Fandom

Yeni Wiki

Nuri Karaca

67.050pages on
this wiki
Add New Page
Talk0 Share

Makedonya'da Rumeli Türküleri ve Sanat Müziğinin icrası noktasında zirvede olan isimlerden biri Gostivarlı Nuri Karacadır.

RopörtajlarıEdit

Nuri Karaca: Halk sanatçısına sahip çıkmalıdır

Makedonya'da Rumeli Türküleri ve Sanat Müziğinin icrası noktasında zirvede olan isimlerden biri olan Gostivarlı Nuri Karaca, çocukluk ve gençlik döneminde hasret ve büyük ilgiyle dinlediği Zeki Müren ve Bülent Ersoyla tanışma fırsatı bulduğunu ve onlarla şarkı söyleyerek hayallerinin gerçekleştiğini belirtti.

Gostivar'ın bir Türk çayhanesinde görüştüğümüz Nuri Karaca, kamuoyuyla paylaşacak çok şey olduğunu da ilave ederek, "Halk sanatçısına sahip çıkmalıdır. Sanatçı demek değer demektir, sanatçı demek bir milletin manevi gücü demektir." diyor. Makedonyada icra edilen Rumeli Türkülerinin neredeyse tek ismi olan Nuri Karaca, okul günlerinde öğretmenlerinin kendisini keyifle dinlediğini, zamanla sahneye çıkarak sanat hayatına ilk adımlarını attığını anlatıyor. Eski günleri hasretle dile getiren Karaca, "Geçmişte Makedonya'daki Rumeli türküleri, otantik folklor, çalgı grupları, bağlama grupları ve buraya ait bütün değerler daha çok icra ediliyordu. Sanatçılar halkla daha çok içiçeydi. Bir hareketlilik vardı. Konserler, programlar daha sık yapılıyordu" diyerek eski günleri hasretle yâd ediyordu.

Halkımız Nuri Karaca'yı Rumeli türkülerini icra eden bir sanatçı olarak tanıyor, biliyor. Nuri Karaca'yı biraz daha yakın tanıyabilir miyiz?

Vardar ovasının Gostivar şehrinde 1949 yılında dünyaya geldim. Rumeli Türküleri, Hafif Müzik, Sanat Müziği ve Tasavvuf musikisini icra ederek bugünlere kadar geldik. Çok eskilerde Türkiye'de bir plak çıkarttım. O plak bana sanatımı icra etme, sahiplenme noktasında büyük haz verdi. Sanatçılık kariyerim boyunca sadece Türkler arasında değil, Makedon, Arnavut ve diğer milletler arasında da tanındım, bilindim ve dinlendim. Bu beni oldukça mutlu etti. Geniş bir kitle tarafından izlenmek, dinlenmek ses sanatçılığı icra eden her insan için mutluluk verici bir hadisedir. Bu nedenle çok mutluyum. Aslında sanat bütün insanları birleştiren bir değerdir. Sanat millet, din, medeniyet veya kültürel farklılıklar tanımaz. Sanat bütün insanları tek çatı altında birleştiren önemli bir değerdir.

Küçük yaştan beri müziğe karşı heves bağladınız. Müziğe aşinalığınızın kaynağı nedir?

Rahmetli dedem müzisyendi. Bağlama çalardı. Tasavvuf musikisini de icra ederdi. Bir yandan onu büyük bir heyecan ve hevesle dinler, diğer yandan da bağlamasına eşlik ederdim. Rumeli türkülerinin yanı sıra halk müziği ve ilahiler de söylerdik. Rahmetli dedem eski Türk Osmanlı ailesinden geliyor. O Rumeli Türkülerinin adeta deryasıydı. O zaman televizyon ve radyolar çok yaygın değildi. Evimizde kırık bir radyo vardı. Ankara radyosunun kısa dalgalı programlarını takip ederdim. Yurttan seslerden yankılanan nağmeler kulağımdan kalbime iniyordu. Çok heyecanlanıyordum. Radyoyu dinlerken adeta farklı bir dünyaya dalıp gidiyordum. Zeki Müren, Bülent Ersoy, Nezahat Bayram, Ahmet Sezgin, Muzaffer Akgün, Müzeyyen Senar gibi ses sanatçılarının türkülerini dinler, adeta onlar gibi icra etmeye çalışırdım. Onlara, türkülerine aşıktım. O dönemlerde Üsküp radyosu da bana büyük imkan verdi. Ayrıca Priştine radyosunda da çok çalıştım. "Gidi turnalar gidin, yarime selam götürün" türküsüyle ilk kez sahneye çıkmıştım. O günkü heyecanı bugün bile hissediyorum. Ülke genelinde bir yarışma vardı. O yarışmaya Türkleri temsilen katılmıştım. Boyum kısaydı. Mikrofona yetişemiyordum. Mikrofonu boyuma göre ayarladılar. Söylediğim şarkı çok beğenildi. O günleri unutmam mümkün değil.

