Wikia

Yeni Wiki

Osmanoğulları

Talk0
59.488pages on
this wiki
Osmanoglunun Surgunu BL - I30:36

Osmanoglunun Surgunu BL - I

Osmanoglunun Surgunu BL - I- Şehzade Ertuğrul Osmanoğlu

Bakınız

Şablon:Osmanoğullarıbakınız - d - {{Osmanoğullarıbakınız}}


Osmanoğulları Karadeniz kökenli tarihçiler geleneklerine uyarak xoğlu derler.
Osmanlılar - Osmani - Osmaniyyun
Osmanoğullarının sürgünü/TRT belgeseli
Osmanlıya ihanet edenlerin sonu

Osmanlı - Osmanlı idari taksimatı
Osmanlı devlet adamlarının belirgin özellikleri
Osmanlının yıkılışında dört zümre
Osmanlı Saltanatı'nın kaldırılması kararının verildiği gün, Teşkilat-ı Esasiye, Şer'iye ve Adliye komisyonlarının ortak toplantısı
Osmanlıca - Osmanlı'nın Hudut Birlikleri
Osmanlı hanedanının silsilenamesi

R1a

Ottoman

Ottoman family - Osmanlı ailesi
Ottoman dynesty - Osmanlı hanedanı
Ottoman family tree

Ayşe Adile Namiosmanoğlu Tars
Şehzade Ertuğrul Osmanoğlu


Osmanoglunun Surgunu BL II29:20

Osmanoglunun Surgunu BL II

Osmanoglunun Surgunu BL II

Osmanoglunun Surgunu BL- III28:52

Osmanoglunun Surgunu BL- III

Osmanoglunun Surgunu BL- III

SON OSMANLILAR BELGESELİ 133:25

SON OSMANLILAR BELGESELİ 1.BÖLÜM '' Meçhule Yolculuk '' ( Murat Bardakçı )

SON OSMANLILAR BELGESELİ 1.BÖLÜM Meçhule Yolculuk ( Murat Bardakçı

SON OSMANLILAR BELGESELİ 233:36

SON OSMANLILAR BELGESELİ 2.BÖLÜM '' Hilâfetin Ölümü '' ( Murat Bardakçı )

SON OSMANLILAR BELGESELİ 2.BÖLÜM Hilâfetin Ölümü ( Murat Bardakçı )

SON OSMANLILAR BELGESELİ 331:14

SON OSMANLILAR BELGESELİ 3.BÖLÜM '' Neslişah'ın Sürgünü '' ( Murat Bardakçı )

SON OSMANLILAR BELGESELİ 3.BÖLÜM Neslişah'ın Sürgünü ( Murat Bardakçı )

SON OSMANLILAR BELGESELİ 429:32

SON OSMANLILAR BELGESELİ 4.BÖLÜM '' Hüzün, acı, hasret '' ( Murat Bardakçı )

SON OSMANLILAR BELGESELİ 4.BÖLÜM Hüzün, acı, hasret ( Murat Bardakçı )

Osmanlı hanedanı mensupları İstanbul'da buluştu02:34

Osmanlı hanedanı mensupları İstanbul'da buluştu.

Osmanlı hanedanı mensupları İstanbul'da buluştu.

