FANDOM


Bakınız

Şablon:Mersinmesireyerleri - d


{{Mersinmesireyerleri}}
Mesire Mesire Piknik Tefereç Seyirlik Meserret Mesire yeri Meserret yeri Seyir yeri Mesire yerleri Piknik yeri Temenna yeri Tefereç mevkii
Mersin mesire yerleri Yenişehir mesire yerleri
Ilısu şelalesi
Çakıt vadisi
Kadıncık Göleti
Emirlerköyü piknik alanı
Papazın bahçesi
Yerköprü Şelalesi
Muratsofu Ormanları
Soğuksu mevkii
Dikenli Oluk Ormanları
Uyuzini Mağarası
Cacık Vadisi
Bolyaran Ormanları

Mesire Yerleri Yönetmeliği
Kent Ormanları ve Orman İçi Dinlenme Yerleri Uygulamalarına İlişkin Mevzuat


Kadıncık Göleti Edit

Kadincik1

Kadıncık Göleti

Kadıncık Göleti Kadıncık Vadisindeki Kadıncık Suyu üzerine inşa edilmiş olan hidroelektrik santralına ait baraj gövdesinin yukarısında oluşan çok güzel bir baraj gölüdür.

Kadıncık Baraj gölüne Tarsus-Çamlıyayla yolu ile gidilebildiği gibi Tarsus-Pozantı otoyolunun Çamalan mevkiinden Çamlıyaylaya giden asfalt yollarla gidilebilir. Tarsus’a uzaklığı yaklaşık 75 km. civarındadır.

Kadıncık suyu yaz kış bolca akan temiz ve soğuk pırıl pırıl bir sudur. Kadıncık baraj gölünün suyu alışılmışın dışında mavi değil zümrüt gibi yemyeşildir. Göletin üzerinden Çamlıyayla-Pozantı yolunu bağlayan uzun ve gayet güzel manzarası olan bir köprü bulunur.Barajın her iki kıyısında balık,tavuk ve et lokantaları bulunmaktadır. Bu lokantaların hepsinde gölün suyu üzerine çıkma şeklinde inşa edilerek oluşturulmuş çardakları mevcuttur. Çardaklarda, suyun üzerinde oturup, etraftaki yemyeşil ormanlar, yemyeşil göl hayranlıkla izlenebilir. Lokantalarda oturmak istemeyenler ise gölün etrafındaki çam ormanları içinde oturup, gölün ve çevresinin güzelliğini izleyerek piknik yapabiliyorlar. Gölün tam orta yerindeki köprünün üzerinden hem göleti, baraj gövdesini, hem de gölü besleyen Kadıncık Vadisinin yukarı kısımlarını izleyebilirsiniz.

Baraj gölünün etrafındaki söğüt ve çınar ağaçları dallarını gölün suyuna doğru öylesine uzatmışlar ki, su ve orman adeta ayrılmaz bir biçimde bütünleşmiştir.

Baraj gölünden kuzey batıya doğru Kadıncık suyunu izleyerek ilerlerseniz, göl bittikten sonra kadıncık suyunun ormanlar içinde şırıl şırıl kıvrımlarla akışını seyretmek ayrı bir keyif. Bu arada alabalık üretme istasyonu havuzlarında değişik yaşta ve büyüklükte alabalıklar yetiştiriliyor.

Papazın Bahçesi Edit

Papazb1

Papazın Bahçesi

Papazb2

Papazın Bahçesi

Çamlıyayla-Tarsus asfaltı üzerinde Çamlıyayla’ya 7 km mesafede bulunan Fakılar yol çatından doğuya dönülürse, sizi Papazın Bahçesine götüren yola girmiş olursunuz. Fakılar yol ayrımından yaklaşık 15 km kadar, önce asfalt, sonrasında ise düzgün bir stabilize şase yolla bu güzel yere varılabilir. Yolun tamamı çok güzel görülen kızılçam ormanları içinden geçer. Birkaç kilometre sonra kıvrım kıvrım virajlı ve rampa inişli bir yolla Kadıncık Vadisine inmeye başlayınca araçtan inilip sarp, dik haşmetli kızıl kayalıklı yüce dağları vadinin karşı yamaçlarında ilgi ile izlenebilir. Biraz daha inince vadinin tabanında akan Kadıncık suyunun önce sesini, sonra kendisini görürsünüz. Su ormanlık bu sarp vadi içinde yemyeşil ve köpük köpük akmakta. Hemen düşünüyoruz;burada kanolarla veya botlarla rafting yapılabilir mi? Kıvrımlı ormanlık yolla sonunda bu güzelim, tertemiz Kadıncık suyuna iniyoruz. Kadıncık suyu diyoruz ama bu su, vadinin tabanında akan çok güzel bir dere.

Kadıncık suyu Çamlıyayla, Tarsus ilçesi ile Yenice Beldesi ve Mersin'in içme suyunun bir kısmını sağlıyor.

Derenin kenarında, etrafı çok dik arazide yetişmiş ormanları ve dere kenarında çoğunluğu çınar olan, çok değişik ağaç ve ağaççıkları, suyla birlikte erguvanların eflatun renginde açmış çiçekleri, çeşitli şifalı otlar görülebilir. Dereyi dikkatle izlediğinizde taşların ve kayaların arasında pırıl pırıl yanıp sönen ışık gibi, balıklar zevkle izlenebilir.

Dere tabanını izleyen yolla sunuda pazın bahçesine ulaşılır.Doğa ancak bu kadar güzel, bu kadar harika olabilir.Yukarıda gökyüzü, iki tarafta dik ve yeşil renkli ormanlık dağlar, arasında pırıl pırıl bir dere ve derenin batı kenarında her yandan akan sular arasında yüzyıllar görmüş, şahane ağaçlar. Papazın bahçesini fotoğraflardan izlemek, anlatmak yetersiz kalır. Görmek gerek, orayı yaşamak gerekir.Yolun kenarında geniş ve dümdüz adeta halıya dönüşmüş yemyeşil bir çim alan. Bu çim alanda piknik masaları, çeşmeler, ocakları mevcut. Çim alanın arka ve üst tarafında ise yeşil gölgeleri uzayan dev ağaçlar. Ağaçların arasında yamaçlardan sular akıyor. Yaklaşık yüz metre genişlikte her kütüğün, her ağacın, her kayanın yanından, üstünden, altından köpük köpük, pırıl pırıl sular akıyor.Bu yeşillik içinde suların geniş bir alanda oluşturduğu renk renk yosunları izlemek daha da farklı bir zevk veriyor.

Ağaçların güneş ışığını sızdırmadığı bu yerlerde sular arasına yerleştirilmiş, piknik masaları var. Suların içinde, koyu gölgede, su şırıltıları arasında bu masalarda oturur, isterseniz otururken ayaklarınızı suya uzatabilirsiniz.