Anladığım kadarıyla Ankara'nın kısa dalga programları ve o dönemlerdeki icraatlarınız aklınızdan çıkmıyor. Hasretinizi türkülerle mi gidermeye çalışıyordunuz?

Ankara radyosunun kısa dalgalı programından yayınlanan yurttan seslerden çıkan nağmelerin zenginliğini bugünkü radyo ve televizyonlar dolduramıyor. O döneme karşı bir nostaljim var. Birçok akraba, dost, yakın ve tanıdıklarımız Türkiye'ye göç etmişti. Bu hasreti türkülerle gidermeye çalışıyorduk. Türkiye'yi dinleyerek özlemimizi hafifletmeye gayret gösteriyorduk. Sadece Ankara değil, İstanbul radyosunu dinleyerek muhacirlerin özlemini, hasretini müzikle gidermeye çalışıyorduk. Bu nedenle o günlerin hatırası hala içimde bir sır gibi saklıdır. O günleri unutmam mümkün değildir.

Müziğe küçük yaşta başladınız. Okulda şarkı söylediniz. Daha sonraki sanat kariyeriniz nasıl devam etti?

Rahmetli hocam Neim Doğan "Vardar Ovası", "Dağlar dağlar viran dağlar" Türküsünü söylememi isterdi. Bu türküyü söylediğim zaman öğretmenimin gözleri yaşla dolardı. İlköğretimden sonra müziğe karşı aşinalığım her geçen gün artıyordu. Sadece Makedonya'da değil, eski Yugoslavya topraklarında yani Kosova'daki derneklerin konserlerine de sık sık davet edilirdim. Gostivar'ın yanı sıra Üsküp, Priştine, Ohri ve birçok şehirde faaliyet gösteren derneklerin konserlerine davet alıyordum. Rumeli Türkülerini halkımızla paylaşmayı çok severdim. Halk da bana bu konuda destek verirdi. O dönemde Priştine radyosunun Rumeli ve halk müziklerini icra eden geniş ve zengin bir orkestrası vardı. Burada da çok emeğim geçti. O zaman bugünkü gibi değildi. Daha büyük bir hareketlilik ve canlılık vardı. Konserlerin, sanatçıların halkla buluşması daha çoktu. Priştine radyosuna Türk Sanat müziği ve Rumeli türküleri olarak 300 adet şarkı çektim. Bundan sonra 1978 yılında Türkiye'de bir plak yaptım. Müzik bilgilerimi Priştine radyosunda çalışan sanatkarların yanında, Türkiye'de takviye ettim.

Türkiye'de o dönemin popüler sanatçılarıyla görüşme tanışma fırsatınız oldu mu?

Tabi ki. Şarkılarını hayranlıkla dinlediğim Zeki Mürenle bir görüşmem oldu. Kendisiyle düet yaptık. Sesimi çok beğendi. Hatta sesimin kendi sesine benzediğini de fark ederek, "sesin benim sesime çok benziyor. Bunu nasıl başardınız" diye sordu. Ben de kendisine hitaben "Sizin şarkılarınızla yatıp, kalkıyorum. Sebebi budur herhalde" diye cevap verdim. Türk Sanat müziğinin yıldızı olan Zeki Müren'le tanışmak benim için adeta bir hayaldi. Bu hayalim de gerçekleşmişti. Zeki Müren Rumeli topraklarından gelenlerden bu kadar güzel icra beklemiyordu. Hayretler içindeydi. Ayrıca Bülent Ersoy'la Nişantaşı'nda bir stüdyoda görüştük. Kendisiyle tanışıp beraber şarkı söyledik. Zeki Müren ve Bülent Ersoy'la tanışmak bir gurur ve sanatımın icrası noktasında bir teşvikti.

Sesinizi keşfedip beğenen Zeki Müren ve Bülent Ersoy'dan destek görme konusunda bir girişimde bulundunuz mu?