Son Şehzade neler söylemişti - Kısım 109:36

Son Şehzade neler söylemişti - Kısım 1

Son Şehzade neler söylemişti - Kısım 1

Abraham Full Movie03:00:33

Abraham Full Movie

Abraham şecere Tam ekran yakalama 29.08.2013 161246
Bakınız

Şablon:İbrahimbakınız -d
{{İbrahimbakınız}}


İbrahim Ibrâhîm Abraham - Brahman Apram ilk kullanılışı إِبْرَاهِيمَ Ibram İbrâm İpram إِبْرَاهِيمُ- إبراهيم
Hager Hacer İsmail Kureyş Kuruş Kapının eşiğini değiştir! Kapının eşiğini sağlam tut!
Sarah Sare İshak Ays
Katura Kantura dan Brahmanlar oluyor. 6 oğlan 6 ok.
İbrahim suresi İbrahim Suresi İbrahim Suresi/1-6
Kur'an'da İbrahim kelimesini içeren ayetler 2/124 2/125 2/126 2/127 2/130 2/132 2/133 2/135 2/136 2/140 2/258 2/260 3/33 3/65 3/67 3/68 3/84 3/95 3/97 4/54 4/125 4/163 6/74 6/75 6/83 6/161 9/70 9/114 11/69 11/74 11/75 11/76 12/6 12/38 14/35 15/51 16/120 16/123 19/41 19/46 19/58 21/51 21/60 21/62 21/69 22/26 22/43 22/78 26/69 29/16 29/31 33/7 37/83 37/104 37/109 38/45 42/13 43/26 51/24 53/37 57/26 60/4 87/19
Hz. İbrahim'in çocuklarına duası Allah'a duasında "Zürriyetimden de" deyince Allah ahdime zalimler nail olamaz, buyuruyor. Yani zalimler neslinden olabilecek. Hz. Peygamberin Amcası gibi.
İbrahimi gen Hz. İbrahim'in soyu Şablon:İbrahimin oğulları İsmail İshak İsaac عيسو [1] Ays ve Yakub Jacob and Esau Iys İys Aysu Ays bin İshak İshak bin Ays
Türk kavmine gönderilen peygamberler Nuh Nebiden Süleyman Şaha silsilename Yörük-türkmenlerin soy kütüğü‎ Millet-i İbrahim Evliya Çelebi ve Osmanlıların soyu R1a Ur Urfa Urumiye Urumçi Urumeli Urumluk
Osmanlılar Hz İbrahim soyundandır Neşrî, Osmanlıların ataları hakkında bir başka şecereyi de görmüş olmalıdır. Nitekim, Osmanlıların soy kütüğü hakkında bilgi veren farklı bir türün varlığından bizleri haberdar eder. Buna göre Oğuz Han'ın ataları Iys, İshak ve İbrahimdir. Köken olarak Nuh'un Sam adlı oğluna dayanır. Neşrî, bu tezi kabul etmemesine rağmen, Osmanlıların soy kütüğü hakkında bilgi veren ve "Tevârîh-i Acem"den etkilenen farklı bir türün olduğu anlaşılıyor.[18] 5/20 - 5/21 Enbiya ve mülük verdik. Kağan - Kohen [18] Mehmed Neşrî, a.g.e., s.57. , [2]
A reader name Graeme wrote to provide more detailed information on the genetics of this blond source in Mediterranean populations:
"Blond hair, blue eyes are just variants of the normal color scheme that developed in Asia only 8 to 10 thousand years ago, and most likely brought into Europe with some of the Asiatic Indo-European speakers around 5 or 6 thousand years ago. The men of those Asiatic tribes who had a higher percentage of blonds were carriers of Y chromosome haplogroup R1a as distinct from R1b whose men and their associated women were as dark as most Eurasians were 6 thousand years ago. The only difference between the R1b and R1a is that the darker R1bs have mutations in their MCR1 genes which give red hair, hence the reason that red hair in Europeans is mainly found in the western corner of Europe.