Sular ağaçların altından ve arasından akarken bir çok mini şelaleler oluşuyor. Papazın bahçesinin giriş bölümünde ise alabalık havuzlarında alabalık mevcut bu alabalıklardan istediginizi şeçip pişirttire bilirsiniz buraya kadar gelmişken bu balıktan yememek olmaz bence.

Tabiatın bu güzel ve muhteşem güzellikteki köşesi görülmeye değer.

Yerköprü Şelalesi Edit

Yerkopru2

Yerköprü Şelalesi

Mut-Gülnar, Ermenek üçgeninde yer alan, bir doğa harikası olan Yerköprü Şelalesi, Mut-Ermenek güzergahından 5 Km. kadar gidildikten sonra şelaleye gelinir. Burasının adı her ne kadar yer köprü şelalesi olsa da burası saklı bir cennet. En etkili yerlerden biri olan köprü görevini gören mağaranın gezende barajından gelen su ile beslenmesi ve kayanın dibinden yani gözden çıkan suyun birleşme yerindeki hareketlilik, serinlik, suyun nağmeleri, suyun yüksekten düşmesi sonucu oluşan gök kuşağı görüntülerini ve yeşilin her tonunu şelalede görebilirsiniz. Şelaleden sarkıt şeklindeki yosunların üzerinden akan suyun bazı yerlerde çok bazı yerlerde damlalar halindeki düşmesi çok farklı bir görünümü ortaya çıkararak şaşırtıyor insanı. Suyun düştüğü yerdeki suyun maviliği, şelalenin yeşilliği, dik yamaçlardaki çam ağaçları sudaki balıkların oradan oraya hiç durmadan gezinmeleri farklı bir dünyadaymışsınız gibi sizi mutlu ediyor. Bütün olumsuz düşüncelerinizi bir kenara bırakıp sadece ve sadece yerköprü şelalesinde olmanın ve seyretmenin tadını çıkartıyorsunuz.

Şelalenin kenarından mağaraya doğru baktığınız da O dumanlı görüntünün gerisinde 200 metre uzunlukta 5-10 metre genişlikteki tabanı göl olan bir mağara uzanıyor. Mağarada suyun mavi ve yeşil tonlarda olması, mağaranın tavanındaki sarkıtlardan damlayan suyun görüntüsü ve serinlik muhteşem.

Çakıt Vadisi Edit

Cakit2

Çakıt Vadisi

Çakıt Vadisi coğrafi olarak, Gülek boğazından geçen Adana-Pozantı otoyolunun ortalama on kilometre kadar doğusunda Torosların geçit vererek Çukurova’ya bağlandığı bir vadidir. Adana-Pozantı demiryolu da bu vadiden geçer. Çakıt vadisine Pozantı’dan Belemedik’e giden ham yoldan girilerek 15 km vadide gidildikten sonra Tarsus’un Kuşçular köyüne giden yolla Adana-Ankara yoluna Dörtler mevkiinden geçilir. Almanlar tarafından 1900-1909 yılları arasında inşa edilen demiryoluna ait tüneller ve bu tünellerin inşası için yapılan şantiyelerin kalıntıları bugün hala ayakta görülmektedir. Vadi boyunca hemen hemen demiryolunu hiç göremiyoruz. Demiryolu tamamen tüneller içinden geçmektedir. Çakıt vadisi, Belemedik köyünden itibaren yaklaşık 15 km erişilmez çok güç olan dağların arasındadır. Vadi dağ keçilerinin (halk deyimiyle geyiklerin) bulunduğu, sarp, egzotik, haşmetli, yalçın kayaların bulunduğu dağlarla çevrili. Arazinin sarplığı ve vahşi doğa insanı korkutuyor. Dağlarda yankılanan suyun sesi ise haz ve mutluluk veren bir tonda adeta bir melodi. Yüksekten baktığınızda vadinin tabanından akan Çakıt suyu ince bir ip gibi. Yol öylesine dar ve dik. Arazili aracımızla yavaş yavaş ve dikkatle ilerleyebiliyoruz. Bazı yerlerde kayalar açılan kısa tünellerden geçen yolla ilerleyebiliyoruz.

Tünellerin inşasında Almanların birkaç yerde yaptığı şantiye kalıntılarını görüyoruz. Elektrik binaları, mutfakları, su sarnıç ve depoları,hastaneleri ve idare binaları, fırınları vs. 1900’lü yıllarda inşa edilmiş çok katlı şantiye binalarını hayranlıkla seyrediyoruz. Burada Almanlar 47 elemanını kaybetmiş, ölen Almanlar için ise Adana-Pozantı yolunun Çamalan mevkiinde Alman mezarlığı yapılmıştır. Mezarlıkta ölen Almanların isimleri tek tek yazıyor.

Düşünüyoruz;bugün güçlükle ilerlediğimiz bu vadinin kenar yamaçlarına bu binalar ve bu tüneller nasıl yapılmış. Acaba 47 Alman öldüyse, ne kadar Türk işçisi kazada hayatlarını yitirmiştir. Tünelin birisine yandan geniş bir giriş açılmış. Önünde su akıyor. Bu arada trenin sesini duyuluyor. Tren büyük bir gürültüyle geçiyor tünelin içinden.Karşı dağlarda dakikalar süren yankıları.

Bu dik yalçın dağlar insanı korkutuyor ama duyduğunuz heyecan bir başka.

Çakıt vadisi yemyeşil ama ulaşılmayacak dik kayalarda bu yeşil örtü. Bakıyoruz, mavi gökyüzü, dik ve muhteşem güzellikte dağlar, yeşil bir su ve biz. Burada bir tarih yatıyor adeta. Sağlıklı olmayan kişilerin derin vadiye kenardan bakmaları çok zor. Başınız dönüyor.

Gerçek bir dağcılık sporu yapılacak bir yer buralar. Güzellik, heyecan, bozulmamış doğa, tertemiz sular, devamlı esen bir rüzgar. Çakıt’ın bu bölümleri gerçekten görülmeye değer.

Ilısu Şelalesi Edit

Ilisu3

Ilısu Şelalesi

Mut-Ermenek asfaltından 25 km kadar gittikten sonra sol tarafta çam ormanları arasındaki Gezende Barajı vardır. devamında Gezende köyüne gelinir. Gezende köyü baraj manzaralı bir köy. Köyde tarihi kalıntıları kaya mezarlarını görmek mümkün. Ilısu Köyünden 5 km kadar uzakta bulunan Ilısu Şelalesi kayalık dağın ,suyun gücü karşısında ikiye ayrılmak zorunda kaldığı ve mükemmel bir görüntü sergiliyor. Çam ormanlarının içindeki orman yolundan arabayla şelaleye doğru inmeye başlayınca Sağlı, sollu yemyeşil, bol oksijenli çam ağaçlarıyla dolu.Ağustos böceklerinin çaldıkları sazların seslerini duyarsınız. Şellaleye geldiğniizde yaklaşık on katlı bir binanın yüksekliği kadar mesafeden, büyük bir gürültüyle akan şelaleyi. anlatmak zor, görmek, yaşamak gerek bu güzelliği. Yüz metrelik blok kaya su tarafından oyulmuş, hayır;dimdik dört metrelik bir yarık şeklinde aşındırılmış.Çok bol akan su geldiği yerden ,birden bu kaya yarığına sıkışınca,büyük bir tazyikle aşağı doğru fırlayarak , coşarak akıyor,çağlıyor.