Aslında kendilerinden bir vaad vardı. Ancak o dönemlerde Yugoslavya'daki durumlar bazı işler için pek müsait değildi. Ayrıca bizlerin orada lobi desteğimiz yoktu. Elbette ki Türkiye'ye gidip sanatımı orada geliştirmeyi ve icra etmeyi düşündüm. Ama olmadı. Kısmette buralarda çalışmak ve şarkı söylemek varmış.

Sizce sanatçı doğar mı, yoksa sonradan yakalanabilecek bir olgu mu?

Sanatçı olabilmek için sevgi, ses aşinalığı ve ses olmalı. Sesiniz varsa zamanla geliştirebilir, ses bilginizi takviye edebilirsiniz. Ancak iyi bir sanatçı olabilmek için sesinizin mükemmel olması gerekiyor. Ve bu da yetmiyor tabi. Sanatçı demek halkın nazarında örnek insan demektir. Sanatçı demek kültürlü ve her şeyiyle örnek olan insan demektir. Bu nedenle ben gerçek sanatçıların doğuştan gelen bir yetenek olduğunu düşünüyorum.

O dönemlerde Makedonya ve bölgesinde hocaların sayısı azdı galiba?

Doğru. Bir zamanlar onlarca müzisyenin, bestekârın, söz yazarının barındığı Makedonya'da göç nedeniyle müzik hocalarının sayısı azalmıştı. Kendi imkanlarımızla bir şey yapmaya gayret gösteriyorduk. Sesimizi, sanatkârlığımızı plakları dinleye dinleye geliştiriyorduk. O dönemlerde Türkiye'den Makedonya ve Priştine'ye sanatçılar geliyordu. Mesela İnci Çayırlı ve Emel Sayın gibi ses sanatçılarıyla sahne paylaştım.

Her sanatçının ünlü olma hayali vardır. Sizin de o dönemlerde ünlü bir şarkıcı olma hayaliniz var mıydı?

Aslında ünlü olmak herkesin bir hayali ve isteğidir. Ancak önemli olan insanların gönlünü kazanmaktır. Ünlü olabilirsiniz ancak insanlar sizleri gönüllerinde barındırmayabilirler. Elbette benim de sanat noktasında ulaşmak istediğim bir zirve noktası vardı. Bu zirveye ünlü olmak ya da farklı bir yorum getirebilirsiniz. Benim için asıl zirve halkın memnuniyeti ve beğenisidir. Ayrıca o dönemlerde Makedonya'daki Türklerin sayısı da azalıyordu. Neredeyse hiç kimse sanatı düşünmüyordu. Herkesin derdi Türkiye'ye göç etmekti. Ancak, zamanla halkın yavaş yavaş sanata yönlendiğini gördüm. Bu sanatımı icra etme noktasında bana önemli bir teşvik oldu. O zaman tek gayem vardı o da Türk milletine, sanatına ve folkloruna destek çıkıp katkıda bulunmaktı.

Eskileri yad ederken sözlerinizden bir hasret seziyorum. O dönemdeki hareketliliği bugünlerde göremiyoruz sanki?

Evet göremiyoruz. Eskiden Üsküp'ün Yeni Yol Derneği ve birçok dernekle ortak çalışmalarımız vardı. Konserlerin sayısı inanılmaz derecede çoktu. Tabandan müthiş bir destek vardı. Sanatçılar halkla iç içeydik. Yeni Yol Derneğinde Rahmetli Elmaz Emin bana çok destek verdi. Bu topraklarda tanınmam noktasında gayret gösterdi. Üsküp'te çok sayıda konser verdik. Ancak o günkü hareketliliği bugün göremiyoruz. Nedenini bilemiyorum. Ama eski günleri özlemediğimi de söyleyemiyorum. O dönemde Gostivar'ın Güven derneğinde çok etkinlikler vardı. Saz grubu, çalgı grubu, folklor ekipleri ve çok sayıda müzisyen vardı. Halkımıza ne oldu hakikaten bilmiyorum. Belki de son dönemin getirdiği maddi sıkıntıların bir ürünüdür galiba.

Makedonya'da otantik Rumeli Türkülerine karşı bir ilgisizlik var galiba?