Neşrî, bu anlatımını daha da ileri götürüp Oğuz'un İbrahim peygambere iman ettiğini yazar. Böylece Hz. Muhammed ile Oğuz arasında dolaylı bir yakınlık kurar. Oğuz Han'ın müvahhid kimliği ve tek tanrılı bir dine mensup olması, Türklerin İslâmî kimliğine de bir göndermedir. Ancak, asıl önemli olan, onun tevhid bayrağını şarkdan garbe dalgalandırmasıdır. Osmanlılar da, tıpkı ataları Oğuz Kağan gibi bu tevhid anlayışının temsilcisidirler. Osmanlıların, 15. yüzyılda Oğuz geleneğine kazandırdıkları yeni çehre, onlara hükümdarlık hakkı veren siyasî bir söylem olmasının yanında, muhakkak ki dinî içeriklere de sahipti. Ancak Yafes ile Oğuz Kağan arasındaki ataları hakkında fazla bilgi bulunmayan Osmanlıların, bu puslu dönemdeki atalarının bir kısmı puta tapan kimseler olarak anılırlar. Ancak Oğuz Kağandan sonradır ki, Osmanlıların ataları tevhid inancını bayraklaştırmış ve İbrahim'den itibaren peygamberlerin hizmetinde yer almışlardır. Bayatî'nin, Osmanlıların atalarını peygamberlerin hizmetinde yer almış kimseler olarak sunması ile bu görüş arasında benzerlik bulunur.[27] Ancak hemen belirtilmelidir ki, Osmanlıların atalarına yer veren soy kütüklerini salt dinî içerikli bir malzeme olarak kabul etmek yanlıştır. Dinî muhtevalı olmasına karşın bu soy kütükleri, siyasal içerikli ve yapay idi. Birçok versiyonu bulunan şecereler, yazılı ve sözlü geleneğin malzemeleri ile oluşturulmuştur. Osmanlıların tarihî bilgiler ile efsaneyi karıştırarak yapma bir soyağacı elde ettikleri görülmektedir. Osmanlılar, sıralanan bir çok ata ile doğrudan Oğuz Han'a bağlanırlar. Üstelik dip ata olarak Yafes ve Sam ismini veren iki farklı gelenekte Oğuz ismi ortaktır. Bu yapay soyağaçları sayesinde Osmanlılar, soyları Oğuz Han'a daha dolaylı bir şekilde dayalı olarak tarif edilen komşu Türk hanedanları karşısında üstünlüklerini kanıtlamış ve Oğuz destanlarına aşina Türk tebaaya hükmetmesini meşru kılan bir araç elde etmişlerdir. Oğuz geleneğini yansıtan bu yapma şecereler uzun süre varlığını devam ettirmişse de, Osmanlıların İslâm dünyasındaki rollerinin artmasına ve tartışılmaz üstünlüklerine paralel olarak, soyağacına dayalı meşruiyet araçlarının yerini İslâmî referanslar almıştır. Tabii bunu yanaı genetik biliminin yalanladığı ve yapma değil aslında gerçek şecere olduğunu isbat etti.
1. Yafes Meselesi Semavî dinlerde, insanlığın ikinci atası olarak Nuh peygamberin adı geçer. Buna göre Tanrının tufan ile inançsızları cezalandırması sonucu, yeryüzünde yalnız Nuh ve ona inananlar kalmıştır. Kutsal kitaplarda Nuh'un oğulları Sâm, Hâm ve Yafes insanoğlunun ataları olarak sivrilmişlerdir. Yeryüzündeki ırkların Nuh'un oğullarından türediği fikri hâkimdir ve ırklar bu üç isim etrafında tasnif edilmeye çalışılmıştır. Tevrat'ta Nuh'un bu üç oğlundan türeyen ırklar ayrıntılı olarak açıklanmıştır.