Şelaleden akan su,dar çıkış yerinden aşağıya doğru indikçe genişleyerek,savrularak,yayılarak akıyor.Akarken de renkler oluşuyor.Gökkuşağını izlediğimiz gibi suyun açık mavi ve beyaz renklerden oluşan akışı.Su yere varmasına 4-5 metre kala iyice zerrelere ayrılıyor,düştüğü noktada geniş bir su buharı oluşuyor.Köpükler,suyun buharı, gökkuşağı renkleri, etraf yeşil çam ormanı,şelaleden sonra oluşan kireçli açık mavi renkte akan bir dere.Güzel doğa gözümüze renk zenginliğini, su ve ormanın müşterek koordinesi ile sunuyor.

Muratsofu Ormanları Edit

Murats1

Muratsofu Ormanları

Muratsofu Ormanları çok farklı doğal güzelliği olan ormanlardandır.

Erdemli-Mersin Karayolundaki Elvanlı Beldesinden kuzeye doğru gidilerek Küçükfındık yaylasına gelindiğinde. Buradan yola devamla yemyeşil ormanlar içinde gözümüze Muratsofu Türbesi ilişiyor. Kutsal bir kişi olan Muratsofu’nun türbesi Kültür Bakanlığı tarafından tel örgüyle çevrilmiş, durumda. Bu türbede ibadet ediliyor, dilekte bulunuluyor, orada piknik de yapılabiliyor. Türbenin 100 metre kadar yakınında Erdemli Orman İşletme Müdürlüğüne ait Yangın Kulesi mevcut. Kuleden bakıldığında muhteşem kızılçam ormanlarını görmek mümkün. Elvanlı’dan itibaren 25 km. kadar geldiğimizi fark ettiğimizde Muratsofu Ormanlarının harika görüntüsüyle karşılaşırsınız.

Orman kenarından pırıl pırıl bir su akıyor. Etraf kır çiçekleriyle dolu. Leyleklerin su içmek için de konakladıkları nefis bir güzellik var burada. Birkaç kilometre daha ilerleyip ormanın içine giriyoruz.Bu orman en çok tercih edilen orman türü olan karışık türde ağaçlardan oluşan, karışık bir orman. Ormanda sedir, karaçam, kızılçam, meşe, göknar, çınar, ardıç gibi ağaçları hep birarada görülüyor.

Orman içinde kayalar çok özel ve görkemli bir görünüm arzediyor. Delikkaya denilen kayaya çıkıyoruz ki bu kaya gerçekten çok estetik bir görünüşte som kayaların üzerinde doğal olarak yetişmiş sedir ağaçlarını hayranlıkla izlenir. Delikkaya Rüzgar erozyonu ile binlerce yılda çeşitli şekiller almış. Burada bu doğal güzelliği izleyerek piknik yapmak gerçekten çok özel bir keyif.

Yer yer ağaçların altında rahatlıkla oturup,uzanabileceğimiz yemyeşil çimler,içinde çiçeklerle adeta bir doğa bahçesindesiniz. Piknik yaparken ormanın içine doğru yürüyüş yapabilir, bol oksijen depolayabilirsiniz.

Muratsofu gerçekten doğanın cömertçe güzelliğini sergilediği nefis bir yer.

Soğuksu Mevkii Edit

Soguksu1

Soğuksu Mevkii

Aydıncık’tan Bozyazı yönüne giderken, Aydıncık ilçesini geçtikten 5 km. sonra, denizin küçük bir koy oluşturduğu yerde Soğuksu adındaki akarsu denize kavuşmaktadır.Gözü yakın ve gerçekten de soğuk olan suyu, ismiyle uyuşmaktadır. Devlet Karayolu kenarında bulunan bu mevkii suyu ile yemyeşil ağaçları ve denizi ile gerçekten çok güzel bir köşe.

Bu güzelim akarsuyun denize kavuştuğu yerden yaklaşık 1km. kadar denizin içinde dubalarla sabitlenmiş su dolum tesislerini görüyoruz. Hem asfaltın kenarında bulunan kurumdan bilgi edinmek için soruyor ve öğreniyoruz ki,denizin içindeki tesislerden geniş yüzer balonlarla Kıbrıs’a su nakledilmektedir. Borularla kıyıdan,denizin altından götürülen su,burada binlerce metreküp su alabilen balonlara dolduruluyor,bu balonlar römorkörlerle çekilerek Girne’ye götürülmektedir.

Soğuksu da oluşturulan bir küçük bendin arkasında biriken su köpük köpük olmuş bembeyaz şelaleler oluşturmaktadır.Bu şelalelerin ve suyun çevresinde geniş gölgeli büyük ağaçları görüyoruz.Ağaçların altında oturuyor suyun gürül gürül akışını hayranlıkla izliyoruz.Su o kadar temiz,o kadar berrak ve öylesine de bol akıyor.Çevresine insanı serinleten çok hoş bir serinlik veriyor.

Yol kenarında ve suya hakim yerlerde lokantalar bulunuyor.Buradaki bu lokantalarda karnınızı doyuracağınız gibi su kenarındaki serin ve koyu gölgeli yeşille birlikte hem denizi,hem akarsuyu zevkle izleyerek piknik de yapabilirsiniz. Canınız çektiğinde bu suda veya deniz kıyısında denize girebilirsiniz. Hem tatlı suda, hem deniz suyunda yüzebilir ve serinleyebilirsiniz. Suyun geldiği yöndeki dağ kayalık bir arazi yapısında ama çıplak değil,üzerinde yeşil orman örtüsü bulunuyor.

Soğuksu da pırıl pırıl akan bir dere , köpük köpük şelale, çevrede yeşil ormanlar ve bunlarla bütünleşen güzelim mavi deniz. Burada beyaz, yeşil, mavi bir arada.

Buranın denizi çok temiz. Hiçbir atık maddenin bulunmadığı,sıhhatli,temiz,berrak bir deniz.

Soğuksuyun oluşturduğu şelalenin batısında tarihten kalma taş köprü ve eserleri de görebilirsiniz.

Dikenli Oluk Ormanları Edit

Dikenli

Dikenli Oluk Ormanları

Dikenlioluk adını bulunduğu yerdeki su pınarından alır. Dikenlioluk Tarsus ilçemiz sınırları içinde ve Cehennemdere’nin batı yamaçlarında çok güzel bir dinlenme ve doğayı seyretme yeridir .

