Wikia

Yeni Wiki

Muhtar

Talk0
56.918pages on
this wiki
Bakınız

Şablon:Muhtarbakınız - d


Muhtar
Mahalle muhtarı
Mahalle muhtarlığı
Mahalle muhtarlığı seçimi

Mahalleler
Mahalle muhtarları

4541 sayılı Şehir ve kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun
Şehir ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü

Mahalle muhtarıEdit

Mahalle nin muhtarıdır.

İç linklerEdit

Görevden uzaklaştırmaEdit

http://www.istanbul.gov.tr/Portals/VilayetKonagi/docs/mahalliidare/gorus/valilik/vgorus_6.doc dosyasının html sürümüdür. G o o g l e taradığı belgelerin otomatik olarak html sürümlerini oluşturur. T.C.

ISTANBUL VALİLİĞİ

İl Mahalli İdareler Müdürlüğü SAYI: B054VLK4340700.13.1 (03)/14138 17/11/2003

KONU: Köy ve Mahalle Muhtarları. İLGI: İstanbul Valiliğinin 25.09.2003 gün ve İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü 239-8246 sayılı yazısı.

İlçe Kaymakamlarının katılımı ile Vali Başkanlığında yapılan aylık olağan toplantıda "çeşitli suçlar nedeniyle adli takibata uğrayan ve haklarında tutuklama kararı alınan köy ve mahalle muhtarları hakkında kaymakamlıklarca yapılan idari işlemlerde (soruşturma görevden uzaklaştırma muhtar vekili görevlendirilmesi görevine son verme) tereddüt ve farklı uygulamaların bulunduğu anlaşılmış olup, İl Mahalli İdareler Müdürlüğüne intikal eden bilgiler dikkate alınarak, ilgili Vali Yardımcısı tarafından, 4541 Sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve ihtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun ve 442 Sayılı Köy Kanununu Hükümleri çerçevesinde uygulamada birliğin sağlanması gerekiyorsa, bir Valilik emri yayımlanmasına" karar verildiği ilgi yazı ile bildirilmiştir.

Bilindiği gibi T.C. Anayasasının 127'nci maddesi ile mahalli idarelerin il, Belediye ve Köy İdarelerinden ibaret olduğu belirtildiği için Köy Muhtarları bakımından konu bu anayasal çerçevede; 4541 Sayılı Kanunla kurulmuş olup Devlet genel idare kuruluşlarına ait bazı görev ve hizmetleri yapacakları belirtilen Mahalle Muhtarları bakımından ise seçimle gelmiş kamu görevlisi olmaları gerçeği ışığında incelenmiştir.

1- KÖY MUHTARLARI

A) Haklarında Soruşturma Yapılması:Edit

Köy Muhtarları görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanuna tabidirler. Haklarında Ön inceleme başlatmaya ve soruşturma izni vermeye yetkili merci bağlı bulundukları ilçe Kaymakamıdır. (Kanun Md-4/j,5) Ayrıca Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanunun Uygulanması ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca Yürütülecek işlere ilişkin Yönergenin 6/b Maddesine göre ilçelerde görevli Muhtarlar hakkında Vali de ön inceleme başlatabilir. Bu durumda da soruşturma izni ilçe Kaymakamı tarafından verilecektir.

Köy Muhtarları hakkında her türlü idari soruşturmayı Kaymakamlar ve gerektiğinde Valiler yaptırabilirler, inceleme ve soruşturma sonucuna göre 442 Sayılı Köy Kanununun 40,41 ve 45'nci maddeleri muhtarın bağlı bulunduğu ilçe Kaymakamı ve ilçe idare Kurulunca uygulanır.

B) Görevden Uzaklaştırma:Edit

Anayasanın 127'nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre haklarında görevleriyle ilgili bir suçtan ötürü kovuşturma veya soruşturma açılan Köy Muhtarını içişleri Bakanı geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir. Muhtarın bağlı olduğu ilçe kaymakamı bu konudaki önerisini Valilik kanalıyla Bakanlığa iletmelidir.Görevden geçici süreyle uzaklaştırma için başka bir yasal dayanak ve yöntem bulunmamaktadır.