[22] Buna göre, Yafes'ten beyaz ırk, Sam'dan Araplar ve İbraniler dahil olmak üzere Sami ırkı ve Ham'dan Kuzey Afrikalılar türemiştir. Bu bilgiler, diğer semavî dinlerde de etkili olmuştur. Türklerin Yafes soyuna dayandığına dair Tevrat'ta yer alan semit jenealojisi, Türk düşünce hayatında da yer edinmiştir. Nuh'un oğullarına dayanan şecereler sayesinde, ırklar arasında kalıtımla geçen derece farkları ortaya çıkmıştır. Bu derecelendirme en üstün ırk ve toplum anlayışını meşru kılmayı amaçlamıştır. Nuh soyu için, ırk saflığını korumak gibi adetlerin varlığına çeşitli kaynaklarda rastlanmaktadır. Bu, hem Yafes kökenden gelen Ariler için, hem de Sami bir kökenden gelen İbraniler için geçerlidir. Buna karşın Ham neslinden gelenler, babaları Nuh'un lanetine uğradıkları için kıyamete kadar Yafes ve Sam soyuna hizmet etmeye mahkum olmuşlardır. Irkların saflığını ve üstünlüğünü korumak gerektiği fikri çeşitli yapılanmaları da beraberinde getirmiştir. Musevilerin ırkları dışında evlilik yapmaları yasak olduğu gibi, Ariler de benzer uygulamaları Hindistan'da yürütmüşler ve kast sistemini oluşmuşlardır. Kast sisteminin en üstünde Ari soyundan Brahmanler yer almıştır. Onların diğer kastlarla evlenmeleri bir yasaklanmıştır. Bu adetler, kavimlerin varlıklarını koruma güdülerini anlatır. Göçebe toplumların sıraladığı soy cetvelleri, üstün ırk anlayışından ziyade aşiret üyelerini bir arada tutmaya yöneliktir. Bu sayede, aralarında kan bağı bulunan topluluğun bütün fertleri arasında dayanışma duygusu güçlendirilmek istenir. Bulanık soy ağaçlarında ilk ataların berraklığı, ortak atalara yapılan özel vurgu ve ortak tarihî geçmişe yapılan göndermeler, aşiretler arası yakınlaşmayı tesis etmiştir. Kandaş aşiretler arasında ortak atalar, birlikteliği sağlayan önemli unsurlardır. Yafes'in Türklerin atası olduğu hakkında ilk Osmanlı kroniklerinde ve soy kütüklerinde yer alan bilgiler, çeşitli aşiretlerden meydana gelen konferatif yapının ilk eklemini teşkil etmiştir. Bunun yanında,
İslâmî kaynaklarda Rum'un, Yafes'in oğulları arasında zikredildiği görülür.
Bu söylem, Osmanlıların Anadolu ve Rumeli'de yayılmasını meşru gösteren olaylar ile birlikte mütalaa edilebilir. Nitekim Osmanlıların İslâm dünyasında üstünlüklerini iddia ettikleri döneme rastlayan eserlerde, onların İbrahim oğlu İshak nesline mensup olduklarına dair şecereler uydurulmuştur.??? Osmanlı hanedanının, Nuh'un oğlu Sam'a kadar uzatılan bu soykütükleri aracılığıyla Hz. Muhammed neslinden geldiği iddia edilir. Osmanlıların, İslâm dünyasında üstünlüklerini iddia ettikleri dönemlerde bu söylemin bir siyasî araç olarak kullanıldığı anlaşılır.
Neşrî, Osmanlıların ve Kayının kökeni sayılan Oğuz'un, Sam neslinden gösterilmesini yanlış bir düşünce olarak değerlendirir. Ona göre bu düşüne Acem'in "taassubât-ı şenî‘asından" kaynaklanmaktadır.[23] Bu görüş daha sonra İdris-i Bitlisî tarafından da değerlendirilmiştir. Bitlisî ekolünü takip eden tarihçiler, Osmanlıların Sâm neslinden olduğunu iddia etmişlerdir.
Mersin Katolik kilisesi papazı Roberto Ferrari, Abraham ismi ışık anlamına gelir demişti. ABRAHAM (אַבְרָהָם): Hebrew name meaning "father of a multitude." In the bible, this is the name of the founding patriarch of the Israelites. Also spelled Avraham.
ABRAM (אַבְרָם): Hebrew name meaning "father of elevation." In the bible, this is Abraham's name before God changed it. Also spelled Avram. Compare with another form of Abram.
AARON: English form of Greek Aarōn (Hebrew Aharon), meaning "light-bringer." In the bible, this is the name of the older brother of Moses.