Dikenlioluk’a hem Çamlıyayla’dan ,hem Tarsus’tan,hem de Mersin’den gidilebilir. Mersin’den en kısa yol; Gözne, Ayvagediği, Değirmendere, Kızılkaya yerleşim yerlerinden geçtikten sonra kuzeye doğru orman yolunu izleyerek gidilir. Her tür vasıtayla, gidilebilir.Yaklaşık olarak Mersin’e 80 km. uzaklıkta olan Dikenlioluk’a iki saatlik bir yolculukla varılabiliyor. Yol Gözne’den itibaren Dikenlioluk’a kadar tamamen çok güzel ve kaliteli ormanlar içinden geçer. Bazen iner, bazen çıkar. Virajlı yollarla ulaşılan bu güzel yer yaklaşık 1600 metre yüksekliktedir. Dikenlioluk yazın bile buz gibi serin havası, oluktan akan ve elinizi zor yıkayacağınız soğuklukta, fakat içimi çok güzel bir sudur. Bu suyun bulunduğu yamaçta, orman idaremiz bungalo tipi, ahşap, estetik yönü çok güzel ve çevresiyle yeni doğasıyla uyumlu bir dinlenme ve gözetleme tesisi yapmış. Bu binanın hemen yanında uçurum üzerine inşa edilmiş çardak tipli, balkona benzer bir kameriye yapılmış. Bu kameriyede harika doğayı seyredeceksin. Doğa bir renk zengini burada.Yeşil, mavimsi yeşil, mavi, kahverengi renkler burada göze bir doğal renk resitali sunuyorlar.Sabırla ve dikkatle karşı yamaçları dürbünle izlerseniz halkın geyik diye adlandırdığı yabankeçilerini ormanlık kayalıklarda izlemek olasıdır. Gürültü yok, temiz pırıl pırıl hava, buz gibi bir su, işte Dikenlioluk mevkisi böyle bir yer. Burada yiyeceğiniz her yiyecek,içtiğimiz suyu ile şişkinlik yapmadan hazım olunur ve hemen tekrar bir şeyler yemek istersiniz. Şehirde yorulan gözleriniz, kulaklarınız, beyniniz hülasa vücudunuz burada kendisini adeta yeniliyor sanki. Manzara gerçekten muhteşem; aşağıda Cehennemderesi Vadisinin karşısında Baştepe orman yangın gözetleme kulesi, Böğürtlenlik mesire yerleri ve tabii ki hayvanların rahatça görülebileceği, gerçekten kaliteli sedir ormanları burada doğanın en güzel süsünü oluşturuyor.

Dikenlioluk’ta piknik masaları, ocak, mangal, hazır bekliyor. Burada bulunmak, bu güzel yere giderken ve gelirken izlediğimiz yol manzaraları de işin çabası.

Uyuzini Mağarası Edit

Uyuzini2

Uyuzini Mağarası

Uyuzini mağarası Tarsus’tan 20 km uzaklıkta olan Hacıhamzalı köyünde bulunmaktadır.Tarsus-Ankara karayolundan Dörtler köyünden, batıya dönülüp 5km. kadar gidilip Hacıhamzalı köyüne varılır. Köyden 1km kuzeye doğru gidildiğinde derin bir kanyona gelinir. Bu kanyon Kadıncık Vadisinin uzantısı olup, Kadıncık 2 baraj nedeniyle şu an susuz, iki yanı mağaralarla dolu dimdik kayalarla kaplı,kanyon yamaçlarındaki mağaralara ulaşmak hemen hemen imkansız. İşte Uyuzini mağarası da bunlardan birisi.

Kanyonun derinliği ve genişliği bizleri ürpertiyor.Kanyon içerindeki mağaralar,yeşillik ,ormanlık alan ise gözlerimizi dolduruyor.Kanyona genel bakıştan sonra Uyuzini mağarasına doğru yola koyuluyoruz. Amacımız mağaraya ulaşmak ama nasıl? Kanyonun üst kısmından mağaraya doğru tek kişinin geçebileceği kayalardan oyulmuş dik mi dik bir yolla karşılaşıyoruz.Bu kayalıktan çok dikkatli inmeniz gerekiyor.Yoksa kendinizi kanyonun 100metre kadar derinlikteki tabanda bulabilirsiniz.Yer yer inmek için basamak yapılan yerlerden yavaş yavaş ,dikkatle ellerimizle kayalara tutunarak, yardımlaşarak inmeyi başarıyoruz. Başarıyoruz ama incecik bir yoldan,yine tek kişinin geçebileceği bir yerden geçmeye çalışıyoruz. Alt taraf uçurum. Mağara sanki köpekbalığının ağzını açmış, ovanı yakalamak ister pozisyonundaki gibi duruyor karşımızda.Her ne kadar mağaraya ulaşmak riskli de olsa güzel bir mağara köpekbalığı gibi tehlikeli değil. Mağara geniş güzel ve yeşil. Mağaranın içinde serin bire hava var İnsanı ürpertme derecesinde.Bu heyecanlı yolculuktan sonra mağara içinde bulunan su ile elimizi,yüzümüzü yıkıyoruz ,kendimize gelmek için. Bu suyun şifalı olduğu uyuz ve cilt hastalıklarına iyi geldiği çamurunun da faydalı olduğu yöre halkı tarafından söyleniyor. Adını da uyuz hastalığına çare bulduğu için konulduğu anlaşılıyor. Su yazın ılık, kışın sıcak derecesinde akıyor. Böyle şifalı bir suyun kanyonun tepesine yakın bir mağara içinde olması ilginç

Mağaradaki ilginçlikler bu kadarla da kalmıyor.Mağaranın tabanında kayanın içinde bulunan fosil kalıntıları dikkatimizi çekiyor.Fosil kalıntılarına birkaç yerde rastlamak mümkün.

Mağarada Helenistik devirden kalma 3 metrekare alanında ,1metre derinlikte taştan oyularak yapılmış bir havuz var. Havuza kayalardan oyulmuş basamaklarla giriliyor. Mağaranın duvardan sızıntı şeklinde akan şifalı su bu havuzda toplanıyor. Hastalar havuzda yıkanıyorlar. Anlatılanlara göre ciltteki yaralara ve kaşıntılara adeta bir deva bir çare bu su. Mağaranın içinde yeşil çiçekler, boysuz ağaççıklar gözlerinizi dinlendirir.Aynı zamanda buradan kanyonun kanyonun derinliklerini ,karşı yamaçları izliyorsunuz. Her yer zümrüt gibi. Korkuyorsunuz, heyecanlanıyorsunuz. Böylesine bir haz bu kanyonu seyretmek.