Müzik anlayışı ve türleri zamanla değişime uğruyor. Bu değişim genç nesilleri de etkiliyor. Ancak ben oğlumla birlikte bu türkülerin maziye karışmaması için bir çalışma başlattım. Rumeli'ye ait Türkü, düğün adetleri, besteler, söz yazarları ve birçok sanatsal ve folklorik eserlerin arşivini oluşturmaya çalışıyorum. Bütün bu bilgileri toplayıp bir kitap haline getirmek istiyorum. Bu konuda yetkililerin desteğini bekliyorum.

Son olarak mesajınız nedir?

Bir sanatçı olarak Türk insanımıza birlik ve beraberlik çağrısı yapmak istiyorum. Sıkıntılarımızın çözümü ancak birlikle mümkündür. Halk bölünmemeli. İnsanlar farklı siyasi yapıya sahip olabilir ancak bu insanların bölünmelerine sebep olmamalıdır. Halkımız milli manevi değerlerine sahip çıkmalı ve sanatçısını unutmamalıdır. Bir halk, sanatçısına, kültür derneklerine, sanata sahip çıkmazsa sanatın değeri yavaş yavaş yok olup maziye karışır.

18 March 2008, Tuesday

ENIS EMIN, GOSTIVAR

Gostivar Kültür Evinde Rumeli türkü gecesiEdit

http://www.haberte.com/news_detail.php?id=71203 Edit

Namik Efendi Derneği her yıl düzenlediği Geleneksel Bayram Şöleni proğramını bu yıl da bayramın 1. Günü Gostivar Kültür Evinde düzenledi. İlahiler, Güldürü Sunumu, Folklor Gösterisi, Şarkı ve Türküler programda sunuldu. 02 Aralık 2009 Çarşamba 08:11

Namik Efendi Derneği olarak her yıl Geleneksel hale getirdiği Bayram Şöleni proğramını bu yıl da bayramın 1. günü Gostivar Kültür Evinde düzenledi.


Programda İlahiler, Güldürü Sunumu, Folklor Gösterisi, Şarkı ve Türküler sunuldu.


Derneğin amaçları arasında gelecek vadeden genç yetenekleri kazanmak olduğu için ilk başta proğrama öğrencilerden kurulu gurubun sunduğu ilahiler bölümü ile başlanıldı.


Programın devamında Gostivarda ün yapmış ve Namik Efendi Derneğinin yetiştirdiği genç tiyatrocuların sundukları güldürü sunumu salonu tıka basa dolduran seyircileri gülme krizine soktu.


Uzun zamandan beri çalışmalarını sürdüren Folklor Ekibimizin muhteşem gösterisi ile devam eden programda folklor grubunun sergilemiş olduğu mükemmel dans gösterisi seyircilere unutamayacakları dakikalar yaşattılar.


İlerleyen dakikalarda yörenin seçkin sanatçıları sahne alarak söylemiş oldukları şarkılarla seyircilere neşeli dakikalar yaşattılar... Sahne alan santçılar arasında genç yeteneklerden Ergin Adem ve Habil Karaca, Rahmi Adem ve gecenin sürprizi olarak uzun zaman sahne almayan, Balkanlar da ad yapmış sanatçımız Nuri Karaca şarkılarını seyircillerle paylaştı.


Programda ayrıca Folklor ekibine destek veren MATÜSİTEB ve TİKA'ya daNamık Efendi Derneği başkanı tarafından birer plaket sunuldu.


Programa seyirci olarak katılan vatandaşlar, salonu tıka basa doldurdular. Proğramı Devlet erkanından M.C Devlet Bakanı Hadi Nezir, Milletvekili Kenan Hasip, Azınlıklar Ajentası Müdür Yardımcısı Kadir Sali, okul müdürleri ve dernek başkanları da şereflendirdi.


Bayramın ikinci günü Namik Efendi Derneği daha önce hiçbir kuruluş tarafından ziyaret edilmeyen Plasnitsa'ya gidip tarihe damga vuracak şekilde ilk defa bir geniş proğramlı kültür faliyeti düzenledi.


Plasnitsa ilokulunda düzenlenen proğramda sunulan güldürü, folklor, şarkı ve türküleri Plasnitsa, Lisiçani ve Preglovo'dan katılan kabarık sayıdaki seyirciler izleyerek, onlara Namik Efendi Derneği tarafından gösterilen hassasiyete içtenlikle teşekkür ederek, duydukları memnuniyeti dile getirdiler.