Şablon:İbrahim

Öteki Gündem - Pelin Çift - Hz. İbrahim'in hayatı ve yaşadıkları - 13 02 13 - Part32:06

Öteki Gündem - Pelin Çift - Hz. İbrahim'in hayatı ve yaşadıkları - 13 02 13 - Part.3

Abraham - the births of Ismael and Isaac10:42

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Abraham - the births of Ismael and Isaac

Kurban Sacrifice of Isaac-Caravaggio (Uffizi)

Evliya Çelebi ne der? Edit

Bahçesaray

Bahçesaray şehrinin vasıflarının tamamlanması: Edit

Bahçe­saray'ın aşağı tarafındaki bahçeler ucunda üçyüz evli bir mâ­mur köy vardır. Burada üç adet kurşunlu kubbeler içinde geçmiş Hanlar yatarlar. Her taraf kandiller, şamdanlar ile aydınlatılmıştır. Bu kubbelerin dış tarafında bütün Kazak Sultanları, vezirler, mirzalar, atalıklar, velhasıl bütün Bah­çesaray büyükleri yatarlar. Cengizoğullarından 666 târihin­de vefat eden Bereket Hân da burada yatar.

(Doğan Han zi­yareti)Edit

Osmanoğullarının amca oğullarındandır. Osmanoğullarının ataları Serbay oğlu Ertuğrul Bey, kardeşi Süley­man Şah ile üçbin nefer Maveraünnehr'in Mahan vilâyetin­den, Hulâgu Han Tatarlarının zulmünden kaçıp Anadolu Sel­çukluları diyarına gelirler. Fırat kenarında Caber geçidinde Süleyman Şah guslederken boğulur. Orada gömülüdür, Süleyman Şahın dört oğlu vardı. Biri Kızıl Togar Handır. Urfaya varıp gazalar etti. İbrahim Halilullah yanında yatar. İkin­cisi Bayındır Handır. O da Ahlat tarafına gitti. Orada yatar. Üçüncü oğlu Boğa Handır. Dördüncü oğlu Baytugar Handır. Babası ölünce üçyüz arkadaşı ile Kırım'a geldi, eski yurd me­zarlığında gömülüdür.

Ertuğrul'a Selçuk Sultanı Alâüddin tuğ, sancak, tabii, alem verdi. Bursa tekfuru ile Yalakabâd kalesi önünde cenk ederken şehîd oldu. Söğüd'de gömülüdür. Selçuk Sultanı on­dan sonra tuğ ve sancağı küçük Osmancık'a verir. Osmancık'ın kardeşi Yatı bey, evvelkinin kardeşi Gündüz Bay bey kendilerine boy beyliği verilmediği için gücenip Kırım diya­rına gelirler. Biri Marikıt beyi, biri Ur beyi olup nice gazalar ederler. Amca-zâdeleri Bay Tugan Han yanında gömülüdür­ler.</p>


Müverrihlerin dediğine göre, doğrusu Osmanoğulları Cengiz neslindendir. Tatar hanları, amcaları tarafından ak­rabadırlar ama, valideleri tarafından sadâttandırlar. Hakikatte bütün Hind, Acem, Özbek, Moğol, Bogol, Çin, Maçin, Hata, Hıtem, Fağfur, Kozak, Türkmen, Moskof, Macar vel­hasıl 370 adet bütün kâfiristan bile hep Tatar'dan azmadır.</p>


Cengiz Han oğlu Ebu Said Han ziyareti: Ebu Said Han,, babası Cengiz Handan evvel müslüman, olmuştur. Acem ve Arab bilginleri (Ebu Said) adını koymuşlardır. Ama babası Cengiz Han ona (Tamuras) adını vermişti. 7 sene Hanbalıkda, yedi sene Ejderhan'da, 7 sene Kazan'da, 7 sene İdil şehri sarayında, yedi sene Kırım'da Han olup bu Kırım'da yatar.</p>

Cengiz Han hakkında:Edit

Cengiz Hanın iki oğlu vardı. Biri ölen Tamuras, yâni Ebu Said Han biri de Kazan (Gazan) Han.. Bu da müslüman olup adına Mehmed Şam Kazan (ga­liba gaazan Mahmud Şah) dediler. Mezarı Tebriz yakınında­dır. Cengiz'in bir oğlu da Olcaytu Handır. Cengiz Han öldük­ten sonra Şam Kazan Hanın vâldesi Kenkaç Han alıp, Mehmud Şam Kazana üvey baba olmuştur. Kenkaç Hanın baba­sı Abaka Handır ki, İranTuran'ı harab eden Hulâgû'nun babasıdır. Hulâgû'nun 14 oğlu vardı. Bazıları han oldular. Hulâgû'nun babası Kutlu Handır ki, yedi oğlu Irak, Kazan,. Ejderhan taraflarına han olup, Moğol, Bogol, Kalmuk ve Moskof keferelerinden nam ve nişan bırakmamışlardı. Bu ye­di âdet hanlar Hürmüz Taçdarın yanındaki türbelerde ya­tarlar.</p>