Kanyonun tabanına yakın bir yerde,tarihi taş lahitler, mezarları görebiliyoruz. Şimdi mağaradan dönüş bizi düşündürüyor. O yoldan geri nasıl döneceğiz? Dar yoldan tek sıra, adımlarımızı dikkatlice, yavaş yavaş atıyor ve tırmanma yerine zar zor ulaşıyoruz. Bu noktadan itibaren adeta duvar gibi dik bir yamaca tırmanacağız. Biraz soluklanıp, birbirimizden ve yanımızdaki köylülerden güvence alıp tırmanışa başlıyoruz. Ayaklarınızı sağlam bir kaya kertiğine yerleştirip, elinizle de bir kaya oyuntusu bulup, adeta tırnaklarımızla tırmanıyoruz. Yavaş yavaş, dikkatlice, korkarak, aşağıya bakmadan çıkıyoruz yukarıya .Derin bir oh çekiyor ve geldiğimiz yöne bakıyoruz.

Gerçekten şifalı bu mağarayı sizlere övüyoruz.Şifa için,heyecan için.

Cacık Vadisi Edit

Cacik2

Cacık Vadisi

Erdemli Toros köyünü geçiyor ve Çampınarı yaylası mevkiine gelinirse Buradan itibaren ağaçlandırılacak sahaları, ağaçlandırılmış sahaları görülebilir.Bu mevkide her yaşta ağacı görmek mümkün. Yeni dikilmişten, yıllarca burada kendini muhafaza etmiş ağaçlara kadar.Sanki bir soyağacı gibi en yaşlılardan en gence hepsini burada görebiliyoruz. Cacık dediğimiz bu mevkilerin ağaçlandırılması mükemmel bir çaba gerektiriyor. Ağaçlandırma sahaları arasından geçerken yolun üst kısmındaki mağaralar var Yolun alt kısmında yeşillikler arasında akan şırıl şırıl derenin sesi geliyor. Yemyeşil bir ortamda rengarenk çiçeklerin,dağ lalelerinin arasından geçiyoruz. Bu güzellikleri hayranlıkla seyrediyoruz. Yol kenarında bulunan ardıç ağaçlarından yapılmış yörük çadırlarını görüyoruz. Yörükler yazın burada yaşıyor. Çadırlarının önüne diktikleri sebzeleri yetiştiriyorlar. Bol oksijenli, yemyeşil ortamda yaşamlarını sürdürüyorlar.Tabii ki sadece yazın. Yörüklerin yaşayışlarını kısa süreli olsa da gözlemliyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Cacık mevkiinde ilerlerken kayanı üzerinde tek başına duran şemsiye seklindeki sedir ağcının görüyoruz.Genç sedir fidanları arasında şemsiye şeklindeki sedir ağacı eksantrik bir hava sergiliyor.Şemsiye sedirden sonra genç sedir fidanları arasından geçiyoruz. Tırmanıyoruz iniyoruz,kıvrımlı kıvrımlı orman yolundan geçiyoruz.Yaşlı sedir ağaçlarının gövdelerinin düzgünlüğü dallarının çevreye olan hakimiyeti marur duruşu, kozalaklarının ağaçta doğum günü pastası üzerindeki mumlar gibi durması,kendine özgü güzelliğini bir kat daha arttırıyor.

Piknik alanları,yaşlı sedir ağaçları,genç sedir ormanları,şamdan sedirler,ardıç ağaçları,yaylalar,dereler,mağaralar,çiçekler derken yavaş yavaş yolun sonuna geldiğimizi Aslanköyün evlerini uzaktan görünce anlıyoruz.Bu yeşil yolculuktan sonra biraz yorgun ama mutlu bir şekilde ayrılıyoruz.

Mersin-Erdemli’den başlayan yolculuğumuz Cacık yaylasını takiben Aslanköy’de bitiyor.

Bu güzellikleri görmek için yanınıza yiyeceklerinizi ve fotoğraf makinenizi almanızı tavsiye ederiz. Bu güzellikleri görmeye her türlü araçla gidilebilir.

Bu manzaraları görmek, güzelliklerin tadını çıkarmak istiyorsanız anlattıklarımızı değerlendirmenizi dileriz.

Bolyaran Ormanları Edit

Bolyaran1

Bolyaran Ormanları

Bolyaran piknik alanı ve sedir ormanları Gülnar ilçesi sınırları içerisinde,Gülnar’a 25 km Mersin’e 175 km uzaklıktadır.

Gülnar ilçemizde bulunan Bolyaran piknik alanı 1350 m. yükseklikte, sedir ağaçlarının oluşturduğu ormanın içerisindedir. Bolyaran piknik alanının önceki durumu insanlar tarafından keçilerin otlatıldığı, insanlarımızın zarar verdiği bozuk orman görüntüsündeydi. Fakat 1983 yılında Gülnar İşletmesi tarafından korumaya alınmış ve koruma sonucunda sahaya hayvan girmesi engellenmiştir. Dikim yapılmadan, sedirlerin doğal tohumla gençliklerin gelmesi sağlanmış, yaşlı ağaçların kesilmesiyle bugünkü muhteşem sedir ormanı görüntüsünü almıştır.

Gülnar-Ermenek asfaltından piknik alanına sapıldığı zaman,sağlı sollu sedir ağaçları hoş geldin dercesine bizlere kollarını açmış,kucaklar gibi memnuniyetlerini belirtircesine karşılıyorlar. Bu güzellik arasından piknik alanına doğru ilerlerken içimizde bir rahatlama oluşuyor.Bu yeşilin renginin insanı rahatlattığının,dinlendirdiğinin bir kanıtıdır.

Piknik alanına vardığınız zaman çok şaşıracaksınız ama size hak vereceğiz. Çünkü bizlerin rahat edebilmesi için her şey planlanarak, Gülnar Orman İşletmesi tarafından özenli bir şekilde yapılmıştır.Geniş bir düzlükte bizim şamdan sedir dediğimiz, sedirin çobanlar tarafından budanarak tek gövdeden yukarıya doğru birkaç gövdenin oluşması sonucu bu görünümü almıştır.Piknik alanındaki şamdan sedirler korunarak,uygun olanlar arasına bizlerin rahat edebileceği ahşaptan köşkler yapılmıştır.Bu köşkte oturmanın zevki hiçbir yerde yoktur Bolyaran’dan başka. Sedir ağaçlarının asil görüntüsü,kozalaklarının doğum günü pastası üzerindeki mumlar gibi etrafı aydınlatıyormuşcasına kendini göstermesi,farklı bir görünüm ortaya çıkarıyor.

Bolyaran’da piknik yapabilmek için her şeyinizi yanınıza almanız gerekiyor.Önce de söylediğimiz gibi rahat bir piknik için her şey düşünülmüş.Suyun getirilmesi,ocakların ve tuvaletlerin uygun yere yapılması doğaya zarar vermeyi engelliyor.Zaten böyle muhteşem bir ormana zarar vermek hiç kimsenin aklına gelmez.

Sizlere tavsiye olarak, Bolyaran piknik alanına sabah erkenden gitmeniz, kahvaltınızı, öğle yemeğinizi,hatta kalabilirseniz akşam yemeğinizi de orada yemeniz,çayınızı orman içerisinde,serin bir ortamda,kuş cıvıltıları arasında yudumlamanızı,kitabınızı bu güzel ortamda köşkte oturmuş,sırtınızı sedir ağacına yaslamış şekilde,bulunduğunuz yerin tadını çıkararak okumanızı dileriz.