     C) Muhtar Vekili Görevlendirme:
     Köy Muhtarının izinli olduğu raporla belgelenen rahatsızlığı, Bakan tarafından görevden geçici süreyle uzaklaştırıldığı, görev dışı bir suç isnadıyla tutuklanması, görevine son verilmesini gerektirmeyecek türden kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza evine girmesi gibi nedenlerle görevinden geçici olarak ayrılması halinde yerine

birinci aza ilçe Kaymakamı tarafından vekil olarak görevlendirilir. (442 Sayılı Köy Kanununa 286 Sayılı Kanunla eklenen Ek. 7-B Maddesinin son cümlesi uyarınca)

     Bu durum dışında ölüm, muhtarlık sıfatının yargı kararı ile düşmesi, istifa gibi nedenlerle Muhtarlık boşalırsa 2972 Sayılı Mahalli idareler Mahalle Muhtarları ve ihtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun 33'ncü Maddesi uyarınca durum ihtiyar Meclisinin birinci üyesi tarafından ilçe Seçim Kuruluna ve mahallin en büyük Mülki amirine (Kaymakam) bildirilmesi gerekir. Seçim yapılıncaya kadar mahallin en büyük Mülki amirinin (Kaymakam) atayacağı Muhtar Vekili Muhtarlık görevini yapar. Bu görevlendirme için yasada kayıtlama yoksa da birinci azanın vekaleten görevlendirilmesi teamüldür.

D) Görevine Son Verilmesi:Edit

Anayasanın 127'nci maddesindeki "Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim, yargı yoluyla olur" hükmü köy muhtarını da kapsamaktadır.

a) 2972 Sayılı Mahalli idareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve ihtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun 31 'nci maddesine göre Köy Muhtarlığı seçiminde adaylık usulü bulunmamaktadır. Köy Muhtarı seçilebilmek için mevzuatta belirlenmiş koşullardan birini

taşımayan bir kimsenin seçilmesi ve itiraz süreleri geçtiği için seçim sonucunun kesinleştiği takdirde tam kanunsuzluk hali teşkil eden bu durum Yüksek Seçim Kuruluna intikal ettirildiğinde kurul kararı ile kişinin seçimi iptal edilecektir.

b) Seçildikten sonra Muhtarlık için yasanın aradığı koşullardan birini yitirenler 442 Sayılı Köy Kanununa 286 Sayılı Kanunla değişik 33'ncü maddesi uyarınca ilçe idare Kurulu Kararı ile muhtarlıktan çıkarılırlar.

c) 442 Sayılı Köy Kanununun 41'nci maddesine göre Kaymakam Muhtarın köy işlerini ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmadığını görürse kendisine yazılı ihtarda bulunur, buna rağmen iş görmeyen (görevini yapmamakta direnen) muhtar ilçe idare Kurulu kararıyla görevinden uzaklaştırılır. ihtara esas teşkil edecek ihmalin sadece Kaymakamın görmesiyle değil yapılacak bir inceleme veya en azından yazılı tutanakla tespit edilmesi, tebliğ edilen yazılı ihtardaki konularda ihmalci tavrını ve direnmesini sürdürdüğünün de yine bir inceleme veya tutanakla belgelenmesi her halükarda muhtarın yazılı görüş ve savunmasının alınması gerekmektedir.

Kanundaki görevden uzaklaştırma tabiri teknik ve hukuki olarak uygun değildir. Burada yasa koyucu muhtarın görevine son verilmesini amaçlamıştır. Nitekim uzaklaştırmanın bir süresi yoktur. Anayasa Mahkemesi 442 Sayılı Köy Kanununun 33 ve 41 'nci maddeleriyle idare Kurullarına verilen yetkinin devam ettiğini değişik kararlarıyla vurgulamıştır.


