması açısından nesnel olarak da değerlendirilebilir. Basına intiharların yansımasında önemli bir nokta da haberin içeriğidir. Haberin içeriğindeki öğeler, kullanılan kavramlar, olayın betimlenmesi, değerlendirilmeler, ... oldukça önemlidir. 17 intihar olayından yola çıkarak yaptığımız analize göre, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 85 intihar haberlerinde genellikle olayı betimleyen; ne, nerede, nasıl, ne zaman ve kim sorularına yanıt arayan bir içeriği oluşturacak bilgi sunulduğu görülmektedir. Gazeteciliğin, temel soru kalıplarını oluşturan 5N ve 1K olarak bilinen bu sorularla, intiharla ilgili betimsel bilgiler sunulmaktadır. İntihar edenin cinsiyeti, yaşı, medeni durumu, mesleği, ... gibi sosyo-demografik özelliklerin yanı sıra, intihar nedeni, intihar şekli, nerede ve nasıl intihar ettiği, intihara yönelik tepkiler ve değerlendirmeler haberlerin içeriğini oluşturmaktadır. Mersin’de gerçekleşen ve basına yansıyan intihar haberleri bazı intiharlar hariç, genelde 4-5 paragraf sayılabilecek uzunlukta gazete sayfalarında yer almaktadır. Bazı intihar olayları ise, gazetelerde yarım sayfaya yakın yer almaktadır. Mersin’de gerçekleşen ve basına yansıyan intiharların genellikle gazetelerin 3. sayfalarında yer aldığı görülmektedir. Bilindiği gibi, gazeteler 3. sayfalarında daha çok suç haberlerine yer vermektedirler. Özellikle cinayet, adam yaralama, gasp, soygun, trafik kazaları ve intihar haberleri bu sayfalarda daha yoğun yer almaktadır. Gazetelerin bu özelliği, ulusal ve yerel basına göre değişebilmektedir. Genel olarak, bazı tanınmış kişilerin intiharı veya trajik boyutu çok yüksek olan intiharlar ulusal gazetelerde ilk sayfalarda yer alırken, diğer intiharlar 3. sayfada yer almaktadır. Yerel basında ise, gazetelerin çoğunda intihar haberleri ilk sayfada yer almaktadır. Yerel basının bu tutumu üzerinde hedef kitlesinin yerelliği ve dikkat çekme eğiliminin etkili olduğu düşünülebilir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 86 Mersin’de basına; gazetelere yansıyan intiharlar konusunda sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: İntiharların haber değeri taşıyan, toplumu ilgilendiren, insanların dikkatini çeken önemli bir olgu ve haber türü olduğu bilinmektedir. Basın bu haberleri verirken öncelikle görevini yerine getirmektedir. Analizimize göre, intihar haberleri başlık olarak daha nesnel sunulup, bazı intiharlar hariç genel olarak olgusaldır. Ancak, bazı intihar haberlerinde yorumun daha merkeze alındığı, intihar olayının dramatize edildiği, belli intihar tiplerinin –özellikle polis ve öğrenci intiharları– daha ön plana çıkarıldığı da gözlenmektedir. İntihar şekliyle ilgili ayrıntılı bilgilerin sunulduğu intihar haberlerinin sayısı oldukça yüksektir. Bu bağlamda, haberlerin intihar davranışının öğrenilmesi, intiharın özendirilmesi, topluma bulaşması, ... gibi konularda etkileri olabileceği/olabildiği –bazı araştırmaların ortaya koyduğu gibi olması (Gould ve Sheffer, 1986; Phillips ve diğerleri, 1992)– göz önüne alındığında intiharların haberleştirilmesi konusunda basının çok dikkatli bir yaklaşım sergilemesinin önemi ortaya çıkmaktadır. 5.2 MERSİN’DE İNTİHAR GİRİŞİMLERİ Araştırmanın bu bölümünde, Mersin Devlet Hastanesi Acil Servis Ünitesi tarafından tutulan intihar girişimleri kayıt formunda yer alan bilgiler esas alınarak oluşturulan 2219 bireye ait intihar girişimi verilerinin sunumu ve yorumlanması yapılmaktadır. Acil servislerin kullandığı intihar girişimleri kayıt formu intihar girişimlerinde bulunan bireylerin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, iş ve ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 87 meslek gibi sosyo-demografik özelliklerini, intihar girişimi tarihi ve saati, intihar şekli, intihar nedeni, daha önce bireyin kendisinin veya ailesinde herhangi birinin intihar girişiminde bulunma durumu, psikiyatrik sorun yaşayıp yaşamadığı ve tedavi durumlarına ait verileri içermektedir. Anket formu şeklinde hazırlanan kayıt formunda ayrıca hastanın adres bilgileri de yer almaktadır. 5.2.1. İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNAN BİREYLERİN SOSYO-DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Tablo 21. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Cinsiyetlerine Göre Dağılımı (%) CİNSİYET Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % Kadın 1699 76,6 76,6 76,6 Erkek 520 23,4 23,4 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Tablo 21, Mersin’de 2006-2007 yıllarını kapsayan dönemde intihar girişiminde bulunan bireylerin cinsiyete göre dağılımını ortaya koymaktadır. Tabloda görüldüğü gibi, intihar girişiminde bulunan kadınların oranı erkeklerden oldukça yüksektir. Kadınların oranı %76,6, erkeklerin oranı%23,4’tür. Araştırmadan elde edilen bu bulgu gerek dünya’da ve gerekse de ülkemizdeki intihar girişimleri bulgularıyla tutarlılık arz etmektedir. Literatürde de ifade edildiği gibi intihar girişimleri intiharlara göre daha sık gözlenmekte ve kadınlar ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 88 arasında erkeklere göre daha yüksek oranda yer almaktadır (Oktik, 2005; Uçan, 2005; Erden, 2008). Grafik 8. Cinsiyet ve İntihar Girişimi Cinsiyet ve İntihar Girişimleri (%) 76,6 23,4 0 50 100 Kadın Erkek Cinsiyet ve İntihar Girişimleri(%) Tablo 22. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (%) YAŞ GRUPLARI Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % 15-24 1331 60,0 60,0 60,0 25-34 593 26,7 26,7 86,7 35-49 235 10,6 10,6 97,3 50-64 48 2,2 2,2 99,5 65+ 12 0,5 0,5 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Yaş faktörü intihar ve intihar girişimlerini açıklamada önemli bir değişken olarak değerlendirilir. Bireylerin belli yaş gurubunda yer almaları onların gelişim dönemlerini ve kişiliklerini ifade eder. Bu ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 89 bağlamda intihar girişimlerinde bulunma bir davranış kalıbı olarak, aynı zamanda yaşla da ilişkilidir. Grafik 9. Yaş ve İntihar Girişimleri Yaş ve İntihar Girişimleri (%) 60 26,7 10,6 2,2 0,5 0 20 40 60 80 15-24 25-34 35-49 50-64 65+ Yaş ve İntihar Girişimleri(%) Yapılan araştırmalar intihar girişimlerinin daha çok gençler arasında yaygın olduğunu, ileri yaşlara doğru bir azalmanın gözlemlendiğini ortaya koymaktadır. Mersin’deki intihar girişimleri araştırmasının bulguları da bu yönde bir paralellik göstermektedir. Tablo 22’de de görüldüğü gibi, intihar girişim oranı en çok 15-24 yaş gurubunda yer almaktadır. Oran olarak %60. Daha sonra %26.7‘lik bir oranla 25-34 yaş gurubu yer almaktadır. Tablo bütün olarak incelendiğinde, yaş arttıkça intihar girişiminde bulunanların azaldığı söylenebilir. Örneğin, 50-64 (%2,2) ve 65 ve üzeri (%0,5) yaş grubunda intihar girişimi oranları oldukça düşüktür. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 90 Tablo 23. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Medeni Durumlarına Göre Dağılımı (%) MEDENİ DURUM Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % Evli 845 38,1 38,1 38,1 Bekar 1203 54,2 54,2 92,3 Dul 84 3,8 3,8 96,1 Boşanmış 38 1,7 1,7 97,8 Nişanlı 42 1,9 1,9 99,7 Ayrı yaşıyor 7 0,3 0,3 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Tablo 23, Mersin’de intihar girişiminde bulunanların medeni durumlarına göre dağılımının göstermektedir. Tabloda da görüldüğü gibi, bekarlar arasında intihar girişimleri evlilere göre daha yüksektir. Bekarların intihar girişiminde bulunma oranı %54.2, evlilerin ise %38,1’dir. İntihar girişiminde bulunma oranları, dul, boşanmış, nişanlı ve ayrı yaşayanlarda daha düşüktür. Araştırmadan elde edilen bu bulgu evliliğin bireyin intihar girişiminde bulunmasında onu koruduğu, bu eylemden onu uzak tutmada bir faktör olduğu şeklinde yorumlanabilir. Araştırmadan elde edilen bu bulgu literatürle örtüşmektedir. İntihar üzerine klasik bir çalışma yapan Durkheim’dan beri yapılan pek çok araştırmada hem intihar ve hem de intihar girişimlerinin evliler arasında daha düşük bir oranda yer aldığını ortaya koymuştur (Oktik, 2005). ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 91 Tablo 24. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Eğitim Durumlarına Göre Dağılımı (%) EĞİTİM DURUMU Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % Okur-yazar değil 142 6,4 6,4 6,4 Okur-yazar 123 5,5 5,5 11,9 İlköğretim 1025 46,2 46,2 58,1 Lise 753 33,9 33,9 92,1 Yüksek öğretim 143 6,4 6,4 98,5 Bilinmiyor 33 1,5 1,5 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Tablo 24 intihar girişiminde bulunan bireylerin eğitim durumlarına göre dağılımını göstermektedir. Tabloya bütün olarak bakıldığında, okur-yazar olmayan (%6,4) okur-yazar (%5,5) ve yüksek öğretim (%6,4) mezunları aşağı yukarı benzer oranlara sahipken, özellikle ilköğretim ve lise mezunlarında intihar girişim oranlarında önemli bir farklılık olduğu söylenebilir. İlköğretim mezunlarının intihar girişiminde bulunma oranları (%46.2) lise mezunlarından (%33,9) yüksektir. Tabloda öğrenim durumu bilinmeyenlerin oranı, %1,5’tir. Elde edilen bu verilerden hareketle intihar girişiminde bulunma oranlarının eğitim durumlarının çok düşük ve yüksek olduğu durumlarda azaldığı, buna karşılık, özellikle ilköğretim ve lisede yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Tablodaki veriler, düşük eğitim düzeyi, orta derecede eğitim düzeyi ve yüksek eğitim düzeyi şeklinde tekrar sınıflandırıldığında, intihar girişiminde bulunmanın daha çok düşük ve orta düzey eğitim kategorilerinde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 92 Tablo 25. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Çalışma Durumu (%) ÇALIŞMA DURUMU Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % Çalışıyor 406 18,3 18,3 18,3 Çalışmıyor 678 30,6 30,6 48,9 Ev hanımı 658 29,7 29,7 78,5 Öğrenci 461 20,8 20,8 99,3 Bilinmiyor 16 0,7 0,7 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Bireylerin bir işle meşgul olmaları, yani çalışmaları onların yaşama tutunmaları ve toplumla bütünleşmeleri açısından oldukça önemlidir. İntihar girişimlerini açıklama bağlamında çalışıpçalışmama önemli bir değişken olarak karşımıza çıkar. Yukarıdaki tabloya, bakıldığında intihar girişiminde bulunma oranının özellikle çalışmayanlar arasında oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Çalışmayanların intihar girişiminde bulunma oranı ev hanımı ve öğrencilerle birlikte değerlendirildiğinde %81, çalışanların ise, %18,3’tür. Çalışma durumu bilinmeyenlerin oranı ise %0,7’dir. Bu oranlar, intihar girişiminde bulunma davranışını açıklamada oldukça önemlidir. İşsizliğin diğer toplumsal problemler üzerindeki etkisi bilinmektedir. Bu bağlamda içinde yaşanılan topluma ve gruba entegre olmada iş ve çalışmanın ne derece önemli bir faktör olduğu anlaşılmaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 93 Grafik 10. Çalışma Durumu ve İntihar Girişimi Çalışma Durumu ve İntihar Girişimleri (%) 30,6 29,7 20,8 18,3 0,7 0 5 10 15 20 25 30 35 Çalışmıyor Ev hanımı Öğrenci Çalışıyor Bilinmiyor Çalışma Durumu ve İntihar Girişimleri(%) Araştırmada, çalışmayanların daha çok ev hanımları ve öğrencilerden oluştuğu ortaya çıkmıştır. Ev hanımı kategorisinde yer alanların oranı %29.7’dir. Öğrencilerin oranı ise %20.8’dir. Ev hanımları ve öğrenciler arasında intihar girişimi oranlarının yüksekliği dikkat çekmektedir. Ev hanımlığı bir meslek değildir. Ancak ev hanımlığının iş, meşguliyet yönü de bulunmaktadır. Standart bir iş olmasına rağmen, bir ev hanımı rutinde olsa ev yaşamını ilgilendiren konularda etkindir. Elde edilen bu bulgu bir açıdan ev hanımlarının yaşadığı ruhsal sorunlar, yalnızlık, yaşamın tek düzeliği gibi faktörlerle açıklanabilir. Öğrencilerin durumu ise onların ergenlik ve gençlik sorunlarıyla ilişkilidir. Literatürde (Erden, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 94 2008) öğrenciler arasında intihar girişimlerinin yaygınlığı bilinmektedir. Araştırmadan elde edilen bu sonuç literatür bulgularıyla desteklenmektedir. Tablo 26. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Meslek Durumu (%) MESLEKLER Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % Ev hanımı 743 33,5 33,5 33,5 İşsiz 614 27,7 27,7 61,2 Düzensiz işler 158 7,1 7,1 68,3 Emekli 28 1,3 1,3 69,5 Büro tipi memur 42 1,9 1,9 71,4 İşçi 14 0,6 0,6 72,1 Esnaf 55 2,5 2,5 74,5 Kaifiye meslek (doktor, asker, öğretmen, polis, avukat, bankacı, ... vb.) 41 1,8 1,8 76,4 Yönetici 60 2,7 2,7 79,1 Öğrenci 448 20,2 20,2 99,3 Çiftçi 16 0,7 0,7 100,0 TOPLAM 2219 100,0 100,0 Meslek faktörü intihar ve intihar girişimlerini açıklamada önemli bir sosyolojik değişken olarak incelenir. Konuyla ilgili araştırmalar mesleğin intihar ve intihar girişimlerini etkilediğini ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 95 ortaya koymuştur. (Durkheim, 1992; Oktik, 2005; Uçan, 2005; Erden, 2008). Meslek, bireyi topluma entegre eden, onun genel anlamda birincil rolünü oluşturan, kişilik ve kimliğini şekillendirmenin yanı sıra toplumdaki sosyal sınıfı ve statüsü üzerinde de etkili olan bir faktördür. Mersin’deki intihar ve intihar girişimi araştırmasında da meslek faktörü bir değişken olarak ele alınmıştır. Tablo 26 genel olarak değerlendirildiğinde en çok intihar girişiminin ev hanımları, işsizler, öğrenciler ve düzensiz işler kategorisinde yer alanlarda yaşandığını söyleyebiliriz. Elde edilen bu bulgu tablo 25’te yer alan, intihar girişiminde bulunan bireylerin çalışma durumları bulgularıyla da örtüşmektedir. İntihar girişiminde bulunan ev hanımlarının oranı %33,5’tür. İşsizlerin intihar girişimi oranı %27,7, öğrencilerin %20,2 ve düzensiz işlerde çalışanların oranı %7,1’dir. İntihar girişim oranı işçi (%0,6), çiftçi (%0,7), emekli (%1,3) ve kalifiye mesleklerde (%1,8) düşüktür. Yönetici (%2,7) ve esnaf (%2,5) kategorisinde ise görece biraz yüksektir. Yukarıdaki oranlara bakarak, özellikle ev hanımlığı ve öğrencilik gibi formal bir meslek olmaktan ziyade bir statü veya bir etkinlik olarak değerlendirilebilecek faaliyet alanlarında intihar girişiminin yüksek olduğu görülmektedir. Yine, işsizlik gibi, çalışmama durumunda da intihar girişimi oranı (%27,7) oldukça yüksektir. Buna karşılık ifade edilen diğer mesleklerde, küçük oransal farklılıklar olmasına rağmen intihar girişimi oldukça düşüktür. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 96 Elde edilen bu bulgu, meslek ve iş sahibi olmanın genel anlamda intihar girişimlerini azalttığını söylememize imkan vermektedir. İş ve mesleğin bireyin yaşamına anlam katması, bireyi psikolojik ve sosyal açıdan anlamlı kılması, topluma uyum üzerinde etkili olması intihar girişimini de azaltmaktadır. Özellikle ev hanımları ve öğrenciler arasında intihar girişimi oranlarının yüksekliği, konunun daha ayrıntılı olarak araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Ev hanımları ve öğrencilerin yaşamı pek çok açıdan incelenmelidir. 5.2.2 İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNAN BİREYLERİN KULLANDIKLARI YÖNTEMLER, İNTİHAR GİRİŞİM ZAMANLARI VE İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNMA NEDENLERİ Araştırmanın bu alt bölümünde intihar girişiminde bulunan bireylerin kullandıkları yöntemler, hangi yılda, ayda ve saatte intihar girişiminde bulundukları ve intihar girişiminde bulunma nedenlerine ait verilerin sunumu ve yorumlanması yapılacaktır. İfade edilen bu üç değişken gerek intiharlar ve gerekse de intihar girişimlerinin açıklanmasında oldukça önemlidir. Konuyla ilgili olarak literatürde önemli bulgular yer almaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 97 Tablo 27. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Başvurdukları İntihar girişim Yöntemleri (%) İNTİHAR GİRİŞİM YÖNTEMLERİ Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % İlaç-toksik madde 2040 91,9 91,9 91,9 Kendini asma 47 2,1 2,1 94,1 Suya atlama 5 0,2 0,2 94,3 Tüpgaz vb. 4 0,2 0,2 94,5 Kesici alet 32 1,4 1,4 95,9 Silah 7 0,3 0,3 96,2 Araç altına atlama 16 0,7 0,7 96,9 Yüksekten atlama 2 0,1 0,1 97,0 Diğer 18 0,8 0,8 97,8 Bilinmiyor 48 2,2 2,2 100,0 TOPLAM 2219 100,0 100,0 Tablo 27’de görüldüğü gibi Mersinde intihar girişiminde en yaygın yöntem ilaç-toksit madde kullanımı, diğer bir ifadeyle kimyasal madde kullanmadır. Dağılımda ilaç-toksit madde kullananların oranı %91,9’dur. Bu oldukça yüksek bir orandır. Daha sonra %2,1’lik bir oranla kendini asma ve %1,4’lük bir oranla kesici alet kullanma yöntemleri gelmektedir. İntihar girişiminde ateşli silah kullanma (%0,3) ve yüksekten atlama (%0,1) oldukça düşük bir orana sahiptir. Kendini asma, ateşli silah kullanma ve yüksekten atlama birlikte değerlendirildiğinde toplam %2,7’lik bir orana ulaşılmaktadır. İfade edilen bu üç yöntem daha çok intiharlarda ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 98 (tamamlanmış intihar) kullanılmaktadır. Daha öncede ifade edildiği gibi (bkz. İntihar ve İntihar Yöntemleri) kullanılan yöntem intiharlar üzerinde oldukça etkilidir. Tamamlanan intiharlarda özellikle daha etkili yöntemler kullanılmaktadır. Kendini asmak, ateşli silah kullanmak, yüksekten atlamak ve kesici alet bunlardan en önemlileridir. İntihar girişimlerinde daha çok kimyasal madde kullanımı literatürle örtüşen bir bulgu olarak değerlendirebilir. Tablo 28. Yıllara Göre İntihar Girişimlerinin Dağılımı (%) YILLAR Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % 2006 1618 72,9 72,9 72,9 2007 601 27,1 27,1 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Mersin’de intihar girişimleriyle ilgili veriler 2006 ve 2007 yıllarını kapsamaktadır. Elde edilen verilerin büyük çoğunluğu 2006 yılına aittir. 2007 yılıyla ilgili bütün veriler elde edilememiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde tablo 28’i yorumladığımızda, intihar girişimleri yıl olarak %72.9’luk bir oranla daha çok 2006 yılında toplanmasına rağmen, oranın yüksekliğini bu yıla ait verilerin tamamına ulaşılmasıyla açıklayabiliriz. 2007 yılın da intihar girişimleri oran olarak %27.1dir. Ancak bu oran 2007 yıllının tamamını içeren verilerden oluşmamaktadır. Bu nedenle, yıllara göre (2006 ve 2007) ortaya çıkan bu farklılaşmayı 2006 yılının kendine özgü koşullarından ziyade, 2007 yılına ait verilerin çoğunluğuna veya tamamına ulaşamayışımızla açıklayabiliriz. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 99 Tablo 29. İntihar Girişimlerinin Aylara Göre Dağılımı (%) AYLAR Sayı % Ocak 122 7.5 Şubat 97 6 Mart 122 7.5 Nisan 123 7.6 Mayıs 176 10.8 Haziran 143 8.8 Temmuz 168 10.3 Ağustos 167 10.3 Eylül 127 7.8 Ekim 112 7 Kasım 110 6.8 Aralık 151 9.3 TOPLAM 1618 100.0 Tablo 29 Mersin’de 2006 yılında gerçekleşen intihar girişimlerinin aylara göre dağılımını göstermektedir. Dağılım, intiharlar girişimlerinin mayıs-ağustos döneminde oran olarak arttığını ortaya koymaktadır. Güz aylarında benzer oranlarda ve yaza göre intihar girişimleri daha düşüktür. Kış ayları ise aralık hariç genelde benzer oranlardadır. Tablodan hareketle; intihar girişimlerinin genelde yazın daha yoğunlaştığını söyleyebiliriz. İntihar girişimlerinde yazın yaşam ritminin yüksekliği kadar iklim de intihar girişimleri üzerinde etkili olabilmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 100 Tablo 30. İntihar Girişimlerinin Günün Saatlerine Göre Dağılımı(%) SAATLER Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % 0,00 496 22,4 22,4 22,4 1,00 56 2,5 2,5 24,9 2,00 61 2,7 2,7 27,6 4,00 10 0,5 0,5 28,1 5,00 6 0,3 0,3 28,3 6,00 16 0,7 0,7 29,1 7,00 18 0,8 0,8 29,9 8,00 45 2,0 2,0 31,9 9,00 60 2,7 2,7 34,6 10,00 77 3,5 3,5 38,1 11,00 83 3,7 3,7 41,8 12,00 92 4,1 4,1 46,0 13,00 86 3,9 3,9 49,8 14,00 80 3,6 3,6 53,4 15,00 84 3,8 3,8 57,2 16,00 93 4,2 4,2 61,4 17,00 96 4,3 4,3 65,8 18,00 118 5,3 5,3 71,1 19,00 121 5,5 5,5 76,5 20,00 139 6,3 6,3 82,8 21,00 136 6,1 6,1 88,9 22,00 113 5,1 5,1 94,0 23,00 105 4,7 4,7 98,7 24,00 28 1,3 1,3 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 101 İntihar ve intihar girişimleri üzerine yapılan araştırmalar, intiharla ilgili eylemlerin günün belli saatlerine göre değişebildiğini ortaya koymaktadır. Mersin Araştırması da çok belirgin olmamasına rağmen, intihar girişimlerinin özellikle günün 16-21 saatleri arasında görece yüksek, 04-07 saatleri arasında en düşük ve 10-15 saatleri arasında benzer oranlarda değiştiğini ortaya koymaktadır. İntihar girişimlerinin günün saatlerine göre değişme özelliği gündelikli yaşamın yoğunluğu ve ritmiyle açıklanabilir. Örneğin 04-07 saatleri arasında yaşam yoğunluğu oldukça düşüktür. Bu saatlerde intihara girişim olayı da oldukça düşüktür. Ancak tablo 30’a bakıldığında bu konuda ortaya çıkan dağılıma bakarak bir nedensel ilişki kurmanın da olanaklı olmadığını söyleyebiliriz. Çünkü oranlar arasında önemli farklılıklar yoktur. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 102 Tablo 31. İntihar Girişiminde Bulunma Nedenleri (%) İNTİHAR NEDENLERİ Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % 1. Aile 760 34,2 34,2 34,2 2. Aile içi şiddet 436 19,6 19,6 53,9 3. Çocuklar 25 1,1 1,1 55,0 4. Ebeveyn çatışmaları 44 2,0 2,0 57,0 5. Ölüm/Kayıp 20 0,9 0,9 57,9 6. Yalnızlık 50 2,3 2,3 60,2 7. Taciz 1 0,0 0,0 60,2 8. İletişim sorunları 178 8,0 8,0 68,2 9. Tecavüz 1 0,0 0,0 68,3 10. Karşı cinsle sorunlar 154 6,9 6,9 75,2 11. Cinsel sorunlar 9 0,4 0,4 75,6 12. Okul 68 3,1 3,1 78,7 13. İş 33 1,5 1,5 80,2 14. Evsiz kalma 4 0,2 0,2 80,4 15. Ekonomik 111 5,0 5,0 85,4 16. Gelişim dönemi sorunları 30 1,4 1,4 86,7 17. Sınav kaygısı 20 0,9 0,9 87,6 18. Alkol ve madde bağımlılığı 8 0,4 0,4 88,0 19. Evlilik 29 1,3 1,3 89,3 20. Hastalık 49 2,2 2,2 91,5 21. Süreğen hastalık 5 0,2 0,2 91,7 22. Ruhsal hastalık 184 8,3 8,3 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 103 İntihar girişimlerinin nedenleri oldukça geniş bir yelpazeyi oluşturur. Başta aile, işsizlik, göç gibi sosyo-ekonomik nedenlerinin yanı sıra psikolojik ve kültürel etkenlerle de bu olgu üzerinde belirleyici olmaktadır. Araştırmada intihar girişimlerinin nedenleri 22 kategoride toplanmıştır. Tablo 31’deki dağılıma bakıldığında öncelikle intihar girişimlerinin sebeplerinin çok çeşitli olduğu görülmektedir. Dağılımda, intihar girişimi nedeni olarak ilk sırada %34’2’lik oranla aile gelmektedir. Daha sonra yine aileyle ilgili aile içi şiddet faktörü (%19.6) 2. sırada yer almaktadır. Yine iletişim sorunları (%8), ruhsal hastalıklar (%8.3), karşı cinsle sorunlar (6.9) ve ekonomik sorunlar (%5), intihar girişimi nedenleri olarak sıralanmaktadır. Taciz, evsiz kalma, alkol ve madde bağımlılığı, ölüm ve kayıp gibi sebeplerin oranının düşük olduğu görülmektedir. Tablodaki veriler birbirleriyle ilişkilendirilip gruplandırılarak yeniden değerlendirildiğinde, öncelikle en önemli intihar girişimi nedeninin %58.2’lik bir oranla aile olduğu ortaya çıkmaktadır. Psikolojik sebepler ise 17.6’lık bir orana sahiptir. Cinsel nedenler %7.4, ekonomik nedenler ise %6.7 olarak ortaya çıkmaktadır. Alkol ve madde bağımlılığının intihar girişimlerinde bir neden olma oranının düşük (%0,4) olması dikkat çekmektedir. Tüm bu bulgular, intihar girişiminde başta aile olmak üzere sosyo-psikolojik ve ekonomik faktörlerin etkili olduğunu ortaya koymaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 104 Tablo 32. Daha Önce İntihar Girişiminde Bulunma Durumu (%) Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % Evet 312 14,1 14,1 14,1 Hayır 1907 85,9 85,9 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Bazı örneklerde intihar girişimi davranışı bir veya birkaç kez gerçekleşebilmektedir. Ayrıca intihar girişimi davranışı bireyin ait olduğu ailenin diğer üyelerinde de görülebilmektedir. Bu tür davranışların varlığı intihar ve intihar girişimi davranışını açıklama da önemli bir gösterge olarak yorumlanmaktadır. Bireyin intihara eğilimli olduğu veya ailenin bu yönde bir etkisi olduğu şeklinde bir yorum yapılabilir. Grafik 11. Daha Önce İntihar Girişiminde Bulunma Durumu Daha Önce İntihar Girişiminde Bulundu mu? 14,1 85,9 0 20 40 60 80 100 Evet Hayr Daha Önce İntihar Girişiminde Bulundu mu? ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 105 Araştırma verilerinin bir kısmı yukarıda ifade edilen durumu tespit etmeyi mümkün kılmaktadır. Tablo 32’de görüldüğü gibi daha önce intihar girişiminde bulunan bireylerin oranı %14.1’dir. Daha önce intihar girişiminde bulunmayanların oranı ise %85,9’dur. Daha önce intihar girişiminde bulunanların oranı düşük olmasına rağmen üzerinde durulmayı da gerektirmektedir. Çünkü, bu tür davranışların intiharla (ölümle) sonuçlanabileceği düşünüldüğünde sorunun nedenli yaşamsal olduğu anlaşılır. Tablo 33. İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Ailelerinde İntihar Girişiminde Bulunma Davranışı (%) Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % 1. Var 89 4,0 4,0 4,0 2. Yok 2130 96,0 96,0 100,0 Toplam 2219 100,0 100,0 Aileler açısından konu ele alındığında, intihar girişiminde bulunan bireylerin ailelerinde intihar girişimi davranışında bulunma oranının (%4) düşük olduğu görülmektedir. Toplam 2219 bireyin 89’unun ailelerinde intihar girişimi olayı yaşanmıştır. Ancak, yukarıdaki yorumu bu durum için de yapabiliriz. Aile genel anlamda intihar ve intihar girişimlerini açıklamada önemli bir faktör olarak değerlendirilir. Ailede bu yönde örneklerin olması bireylerin intihar ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 106 etmesinde veya intihar girişiminde etkili olabilmektedir. Bireyin yaşamına sonlandırabilen bu tür durumlarda, küçük yüzdeler üzerinde dahi önemle durulması gerekir 5.2.3 İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNAN BİREYLERİN KENDİLERİNDE VE AİLELERİNDE DAHA ÖNCE PSİKİYATRİK TANI VE TEDAVİ OLUP OLMAMA DURUMU Mersin’deki 2219 intihar girişimi üzerine yapılan araştırma verilerine göre, intihar girişiminde bulunan bireylerin %10.4’üne daha önce psikiyatrik bir tanı konulmuştur. İntihar girişiminde bulunan bireylerin ailelerinde psikiyatrik tanı konma oranı (%3,7) daha düşüktür. Hangi tür veya nasıl bir tanı konduğuna dair intihar girişimi formlarında bilgi bulunmamaktadır. Elde edilen bu bulgular intihar girişiminde bulunan bireylerin küçük de olsa belli bir oranını tedaviyi gerektirecek düzeyde psikolojik sorunlara sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Tablo 34. Son Altı Ay İçinde Psikiyatrik Tedavi veya Takip Yapılma Durumu (%) Sayı Yüzde Geçerli % Birikimli % 1. Yapıldı 357 16,1 16,1 16,1 2. Yapılmadı 1861 83,9 83,9 100,0 Toplam 2218 100,0 100,0 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 107 Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi, Mersin’de intihar girişiminde bulunan bireylerin %16,1’i son altı ay içerisinde psikiyatrik bir tedavi görmüşlerdir. Araştırma verilerine göre, son altı ay içerisinde psikiyatrik tedavi görenlere uygulanan tedavi şeklinin ilaç tedavisi olduğu ortaya çıkmıştır. İlaç tedavisi görenlerin oranı %35,7’dir. Kendilerine psikiyatrik konsültasyon yapılan bireylerin oranı %5’6’dır. Yapılmayanların oranı ise %94,4’tür. Yukarıdaki veriler bütün olarak değerlendirildiğinde, intihar girişiminde bulunan bireylerin belli bir kısmında psikolojik sorunlar olduğu, bu nedenle psikiyatrik tanı konulup, daha çok ilaç tedavisi uygulandığı anlaşılmaktadır. 5.2.4 İNTİHAR GİRİŞİMİ YÖNTEMLERİNİN BAZI SOSYO-DEMOĞRAFİK DEĞİŞKENLERE GÖRE DAĞILIMI Araştırmanın bu alt bölümünde Mersin’de 2006-2007 yıllarında intihar girişiminde bulunan toplam 2219 kişinin intihar girişiminde kullandıkları yöntemler ile onların cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu ve meslek gibi sosyodemografik özelliklerinin iki değişkenli çapraz tablolarda sunumu ve yorumlanması yapılacaktır. Bölümün amacı ifade edilen değişkenler ile intihar girişimi yöntemleri arasında bir farklılaşma olup olmadığını ortaya koymaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 108 Tablo 35. İntihar Girişim Yöntemi ve Cinsiyet (%) Mersin’de intihar girişiminde bulunan kişilerin çoğunluğunu (%76,6) kadınlar oluşturmaktadır. İntihar girişiminde bulunan erkeklerin oranı %23,4’tür. (Bkz. Tablo. 21) Kadın Erkek 1. ilaç, toksik madde Sayı 1572 468 % 77,1 22,9 2. Asarak Sayı 41 6 % 87,2 12,8 3. Suya atlama Sayı 3 2 % 60,0 40,0 4. Tüp gaz vb. Sayı 4 % 100,0 5. Kesici alet Sayı 21 11 % 65,6 34,4 6. Ateşli Silah Sayı 4 3 % 57,1 42,9 7. Araç altına atlama Sayı 13 3 % 81,3 18,8 8. Yüksekten atlama Sayı 1 1 % 50,0 50,0 9. Diğer Sayı 13 5 % 72,2 27,8 10. Bilinmiyor Sayı 27 21 % 56,3 43,8 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 109 Tablo 35’e bakıldığında, intihar girişim yöntemlerinin cinsiyete göre farklılaştığı görülmektedir. İlaç-toksik madde kullanarak intihar girişiminde bulunma kadınlarda %77.1, erkeklerde ise %22.9’dur. Yine kendini asarak intihar girişiminde bulunma kadınlarda (%87,2) erkeklerden (%12,8) daha yüksektir. Kesici alet kullanarak intihar girişiminde kadınlarda (%65.6) erkeklere (%34.4) göre daha yüksektir. Tablo bütün olarak incelendiğinde intihar girişim yöntemleri ile cinsiyet değişkeni arasında bir farklılaşmanın olduğu görülmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 110 Tablo 36. İntihar Girişim Yöntemi ve Yaş Grubu (%) 15-24 25-34 35-49 50-64 65+ 1. İlaç, toksik madde Sayı 1223 543 222 44 8 Satır % 60,0 26,6 10,9 2,2 0,4 2. Asarak Sayı 30 10 5 1 1 Satır % 63,8 21,3 10,6 2,1 2,1 3. Suya atlama Sayı 2 1 2 Satır % 40,0 20,0 40,0 4. Tüp gaz vb. Sayı 3 1 Satır % 75,0 25,0 5. Kesici alet Sayı 21 11 Satır % 65,6 34,4 6. Ateşli Silah Sayı 6 1 Satır % 85,7 14,3 7. Araç altına atlama Sayı 10 4 2 Satır % 62,5 25,0 12,5 8. Yüksekten atlama Sayı 2 Satır % 100,0 9. Diğer Sayı 10 7 1 Satır % 55,6 38,9 5,6 10. Bilinmiyor Sayı 24 17 5 2 Satır % 50,0 35,4 10,4 4,2 İntihar girişimi yaş grupları açısından değerlendirildiğinde, genellikle 15-24 (%60) ve 25-34 (%26,7) yaş gruplarında yoğunlaşmaktadır. (Tablo 22) Yaş ilerledikçe intihar girişiminde bulunmanın azaldığını söyleyebiliriz. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 111 İntihar girişim yöntemlerinin yaşa gruplarına göre incelendiğinde, tüm yaş gruplarında farklılaşmaların olduğu görülmektedir. Özellikle, 15-24 ve 25-34 yaş gruplarında tüm intihar girişim yöntemleri yaşa göre belirgin bir şekilde değişmektedir. Örneğin; 15-24 yaş grubunda ilaç-toksik madde kullanma %60, asarak %63.8, kesici alet %75, ateşli silah %85.7’dir. 35-49, 50-64 ve 65 yaş üzeri gruplarda farklılaşmalar olmasına rağmen oranlar düşüktür. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 112 Tablo 37. İntihar Girişimi Yöntemi ve Medeni Durum (%) evli bekar dul boşanmış nişanlı Ayrı yaşıyor 1. ilaç, toksik madde Sayı 785 1115 74 20 40 6 % 38,5 54,7 3,6 1,0 2,0 0,3 2. asma Sayı 21 18 2 6 % 44,7 38,3 4,3 12,8 3. suya atlama Sayı 1 2 1 1 % 20,0 40,0 20,0 20,0 4. tüp gaz, vb. Sayı 1 2 1 % 25,0 50,0 25,0 5. kesici aletle Sayı 9 21 1 1 % 28,1 65,6 3,1 3,1 6. ateşli silah Sayı 1 6 % 14,3 85,7 7. araç altına atlama Sayı 4 8 2 2 % 25,0 50,0 12,5 12,5 8. yüksekten atlama Sayı 2 % 100,0 9. diğer Sayı 4 7 2 5 % 22,2 38,9 11,1 27,8 10. bilinmiyor Sayı 19 22 2 4 1 % 39,6 45,8 4,2 8,3 2,1 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 113 Tablo 37 intihar girişim yöntemlerinin medeni duruma göre dağılımını göstermektedir. Tabloda da görüldüğü gibi, ilaç-toksik madde kullanma yöntemi en yaygın yöntemdir. Bu yönteme bekarlar (%54.7) evlilere (%38.5) göre daha yüksek oranda başvurmaktadırlar. Asarak intihar girişiminde bulunma ise evlilerde (%44,7) bekarlara göre (%38,3) daha yüksek orandadır. Araç altına atlama, kesici alet kullanma ve suya atlama yine bekarlarda evlilere göre daha sık başvurulan bir yöntemdir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 114 Tablo 38. İntihar Girişim Yöntemi ve Eğitim Durumu (%) Okur-yazar değil Okur-yazar İlkokul Lise Üniversite Bilinmiyor 1. ilaç, toksik sayı 121 95 949 713 133 29 madde % 5,9 4,7 46,5 35,0 6,5 1,4 2. asma sayı 3 8 24 7 3 2 % 6,4 17,0 51,1 14,9 6,4 4,3 3. suya atlama sayı 1 2 1 1 % 20,0 40,0 20,0 20,0 4. tüp gaz,vb. sayı 2 2 % 50,0 50,0 5. kesici aletle sayı 3 1 16 11 1 % 9,4 3,1 50,0 34,4 3,1 6. ateşli silah sayı 1 1 1 3 1 % 14,3 14,3 14,3 42,9 14,3 7. araç altına sayı 3 3 5 5 atlama % 18,8 18,8 31,3 31,3 8. yüksekten sayı 1 1 atlama % 50,0 50,0 9. diğer sayı 5 4 5 3 1 sayı 27,8 22,2 27,8 16,7 5,6 10. bilinmiyor % 5 9 21 7 5 1 % 10,4 18,8 43,8 14,6 10,4 2,1 Araştırma verilerine göre intihar girişimi yöntemi eğitim durumuna göre farklılaşmaktadır. En yaygın olarak kullanılan intihar girişim yöntemi olan ilaç-toksik madde kullanmak ilköğretim ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 115 (%46,5) ve lise mezunları (%35) tarafından daha sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Tablodan da görüldüğü gibi, ilköğretim ve lise mezunları genelde tüm intihar girişim yöntemlerine başvurmada diğer eğitim düzeylerine göre yüksek oranlara sahiptir. İlaç-toksik madde kullanma ve asma yöntemi, okur-yazar olmayan ve üniversite mezunlarında düşük oranda kullanılmaktadır. Tablo 39. İntihar Girişim Yöntemi ve Çalışma Durumu (%) Çalışıyor Çalışmıyor Ev hanımı Öğrenci Bilinmiyor 364 624 606 432 14 17,8 30,6 29,7 21,2 0,7 16 10 16 4 1 34,0 21,3 34,0 8,5 2,1 2 1 2 40,0 20,0 40,0 3 1 75,0 25,0 6 11 8 7 18,8 34,4 25,0 21,9 3 3 1 42,9 42,9 14,3 4 3 7 2 25,0 18,8 43,8 12,5 1 1 50,0 50,0 3 5 8 2 16,7 27,8 44,4 11,1 9 17 11 10 1 İlaç-toksik madde Asma Suya atlama Tüp gaz,vb. Kesici aletle Ateşli silah Araç altına atlama Yüksekten atlama Diğer Bilinmiyor 18,8 35,4 22,9 20,8 2,1 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 116 Tablo 39’da görüldüğü gibi, intihar girişim yöntemleri çalışma durumuna göre farklılaşmaktadır. En yaygın intihar girişim yöntemi olan ilaç-toksik madde kullanımı çalışmayanlarda (%30.6) çalışanlara (%17.8) göre daha yüksektir. Ev hanımları arasında ilaç-toksik madde kullanma yöntemi %29.7’dir. Öğrencilerde ise %21.2’dir. Asarak intihar girişiminde bulunma çalışanlar (%34) ve ev hanımlarında (%34) daha sık gözlenmektedir. Kesici alet kullanma tüm kategorilerde farklı oranlara sahiptir. En çok, çalışmayan (%34.4) ve ev hanımları (%25) arasında görülmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 117 Tablo 40. İntihar Girişim Yöntemi ve Meslek (%) Ev hanımı işsiz Düzensiz işler İşçi Esnaf Yönetici Öğrenci Diğer 647 578 151 10 53 59 432 110 31,7 28,3 7,4 0,5 2,6 2,9 21,2 5,4 24 16 2 2 2 1 51,1 34,0 4,3 4,3 4,3 2,1 3 1 1 60,0 20,0 20,0 1 3 25,0 75,0 7 11 2 1 1 7 3 21,9 34,4 6,3 3,1 3,1 21,9 9,4 3 1 1 1 1 42,9 14,3 14,3 14,3 14,3 14 1 1 87,5 6,3 6,3 1 1 50,0 50,0 13 2 2 1 72,2 11,1 11,1 5,6 31 2 1 1 1 1 11 1. ilaç, toksik madde 2. asma 3. suya atlama 4. tüp gaz, vb. 5. kesici aletle 6. ateşli silah 7. araç altına atlama 8. yüksekten atlama 9. diğer 10. bilinmiyor 64,6 4,2 2,1 2,1 2,1 2,1 22,9 Araştırma verilerine göre intihar girişim yöntemleri mesleklere göre değişmektedir. İlaç-toksik madde kullanarak intihar girişiminde bulunma ev hanımı (%31.7), işsiz (%28.5) ve öğrenci (%21.2) kategorilerinde daha yüksek orandadır. Buna karşılık, işçi, esnaf ve ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 118 yöneticilerde çok düşüktür. Asarak intihar girişiminde bulunma ise daha çok ev hanımı (%51.1) ve işsiz (%34) kategorilerinde yoğunlaşmaktadır. Kesici alet kullanmak ev hanımı ve öğrenci kategorilerinde benzer oranda (%21.9) iken, işsizler arasında daha yüksektir (%34.4). Tabloda da görüldüğü gibi, araç altına atlayarak intihar girişiminde bulunma ev hanımlarında oldukça yüksek bir oranda (87.5) başvurulan bir yöntemdir. Yine, suya atlama yöntemi de en çok kadınların başvurduğu bir yöntemdir. 5.2.5 İNTİHAR GİRİŞİMİ NEDENLERİNİN BAZI SOSYO-DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERE GÖRE DAĞILIMI Araştırmanın bu alt bölümünde Mersin’de 2006- 2007 yıllarında intihar girişiminde bulunan toplam 2219 kişinin intihar girişiminde bulunma nedenleri ile onların cinsiyet, yaş, medeni durum, çalışma durumu, meslek ve eğitim durumu gibi sosyo demografik özelliklerin iki değişkenli çapraz tablolarda sunumu ve yorumlaması yapılacaktır. Bölümün amacı, ifade edilen değişkenler ile intihar girişimi nedenleri arasında bir farklılaşma olup olmadığını ortaya koymaktır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 119 Tablo 41. İntihar Girişim Nedeni ve Cinsiyet (%) Kadın Erkek Ailevi Sayı 1034 231 % 81,7 18,3 Ölüm/Kayıp Sayı 17 3 % 85,0 15,0 Cinsel nedenler Sayı 37 14 % 72,5 27,5 Ruhsal nedenler Sayı 149 30 % 83,2 16,8 Eğitim Sayı 161 70 % 69,7 30,3 Ekonomik Sayı 62 86 % 41,9 58,1 Gelişim dönemi Sorunları Sayı 22 8 % 73,3 26,7 Alkol ve madde bağımlılığı Sayı 17 11 % 60,7 39,3 Hastalık Sayı 200 67 % 74,9 25,1 Tablo 41’de de görüldüğü gibi, intihar girişiminde bulunma nedenleri bireyin cinsiyetine göre farklılaşmaktadır. Tabloya göre ailevi nedenlerle intihar girişiminde bulunma kadınlarda (%81.7) erkeklerden (%18.3) daha yüksektir. Cinsel sorunlara bağlı olarak intihar girişiminde bulunma oranı ise erkeklerde (%27.5) kadınlara (%72.5) göre daha düşüktür. Yine ekonomik sorunlara bağlanan ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 120 intihar girişimleri erkeklerde (%41.9) kadınlara (%58.1) göre daha yüksektir. Tabloya göre, ekonomik nedenler hariç, diğer tüm intihar nedenlerinde kadınların oranı erkeklerden daha yüksektir. Özellikle; Ailevi (%81.7), ölüm-kayıp (%85), ruhsal nedenler (%83.2) ve cinsel nedenler (%72.5) kategorilerinde kadınların oranı erkeklerden daha yüksektir. Kısaca, tablo bütün olarak incelendiğinde intihar girişim nedenlerinin cinsiyete göre farklılaştığını söyleyebiliriz. Elde edilen x2 (chi square) değeri (x2=161,903) değişkenler arasında ilişki olduğunu (P<0.05) ortaya koymaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 121 Tablo 42. İntihar Girişim Nedeni ve Yaş Grubu (%) 15-24 25-34 35-49 50-64 65+ 740 338 145 32 10 58,5 26,7 11,5 2,5 0,8 10 5 4 1 50,0 25,0 20,0 5,0 26 20 5 51,0 39,2 9,8 123 41 12 3 68,7 22,9 6,7 1,7 189 38 4 81,8 16,5 1,7 55 68 22 3 37,2 45,9 14,9 2,0 30 100,0 22 5 1 78,6 17,9 3,6 136 78 42 9 2 Ailevi Ölüm/kayıp Cinsel nedenler Ruhsal nedenler Eğitim Ekonomik Gelişim dönemi sorunları Alkol ve madde bağımlılığı Hastalık 50,9 29,2 15,7 3,4 0,7 İntihar girişim nedeni yaş grubu değişkeni ile birlikte değerlendirildiğinde, yukarıdaki tablo 42’de de görüldüğü gibi değişkenlere ait kategorilerde farklılaşmaların olduğu görülmektedir. Tabloya bakarak, öncelikle tüm intihar girişim nedenlerinin 15-24 ve 25-34 yaş gruplarında, diğer yaş gruplarına göre daha yüksek oranda yer aldığını söyleyebiliriz. 15-24 yaş grubunda başta eğitim olmak üzere (%81.8), ruhsal nedenler (%68,7), alkol ve madde bağımlılığı (%78.6) ve gelişim dönemi sorunları (5100), ... gibi nedenlere bağlı intihar girişimlerinin yüksek oranda yer aldığı görülmektedir. İfade ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 122 edilen bu nedenler, bu yaş kategorisinde yer alanlar arasında daha yoğun gözlenen sorunlardır. Belirtilen nedenlere ağlı intihar girişimleri, 25-34 yaş kategorisinde daha düşük olmasına rağmen önemlidir. 25-34 yaş kategorisinde özellikle ekonomik nedenlere bağlı intihar girişimlerinin yüksekliği (%45.9) dikkat çekmektedir. Tablo 42’de 50-64 ve 65 ve üzeri yaş kategorisinde yer alanlarda intihar girişim nedenlerinde önemli farklılaşmaların olmadığı görülmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 123 Tablo 43. İntihar Girişim Nedeni ve Medeni Durum (%) Evli bekar dul boşanmış nişanlı Ayrı yaşıyor Ailevi Sayı 579 597 44 29 13 3 % 45,8 47,2 3,5 2,3 1,0 0,2 Ölüm/kayıp Sayı 7 10 2 1 % 35,0 50,0 10,0 5,0 Cinsel Sayı 7 34 7 2 1 % 13,7 66,7 13,7 3,9 2,0 Ruhsal Sayı 52 116 2 3 6 % 29,1 64,8 1,1 1,7 3,4 Eğitim Sayı 16 200 2 1 11 1 % 6,9 86,6 0,9 0,4 4,8 0,4 Ekonomik Sayı 62 71 10 4 1 % 41,9 48,0 6,8 2,7 0,7 Gelişim dönemi Sayı 1 29 sorunları % 3,3 96,7 Alkol ve madde Sayı 3 23 2 Bağımlılığı % 10,7 82,1 7,1 Hastalık Sayı 118 123 15 3 7 1 % 44,2 46,1 5,6 1,1 2,6 0,4 Tablo 43, intihar girişim nedenlerinin medeni duruma göre dağılımını göstermektedir. Tabloda da görüldüğü gibi ailevi nedenlere bağlı intihar girişimleri evli ve bekarlarda benzer ve yüksek oranlarda yer almaktadır. Ölüm-kayıp, cinsel nedenler, ruhsal ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 124 nedenler, eğitimsel nedenler, gelişim dönemi sorunları ve alkolmadde bağımlılığına bağlanan intihar girişimleri bekarlarda evlilere göre daha yüksek oranda görülmektedir. Hastalığa bağlı intihar girişimleri evli ve bekarlarda yaklaşık olarak benzer orandadır. Tablo 44. İntihar Girişim Nedeni ve Eğitim Durumu (%) Okur-yazar Değil Okur-yazar İlköğretim Lise Üniversite Bilinmiyor 93 89 621 385 58 19 7,4 7,0 49,1 30,4 4,6 1,5 2 1 9 7 1 10,0 5,0 45,0 35,0 5,0 2 26 19 3 1 3,9 51,0 37,3 5,9 2,0 3 2 74 76 21 3 1,7 1,1 41,3 42,5 11,7 1,7 2 8 67 128 25 1 0,9 3,5 29,0 55,4 10,8 0,4 11 7 79 34 12 5 7,4 4,7 53,4 23,0 8,1 3,4 1 15 14 3,3 50,0 46,7 2 6 15 5 7,1 21,4 53,6 17,9 26 16 128 75 19 3 Ailevi Ölüm/kayıp Cinsel nedenler Ruhsal nedenler Eğitim Ekonomik Gelişim dönemi sorunları Alkol ve madde bağımlılığı Hastalık 9,7 6,0 47,9 28,1 7,1 1,1 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 125 Tablo 44 intihar girişim nedenlerinin eğitim durumuna göre değişimini göstermektedir. Dağılıma bakıldığında, ilköğretim ve lise kategorilerinde intihar girişim nedenlerinin daha çok yoğunlaştığı görülmektedir. İlköğretim mezunları arasında ailevi nedenlere bağlı intihar girişimleri (%49.1), lise (%30.4) ve üniversite (%4.6)’ye göre oldukça yüksektir. Dağılımda, ruhsal nedenlere dayalı intihar girişimleri ilköğretim ve lise kategorilerinde benzer oranlarda yer almaktadır. Eğitime bağlı intihar girişim nedenleri en çok lise (%55.4) mezunları arasında yaygındır. Önemli bir intihar girişim nedeni olan hastalık ise daha çok ilköğretim (%47.9) ve lise mezunlar (%28.1) arasında görülmektedir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 126 Tablo 45. İntihar Girişim Nedeni ve Çalışma Durumu (%) Çalışıyor Çalışmıyor Ev hanımı Öğrenci Bilinmiyor 199 366 465 225 10 15,7 28,9 36,8 17,8 0,8 3 6 6 5 15,0 30,0 30,0 25,0 13 18 11 7 2 25,5 35,3 21,6 13,7 3,9 33 59 40 47 18,4 33,0 22,3 26,3 46 60 14 109 2 19,9 26,0 6,1 47,2 0,9 53 64 24 6 1 35,8 43,2 16,2 4,1 ,7 2 11 2 15 6,7 36,7 6,7 50,0 2 11 1 14 7,1 39,3 3,6 50,0 55 83 