Bolyaran piknik alanı diğer birçok piknik alanı gibi,ücretli değildir.Bir piknikçinin ihtiyacı olan çeşmeler, ocaklar, ağaç gövdelerindeki oturma çardakları, ayrıca piknik masaları, gerekirse çimler üzerinde de oturulacak yerler mevcuttur.

Emirler köyü piknik yeriEdit

Piknik alanı

Muhteşem doğası, muhteşem mersin manzarasına sahip emirler köyü piknik alanı, mersine sadece 10 dakika uzak mesafede olup ``mersin`in doğal yaşam alanı`` sloganı ile işleten işletmecilerin yeniliğe açık doğaya saygı temiz çevre yi ilke edinmiş tam bir aile ortamı, Alkol satışının olmadığı emirler köyü piknik alanı kır kahvaltısı, kendin pişir, mangal keyfi, mini market, taş fırın günlük taze kuzu eti, tavuk kanat but, sucuk satışı, fırında pişirim, etli pide, manav reyonu ile, hem servis yapılıp, müşterilerin kendilerininde pişirmesine olanak sağlandığı gibi hemde mangalada pişirilip kusursuz servisi ilede sunum yapılmaktadır. Hafta içi ve hafta sonu, gece 11e kadar açık olup aynı zamanda, nargile semaver okey gibi, aktivitelerin bulunduğu eşşiz bir mekan haline getirmek için işletmeciler, çevre düzenlenmesi ilede sonbahar kış aylarındada faaliyet hazırlıklarını devam etmektedir. Ulaşımın değirmençay belediye otüsleri ve emirler köyü minibüsleriylede sağlanabilmesi aracı olmayanlara için büyük kolaylık sağlamaktadır. Emirler Köyü Piknik Alanı `` Mersin`in Doğal Yaşam Alanı`` Ayrıca hem sosyal hem sportif faaliyet için yakınkda voleybol futbol sahası, paintball, atv kros turlarının çalışmalırını yapmaktadır.Ayrıca yamaç paraşütü ativitistlerin, motorcuların, izcilerinde kullanığı harika bir piknik alanıdır. Bilgi ve rezervasyonlar için 05067070537 veya 05327964665 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Doktorun yeriEdit

J52V+CH Azimli, Kumkuyu Mahallesi, Erdemli/Mersin



Akdeniz Mersin Mersin Gezilecek Görülecek Yerler Mersin Gezilecek Görülecek Yerler Kemal Kaya - 1 Temmuz 2018 808934 72

Doğu Akdeniz‘in en büyük şehirlerinden Mersin gezilecek yerleri ile beni oldukça şaşırttı. Güney sahil şeridinde, mütevazı tatil yerlerinden biriymiş gibi görünen Mersin, medeniyetlerin buluştuğu, çok sayıda tarihi ve kültürel varlığıyla önemli bir turistik merkez. Mersin, adeta tarihi mirasın üzerine kurulmuş. Ne yana baksanız geçmiş uygarlıklarının görkemli antik kentleriyle her an her yerde karşılaşıyorsunuz. Bir çoğumuz bunlardan habersiziz maalesef.

Renkli tarihi, enfes doğası, güzel iklimi, verimli toprakları, çalışkan ve yeniliğe açık sıcakkanlı insanları ile görmeye değer bir şehir. Listede görmeniz gereken en önemli yerlere yer verdim. Önce Mersin merkezde gezilecek yerleri sıraladım, vaktiniz varsa mutlaka ilçelerini de gezmeye vakit ayırın.

Mersin’de Gezilecek Yerler

Kleopatra Kapısı Mersin-Gezilecek-Yerler-Kleopatra-Kapisi Kleopatra Kapısı Antik dünyanın en önemli liman kentleri arasında yer alan ve bölgedeki devletlerle ticari ilişkileri olan Tarsus’un, bu özelliği nedeniyle çok sayıda esere rastlanıyor. Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın denizden gemilerle gelip Tarsus’a girdiği kapıdan Romalı General Antonius ile görüşmeye gittiğinden söz ediliyor. Tarsus surlarından geriye kalan kapının Deniz Kapısı olan ismi geçmişi nedeniyle Kleopatra Kapısı‘na dönüşmüş. Kapının yüksekliği 8.50 m, genişliği ise 5.60 metre.


Göz at: En iyi Mersin Plajları



Assos Gezilecek Yerler

narlikuyu, silifke Küçük Bir Cennet: Narlıkuyu,

Latin İtalyan Katolik Kilisesi, Mersin Silifke Uzuncaburç AAntik Kentivideo Mersin’in En Önemli Antik Zenginliği: Uzuncaburç, Silifke

Tarsus Selalesi, Mersinvideo Tarsus Şelalesi ve Roma Mezarları 72 YORUM Selim Baysal 17 Temmuz 2018 at 15:05 Mesin’in batısında güzel ve görülmeye değer neresi yok ki! Akyar, Kızkalesi, Yemişkumu, Cennet Cehennem. Susanoğlu sahilleri… daha saymakla bitmeyecek güzellikler. Mersin’de yaşamak bir ayrıcalık.

Cevapla Adem Cicek 15 Temmuz 2018 at 15:34 Ekim de gitmeyi düşünüyoruz Samsun’dan Mersin’e. Hava şartları nasıl olur acaba? Ayrıca Mersin merkez yerine Tarsus’a gidip konaklamak daha avantajlı sanki. Önerilerinizi alabilir miyim acaba ?

Cevapla Selim Baysal 17 Temmuz 2018 at 15:10 Ekim ayında Mersin’in her yeri cennet gibidir. Yağdı mı bahar, açtı mı cennet. Hem de daha sakin ve bir başka güzeldir. Tavsiye ederim.

Cevapla Berf 12 Ağustos 2018 at 12:20 Tarsus’ta kalmak dezavantaj sağlar. Çünkü gezilecek yerlerin çoğu Mersin’in batısında kalıyor. Tarsus ise daha da doğuda ama Tarsus’u ve civarındaki Eshabı Keyf’i gezmek için ayrıca bir gün ayırmanızı tavsiye ederim.

Cevapla Ethem Demirel 9 Temmuz 2018 at 23:23 Uzuncaburç olmalı, Ayaş (Elausse sebaste) olmalı, Alahan Manastırı ve Yerköprü Şelalesi de kesinlikle olmalı. Hatta Narlıkuyu Üç Güzeller Müzesi olmalı.

Cevapla Zeynep Ozmen 16 Haziran 2018 at 12:46 Sertavul Geçidi ile Mut arasında dağın tepesinde Alahan Manastırı görülmeli!