2- MAHALLE MUHTARLARI :

A) Haklarında Soruşturma Yapılması:Edit

Mahalle Muhtarları görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı 4483 Sayılı

Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanuna tabidirler. Haklarında Ön inceleme başlatmaya ve soruşturma izni vermeye yetkili merci bağlı bulundukları İlçe Kaymakamıdır. (Kanun Md-4/j,5) Ayrıca içişleri Bakanlığı Yönergesinin 6/b Maddesine göre ilçelerde görevli Muhtarlar hakkında Vali de ön inceleme başlatabilir, bu durumda da soruşturma izni ilçe Kaymakamı tarafından verilecektir.

     Mahalle muhtarları hakkında her türlü idari soruşturmaları, Kaymakamlar ve gerektiğinde Valililer yaptırabilir. Soruşturma sonucuna göre 4541 Sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve ihtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunun 18'nci maddesi ve Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve ihtiyar Kurulları Tüzüğünün 29'ncu maddesinde yazılı yaptırımlar uygulanabileceği gibi hatalı iş ve işlemlerin düzeltilmesi istenebilir.

B) Görevden Uzaklaştırma:Edit

Bir Mahalli idare birimi olmayan mahalle yönetiminin seçimle göreve gelmiş yetkilisi durumundaki mahalle muhtarı Ceza Kanunu uygulamasında memur sayılmakla birlikte, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabii olmadığından hakkında sürdürülen görevle ilgili olsun veya olmasın ceza i bir soruşturma nedeniyle görevinden uzaklaştırılmasına açık olarak imkan verecek bir mevzuat hükmü yoktur. Ancak, içişleri Bakanlığı İller idaresi Genel Müdürlüğünün 20.02.1991 gün ve 1149 sayılı yazısında hakkında soruşturma yürütülmekte olan mahalle muhtarının Kaymakamlıkça görevinden uzaklaştırılabileceği, 05.02.2003 gün ve 721 sayılı yazısında ise hakkında adli soruşturma yürütülmekte olan mahalle muhtarının (merkez dışındaki bir ilçeye bağlı) görevden uzaklaştırılma yetkisinin Valiliğe ait olduğu belirtilmektedir. Bakanlığın ilgili Valiliklere gönderdiği her iki görüş yazısında d9tasarrufun yasal dayanağına ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır.

C) Muhtar Vekili Görevlendirme:Edit

Mahalle muhtarlarının geçici bir nedenle (izin, rapor, görevine engel teşkil etmeyen hapis cezasının infazı için ceza evine girmesi, v.b.) görevinde bulunmaması halinde Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve ihtiyar Kurulları Tüzüğünün 30'ncu maddesi uyarınca bağlı bulunduğu ilçe kaymakamı tarafından ihtiyar heyeti üyelerinden birisi (teamülen birinci üye) muhtarlık görevini yapmakla yetkili kılınır.

Mahalle Muhtarlığının ölüm, istifa ve yargı kararı ile düşmesi gibi nedenlerle boşalması halinde 2972 Sayılı Mahalli idareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında kanunun 33'ncü maddesi uyarınca durum ihtiyar Heyetinin birinci üyesi tarafından İlçe Seçim Kuruluna ve mahallin en büyük Mülki amirine (Kaymakam) bildirilmesi gerekir. Seçim yapılıncaya kadar mahallin en büyük Mülki amirinin (Kaymakam) atayacağı Muhtar Vekili muhtarlık görevini yapar. Bu görevlendirme için yasada kayıtlama yoksa da birinci azanın vekaleten görevlendirilmesi teamüldür.

D) Göreve Son Verme:Edit

a) Mahalle Muhtarı seçilebilmek için mevzuatta belirlenmiş koşullardan birini taşımayan bir kimsenin seçilmesi ve itiraz süreleri geçtiği için seçim sonucunun kesinleşmesi takdirinde tam kanunsuzluk hali teşkil eden bu durum Yüksek Seçim Kuruluna intikal ettirildiğinde Kurul kararı ile kişinin seçimi iptal edilecektir.