Proğrama kalabalık seyirciler dışında Plasnitsa Belediye başkanı sayın İsmail Yaoski, belediye meclis üyeleri, okul müdürü ve öğretim üyeleri katılarak, proğrami şereflendirdiler.


Namik Efendi Derneği'nin kalitesi ve kültür açısından hassas noktalara gösterdiği hassasiyeti bu etkinliklerle sunulmuş oldu..

BR YUGOSLAV TÜRK'ÜNÜN BESTELERNDE KARACAOLAN'IN YER ALAN RLER ÜZERNE Edit

iskender Muzbeg efikolu I.Karacaolan da, Mevlânâ gibi, Yunus Emre gibi, Nasrettin Hoca gibi ve daha kimi büyüklerimiz gibi eseriyle salt Türkiye'de deil, Türkiye diinda da yaamaktadir. Bugün Yugoslavya'da yaayan Türkler bir yandan, beraber yaadiklari dier ulus ve halklarin dil, müzik, folklor ve genellikle kültürlerini yakindan tanima imkânina sahiptirler, dier yandan da, çeitli kültürlerin gelitii bir ortamda Türk dilini, gelenek ve göreneklerini -Türk kültürünü yaatmak, bu kültürü yeni eserlerle zenginletirmek için çaba harcamaktadirlar. Buralarda "her ulusun kendine özgü deerleri vardir ama ayni böyle, bu ortak kültür zen- ginliinde her ulusun payi vardir" (1). Yugoslavya'da yaayan Türklerin bugün günlük radyo ve televizyon yayinlari, iki gazetesi, üç dergisi, dört bilim, kültür ve sanat dergisi, bir profesyonel ve amatör kurululardaki çalimalariyla bura Türkleri dünyada Türk kültür bütünlüü içerisinde kendine lâyik bir yer aramakta, kendini birçok sanat ürünleriyle belgelemektedirler. Yugoslav Türkleri Türk Müziini düünlerde, ölenlerde, kültür ve güzel sanatlar derneklerinin düzenledii konserlerde, radyo ve tele- vizyon yayinlarinda, çeitli dier yayin faaliyetlerinde yaatip ayakta tutmaktadirlar. Türk müziinin Yugoslavya'da gelitirilmesine en büyük katkisi geçen kurulular, kukusuz, Türk kültür ve güzel sa- natlar dernekleridir. Kültür ve güzel sanatlar dernekleri 1950'li yillarda, Türklerin yaadii kent ve köylerde kurulmu, 194O'li yillardan önce buralarda etkinlik sürdüren "Gayret", "Merhamet" gibi derneklerin uzantisi olarak bugüne kadar Yugoslavya'da ve Yugos- lav, . nin diinda çok sayida Türk Halk Müzii, Türk Sanat Müzii ve (1) Husein Baic: MOZE Ll BT TO BT NE MO^E, Lirske narodne pesme iz Sand^aka, Pljevlja, 1988 y., sayfa 12 - 186- background image Türk Hafif Müzii konserleri düzenlemilerdir. Prizren'in "Doru Yol", Üsküp'ün "Yeni yol", Pritine'nin "Gerçek", Kalkandelen'in "Yeni Hayat, Gostivar'in "Güven" dernei böyle dernekler arasinda en büyük faaliyet gösteren kurululardir. Bunlarin arasinda "Doru Yol" araliksiz çalimalariyla kendi baina bir okulu oluturmaktadir. Örnein "Doru Yol" kültür ve güzel sanatlar dernei yillar boyunca "ortalama olarak ayda bir ya da iki temsil düzenlemitir" (2). Dernek üyeleri Belgrad, Zagreb, stanbul gibi müzik merkezlerinde plâk dol- durmu, çeitli ulusal ve uluslararasi festivallere icraci ya da besteci olarak katilmi, birçok ödüller almilardir. Yugoslavya'da Türk Müziinin gelitirilmesine Pritine ve Üsküp radyo ve televizyon ku- rululari da katki sunmaktadir. Bunlara profesyonelliiyle baarilar elde eden Pritine Radyosu Türk Müzii Orkestrasi'nin da çalimalarini eklemek gerekir. Tüm bu çalimalar sayesinde bugünkü Yugoslavya topraklarinda bugüne kadar müzii ayakta durabilmi, müzik alanina salt