Cevapla Ali 5 Ocak 2018 at 22:32 Mersin Toroslar ilçesi Değirmendere mahallesinde bulunan Ebu Sayma mezarı, çatal çeşme, meydan tepesi, tespisekisi, değirmendere göleti, kutca ( dağlık alanın tepesinde bulunan ve buz gibi suyu olan düz arazi)… Bir köyde görebileceğiniz en güzel görüntüler bu köyde… Mutlaka uğrayın…

Cevapla Gezegen 1 Ağustos 2017 at 15:29 Narlıkuyu ve Yapraklı Koy görülmeli

Cevapla Anonim 6 Temmuz 2017 at 18:41 Listen gayet başarılı beğendim.

Cevapla Seda 15 Mayıs 2017 at 00:30 Tisan adasını da ekleyin orası tam bir cennet

Cevapla Arzu 6 Mayıs 2017 at 01:33 Tarsusta bulunan Kisecik Kanyonunu göremedim. Asil saklı kalan güzellik orasi. Harika. Gülek Kalesini de eklemek istiyorum. Zira “Ucurumun kenarindaymis gibi” cekilen fotolarin nerde oldugunu bilmek istersiniz. Kışın kar keyfi yapmak icin “Karboğazı” mutlaka gidilmesi gereken yerlerden. Bu hafta sonu yerkopru selalesini kesfedecegiz ailecek. Bakalim nasil olâcak.😉

Cevapla Ahmet Kara 14 Nisan 2017 at 14:44 Çok güzel bilgiler aldım, teşekkür ederim, ellerinize sağlık. Bu yaz kesin Mersin’de olacağım.

Cevapla Hayrettin 4 Nisan 2017 at 12:55 Mersin Toroslar Gözne Yaylasında bulunan Candır Kalesini de tavsiye edebilirim. Gerçekten pişman olmayacaksınız .😉

Cevapla Alp 19 Mart 2017 at 12:28 Marinayı niye koymuşlar anlamadım.

Cevapla Kemal Kaya 20 Mart 2017 at 15:28 Marina’yı ben koydum Şehirde sadece tarihi ve doğal yerler gezilmez. Marina da özellikle gün batımı sonrası uğranacak, keyifle vakit geçirilecek bir yer.

Cevapla Hüsamettin Erdoğmuş 17 Şubat 2017 at 11:56 Mersin bir doğa harikasıdır. Mersin de yaşamak çok güzel bir duygu.

Cevapla Ömer söker 7 Ekim 2016 at 13:46 Bırakın da bilmesinler. Mersin’i bozmayın her şeyiyle muntazam.

Cevapla Gulsah Keseci 10 Eylül 2016 at 00:14 Egribūk ve Anamur tarafinda Toslaklar Koyu. Bunun disinda Çamliyayla, ayrica Mersin’in reklaminin olmamasi aslinda su zamanda daha iyi. Koylari ve kiyi şeridini mahvetmiyorlar. Şimdilik aramizda kalsin ama Egribūk’ü mutlaka görün.

Cevapla Betül S. 24 Ağustos 2016 at 15:21 Silifke Tokmar Kalesi de manzarası ve tarihiyle çok etkileyici. Görülmesi gereken yerlerden bence.

Cevapla Cemil Sarıgül 4 Temmuz 2016 at 20:49 Yapacağınız paylaşıma Adamkayalar ve Kanlıdivane Erdemli’de demişsiniz, ikisi de Kızkalesi’nde. Sizin yüzünüzden günüm mahvoldu, bilmiyorsanız atmayın kardeşim.

Cevapla Kemal Kaya 6 Temmuz 2016 at 11:08 Bence önce yukarıda yazılanların altındaki açıklama kısmını okumalısın:

Adamkayalar: “Kızkalesi beldesine 7 km mesafede bulunan…”

Her ikisi de coğrafi olarak Erdemli ilçe sınırları içerisinde. Bilgiler tamamen doğrudur, Wikipedia veya Google Map’teki adresten kontrol edebilirsin. Google Map kullansan zaten zana nokta atışı yeri gösterirdi. Her ikisi de birkaç kilometrelik alanda, “günüm mahvoldu” gibi bir tribe girmeyin. İyi tatiller.

Cevapla Cansu 13 Mayıs 2016 at 17:01 Mersin Kızkalesi, tarihiyle ve doğasıyla önemli turizm beldelerimizden birisidir, ayrıca kizkalesi.net adında rehber niteliğinde bir web sitesi vardır. Kızkalesi hakkında değerli görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkürler sevgili blogger.

Cevapla Mersin33 9 Nisan 2016 at 17:32 GÖZNE KALESİ, DOKTORUN YERİ, ERDEMLİ ÇEMLIĞI, ERDEMLİ YEŞİL VADİ DAHA KEŞFEDİLMEMİŞ ONLARCA TARİHİ GÜZELLİĞİ VAR MERSİN’İN.

Cevapla Dursun 22 Mart 2016 at 08:50 Sırf yeme içmeye, tantuni yemeye, künefe yemeye bile gidilir. Havalimanı olaydı iyiydi.

Cevapla Serkan 13 Temmuz 2016 at 18:57 Uzuncaburc Antik Kenti de bence listeye girer, Silifke sınırlarında bulunuyor.

Cevapla Kemal Kaya 13 Temmuz 2016 at 19:49 Aynen katılıyorum: https://yoldaolmak.com/uzuncaburc-antik-kenti-silifke-mersin.html https://yoldaolmak.com/mersinde-gorulecek-antik-yerler.html

Cevapla Faruko 10 Mayıs 2018 at 16:17 2019 sonu şehrimizde oda olacak yazmakla olmaz arkadaş Mersin

Cevapla Yıldırım 21 Mart 2016 at 16:04 Erdemli Kayacı Vadisini tavsiye edebilirim. Gerçekten güzel ülkemizin cennet köşelerinden birisi.

Cevapla Ercan 12 Şubat 2016 at 13:10 Yakın zamanda gideceğim. Teşekkürler verdiğiniz değerli bilgiler için.

Cevapla Gezilecekyerler Biz 1 Aralık 2015 at 20:10 Mersin sahil bölümüne bayılırım. Bence mutlaka görülmesi gerekiyor.

Cevapla Kemal Kaya 11 Şubat 2016 at 21:02 Mersin’in her bir köşesi güzel. 10 günden fazla zaman geçirdim, kıyıları şahaneydi.

Cevapla Batuhan 23 Kasım 2015 at 22:08 Hocam sağolun hepsi görülesi ve gerçekten gezilmeye değer yerler.

Cevapla Kemal Kaya 11 Şubat 2016 at 21:02 Teşekkürler, sevdiklerinizle paylaşın.

Cevapla Wanted 22 Kasım 2015 at 05:55 Mersin’e gidip görmek isteyenler için çok güzel bir yazı olmuş. Mersin gezilmesi gereken tüm yerleri göstermişsiniz. Emeğinize sağlık.

Cevapla Kemal Kaya 17 Şubat 2016 at 20:09 Listeyi fırsat buldukça daha da genişletmeyi düşünüyorum. Teşekkürler.