b) Mahalle Muhtarlığına seçildikten sonra mevzuatta muhtarlık için aranan koşullardan birisinin kaybedilmesi halinde yapılacak işlem konusunda ilgili kanunlarda

açık bir hüküm yoktur. Bu durumda muhtarın bağlı olduğu ilçe Kaymakamının muhtarlık koşulunun kaybedilme halinin belirlenip tespitine ilişkin bir araştırma ve inceleme yaptırması ve boşalma halini (muhtarlık sıfatının sona erdiği) bir onayla belirleyip durumu ilçe Seçim Kuruluna bildirmesi uygun olacaktır. Bu halde de 2972 Sayılı Kanunun 33'ncü maddesi uyarınca teamülen birinci aza muhtar vekili olarak görevlendirilecektir.

c) 4541 Sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve ihtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunun 18'nci maddesi "Mahalle Muhtar ve ihtiyar Heyetleri vazifelerini ifada ihmal ve terahi gösterdikleri takdirde Vali veya Kaymakamlar kendilerine yazılı ihtarda bulunurlar. Bu ihtara rağmen temerrüt edenlerin işten eli çekilir ve idare heyeti kararıyla vazifelerine nihayet verilir."; Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğünün 29'ncu maddesi ise" Mahalle Muhtar ve ihtiyar Kurulları görevlerini yapmakta savsadıkları halde Vali veya Kaymakamlar kendilerine yazılı uyarıda bulunurlar. Bu uyarıya aldırmayarak direnenlerin işten eli çektirilerek yerlerine - varsa - geri kalan üyelerden vekil tayin olunur. işten el çektirilenler hakkındaki kağıtlar en kısa bir zamanda idare kurulunca incelenerek verilecek karara göre ya görevlerine yeniden başlattırılır veya görevlerine son verilir." hükümlerini içermektedir. Buradaki düzenlemenin Köy Kanununun 41 'nci maddesinden biraz farklı olduğu görülmektedir; Kanunda görevini yapmamakta direndiği anlaşılan mahalle muhtarının Kaymakam tarafından işten el çektirileceği ve ilçe İdare Kurulu Kararı ile görevlerine son verileceği belirtildiği halde tüzükte ise İdare Kurulunun muhtarı görevine başlatabileceği de ifade edilmiştir. Kuşkusuz bu maddelere göre yapılacak uyarının da inceleme raporuna veya tutanak gibi yazılı bir belgeye dayanması, ilgilinin yazılı açıklama ve savunmasının alınması gereklidir.

Bilgilerinizi, uygulamanın yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde yürütülmesini, ortaya çıkabilecek tereddütlerin ve bu açıklamalarla çelişen Bakanlık Genelgesi ya da yerleşik yargı içtihadı tespit edildiği takdirde bildirilmesini rica ederim.

Şener CAN - Vali Yardımcısı Vali Vekili

Dış linklerEdit

Kanuni hükümlerEdit

Muhtarın çalışma yeri ve saatinin ilanıEdit

Şehir ve Kasabalardaki Mahalle Muhtar ve İhtiyar Kurulları Tüzüğü’nün 39.maddesine göre (Muhtar, kendisine çalışma yeri olarak belli bir yer ayırmak ve bu yerde gündelik işlerini görmeğe yetecek kadar günün belli saatlerinde bulunmak ve bunu mahalle halkına ilan etmek ve yerin en büyük mülkiye memuruna bildirmek ve çalışma yerinin giriş kapısının uygun bir yerine muhtarlığın başlığını taşıyan bir levha koymak ödevindedir.


Anayasa Mahkemesi Kararı ( yetkili idare kurulu kararıyle...” ibaresinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine )Edit

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 1987/ 8

Karar Sayısı : 1987/23

Karar Günü : 24.9.1987

İtiraz Yoluna Başvuran : Bursa İdare Mahkemesi

İtirazın Konusu : 18 Mart 1340 günlü, 442 sayılı köy Kanununun, 18.7.1963 günlü, 286 sayılı Kanunla değişik muhtarın görevden uzaklaştırmasına ilişkin 41. maddesinin, Anayasanın 127. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılığı nedeniyle jptali istemidir.

1-Olay : Köy tüzelkişiliğine ait davaları takip etmeyen, köy arazilerinin tespit ve korunmasına dikkat göstermeyen, kaymakamlığın bu husustaki 7.6.1984 günlü, 195 sayılı ihtarlarına da aldırmayan köy muhtarı, Köy Kanununun değişik 41. maddesi gereğince İdare Kurulunun 6.12.1984 günlü, 1667 sayılı kararı ile görevinden uzaklaştırılmıştır.