Yugos- lavya'da deil, Türkiye de bile adini duyuran ses sanatçilari: Rasim Salih, Zeynep Ramacik, Faruk Sungur, Mustafa Ramiz, Nuri Karaca, Alu Nu, Agim Fier, Faik Emru, Fadil Salyan, Melek Tamnik, Nevzat undo, Reit smet, Zümrüt Münik vb., besteciler: Hüseyin Kazaz, Alu Nu, Rasim Salih, rfan ekerci, emsi Meciyan, Rait smet, Zeynel Beksaç, Zekeriya Hocalar, Emin Meciyan, llir Birvenik, Nevzat undo vb. yetimitir. Bundan baka, türküleri ve türkü metinlerini derleyip "Sesler" (3), "Çevren" (4), ve "Esin" (5) der- gilerinde yayinlayan Süreyya Yusuf, Prof.Dr. Nimetullah Hafiz, Dr. irfan Morina, Nadir Maksut, Tayyip Tahir, llhami Kâmil, Hasan Mer- can, Esma Haydar, Muharrem Yusuf, Sabattin Sezair, smail smail, Esad Bayram, Enver Baki, Aziz Bu, sa imek, skender Muz- beg, llhami Emin, Aciye Hamza, Muzaffer Selman, Avni Cemal 10. "Doru Yol" KGSD, 1951-1981, Monografi, 1981 y., sayfa 71 11. "Sesler" aylik Toplum-Sanat Dergisi 1965 yilindan bu yana Üsküp'te yayinlanmaktadir. 12. "Çevren" Dergisi 1973 yilindan bu yana Pritine'de yayinlanmaktadir. 13. "Esin" Dergisi 1971 yilindan bu yana Prizre'de yayinlanir. -187- background image Engüllü, Yusuf Edip, kbal Tunuzlu, efket Selman, Mücahit Asim, Zeynel Beksaç gibi çok sayida kiiler baarili çalimalar yapmilardir. Yukarida da belirtildii gibi, Türk Müzii Yugoslavya'da da Türk Sanat Müzii, Türk Halk Müzii ve Türk Hafif Müzii olarak gelitirilmektedir. "Son zamanlarda Kosova'da yeni bestelenen Türkçe sözlü eserlerin istikbali vardir çünkü bu yeni bestelere halkin ilgisi gittikçe artmaktadir" (6). Hüseyin Kazaz Türk Hafif Müzii dalinda kendi özgün besteleriy- le Yugoslavya'da Türk Müziinin yaatilip gelitirilmesine büyük katkilar sunan yaraticilardan biridir. Bu besteci müzik alanindaki 25 yillik etkinliinde Karacaolan bata olmak üzere, Kerem Dede, Öksüz Aik, Kul Mehmet, Noksani, Mecnuni, Yunus Emre'nin vb., birçok iirlerini bestelemi Türk Hafif Müzii dalinda bestelerini Üsküp, Belgrad, Zagreb, Sarayova, Pritine, TV ya da radyolarinda olduu gibi TRT'de de yayinlamitir. Hüseyin Kazaz Yufoslavya'da Hafif Müzik dalinda Türk Müziinin havasini estiren ilk bestecidir. Onun 200'den çok bestesi vardir. Yu- goslavya'da yaayan Türkler arasinda yetien, Türk Müzii alaninda nice çalimalar yapan, baarilar elde eden, arkici, besteci, "Rumeli Türküleri" kitabini hazirlayan Alu Nu'a göre Hüseyin Kazaz Türk Hafif Müzii dalinda Karacaolan'i en çok tanitan, Yugoslavya ulus ve halklarina Karacaolan'in iirlerini baariyla sergileyen bir beste- cidir. Hüseyin Kazaz ünlü Yugoslavya Türk halki airi Nusret Dio Ülkü ile birlikte Türk ilkokullarinin V.sinif örencileri için "Semafor" adinda Müzik Eitimi Ders Kitabini hazirlamitir ki bu kitapta onun 10 özgün bestesi vardir, besteler ders plan ve programlarina uygun bir biçimde siralanmitir. Kitapta 7 Türk halk türküsü de ünitelere 14. Meserret Morina Yakupovic: "Novokomponovane Turske Narodne pesme na Kosovu", Yugoslavya Folklorcu Dernekler Birlii'nin XXXVII. Kongre Çalimalari, Plitvitse Gölü, sayfa 254, yayinlayan Yugoslavya Folklorcu Dernekler Biiiii-Hirvatistan Folklorcular Dernei, 1990 y. 15. "Rumeli Türküleri", hazirlayan: Alu Nu, "Tan" Yayinevi, Pritine, 1988y. Bu