Cevapla Büşra 17 Kasım 2015 at 23:41 Mersin ülkemizin yaşanılası kentlerinden, Akdeniz var, doğa var, tarih var, fiyatlar uygun ve havası da güzel… Daha ne olsun! 🙂 Memleketim diye demiyorum tabi. 🙂

Cevapla Mustafa Bedir 15 Kasım 2015 at 20:03 Mersin her yeri ayrı güzel ülkemizin çok güzel bir şehridir. Özellikle Adam Kayalar bölümü çok heyecan verici bir yer.

Cevapla Zevkli Tatil 15 Kasım 2015 at 18:51 Ülkemin her karış toprağı çok güzel. Her yer mi bu kadar güzel olur?

Cevapla Sunny 15 Ekim 2015 at 00:20 Mersin candır. İsmi çok bilinmesin, çok gelen olmasın ve bozulmasın. Ama diğer yandan esnafımızın kaznaması için turizm gelişmesi gerek. Akkuyu ile başımıza bela oldular.

Cevapla Adım Adım Seyahat 10 Ekim 2015 at 22:50 Mersin küçük bir şehir gibi görünüyor ama gezilecek çok yeri varmış. Bir kaç kez ziyaret ettim ama bu kadar çok yeri olduğunu bilmiyordum. Özellikle doğal güzellikleri şahane.

Cevapla Mehmet 9 Ekim 2015 at 03:17 Mersin’de o kadar çok tarihi yer var ki, duyarsanız şaşarsanız. ister tarih sevin ister deniz hepsi Mersinimizde var.

Cevapla Kemal Kaya 10 Ekim 2015 at 11:54 Mersin pek beğendiğim bir yer oldu, 10 günden fazla bir çok yerini gezme fırsatım oldu ama bir 10 gün daha ayırma niyetindeyim. Kıyılarını daha yakından tanımak istiyorum.

Cevapla Sevilay 1 Mayıs 2017 at 11:49 Kemal bey nerde kalalım haziran da gitmeyi düşünüyorum hem uygun hem plaja yakın hem ulaşım arterlerine yakın olsun istiyorum ☺️

Cevapla Çiğdem Ergene Özgür 6 Ekim 2015 at 10:06 Mersin in biraz daha doğusunda. YUMURTALIK

Cevapla Hasan 24 Nisan 2017 at 17:19 Yumurtalık Adana ili Ceyhan ilçesine bağlı bir belde. Mersin anlatan bir yazıda olmaması doğru olur. Mersin merkeze yaklaşık 150 km mesafede.

Cevapla Simsim Nur 4 Ekim 2015 at 20:10 Aydıncık,Kelenderis kalıntıları.

Cevapla Kemal Kaya 10 Ekim 2015 at 22:44 Kalenderis Antik Kenti de listeye girmeyi hakediyor, ama görmediğim için listeye koymadım.

Cevapla Mustafa 4 Ekim 2015 at 16:10 Mersin gezilmesini tavsiye ettiğim güzel bir şehrimizdir. Aslında ülkemizin her bir köşesi hem tarih hem sanat kokuyor. Çok şanslı bir milletiz.

Cevapla Kemal Kaya 10 Ekim 2015 at 11:56 Mersin tanıtım konusunda çok geride kalmış. Komşuları Adana ve Antalya daha iyi biliniyor ve isimlerini daha çok duyuruyor. Oysa eskiden Mersin daha ünlü bir yermiş. Şanslıyız ama şansımızı insanlara da duyurmalıyız.

Cevapla Eylem Bal 4 Ekim 2015 at 15:25 Anamurda oren yoresi anemuruim antik liman sehri…

Cevapla Ömer söker 7 Ekim 2016 at 13:45 Evet bak güzel

Cevapla Bengi Dölek 4 Ekim 2015 at 10:07 Silifke’de Uzuncaburç Harabeleri ve Dalyan eklenebilir bunlara. Ayrıca Boğsak ve Tisan Koyları da görülmeye değer.

Cevapla Songül Dogan 4 Ekim 2015 at 08:04 Narlikuyu mozaik muzeside yok galiba

Cevapla Kemal Kaya 10 Ekim 2015 at 22:45 Sadece gördüğüm yerleri listeye aldım Songül, yoksa listeye girmesi gereken 50 yer daha sayabiliriz sanırım. 🙂

Cevapla Merve Absinth 4 Ekim 2015 at 05:00 Hepside çok güzel kareler ellerinize sağlık

Cevapla Betul Aksu 4 Ekim 2015 at 04:38 Uzuncaburcu ben mi goremedim yok muydu? Ilave olarak bi arkadas da yazmis Narlikuyu var ve Silifke Merkezde de kalintilar var ismini unuttum suan.Silifke Aydincik arasinda ,yolu tam da maceracilara gore olan, Tokmar kalesi ver bi de. ☺

Cevapla Sergen Sezer 3 Ekim 2015 at 21:27 Listenin yarısı Tarsus maşallah 🙂

Cevapla Kemal Kaya 10 Ekim 2015 at 22:43 Tarsus ülkemizde çok gözardı edilse de tarih ve kültür olarak çok zenginliğe sahip bir yer. Uluslararası değeri olan bir yeri ne yazık ki iyi tanıtamamışız.

Cevapla

En önemlisi Mut Yerköprü Şelalesi

Cevapla

Mutta deildir o selale.Konya Hadimdedir

Cevapla


Namrun Yaylasi…

Cevapla

Narlikuyu

Cevapla

Var ya yaşamak bunlar inanılmaz


Mut Alahan Manastırı yok listede..Büyük eksiklik.

Cevapla

Sadece gördüğüm yerleri listeye aldım Ferhan. Haklısın.

Cevapla Ferhan Gürkan Yeşildağ 3 Ekim 2015 at 20:42 Mut turizm açısından çok geri kalmış bir ilçe. Böyle yayınlarla bir nebze katkıda bulunulabileceğini düşünüyorum. Teşekkürler.

Ekim 2015 at 20:43 Haklısın, ama görmeden, fotoğrafını çekmeden de yazmam doğru olmaz. Yolum düşerse onu da eklerim.

Cevapla Hülya Yalçınkaya 3 Ekim 2015 at 19:59

Mut ilçesinde ‘Alahan Manastırı’ sadece bu müthiş yapıyı görmek için bile Mersin’e gitmeye değer.

Cevapla

Ben de görmedim, o nedenle listeye koymadım. Fotoğraflarda Cambazlı Kilisesine benzettim. İsmini çok sık duyuyorum. ?

Cevapla Mehmet 6 Nisan 2018 at 11:33 Ben gittim muazzam bir manzara ve eşsiz bir tarih.

Cevapla Mehmet Borlu 3 Ekim 2015 at 19:54 Silifke ve Taşucu güzel

Cevapla Tuğçe Nur Tankut 3 Ekim 2015 at 19:31 TASUCU