İlçe İdare Kurulu kararına karşı yapılan itirazın, Çanakkale İl İdare Kurulunun 8.1.1985 günlü, 62 sayılı kararıyla görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi üzerine, İdare Mahkemesine dava açılmış; Bursa İdare Mahkemesi, uygulanan Köy Kanununun değişik 41. maddesini Anayasanın 127. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı görerek iptali için 31.3.1987 günlü,1985/163 esas sayılı kararla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

II-İlk İnceleme :

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 8. maddesi uyarınca Başkan Orhan Onar, Üyeler Mahmut C. CUHRUK, Necdet Darıcıoğlu, Muammer Turan, Mehmet çınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün, Mustafa Gönül, Mustafa Şahin, Vural Savaş ve Ahmet Oğuz Akdoğanlı’nın katılmalarıyla 2,6,1987 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

III-Esasın İncelenmesi :

İşin esasına ilişkin rapor, başvuru kararı ve ekleri, iptali istenilen yasa hükmü, dayanılan Anayasa kuralı, bunlarla ilgili gerekçeler ve öteki metinler incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Konu ve olayın mahiyetinden, itirazın Köy Kanununun değişik 41.maddesinin bütününe ilişkin olmadığı açıkça anlaşıldığından esasa ilişkin incelemenin, bu maddenin ikinci cümlesinde yer alan “...yetkili idare kurulu karariyle...” ibaresiyle sınırlı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten sonra inceleme ve görüşme sürdürüldü:

A) 18 Mart 1340 günlü, 442 sayılı Köy Kanununun 41.maddesinin ilk metni: “ Kaymakam, köy muhtarının köy işlerini yapamadığını görürse köy muhtarına bir ihtar gönderir. Bundan sonra da, iş görmediğini anlarsa köy derneğini toplar, başka bir köy muhtarı seçtirir. Çıkarılan köy muhtarı gelecek seçmelerde gene seçilebilir” kuralını taşımaktaydı. Bu madde 7.7.1950 günlü, 5672 sayılı Kanunun 3. maddesiyle “442 sayılı köy Kanununun;... 41.maddesinin (Kaymakamın seçim için köy derneğini toplamasına ) dair olan hükmü yürürlükten kaldırılmıştır” biçiminde değişiklik görmüştür.

B) Daha önceki Anayasalarda, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanma ve kaybetmeleri konusunda herhangi bir hüküm yok iken ilk defa 9.7.1961 günlü, 334 sayılı Anayasanın 116.maddesinin üçüncü fıkrasıyla “Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanma ve kaybetmeleri konusundaki denetim, ancak yargı yolu ile olur” biçiminde kural konmuştur.

Nitelik bakımından, 1961 Anayasası’nın bu hükmüyle öngörülen denetim ile kimi maddelerindeki yargısal denetim arasında önemli farklar bulunması dikkati çekmektedir. Örneğin 1961 Anayasası’nın 114 maddesinin birinci fıkrasında “İdarenin hiçbir eylem ve işlemi, hiçbir halde, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz “; 118. maddesinin üçüncü fıkrasında “Disiplin kararları, yargı mercilerinin denetim dışında bırakılamaz”; 122.maddesinin ikinci fıkrasında “ İdare, seçilmiş organları, bir yargı mercii kararına dayanmaksızın, geçici veya sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz” biçiminde hükümler yer aldığı; bu maddelerde “ yargı mercilerinin denetimi” ve kararından edildiği halde 116.maddesinin üçüncü fıkrasında denetimin, “yargı yolu ile” olması yeterli görülmüştür.

