FANDOM


NurettinPasha

Nurettin Paşa (veya "Sakallı" Nurettin Paşa) (d. 1873, Bursa - ö. 18 Şubat 1932, İstanbul), Kurtuluş Savaşı'nın önemli komutanlarındandır. Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren kadro içinde sakallı tek kişi olduğundan bu lakapla anılagelmiştir.

Müşir (Mareşal) İbrahim Paşa'nın oğludur. 1893'de Harbiye'yi bitirmiştir. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'na gönüllü olarak katılmıştır. Daha sonra, Balkan Savaşı'nda 9. Piyade Alayı komutanlığı yapmıştır. I. Dünya Savaşı'nda Irak Cephesinde bulunmuştur.

29 Ocak 1915'de vekaleten atandığı İzmir ve Aydın valiliklerinin yanısıra 17. ve 25. Kolordu komutanlıklarını da yürütmüştür. Vali Vekilliği sırasında İzmir'in Sevr Antlaşması uyarınca Yunanlılara verilmesine karşı çıkan “İzmir Müdafai Hukuki Osmaniye” cemiyetini desteklemiş, işgal devletlerinin taleplerini sert bir şekilde reddetmiştir. Nurettin Paşa'nın işgali kabul etmeyeceği, direneceği, hatta mani olacağı anlaşıldığı için İstanbul'daki Mütareke dönemi hükümeti tarafından, 15 Mayıs 1919'da gerçekleşen Yunan çıkartmasından kısa bir süre önce (22 Mart 1919) buradaki valilik görevinden alınmıştır.

TBMM'nin kurulmasıyla, önceleri çabalarını Ankara ve İstanbul hükümetleri arasında uzlaşma sağlamak üzerinde yoğunlaştıran Sakallı Nurettin Paşa, 1920'de Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere Anadolu'ya geçmiş ve Yunan cephesinin güneyinde, Konya dolaylarına komutan olarak atanmıştır. 1920 yılının sonlarına doğru Pontus Rum çetelerine karşı Amasya'da kurulan Merkez Ordusu Komutanlığı'na atanmış,uygulamlarındaki keyfi davranışlar sebebiyle daha sonra bu görevden alınmıştır.1922'de Ali İhsan Sabis Paşa'nın görevden alınması sonrasında 1. Ordu komutanlığına atanmıştır. Bu görevinde Büyük Taarruz'a katılmış, İzmir'e Mustafa Kemal ile birlikte girmiştir. Zaferden sonra korgeneralliğe yükselen Nurettin Paşa Mudanya Mütarekesi'nin ardından 1. Ordu ile İzmit'te konuşlandırılmıştır. Lozan Anlaşması imzalandıktan sonra, 1. Ordu'nun lağvedilmesi üzerine 1924'de Yüksek Askerî Şura üyeliğine atandıysa da, TBMM 2. Dönem içindeki bir ara seçimde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası listesinden Bursa milletvekili seçilmesiyle üyelikten çekilmiştir. 1925'te askerlikten istifa etmiş, 1932'de vefat etmiştir.

Koçgiri İsyanı'nı bastırma şekline ve Kurtuluş Savaşı'nın son günlerinde İzmit'te yazılarıyla milliyetçi cephenin tepkisini çeken gazeteci Ali Kemal'i linç ettirmesine ilişkin tartışmalar sürmektedir.[1] Linç olayı İstanbul'daki İstiklal Savaşı'na muhalif çevrelerin bir anda çözülmesi sonucunu vermiştir.Hatta vahdettin bu olaydan sonra istanbuldan ayrılmıştır. Bazı kaynaklar, bu eski ekole mensup (Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren kadronun yaş ortalamasının yaklaşık on yaş üzerindedir), ancak dirayetli komutanı 1922 İzmir Yangını sorumluluğu ile de bağlantılandırmaktadır. Eylül 1922'de İzmir'deki karışık ortamda bütün olası sorumluluklar üzerinde durulmalıdır. Bilinmelidir ki Yunanlılar Balkan Savaşı sonunda ellerine geçirdikleri Selanik şehrindeki nüfusun büyük çoğunluk ve şehrin içindeki binaların çoğu Türklerin elinde bulunmakta idi; fakat 1917'de çıkan (veya çıkartılan) bir büyük yangın şehrin Türk bölgesini neredeyse tamamen yok etmiştir. Diğer taraftan Yunan ordusu Uşak'tan itibaren (sırasıyla, Alaşehir, özellikle Turgutlu ve Manisa) Türk şehirlerinin neredeyse tamamını yaka yaka kaçmıştır. İzmir'in geri alınmasından sonra ise, İzmir Körfezi'nde varlığını sürdüren yabancı donanmaların ayrılmaya ikna edilmesinin de büyük önem arzettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, bazı kaynaklar yangında İzmir'in altıda beşinin yandığı gibi abartmalı ifadeler kullanmaktadır. Çok uzaklardan görülebilen ve şüphesiz görenleri etkilemiş olan yangının alanı bugünkü İzmir Enternasyonal Fuarı'nın biraz daha geniş çizilebilecek bir çerçevesini kapsamıştır.


İzmir'in geri alınmasından sonra kurulan askeri mahkemede, Milli Mücadeleyi sabote eden, düşmanla müşterek hareket eden bazı yerli ve Rum asıllıları muhakeme ettirmekten çekinmemiştir. Bunlar arasında Islahat Gazetesi sahibi Süreyya ve Efes Metropoliti Hrisostomos da bulunmaktadır. İşgal döneminde gazetesinde işgal kuvvetlerini metheden ve Milli Mücadeleyi kötüleyen gazeteci Süreyya mahkemece idama mahkum edilmiş ve cezası infaz edilmiştir. Osmanlı tebasından olmakla, Yunan işgali sırasında Türklere karşı bariz bir nefret ve bir din adamına yakışmayacak tavırlar sergilemiş olan Hrisostomos ise, Nurettin Paşa'nın makamına çağırılmasını takiben gevşek bir koruma ile Türk mahallelerinin ortasından geçirilmiş ve halk tarafından linç edilmiştir.

Izmir YangınıEdit

Falih Rıfkı Atay'in Çankaya kitabının ilk baskısında belirtilen fakat daha sonraki baskılarda sansürlenen bazı kısımlara göre 1922 İzmir Yangını'nın mimarı olarak suçlanmaktadır. Motivasyon kaynağı olarak İzmir nüfusunun önemli bir kismını oluşturan Hristiyan'lardan arındırılıp Müslüman Türklere yer açmak oldugu söylenmektedir. İttihat ve Terakki partisinin son mensuplarından olan Nurettin paşa bu tavrı ile özellikle Mustafa Kemal paşa'nın tepkisini çekmiştir. Zaten merkezden bağımsız hareket eden Nurettin paşa başına buyruk hareket ediyor emir almadan bazı elim olayların altına imza atıyordu.


Kaynak hatası <ref> etiketleri var, ama <references/> etiketi bulunamadı