95 33 1 Ailevi Ölüm/kayıp Cinsel nedenler Ruhsal nedenler Eğitim Ekonomik Gelişim dönemi sorunları Alkol ve madde bağımlılığı Hastalık 20,6 31,1 35,6 12,4 0,4 İntihar girişim nedenleri bireylerin çalışma durumuna göre farklılık göstermektedir. Tablo 45’te görüldüğü gibi, ailevi nedenlere bağlı intihar girişimleri en çok ev hanımları (%36.8) ve çalışmayanlarda (%28.9) gözlenmektedir. Çalışanlarda (%15.7) ve öğrencilerde (%17.8) ailevi nedenlere bağlı intihar girişim oranları düşüktür. Dağılımda ruhsal nedenlere bağlı intihar girişimlerinin ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 127 çalışmayanlar arasında yüksek oranda (%33) görüldüğü dikkat çekmektedir. İşsizliğin bireyleri ruhsal bunalımlara ittiği bilinmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan bulgu anlamlıdır. Dağılımda ekonomik nedenlere bağlı intihar girişimlerinin çalışmayanlar arasında daha yüksek oranda görüldüğü dikkat çekmektedir. Eğitime bağlanan intihar girişimleri ise öğrenciler arasında daha yüksek orandadır (%47.2). Alkol ve madde bağımlılığına dayalı intihar girişimleri çalışmayanlar ve öğrenciler arasında diğer kategorilere göre oldukça yüksek orandadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 128 Tablo 46. İntihar Girişim Nedeni ve Meslek (%) Ev hanımı işsiz Düzensiz işler İşçi Esnaf Yönetici Öğrenci Diğer 547 321 67 9 23 32 209 57 43,2 25,4 5,3 0,7 1,8 2,5 16,5 4,5 6 6 3 5 30,0 30,0 15,0 25,0 12 17 6 1 4 7 4 23,5 33,3 11,8 2,0 7,8 13,7 7,8 40 55 14 3 4 48 15 22,3 30,7 7,8 1,7 2,2 26,8 8,4 11 59 20 1 8 8 110 14 4,8 25,5 8,7 0,4 3,5 3,5 47,6 6,1 27 57 24 3 14 5 6 12 18,2 38,5 16,2 2,0 9,5 3,4 4,1 8,1 3 10 1 14 2 10,0 33,3 3,3 46,7 6,7 1 10 1 1 14 1 3,6 35,7 3,6 3,6 50,0 3,6 96 79 23 1 4 7 35 22 Ailevi Ölüm/kayıp Cinsel nedenler Ruhsal nedenler Eğitim Ekonomik Gelişim dönemi sorunları Alkol ve madde bağımlılığı Hastalık 36,0 29,6 8,6 0,4 1,5 2,6 13,1 8,2 Tablo 46, mesleğe göre intihar girişim nedenlerinin dağılımını göstermektedir. Tabloda da görüldüğü gibi, ailevi nedenlere bağlı intihar girişimleri en çok ev hanımı (%43.2), işsiz (%25.4) ve öğrenciler (%16.5) arasında gözlenmektedir. Cinsel nedenlere bağlı intihar girişimleri ev hanımları (%23,5) ve işsizler (%33,3)’de daha sık gözlenmektedir. Özellikle işsizlerde daha yüksektir. Ruhsal nedenlere bağlı intihar girişimleri ise daha çok işsiz (%30,7) ve ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 129 öğrenciler (%26,8) arasında görülmektedir. Eğitime bağlı intihar girişimlerinin öğrenciler arasında yüksek oranda (%47,6) yer alması dikkat çekici bir bulgudur. Bilindiği gibi intihar girişimleri daha çok gençler arasında yaygındır. Toplumdaki öğrenci kesimi ise genç nüfus içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle araştırmadan elde edilen bu bulgu tutarlıdır. Tablodan da görüldüğü gibi, ekonomik nedenlere bağlı intihar girişimler işsizler arasında önemli oranda (%38,5) ve ilk sırada yer almaktadır. Hastalığa bağlı intihar girişimleri ise ev hanımları (%36) ve işsizler arasında (%29,6) daha sık gözlenmektedir. Sonuç olarak; mesleğe göre intihar girişim nedenleri özellikle işsiz, öğrenci ve ev hanımları arasında daha sık gözlenmektedir. Araştırmadan elde edilen bu sonuç, bu toplum kesimlerine yönelik çalışmalar yapılmasının önemini ortaya koymaktadır. 5.3 İNTİHAR GİRİŞİMLERİYLE İLGİLİ ÖRNEK OLAYLAR Örnek Olay 1. Ç.A. bayan. 16 yaşında, ilköğretim sekizinci sınıfta okuyor. Anne baba 18 yıldır birlikteler, ancak resmi nikahları yok, Ç.A. üç kardeşin en büyüğü. Sekiz yıl önce anne baba ayrılmış ve çocuklar anne baba tarafından bakımlarını sağlayamadıkları için Çocuk Esirgeme Kurumu’na yerleştirilmişler. Çocuk Esirgeme Kurumu’nda yaklaşık iki yıl kalan çocuklar, anne babanın tekrar birlikte yaşamaya başlamaları üzerine eve dönmüşler ama hala ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 130 Çocuk Esirgeme Kurumunda kayıtları devam ediyor. Ç.A. babasının gençliğinde alkol kullandığını ve iki ay öncede evi terk ettiğini ifade ediyor. Babasını sorumsuz bir kişi olarak tanımlıyor. Evin geçimini annesi çöp toplayarak sağlamaya çalışıyormuş. Son iki yıldır Ç.A. birçok defa evden kaçmış ve bir yıl öncede annesi ile tartıştığı için bileklerini keserek intihar girişiminde bulunmuş. İntihar girişiminden sonra Mersin Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü tarafından takibe alınarak ayaktan ilaç tedavisi başlanılmış ancak; Ç.A. tedaviye devam etmemiş. Son intihar girişiminden iki hafta önce uyuşturucu hap, esrar kullanımı ve yine evden kaçmalar nedeni ile annesi tarafından Mersin Devlet Hastanesi ergen psikiyatrisine getirilmiş ve ayaktan ilaç tedavisine başlanılmış. Yaklaşık üç aydır devam eden duygusal ilişkisi sona erdiği için tedavi için verilen ilaçları içerek intihar girişiminde bulunmuş. Acil serviste yapılan ilk müdahaleden sonra psiko-sosyal destek odası tarafından takibe alınarak ergen psikiyatrisine yönlendirildi. Örnek Olay 2. C.G. bayan, 19 yaşında, ilkokul mezunu. Anne ve babası sağ, altı ay önce kendi isteği ile anlaşarak evlenmiş, eşi ile birlikte kuaförlük yapıyor. Ekonomik nedenlerden dolayı eşi, kayınvalidesi, kayınbiraderi, kendi kız kardeşi ve onun eşi ile birlikte yaşıyorlar. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 131 C.G. yedi yaşından on iki yaşına kadar dedesi ve dayısı tarafından cinsel tacize uğradığını ve bu durumu annesine söylediğinde annesinin kendisine inanmadığını ve yalan söylediğini düşünerek fiziksel şiddet uyguladığını ifade ediyor ve tüm bunlara maruz kaldığı için annesini suçluyor, annesinin kendisine yeterince sahip çıkamadığını düşünüyor. Son günlerde eşi ile sık sık tartıştıklarını, borçlarını ödemek için eşinin Kıbrıs’a gidip orada bir formalite evlilik yaparak iş kurmak istediğini bunu yapabilmeleri için de boşanmaları gerektiğini söylemesi üzerine; çok öfkelendiğini, üzüldüğünü ve bu formalite evlilik konusunda eşine inanmadığını bu nedenle de evde bulunan ilaçlardan içerek intihar girişiminde bulunduğunu ifade ediyor. C.G 14 yaşında iken de ilaç içerek intihar girişiminde bulunmuş ve hiçbir şey olmamış, hiçbir şey olmadığı için hiç kimsede anlamamış, bu defaki intihar girişiminde fenalaştığı için kız kardeşi tarafından Mersin Devlet Hastanesi Acil Servisine getirilmiş ve ilk müdahalesi yapılarak yoğun bakım ünitesine yatırılarak takibe alınmış. Örnek Olay 3. Anne baba boşanınca C.U. halasında, kardeşi anneannesinde kalmış, baba ikinci kez evlenince kızlarını yanına almış ve yeni eşinden de 1 erkek çocuğu olmuş. Üvey annenin şiddet uygulaması nedeniyle C.U halasının yanına dönmüş ama sık sık babası ile halası arasında gidip gelmiş. Baba 4 yıl önce ikinci eşten de aynı nedenle boşanmış. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 132 C.U. şu anda babası ile birlikte yaşıyor; yaşamdan hiçbir beklentisi olmadığını yaşamak istemediğini ifade ediyor. C.U. daha öncede beş kez evdeki ilaçları içerek intihar girişiminde bulunduğunu, fakat ilaçların hiçbir etkisi olmadığından kimsenin bu durumu fark etmediğini, bu defa ölmek için ilaç değil, evde bulunan tarım ilacından içtiğini, fenalaşınca kız kardeşinin babasına haber vererek babası tarafından hastaneye getirildiğini söylüyor. Acil serviste yapılan ilk müdahalesinden sonra, birimimizce takibe alınarak düşünce içeriğindeki yoğun depresif öğeler ve tekrarlanan intihar girişimleri nedeniyle çocuk ve ergen psikiyatrisine yönlendirilmiştir. Örnek Olay 4. D.Ç. bayan, 26 yaşında lise mezunu ve dışarıdan Açık Öğretim Fakültesi’nde okuyor. Bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışıyor. Beş yıllık evli, eşi ile kendi isteği ile evlenmiş, eşi de bir kamu kurumunda memur olarak çalışıyor, dört yaşında bir kızı var. D.Ç. dört yaşında iken annesini kaybetmiş, yaklaşık iki yıl babası ve babaannesi ile birlikte yaşamışlar. Babasının evlenmesi üzerine üvey anne ve baba ile yaşamaya başlamış. D.Ç. de doğuştan işitme kaybı mevcut, çocukluğundan bu yana işitme cihazı kullanıyor. Çocukluğunda üvey anne ile işitme problemi ve tuvalet eğitimi nedeni ile sorun yaşamış, o dönemde psikologdan yardım almışlar. D.Ç. işitme problemi nedeni ile okul başarısızlığı yaşamış. Ortaokul yıllarında zaman zaman evden kaçtığı ve yalan söylediği ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 133 için babasından şiddet görmüş. D.Ç. eşinin iyi biri olmasına rağmen evliliğinde ve iş yaşamında mutlu olmadığını, eşine ve arkadaşlarına sürekli her konuda yalan söylediğini, çocuğuna kötü davrandığını (ilgilenmiyor, bakmıyor, bağırıyor), kendini yalnız hissettiğini bu nedenle de evde bulunan ağrı kesici ve antibiyotiklerden içerek intihar girişiminde bulunduğunu daha sonra pişman olarak eşine söylediğini ve eşi tarafından Mersin Devlet Hastanesi Acil servisine getirildiğini ifade ediyor. Acil serviste yapılan ilk müdahaleden sonra psiko-sosyal destek odası tarafından takibe alınarak psikiyatri polikliniğine yönlendirildi. Örnek Olay 5. D.A. bayan. 16 yaşında, ilköğretim sekizince sınıfta kendisi okumak istemediği için okulu bırakmış, anne baba sağ, anne ev hanımı, baba işsiz, yaşlılık maaşı alıyor. 