Sözü geçen 114.maddenin gerekçesinde şöyle denilmektedir: “ Maddede( kazi murakabe) terimi yerine (yargı mercilerinin denetimi) deyiminin kullanılması, özel bir önem taşımaktadır. Gerçekten her kazai murakabe, kaza organı tarafından yapılan bir murakabe demek değildir. Bir merciin kaza organı olarak vasıflandırılabilmesi için kazai bir usul uygulanmasından başka, üyelerin de bağımsız olması ve hakim niteliğini haiz ve statüsünde bulunması da şarttır. Memleketimizde idari kaza manzumesinde kaza ve vilayet idare heyetleri vergi itiraz ve temyiz komisyonları, gümrük eksperler heyeti ve disiplin kurulları gibi tam bir kaza organı sayılmayacak merciler de mevcuttur. Bu organların kazai usuller içinde vazife görmeleri, sevk edilen bu madde hükmüne göre yeter sayılmamıştır. Bu bakımdan kazai merci vasfında olmayan mercilerin kararlarına karşı, genel idare mahkemesi olarak kabul edilen ve üyeleri tam bir hakimlik statüsüne kavuşturulan DANIŞTAY’a müracaat hakkı kanunlarla önlenemiyecektir.”

Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu’nca hazırlanan 116. maddenin üçüncü fıkrasının ilk metni de “Merkezi idare, mahalli idarelerin seçilmiş organlarını, bir yargı merciinin kararına dayanmaksızın, geçici ve sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz” biçiminde idi. Maddenin Temsilciler Meclisi’nde görüşülmesi sırasında bir kısım üyeler, fıkranın bu haliyle merkezi idarenin denetim yetkisini kaldıracağı, kamu hizmetlerinin aksamasına sebep olacağı gerekçesiyle fıkranın maddeden çıkartılmasını istemişler ve bu hususta önergeler vermişlerdir. Bunun üzerine, Komisyonca geri alınan madde değiştirilerek yukarıda belirtilen şekilde kabul edilmiş, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının görevden alınabilmesi için yargı merciinin karar vermesi şartı kaldırılarak denetimin yargı yolu ile yapılması yeterli sayılmamıştır.

Bu gerekçelerle diğer maddelere ait gerekçe ve görüşme tutanaklarından da anlaşılacağı üzere, “yargı mercileri” ile “Yargı yolu” birbirinin aynı olan kavramlar değildir. Bir merciin yargı mercii sayılabilmesi için yargısal usul uygulaması ve yargısal karar vermesi yeterli olmayıp aynı zamanda bu merciin bağımsızlığa ve karar verenlerin de “ hakimlik teminatı” na sahip olması gerekmektedir. İl ve ilçe idare kurulları, vergi itiraz ve temyiz komisyonları, Gümrük Hakem Heyeti ve çeşitli disiplin kurulları mahkemeler gibi bağımsız, bu mercilerde karar verenler de “hakimlik teminatı”na sahip bulunmadıklarından söz konusu merciler “ tam bir yargı organı “ sayılımızlar. Yargısal usul uygulayarak verdikleri kararlar yargısaldır. Ancak, bu kararlara karşı Danıştay’a başvurma hakkı kanunla önlenemez.

Aynı düşüncelerle seçimlerde görev ve işlem yapan sandık kurullarında hakim bulunmaması, 7 kişilik ilçe seçim kurullarında yalnız bir hakimin yer alması, muhtar ve ihtiyar meclisi üyeliklerine seçilenleri bu kurulların saptayıp, onlara seçim tutanaklarını vermesi, Anayasaya ve Anayasanın 79. maddesinin “ Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır hükmüne aykırı sayılmamaktadır.

Şimdiye kadar, bu hususta Anayasa Mahkemesince verilen kararlarda aynı doğrultudadır.

C)18.7.1963 günlü, 286 sayılı “Köy Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, esas itibariyle, Köy Kanununu Anayasaya uygun hale getirmek için çıkarılmıştır. Bu Kanunla, Köy Kanununun 22.,25.,33. ve 41. maddeleri değiştirilmiş; 21.,24.,28.,49..,50.,51.,52.,57.,58.,59.,60.,61.,62.,63.,64.,65., ve 67. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan hükümler arasında “ihtiyar Meclislerinin Göreceği Davalar” başlıklı altıncı fasıl ile “Davaların Nasıl Görüleceği” başlıklı yedinci fasıla dahil olan 49-67. maddelerin ağırlıkta bulunması belirtilmeye değer bir durum oluşturmaktadır.