kitapta 250 Rumeli türküsü notalarla bir araya getirilmitir. - 188- background image göre seçilmi, notalarla yayinlanmitir. Bu kitabin bir özellii daha vardir: Kitapta ilk defa Yugoslavya çapinda müzik ders planina uygun bir biçimde Türk Müziinde en çok kullanilan çalgi aletleri hakkinda bilgiler verilmitir. Prizrenin "Doru Yol" Kültür ve Güzel Sanatlar Dernei çerçevesinde çalian "Ayyildizlar" Türk Hafif Müzii Kolu'nun kuru- cularindan biri olan Hüseyin Kazaz, Pritine'de çikan "Tan" gazete- sinin (8) çocuk sayfalarinda ve Üsküp'te yayinlanan "Sevinç Çocuk Dergisinde (9), Türk öretmen ve örencilerine yardimci olmak amaciyla, çocuklarin seviyesine uygun 40'tan çok beste yayinlanmitir. Hüseyin Kazaz Karacolan'in u iirlerini bestelemitir: 16. Leyla 17. Seher yelinin estii esip barini kestii 18. Bana kara diyen dilber gözlerin kara deil mi 19. Ala gözlerine kurbân olduum 20. Sallan: sallani gel kiz yanima Sallanip geliin benzer hanima 21. Ala gözlerini sevdiim dilber Ben güzel görmedim senden ziyade 22. Sabahtan uradim kiza Boyu selvi dala benzer 23. ki ceyran götürdüler bahçeye 9. Güzel! Ne güzel olmusun 10.Gül yüzünde tüten olsam Yukarida belirtilen bu bestelerini Hüseyin Kazaz geleneksel "Su- botiça'74", "Kosova Akorlari'75" "Prizren Zambai" gibi Yugoslavya 24. "Tan" 1969 yilindan bu yana Pritine'de Türkçe yayinlanan haftalik bir ga zetedir. 25. "Sevinç" 1951 yilindan bu yana Üsküp'te ayda bir yayinlanan çocuk der gisidir. - 189- background image çapinda müzik festivallerinde, yine Yugoslavya çapinda radyo ve TV yayinlarinda okuyup müzik severlere Karacaolan'in ozanliini müzik diliyle tanitmitir. Peki, bir Yugoslav Türkü olan Hüseyin Kazaz neden bestelerin- de Karacaolan'in iirlerine en çok yer vermitir? Bunun sirrini belki de u gerçeklerde aramak en dorudur: Rumeli halki ilginç bir alinyazinin ürettii özlemli bir topluluktur. Rumeli'de yaayan Türklerin türkülerinde, özellikle "ak ve duygu türkülerinde özlem, aci, gurbet, ayrilik dile gelir." (10) Kimileri ise "sitem ve yergi konulariyla yüklüdür" (11). Yugoslavya'da yaayan Türklerde bu özellikleri bulmak çok kolaydir. Karacaolan ise bir ak airi, ayni zamanda da bir özlem ozanidir. Karacaolan bir Türkmen'dir. Rumeli'yi de dolatii söylenceler arasindadir. Türkmenlerin folklorunu ebediletirmitir iirlerinde. Yu- goslavya'da yaayan Türklerin folkloru ile Türkmenler'in folkloru arasida ise birçok benzerlikler ve özdelikler vardir. Demek oluyor ki, Karacaolan bugün bile iirleriyle ve iirlerine Yugoslavya Türk halkina mensup besteci Hüseyin Kazaz tarafindan yapilan bestelerle Yugoslavya'da, her eyden önce Türk halki arasinda yaamakta, bu halkla XVII. yy. iir anlayiini, güzel misralarini, Çukurova havasini güzel bir Türkçe ile getirmekte, Yu- goslavya'da yaayan Türklerin müzik ve kültür yaamini zengin- letirmekte, onlara umutlu-Türkçe'li yarinlari mutulamaktadir. 26. Dr. rfan Morina: Mamua Türk Halk Türkülerinin Kimi özellikleri, "Esin" Kültür ve Sanat Dergisi, Prizren, sayi 23, 1986y. sayfa 11. 27. Mücahit Asim: Mamua Düün Türküleri, "Çevren" dergisi, Pritine, sayi 8/1975.y., sayfa 66. -190-

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on Fandom

Random Wiki