8 kardeşin 4.’sü (5 kız, 3 oğlan) Üç kız kardeşi bahçe işlerinde çalışıyor, abi evli Adana’da yaşıyor, diğer abisi askerde. Annesi, ilk eşini ve oğlunu trafik kazasında kaybettikten sonra ailesi tarafından ölen eşinin zaten evli olan abisi ile evlendirilmiş bu evlilikten sekiz çocuğu olmuş. On yedi yıl önce Siirt’ten Mersin’e göç etmişler. D.A’nın 2 yıldır devam eden duygusal ilişkisi, yaklaşık bir ay önce, erkek arkadaşının onu terk etmesi ile bitmiş. Bir ay süresince, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 134 başka bir şehirde yaşayan erkek arkadaşı ile hiç görüşmemişler. İntihar girişiminde bulunmadan bir gün önce internet kafeden erkek arkadaşı ile yazışmışlar, erkek arkadaşı tekrar devam etmeleri için ikna etmeye çalışmış, sevdiğini söylemiş ama D.A. kabul etmemiş; çünkü ona artık inanmıyor ve güvenmiyormuş. Ertesi gün erkek arkadaşı ile görüştüğü için kendine kızan, pişman olan D.A. kızgınlıkla ani bir karar vererek akşam saat 21.00 civarında tüm aile evde iken, babasına ait beş adet tansiyon ilacı ve altı adet ağrı kesici ilaçları içmiş. Daha sonra yaptığına pişman olup annesine haber vermiş ve ailesi tarafından Mersin Devlet Hastanesi Acil Servisine getirilerek ilk müdahalesi yapıldıktan sonra yoğun bakım servisine yatırılmış. D.A. yaklaşık iki yıldır devam eden, son zamanlarda artan çabuk sinirlenme, öfkelenme, kendini kontrol edememekten şikayetçi. Daha önce intihar girişiminde bulunmamış. Kişinin bildiği kadarı ile ailesinde intihar girişiminde bulunan, intihar ile ölen ve ruhsal hastalığı olan herhangi birisi bulunmamaktadır. D.A. birimimizce takibe alınarak, psikiyatrik şikayetleri ve kollarındaki eski kesi izleri nedeni ile çocuk ve ergen psikiyatrisine yönlendirildi. Örnek Olay 6. E.K. bayan, 18 yaşında, ortaokul 3. sınıftan terk, anne baba sağ, anne ev hanımı, baba inşaat ustası, 3 kardeşin ortancasıdır. Ortaokul 3. sınıfta okurken, kendi isteği ile 19 yaşında bir fırın ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 135 işçisi ile beraber olmuş, ailesi olayı öğrenince şikayetçi olmuşlar ve genç cezaevine girmiş. Daha sonra aile E.K.’nin istek ve baskısı üzerine şikayeti geri alıp, kızlarının yaşını iki yaş büyüterek (15) resmi nikah yapılmadan evlenmelerine izin vermiş. Eşi esrar kullandığı, alkol aldığı, ona fiziksel şiddet uygulayıp esrar içmesi konusunda baskı yaptığı için E.K. eve dönmek istemiş ve ailesinin yanına dönmüş. Ailesinin yanına döndükten 6 ay sonra görücü usulü ile tanıştığı bir gençle ailesi tarafından evlendirilmiş. Babasının sosyal güvencesinden faydalanmak amacı ile resmi nikah yapılmamış. E.K. eşinin iyi bir insan olduğunu, kendisine inandığını, eşinin kendisine değer verdiğini, sevdiğini ifade ediyor. Eşi ile birlikte serada çalışarak geçimlerini sağlıyorlarmış. Evlendiği ilk aylarda düşük yapmış, daha sonra bebek düşünmemişler. Son zamanlarda eski eşi telefonla arayıp rahatsız etmeye başlamış. Telefonlardan eşine bahsetmeye çekinmiş. Eski eş serada çalışırken E.K’yı silah zoru ile götürmeye çalışmış, gürültüye çevredekiler gelip, jandarmaya haber vermişler. Eski eş tutuklanmış. Bu olayın yaşanmasından iki gün sonra E.K. çevrenin baskısı, kendini suçlu hissetme, yaşadıklarının artık sona ermesi düşüncesi ile fare ilacını kolaya karıştırarak içmiş, fenalaşınca eşi ve ailesi tarafından bulundukları ilçenin acil servisine götürülmüş, oradan da Mersin Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım servisine yatırılmış. Birimimizce takibe alınarak uykusuzluk, sıkıntı, bunalma ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 136 isteksizlik şikayetleri nedeni ile psikiyatri polikliniğine yönlendirildi. Örnek Olay 7. H.Ö. 29 yaşında bayan. İlkokul mezunu, Annesi H.Ö. 9 yaşında iken, doğum sırasında bebeği ile birlikte ölmüş. H.Ö. babasının annesinin ölümünden sonra sürekli alkol almaya başladığını, annesinin ölümünden iki yıl sonra babasının da alkol zehirlenmesinden yanında öldüğünü ifade ediyor. H.Ö. 13 yaşında dayıları tarafından görücü usulü ile evlendirilmiş, 6 yıl önce eşini kaybetmiş, iki çocuğu var. (14 ve 12 yaşında, erkek, öğrenci) H.Ö. 17 yaşında iken ablası kendini asarak, kız kardeşi de 2003’te 4. kattan atlayarak, 2004’te de eşi işyerinde kendini asarak intihar etmiş. H.Ö. çocukları ile yalnız yaşıyor, sosyal yardımlaşma fonundan maddi yardım alıyor. Kendisini isteksiz, enerjisiz hissettiği, kalabalık ortamlarda bulunamadığı için sürekli bir işte çalışamıyor zaman zaman garsonluk yapıyormuş. H.Ö. kız kardeşi ve eşinin ölümlerinden sonra iki kez intihar girişiminde bulunmuş. Yaklaşık 2 yıldır ayaktan psikiyatrik tedavi görüyor. Oğlunun uyumsuz ve sorumsuz davranışlarına çok sinirlendiği bir anda, evde yalnızken tedavisinde kullandığı ilaçları içerek intihar girişiminde bulunmuş. İlaçları içmeden önce komşusuna söylediğini fakat komşusunun inanmadığını ifade ediyor. İlaçları içtikten sonra tekrar komşusuna haber vermiş ve komşuları tarafından acil servise getirilmiş. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 137 Acil serviste yapılan ilk müdahaleden sonra yoğun bakıma yatırılmış ve ertesi gün psiko-sosyal destek odası tarafından takibe alınarak psikiyatriste yönlendirilmiştir. Örnek Olay 8. M.Ç. erkek, 23 yaşında, bekar. Anne baba sağ. Baba müteahhit, anne ev hanımı, yedi kardeşler, ailenin üçüncü çocuğu. Ortaokuldan sonra kendi isteği ile eğitimini bırakmış. Zaten dersleri de oldukça kötüymüş. M.Ç. okulu bıraktıktan sonra babasının yanında çalışmaya başlamış, 2006 yılında askere gitmiş. Askerde iken silahla intihar etmeyi denemiş arkadaşları tarafından engellenmiş. Psikiyatriste yönlendirilerek ilaç tedavisi başlanılmış ve o tarihten bu yana ilaç tedavisi görüyormuş. Öfkesini kontrol edemediğini, çevresine, eşyalara zarar verdiğini, hiçbir şeye faydası olmadığını düşündüğü için, tedavi amacı ile verilen ilaçları içerek intihar girişiminde bulunduğunu belirtiyor. İlaçları içtikten sonra oturdukları sitenin güvenlik görevlisine haber vermiş, görevli ambulans çağırarak hastaneye getirilmesini sağlamış. Acil serviste ilk müdahalesi yapılarak yoğun bakım servisine yatırılan M.Ç. birimimizce takibe alınarak psikiyatri polikliniğine yönlendirildi. Örnek Olay 9. O.K. 68 yaşında, erkek, ilkokul mezunu, emekli, 45 yıllık evli, ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 138 bir kız ve bir erkek çocuk sahibi. 30 yıl önce aileden kalan arazilerini satarak oldukça fazla para sahibi olmuş ve bu parayla bir arkadaşının ısrarı üzerine şehirlerarası yolcu taşıma işinde kullanmak üzere bir otobüs satın almış ve kısa sürede (bir yıl) yeterli kazanç sağlayamadığı için otobüsü elden çıkarıp, değirmencilik yapmaya başlamış ve bu işten emekli olmuş. Üç katlı evlerinde çocukları ile birlikte oturuyor. 1986 yılından bu yana hasta olduğunu, sıkıldığını ifade ediyor. Üst katında oturan kızının; eşinin sorumsuz, çalışmayan ve alkolik olmasından dolayı sorunlar yaşadığını, maddi olarak sürekli onlara destek olmaktan dolayı kendini ve oğlunu ihmal ettiğini, buna çok üzüldüğünü belirtiyor. Yaklaşık bir aydır yoğun sıkıntı, uykusuzluk, huzursuzluk şikayetleri ile psikiyatriste başvurduğunu ve verilen ilaçları düzenli kullanmadığını ifade ediyor. Bir akşam aniden, daha fazla sorunlarla baş edemeyeceğini düşünüp evde bulunan tarım ilacını içerek intihar girişiminde bulunmuş. Psiko-sosyal destek ve krize müdahale odasında yapılan ilk görüşmesinden sonra psikiyatriste yönlendirildi ve psikiyatrist tarafından servise yatırılarak tedaviye alındı. Örnek Olay 10. S.D. 39 yaşında erkek, 16 yıllık evli ve 2 çocuklu (14 yaşında kız ve 6 yaşında erkek çocuk), ilkokul mezunu. Herhangi bir sosyal güvencesi yok. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 139 Annesi babası sağ ve 11 kardeşler, 7 aydır işsiz olduğunu söylüyor, daha önce halde ambalaj işinde çalışıyormuş, bulabilirse eşi de günlük işlere gidiyormuş. 16 yaşından beri alkol kullandığını, son beş yıldır zaman zaman yatarak ve ayaktan tedavi gördüğünü tedaviye rağmen alkol bağımlısı olduğunu kabullenmediğini bu nedenle alkol almaya devam ettiğini belirtiyor. Sabah saatlerinde alkol almaya başlayıp, parası bitinceye kadar içtiğini ifade ediyor. Daha öncede alkol aldıktan sonra tedavi amaçlı verilen psikiyatri ilaçlarının tümünü içerek 5 kez intihar girişiminde bulunmuş. Altıncı intihar girişiminde bulunduktan sonra, kendi imkanları ile hastaneye geldiğini, tedavi olmak istediğini belirtiyor. Psiko-sosyal destek odasında yapılan görüşmesinden sonra değerlendirilmek üzere psikiyatri polikliğine yönlendirildi. 5.3.1 İNTİHAR GİRİŞİMLERİYLE İLGİLİ ÖRNEK OLAYLAR ÜZERİNE GENEL BİR DEĞERLENDİRME Sunulan on örnek olaydaki intihar girişimleri analiz edildiğinde ortaya önemli sonuçlar çıkmaktadır. Bunlardan ilki intihar girişiminde bulunanların çoğunluğunun kadın (7) olmasıdır. İntihar girişiminde bulunan erkek sayısı 3’tür. Elde edilen bu bulgu, intihar girişimi araştırmaları sonucu elde edilen, “intihar girişimleri kadınlar arasında daha sık görülür” genellemesiyle tutarlılık arz etmektedir. Örnek olaylardan da anlaşılacağı üzere intihar girişimleri daha çok genç yaş grubunda yer alanlar arasında görülmektedir. İncelenen on örnek olayda intihar girişiminde bulunanların 7’si 16-29 yaş ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 140 grubunda yer almaktadır. 30 ve üzeri yaşta intihar girişiminde bulunanların sayısı 3’tür. Medeni durum açısından değerlendirildiğinde incelenen 10 örnek olayda intihar girişiminde bulunanları 5’i evli, 4’ü bekar ve 1’i ise duldur. Evliler arasında yaşanan intihar girişimlerinde girişimde bulunanların genç yaş grubunda bulunmaları ve erken yaşlarda evlenmeleri veya evlendirilmeleri dikkat çekmektedir. Sunulan örnek olaylarda dikkat çeken önemli bir ortak özellik ise intihar girişiminde bulunanların eğitim düzeyinin düşük olmasıdır. İntihar girişiminde bulunan 8 kişinin eğitim düzeyi düşüktür ve şöyle bir dağılım göstermektedir: İlk okul 4, ilk öğretim 2, orta terk 1 ve orta okul 1. Lise mezunu sayısı 1’dir. Bir örnek olayda ise intihar girişiminde bulunanın eğitim düzeyi bilinmemektedir. Örnek olaylardan elde edilen en dikkat çekici bulgulardan birisi, “intihar girişiminde bulunanların çoğunluğunun (7) ailesinde önemli sorunlar olması ve ailenin sosyo-ekonomik durumunun düşük olmasıdır.” Bu bulgu intihar girişimlerinde ailenin rolünü ortaya koyması açısından anlamlıdır. Sunulan tüm örnek olayların (10) tamamının ilaç-kimyevi madde kullanılarak gerçekleştirilmesi önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Bilindiği gibi, intihar girişimlerinde bu intihar girişimi şekli veya yöntemi oldukça yaygındır. İntihar girişimi nedenleri açısından değerlendirildiğinde şunları söyleyebiliriz: Sunulan on örnek olayda intihar nedenleri arasında ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 141 ailevi sorunlar (5) ön plana çıkmaktadır. Diğer intihar girişimleri ise şöyle bir dağılım göstermektedir: Ailevi ve ruhsal sorunlar (2), duygusal-karşı cinsle ilgili nedenler (1), ruhsal nedenler (1) ve alkol (1). Elde dilen bu sonuç intihar girişimlerinde ailevi ve ruhsal sorunların oldukça etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Örnek olayların analizi sonucunda intihar girişiminde bulunanların 5’inin daha önce psikiyatrik tedavi gördükleri ortaya çıkmıştır. Yine, 3 olayda intihar girişiminde bulunanların daha önce de intihar girişiminde bulunduğu anlaşılmaktadır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 142 VI. BÖLÜM SONUÇ VE DEĞERLENDİRME İntihar ve intihar girişim olgusu günümüz toplumlarının önemli problemleri arasında yer alır. Tıbbi açıdan bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınan bu olgu, sosyolojik açıdan sosyal bir problem olarak tanımlanır. Toplumun büyük çoğunluğu tarafından onaylanmayan, birey ve toplum yaşamını tehdit eden bu olgu, özellikle hızlı kentleşme ve sanayileşme süreçlerinin yaşandığı, sosyal değişmenin yüksek tempoda seyrettiği toplumlarda daha yaygın ve yüksek oranda görülür. Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı bazı toplumlarda, Avrupa Birliği Ülkeleri, ABD, Rusya, ... gibi ülkelere göre intihar olayları daha düşük oranda yaşanmaktadır. İntihar girişimi ise çoğu ülkelerde daha yaygındır. Yukarıda da belirtildiği gibi, Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya, Çin, ... gibi ülkelere göre intiharların daha düşük oranda yaşandığı bir ülke görünümündedir. Ancak, kendi içerisinde ve bir önceki yıl veya dönemlere göre değerlendirildiğinde intihar olgusu ve intihar girişimlerinde dikkati çeken artışların olduğu da bir gerçektir. Özellikle son yıllardaki artış oranları dikkat çekici ve düşündürücüdür. Türkiye’nin başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Manisa, Mersin, ... olmak üzere birçok kentinde intihar oranlarında artışlar yaşanmaktadır. Kırsal kesimde kentlere göre düşük olmasına rağmen, intiharlar artmaktadır. İntihar girişimleri ise intiharlara göre daha yaygındır. İntihar girişim oranları intiharların en az 20 katı kadardır. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 143 İntihar ve intihar girişimlerinin önemli oranlarda yaşandığı kentlerden birisi de Mersin’dir. Mersin’in son on yıllık dönemde intihar oranları açısından (1998-2007) genellikle Türkiye’deki ilk on il içerisinde yer aldığı görülmektedir. Görece, çok kısa bir zaman diliminde nüfusu hızla artan, yoğun göçe dayalı kentleşme sürecini yaşayan Mersin, birçok sosyal problemin yaşandığı kentsel bir alandır. Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri Araştırması, hızlı bir kentleşme süreci yaşayan, birçok sosyal problemin olduğu Mersin’de, intihar ve intihar girişimlerini bilimsel olarak, sosyopsikolojik boyutlarıyla araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulguları ana hatlarıyla şöyle özetleyip değerlendirebiliriz: Araştırma bulgularına göre Mersin’de intihar girişimleri intiharlara göre oldukça yaygındır. İntiharların yaklaşık 20 katı olan intihar girişimleri bu yönüyle Türkiye geneli, Türkiye’deki diğer kentler ve dünyadaki intihar girişimlerinin temel özellikleri veya yapısına uygun bir görünüm arz etmektedir. Araştırma bulguların göre, Mersin’deki intihar girişimleri sadece sayı veya oran açısından değil intihar girişimlerine yol açan etkenler, intihar girişim şekilleri, intihar girişiminde bulunanların sosyo-demografik özellikleri, ... gibi diğer faktörler açısından da intiharlara göre farklılıklar sergilemektedir. Araştırma bulgularına göre intihar girişimleri daha çok kadınlar arasında yaygındır. Kadınların intihar girişiminde bulunma oranı ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 144 %76,6’dır. Erkeklerin oranı ise %24,4’tür. İntiharlarda ise erkeklerin oranı kadınlardan daha yüksektir. Araştırmadan elde edilen verilere göre Mersin’de intihar edenlerin %67,9’u erkek, %32,1’i ise kadındır. Elde edilen bu bulgu Türkiye genelini yansıtmaktadır. 2007 yılı verilerine göre Türkiye’de intihar edenlerin %65’i erkek %35’i ise kadınlardan oluşmaktadır (TÜİK, 2007). Sonuç olarak, cinsiyet faktörü açısından genel bir değerlendirme yapılırsa, intihar girişimi daha çok kadınlar tarafından, intiharlar ise erkekler tarafından gerçekleştirilmektedir. Yaş değişkeni açısından intihar girişimi daha çok genç yaş kategorisinde yaygın bir davranış olarak görülmektedir. Örneğin, 15- 24 yaş kategorisinde intihar girişiminde bulunanların oranı %60’tır. Buna karşılık, ilerleyen yaşlarda oldukça düşüktür. Araştırma sonuçlarına göre, intiharlar ise daha çok 15-24 (%26,7), 35-49 (%26,3) ve 25-34 (%19,7) yaş gruplarında yoğunlaşmaktadır. 50-64 (%13,7) ve 65+ (%13,7) yaş gruplarında intihar oranları düşüktür. Genel bir sonuç olarak, intihar davranışlarının da intihar girişimlerinde olduğu gibi yaş ilerledikçe azaldığını söyleyebiliriz. Medeni durum değişkenine göre ele alındığında, bekarlarda (%54,2) evlilere göre (%38,1) intihar girişim oranı daha yüksektir. İntiharlarda ise tersi bir durum söz konusudur. Mersin Araştırması verilerine göre intihar edenlerin %50,2’si evli, %36,5’i ise bekardır. Sonuç olarak intihar girişimlerinin aksine intiharlarda evli oranı daha yüksektir. Türkiye geneli ile (TÜİK, 2007) paralellik arz eden bu bulgu ülkemizde özellikle kentsel alanlarda ailelerde önemli sorunlar ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 145 olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Mersin’de intihar ve intihar girişimleri eğitim faktörü açısından oranlarda farklılık olmasına karşın sıralama olarak genellikle benzer durum arz etmektedir. Gerek intihar girişiminde bulunanlar ve gerekse de intihar eden bireyler daha çok ilköğretim ve lise eğitim düzeyinde yoğunlaşmaktadır. Yüksek öğretim düzeyinde intihar girişim ve intihar oranları daha düşük seviyededir. İncelenen örnek olaylarda intihar girişiminde bulunanların çoğunluğunun eğitim düzeyinin düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Eğitimle ilgili elde edilen bu bulgu, intihar girişimlerini azaltmada eğitimin başlıca tedbirlerden birisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bireylerin daha iyi bir eğitim alması intihar ve intihar girişimlerini azaltacaktır. Temel eğitim düzeyinde eğitim görenlerde intihar ve intihar girişimlerinin daha sık görülmesi bu tezimizi desteklemektedir. Araştırmadan elde edilen önemli bir bulgu da intihar girişiminde bulunanların çoğunluğunun (%81) çalışmıyor olmasıdır. Çalışanlar arasında intihar girişim oranı düşüktür. Özellikle öğrenci, işsiz ve ev hanımları arasında intihar girişimi daha yüksek oranda seyretmektedir. En yüksek oran (%29,7) ev hanımlarına aittir. İntihar davranışı ise işsizler arasında %15,2 oranında gözlemlenmektedir. Meslek faktörüne göre intihar girişiminde bulunanların önemli bir kısmının ev hanımı (%35,5), işsiz (%27,7) öğrenci (%20,2 ) ve düzensiz işlerde çalışan (%7,1) bireyler olduğu ortaya çıkmıştır. Elde edilen bu bulgu, çalışma durumu ile ilgili yukarıdaki bulguyla ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 146 örtüşmektedir. Çalışmama, düzenli bir işin olmaması, formel bir aktivitenin yokluğu intihar girişimini tetiklemektedir. Ev hanımlarında tek düze yaşam ve sınırlı sosyal ilişkinin çeşitli psikolojik sorunlara yol açarak intiharlar üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Meslek faktörü açısından intihar edenler değerlendirildiğinde intiharların daha çok serbest meslek (%16,2), ev hanımı (%15,6), işsiz (%15,2), çiftçi (%9,8) ve öğrenciler (%8,6) arasında önemli oranlarda görüldüğü ortaya çıkmıştır. Esnaf (%5,1) ve memurlar (%5,7) arasında intihar oranı düşüktür. Elde edilen bu bulgu ev hanımı, işsiz ve öğrenci kategorilerinde intihar girişimleriyle intiharlar arasında benzerlikler olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca memurluk ve esnaflık gibi meslekleri yapanlarda intiharların düşük olması bu mesleklerin istikrarlı ve mütevazi nitelikleriyle ilişkili olarak yorumlanabilir. Serbest meslek alanında intiharların daha yüksek oranda görülmesi bu yorumumuzu desteklemektedir. İntihar girişimleri ve intihar arasındaki en önemli farklılaşmalardan birisi de intihar veya intihar girişiminde kullanılan yöntem konusundadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, intihar girişimlerinde büyük oranda (%92) ilaç-toksik madde kullanılmaktadır. Asma, ateşli silah, kesici alet kullanma oranları oldukça düşüktür. İntiharlarda ise daha çok asma, ateşli silah ve yüksekten atlama en yaygın yöntem olarak kullanılmaktadır. İntihar girişimi ve intiharlarda kullanılan yöntemler karşılaştırıldığında intihar yöntemlerinin daha etkili ve/veya ölüm sebep olan yöntemler olduğunu söyleyebiliriz. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 147 Araştırma bulgularına göre ailevi, psikolojik, ekonomik, cinsel ve eğitim nitelikli sorunlar ve/veya faktörler, intihar ve intihar girişim nedenlerinin en önemlileri arasındadır. Özellikle aile ve psikolojik sorunlar çok önemli faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalıklar, intiharların önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmı ise ruhsal hastalıklardır. Elde edilen bu sonuçlar intihar ve intihar girişimlerini sosyopsikolojik boyutlarını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Araştırmadan elde edilen önemli bir bulgu da, bakmakla yükümlü kişilerin olmaması durumunda bireylerde intihar oranlarının oldukça yüksek olmasıdır. İntihar edenler arasında bakmakla yükümlü olduğu kimsesi olmayanların intihar oranı %38,1’dir. Bakmakla yükümlü çocuğu olanlarda intihar oranı %1,6’dır. Bakmakla yükümlü olduğu eşi olanlarda ise intihar oranı %21,3’tür. Elde edilen bu bulgu, diğer insanlarla birlikteliğin, sorumluluk ve yükümlülük temelindeki ilişkilerin bireyleri yaşama bağlamadaki etkisini ve önemini göstermektedir. Bu bağlamda özellikle çocukların ön planda olması anlamlıdır. Bu bulgu, intiharın sosyopsikolojik boyutunu göstermesi açısından oldukça önemlidir. Yalnızlığın, izole olmanın, sorumluluk ve yükümlülüğün azalması veya yokluğunun bireyi yaşamdan kopararak ölüme yönelttiğini söyleyebiliriz. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 148 VII. BÖLÜM ÖNERİLER Mersin’de intihar ve intihar girişimleri araştırması sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle, Mersin’de il genelinde intihar ve intihar girişimlerini önlemeye yönelik hangi alanlarda neler yapılabileceğine yönelik önerileri şöyle ifade edebiliriz: 1- İntihar ve intihar girişimlerini önlemeye yönelik çalışmaların başında problem hakkında doğru bilgi elde ederek, sorunu değişik boyutlarıyla açıklamak ve anlamak gelmektedir. Bunun için konuyla ilgili bilimsel araştırmalara gereksinim duyulmaktadır. Hali hazırda, Mersin bağlamında yapılan bu çalışma bir ilk olma niteliğine sahiptir. Bu çalışmayı yaparken karşılaştığımız en önemli engel, intihar ve intihar girişimleriyle ilgili sağlıklı veriye ulaşma zorluğu olmuştur. Mevcut veriler sistematik olmamanın yanı sıra, intihar ve intihar girişim formlarının aynı, tek tip bir form olması ve ayrıca içeriğinin oldukça sınırlı sosyo-ekonomik ve psikolojik değişkenlerden oluşması, araştırılan bu sorun hakkında bilgi elde etmeyi güçleştirmektedir. Bu bağlamda, günümüz bilgisayar ve internet teknolojisinden yararlanarak sağlıklı bir intihar ve intihar girişim veri tabanı il ölçeğinde oluşturularak, konuyla ilgili araştırmacı, uzman, doktor, öğretmen, vb. kişilere açılmalıdır. İntihar ve intihar girişim formlarını düzenleyenlerin bu işi yaparken bir çok hata yaptıkları gözlemlenmiştir. Konuyla ilgili eğitimleri yeterli düzeyde olmayan personelin eğitimi oldukça ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 149 önemlidir. Bu formları ve veri tabanını kullanan kişiler eğitilmelidir. 2- Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, intihar ve intihar girişimleri, nüfus oranı yüksek, kentleşme, sanayi, ticaret ve sosyal hareketliliğin yüksek olduğu il ve ilçe merkezlerinde kırsal kesime göre daha yüksektir. Özellikle, Mersin merkez, Silifke, Tarsus ve Erdemli önemli risk alanlarını oluşturmaktadır. Bu yerleşim yerlerinde daha etkin ve kapsamlı eğitici ve önleyici çalışmalar yapılmalıdır. Özellikle, intihar girişimi kriz odaları oluşturulmalıdır. 3- Mersin’de yaşanan sosyal problemlerin intihar ve intihar girişimleri üzerinde etkili olduğu bir gerçektir. Bu bağlamda yaşanan sosyal problemlerin çözümüne yönelik sosyo-ekonomik ve kültürel tedbirler alınmalıdır. 4- İntihar ve intihar girişimlerinde risk grubuna giren, belli sosyo-demografik özeliklere sahip bireylere yönelik çalışmalar yapılmalıdır. İntihar girişimlerinde bu risk grupları gençler, kadınlar, işsizler, öğrenciler, ev hanımları ve bekarlardır. İntiharlarda ise, evli, genç ve orta yaşlı, işsiz, ev hanımı, serbest meslek, erkek, gibi sosyal kategorilerdir. 5- Okullarda öğrencilere yönelik bilgilendirici ve bilinçlendirici çalışmalar yapılmalıdır. 6- İntihar ve intihar girişimlerini önlemede aile odaklı çalışmalara büyük önem verilmelidir. Sosyal hizmet uzmanları, sosyologlar ve psikologlardan oluşan ekipler oluşturularak bu konuda projeler yürütülmelidir. 7- Kırsal kesimde halkı eğitici ve bilgilendirici çalışmalar ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 150 yapılmalıdır. 8- Medya intihar ve intihar girişimlerini haberleştirip sunarken daha dikkatli bir yaklaşım sergilemelidir (hatta bu olayları mümkün olduğu kadar haberleştirmemelidir). Medyaya yönelik bu konuda seminerler verilebilir. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 151 KAYNAKÇA Altıkat, Çelik ve Demir (2008), Mersin İlinin Biyogaz Enerji Potansiyeli, Mersin Sempozyumu, Yayınlanmamış Bildiri, Mersin Sempozyumu, 19-22 Kasım Mersin. Arkun, N. (1978), İntiharın Psiko-Dinamikleri, İ.Ü. Yayını, İstanbul. Aydoğan, S. Hasan (2008), Mersin Nüfusunun Tarihi Dinamiği, Mersin Sempozyumuna Sunulan Bildiri, 19-22 Kasım Mersin, 2008. Büyük Ansiklopedi, Milliyet Yayını, 1991, İstanbul. Çuhadar, A. ve Sarı, M. (2007), Göç Yollarında Eğitim: İlköğretim 8. Sınıf Öğrencilerinin Okula İlişkin Algılarının Göç Bağlamında Değerlendirilmesi, 18-20 Haziran 2007 Tarihlerinde Çukurova Üniversitesinde Düzenlenen Sosyal Bilimler Kongresine Sunulan Bildiri. Demirtaş, A. (1996), İçel İli İncelemeleri, Ankara. Develi, Ş. (1987), Dünden Bugüne Mersin (1836-1987), Mersin. DPT, (2004), İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması, DPT Yayını, Ankara. Dilsiz, F, Dilsiz, A ve Ökten, N (1992), Bir Grup Ergen Susidinde Demografik Özellikler, 1992 Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Günleri, 25-28 Nisan 1992 Kongre Kitabı, Saray Tip Kitapevleri. Durkheim, E (1992), İntihar, Çev. Özer Ozankaya, İmge, Ankara. Erden, G (2008), İntihar ve Şiddet, http://psikolog.org/articles- ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 152 detail.asp.?cat:, 07.01.2008. Erjem, Y. (2008), Mersin’de Göç, Kentleşme ve Eğitim, Yayınlanmamış Bildiri, Mersin Sempozyumu, 19-22 Kasım, Mersin. Erhan, S. (1997), Göç ve Kimlik, Toplum ve Göç, ss. 231-242, Ankara. Güvenç, B. (1982), İnsan ve Kültür, Remzi Kitapevi. Fidaner, H. ve Fidaner, C. (1990), Dünyada Çocuk ve Adolesonslarda İntihar Epidemjolojisi, Türk Psikiyatrisi Dergisi, 2 (3), 211-216. Goldsmith, SJ, Fyer, M. ve Frances, A. (1990), “Personality and Suicide”, Suicide Over The Life Cycle, American Psychiatris Press, Washington. Görmez, K. (1991), Şehir ve İnsan, MEB, Ankara. Levent, T. (2008), 1980’lerden 2000’lere Mersin’in Ekonomik Yapısındaki Değişmeler, Mersin Sempozyumu, 19-22 Kasım, Mersin. Kaştan, Y. (2008), DPT Sonrası Mersin’in Sosyo-Ekonomik Gelişimi, Mersin Sempozyumu, Mersin. Marshall, G. (1999), Sosyoloji Sözlüğü, Çev. Osman Akınhay ve Derya Kömürcü), Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara. Meninger, K. (1938), Man Against Himself, Harcount Brace Inc. Newyork. Mersin Üniversitesi 2008 Eğitim - Öğretim Rehberi, MEÜ Yayınevi, 2008. National Center For Health Statistics (1968-1991), Vital Statistics of The United States, 2. Mortality-Part AUS Goverment ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 153 Printing Office, Washingont DC. Oğuz, İ. (2006), Mersin Kentinin Kuruluş Öyküsü, MTSO Yayını, Mersin. Oktik, N. (2005), Muğla’da İntihar ve İntihar Girişimleri, Muğla Üniversitesi Yayını, No:43, Muğla. Saraçoğlu, H. ve Kerimoğlu, G. (2008), Mersin’in Sosyo- Ekonomik Düzeyi Üzerine Bir Değerlendirme, Mersin Sempozyumu, 19- 22 Kasım, Mersin. Sayıl, İ. (2000), İntihar Davranışı, Kriz ve Krize Müdahale, Ankara Ünv. Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayınları. Sorokin, PA (1992), Çağdaş Sosyoloji Kuramları, Cilt 1, Çev. Münir Raşit Öymen, Kültür Bakanlığı Yayınevi. Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, İntihar Maddesi, 1991, Risale Yayınları, İstanbul, Cilt: 2. Tufan, İ. (2002), Yaşlılık ve Yaşlanma Sosyolojisi, Aykırı Yayınevi, İstanbul. Turan, ve Beşirli, (2008), Küreselleşme Sürecinin Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri, Anadolu Psikiyatri Dergisi, 9, 238-243. Tütüner, (2008), Kültür ve Sanat etkinlikleri Mersin’i Uluslararası Buluşma Noktası yapabilir Mi?, Mersin Sempozyumu, 19-22 Kasım, Mersin. TUİK 2007 İntihar İstatistikleri, TÜİK Matbaası, Ankara, 2008. Uçan, Ö. (2005), Türkiye’de İntiharı Konu Alan Yayınlar Üzerine ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 154 Bir Bibliyografya Çalışması, Kriz Dergisi 13 (3), ss 15-26. Uygur, M. (2008), Göç Ederek Mersin’e Yerleşmiş Ailelerin Eğitime İlişkin Görüş ve Beklentileri, Mersin Sempozyumu, 19-22 Kasım, Mersin. Yüksel ve Ceyhun (1994), İntihar: Ruhsal Belirtiler, Hatipoğlu Yayınevi, Ankara. http://www.intihar.de/kategori.htm, 13.11.2007. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 155 EK 1. MERSİN’DE İNTİHAR GİRİŞİMLERİNE YÖNELİK MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ RUH SAĞLIĞI VE SOSYAL HASTALIKLAR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN YAPILAN ÇALIŞMALAR Acil Serviste İntihar Girişimlerine Psiko-Sosyal Destek ve Krize Müdahale Programı Dahilinde Yapılan Çalışmalar Eğitim Kurulu; Bakanlığımızca verilen eğitici eğitimi almış, Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şube Müdürü Dr. Hayat ÇETİNKAYA koordinatörlüğünde Psky. Uz. Dr. Seyyan GÜNGÖR Başkanlığında Kriz Odası Birim Sorumlusu Psikolog Yıldız KARSLIOĞLU’nun katılımıyla oluşturuldu. Aylık toplantılarla eğitim yürütüldü. İlimiz Devlet Hastaneleri Acil Servis – 112 Hızır Acil Çalışanları ile İlçe Devlet Hastaneleri Acil Servis Çalışanları ve Diğer 112 Hızır Acil çalışanların tamamına 2005-2006’da eğitimler verildi. 2007’de Birinci Basamak Sağlık Çalışanlarının Tümüne Eğitim verildi. • İlimiz genelinde diğer meslek mensupları; • Emniyet Mensuplarına, Hapishane çalışanlarına, Sosyal Hizmetler il Müdürlüğü Personeline eğitim verildi. • Milli Eğitim Müdürlüğü Rehber Öğretmenlerine eğitime başlanıldı. İtfaiye çalışanlarına, medya mensuplarına ve halkımıza program doğrultusunda eğitimler devam etmektedir. Bakanlıkça Mart 2007 de Pilot Toros Devlet, Tarsus Devlet ve ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 156 Tarsus 70. Yıl Devlet Hastaneleri Acil Çalışanlarına Tazeleme Eğitimleri verildi. Programın Gelişimi: • Şu ana kadar medya dışında kalan diğer gruplarda eğitimler yapılmış (toplam 1089 kişiye eğitim verilmiştir) ve büyük ölçüde tamamlanmıştır. Sağlık Çalışanları : 647 Öğretmenler : 228 Emniyet Mensupları : 42 Sosyal Hizmetler : 24 Hapishane Çalışanları : 22 İtfaiye Erleri : 126 TOPLAM : 1089 ACİL SERVİSTE İNTİHAR GİRİŞİMLERİNE PSİKOSOSYAL DESTEK VE KRİZE MÜDAHALE PROGRAMI DAHİLİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR Program dahilinde I. Pilot Hastanemiz olan Mersin Devlet Hastanesi Kriz Odası Birim Sorumluları asil ve yedek tespiti yapılarak gerekli eğitimler verildi. I. PİLOT HASTANE MERSİN DEVLET HASTANESİ Danışman Psikiyatrist: Psikiyatri Uzm. Dr. Seyyan GÜNGÖR Asil Birim Sorumlusu: Psikolog Yıldız KARSLIOĞLU ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 157 Yedek Birim Sorumlusu: Psikolog Memnune UYSAL İntihar Girişimleri Kayıt Formları Sorumlu Personel: Hemşire İlknur METİN Mersin Devlet Hastanesi “Acil Serviste İntihar Girişimlerine Psiko-Sosyal Destek ve Krize Müdahale Odası” oluşturulmuş, 2006’da göreve başlandı. İlçe Devlet Hastanelerimizin Acil Servislerinde çalışan Personelimizde bu konuda eğitim aldı ve İntihar girişimleri kayıt altına alınıyor ve aylık bildirimleri Müdürlüğümüze yapılıyor. İlimizde Psikiyatrist Uzmanı bulunan diğer 3 pilot Hastanemizin Kriz odası sorumluları belirlenip eğitilerek, Kriz odaları kuruldu ve çalışmaya başladı. II. Pilot Hastane Mersin Toros Devlet Hastanesi • Danışman Psikiyatrist: Psk. Uzm. Dr. Hidayet ÖNER • Asil Birim Sorumlusu: Psikolog Halil KARAKUŞ • Yedek Birim Sorumlusu: Psik. M. Ali VURAL • Kayıt Formu Sorumlu Pers.: Sos. Hiz. Uz. Selma SALMAN III. Pilot Hastane Tarsus Devlet Hastanesi • Danışman Psikiyatrist: Psk. Uz. Dr. Yahya ULAMIŞ • Asil Birim Sorumlusu: Psik. Şerif KAHRAMAN • Yedek Birim Sorumlusu: Hemşire Naciye SARI • Kayıt Formu Sorumlu Prs.: Hemşire Naciye SARI ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 158 IV. Pilot Hastane Tarsus 70 inci Yıl Devlet Hastanesi • Danışman Psikiyatrist: Psk. Uz. Dr. Ramazan TANGÜR • Asil Birim Sorumlusu: Psk. Umut ÇİÇEK • Yedek Birim Sorumlusu: Hemşire Özlem ŞAHİN • Kayıt Formu Sorumlu Prs.: Hemşire İntihara teşebbüs ettiği için kriz merkezlerinde ve devlet hastanelerimizin acil servislerinde izlenen ve destek alan kişi sayısı Kadın Erkek Toplam 2006 1236 339 1575 2007 1523 427 1950 2008 1436 398 1834 2009 MART 321 137 458 Toplam 4516 1301 5817 ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 159 İntihar ve İntihar Girişimleri Projesi Çerçevesinde Yapılan Çalışmalarla İlgili Bazı Fotoğraflar 1.Valilikte İntihar ve İntihar Girişimleri Konusunda Yapılan Toplantı. 2. İntihar ve İntihar Girişimlerine Yönelik Eğitim Çalışmaları. ________________ M E R S İ N ' D E İ N T İ H A R V E İ N T İ H A R G İ R İ Ş İ M L E R İ ________________ 160

Around Wikia's network

Random Wiki