Köy Kanununun 41.maddesi, 286 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra “il merkezine bağlı köylerde vali, ilçelere bağlı köylerde kaymakamlar, muhtarın köy işlerini ve kanunlarla verilen diğer görevlerini yapmadığını görürlerse muhtara yazılı ihtarda bulunurlar. Buna rağmen iş görmeyen muhtar, yetkili idare kurulu kararıyle görevinden uzaklaştırılır” biçimini almıştır.

Bu kuralın yürürlüğe girmesinden itibaren köy muhtarları il ve ilçe idare kurullarının yargısal kararlarıyla görevinden uzaklaştırılmışlardır.

5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 65. maddesine göre de bu husustaki ilçe idare kurulları kararları aleyhine istinaf yöntemiyle il idare kurullarına, il idare kurullarının gerek birinci ve gerek ikinci derecede verdikleri kararlar aleyhine ilgililer tarafından Danıştay Kanunu’na göre temyizen Danıştay’a başvurulabilmiştir. Danıştay’ın görevli dairesi zaman zaman değişmişse de bu işlere bakan 6., 8.ve 11. Daireler, Köy Kanunu’nun değişik 41. maddesini Anayasaya aykırı görmeyerek bu husustaki başvuruları şimdiye kadar müstakar bir şekilde temyiz istemi olarak kabul edip sonuçlandırmışlardır.

C) İtiraz yoluna başvuran Mahkeme; “İdari kurulları da, 2576 sayılı Bölge idare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlüğe girinceye kadar yargısal nitelikte karar verme yetkisine sahip bulunmakta idi. Bu yetkinin nasıl kullanılacağı da 5442 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiştir.

D) 442 sayılı Kanunun 41. maddesinde muhtarlar hakkındaki görevden uzaklaştırma kararının idare kurulları tarafından verileceği öngörülürken bu mekanizmanın nasıl işletileceği açıklanmamış, diğer bir ifade ile görevden uzaklaştırma önerisinin kimin tarafından yapılacağı, muhtarın savunmasının nasıl ve hangi sürede alınacağının belirtilmemiş olmasından bu kararların, yargı kararı değil bir idari işlem olarak düşünüldüğü sonucu çıkmaktadır.

Bu durumda muhtarın görevden alınmasına ilişkin idare kurulu kararları yargısal nitelikte olmadığı gibi, bir yargı kararının ön işlemi niteliğinide taşımamakta, doğrudan doğruya kesin ve nihai idari işlem sayılmaktadır. Böyle olunca da 442 sayılı Kanunun 41.maddesi, Anayasanın 127. maddesinin 4. Fıkrasına aykırı bulunmaktadır” demekte, bu nedenlerle Köy Kanunu’nun değişik 41.maddesinin iptalini istemektedir.

6.1.1982 günlü, 2576 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasında: “İdare ve vergi mahkemelerinin görev alanına giren ve kanunlarla çeşitli kurul ve komisyonlara verilmiş bulunan görev ve yetkiler, bu mahkemelerin göreve başladığı tarihte sona erer” denilmekte; aynı Kanunun “İdare Mahkemelerinin Görevleri” başlıklı 5. maddesi de; “1. İdare Mahkemeleri vergi uyuşmazlıklarıyla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki:

a) İptal davalarını,

b) Tam yargı davalarını,

c) Genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları çözümler.

2.Özel kanunlarda Danıştayın görevli olduğu belirtilen ve idari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümler” hükümlerini taşımaktadır.

1961 ve 1982 Anayasalarınca getirilen, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını kazanma ve kaybetmeleri, bu arada muhtar ve ihtiyar meclisi üyeliğinden çıkarılma konusundaki yargı karaları, idare hukukunda öteden beri bilinen iptal ve tam yargı davalarına ilişkin karalardan değildir.

İderi davalardan iptal davaları, icrası gerekli idari bir işleme karşı, bu işlemin hukuka aykırılığından dolay, menfaati ihlal edilenler tarafından açılır. Tam yargı davaları da, yine idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanlar tarafından idareye karşı açılan davalardır.

Halbuki, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri konusunda önceden alınmış, yürütülmesi zorunlu idari bir işlem yoktur. Burada idare, davalı olmayıp sadece seçilmiş organın organlık sıfatını kaybetmesini gerektiren belgeleri sağlayıp sunmakla görevli ve yetkilidir.

Anayasa gereğince, İl İdaresi Kanunu’na ve köy Kanunu’nun değişik 41.maddesine dayanılarak il ve ilçe idare kurullarınca yapılan, yargısal usul ve kararlarla, muhtarlıktan çıkarma görevi; 2576 sayılı Kanunla veya diğer bir kanun hükmüyle idare mahkemelerine verilmemiş, bu işler idare mahkemelerinin görev alanına alınmamış ve il ve ilçe idare kurullarının bu husustaki görev ve yetkileri sona ermemiştir.

İl ve ilçe idare kurullarının bu konuda şimdiye kadar aldıkları yargısal nitelikli kararların, bundan sonra yargısal olmasına engel ve idari sayılmasını gerektiren yeni bir hüküm de getirilmemiştir.

Onun için evvelce olduğu gibi bundan sonra da il idare kurullarının gerek birinci gerek ikinci derecede verdikleri bu yargısal kararlarına karşı temyiz istemlerini; 6.1.1982 günlü, 2575 sayılı Danıştay Kanununun, 23.maddesindeki “ Danıştay... Bu kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yapar” kuralı ile 32. maddesindeki “Sekizinci Daire: a) Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına, b) Mahalli İdarelerin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri konusuna... ilişkin davaları çözümler” hükümlerine da dayanarak, doğrudan Danıştay’ın inceleyip karara bağlaması gerekmektedir.

Bu nedenlerle Köy Kanununun 18.7.1963 günlü, 286 sayılı Kanunla değişik 41. maddesinde Anayasaya aykırılık görülmemiştir.

Bu görüşe Necdet Darıcıoğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Selahattin Metin ve Vural Savaş katılmamışlardır.

V-Sonuç :

1-Esasa ilişkin incelemenin 442 sayılı Köy Kanununun 286 sayılı Yasa ile değişik 41. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “.... yetkili idare kurulu kararıyle...”ibaresiyle sınırlı olarak yapılmasına oybirliği ile,

2-18 Mart 1340 (1924) günlü, 442 sayılı Köy Kanununun 18.7.1963 günlü, 286 sayılı Yasa ile değişik 41.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan ve sınırlama kararı uyarınca incelenen “... yetkili idare kurulu kararıyle...” ibaresinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine Necdet Darıcıoğlu, Yılmaz Aliefendioğlu, Selahattin Metin ve Vural Savaş’ın karşıoyları ve oyçokluğu ile,

24.9.1987 gününde karar verildi.

Başkan

Orhan ONAR

Üye

Necdet DARICIOĞLU

Üye

Yılmaz ALİEFENDİOĞLU

Üye

Yekta Güngör ÖZDEN

Üye

Muammer TURAN

Üye

Mehmet ÇINARLI

Üye

Selahattin METİN

Üye

Mustafa GÖNÜL

Üye

Vural SAVAŞ

Üye

Mehmet Şerif ATALAY

Üye

Ahmet Oğuz AKDOĞANLI


KARŞIOY YAZISI

Esas sayısı : 1987/8

Karar sayısı: 1987/23

18.3.1340 günlü, 442 sayılı Köy Yasasının 18. 7.1963 günlü, 286 sayılı Yasa ile değişik 4l. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan ve sınırlama kararı uyarınca incelenen “... yetkili idare kurulu kararıyla...” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 24.9.1987 günlü, E:1987/5 ve K 1987/21 sayılı kararına ilişkin karşıoy yazımızda belirtilen gerekçeyle iptali gerektiğinden oyçokluğuyla verilen karara katılmamaktayız.

Üye

Necdet DARICIOĞLU

Üye

Yılmaz ALİEFENDİOĞLU

Üye

Selahattin METİN

Üye

Vural SAVAŞ

Around Wikia's network

Random Wiki