Kubilây Hanın babası Cengiz Handır ki 61 senesinde Hazret-i Peygamberin kendisine mübarek mektuplarını Muaz ibn Cebel Hazretleriyle göndermişlerdir (1). Cengiz, Muaz Hazretlerine (safa geldin yâ Arab!) diye ayağa kalktı. Elçi Cengiz Hanı İslama gelmeğe davet etti. Cengiz:

">— Yâ Muaz, âhırzaman Peygamberi Arab Muhammed'in bize arzettiği mezhebi nedir?</p>

Deyince Muaz ibn Cebel İslâmın farzlarını birer birer âyet-i kerimeler okuyarak saydı. Cengiz Han:</p>

— Bre ne güzel, yerleri gökleri halkeden Allah ne güzel buyurmuş. Bu beş adet şeyler ki söyledin, hepsini kabul et­tim. İyi şeylerdir ki Allah emretmiş.</p>

Bundan sonra Hazret-i Muaz:

— Peygamberimizin sünnetleri de vardır. Beş vakit na­mazın önünde ve sonunda ikişer, dörder rekât sünnet namazı vardır. Zekerin ucundaki mânâsız etin kesilmesi sünnettir.</p>

Dedi. Bütün sünnet, vâcib, müstehab ne varsa hepsini izah etti. Cengiz :</p>

— Bunlar da güzel. Temizliktir. Ama bir adamın zekeri­ni kesmek fena mezhebdir. Bizim memleketimizde bir adam bir adamın bir damla kanını akıtsa biz o adamı katlederiz. Memleketimizde kış şiddetli olduğundan teşennüş olur. Bil­hassa bütün damarların toplandığı zekeri kesersen elbette cerahat olur teşennüş olur. Bir adam ki yetmiş seksen yaşı­na gire... Mezhebin sünnetidir diye sikinizin uçlarını kesin diye tenbih etsek, deli olan bu sünneti kabul etmez. Zekeri kesilen adamın helak olması tabiidir. İlkbaharda Emir Alla­hın, önce ben sünnet olayım. Yoksa bu kış mevsiminde bu sünnet teklifini kimse kabul etmez.</p>

Deyince Muaz ibn Cebel:

O kesilecek yer bir fazla et parçasıdır, guslederken te­mizlenmez. Ehli ile bir hoş huzur ile cima etmeğe komaz bir fazla et parçasıdır.</p>

Deyince Cengiz Han der:

— Onsekizbin âlemi yaratan Allah asla mânâsız şey ya­ratmamıştır. Hepsini isteyip yaratmıştır. Cenab-ı Çalab (Al­lah) onun fazla et parçası olacağını bilmedi de mi yarattı? Allah beş vakit namazı farzetmiş ne güzel.. Ama bunlardan fazla sünnet namazlarınız var. Bu, halkı rahatsız etmektir. Zavallı insan çoluk çocuğunu geçindirmek için ne zaman çalışıp kazansın?

Hele ben, Allanın farz ettiği namazdan başka namaz kılmam.. Sonra yâ Muaz.. Kâbeyi Allah evi dersin. Bizim bildiğimiz Allah mekândan ve zamandan münezzehdir. Şimdi siz Allaha mekân mı ispat edersiniz? Ya Allanın evine varan Allahı görür mü? Eğer görürsem şimdi giderim. Der. Muaz;

Görmez, ama Allah öyle buyurmuş. Beytime gelip hac edin buyurmuş..</p>

Deyince Cengiz:

— Vallah emir hakkındır. Bir kere hacca varmak farzdır dedin. Güzel buyurulmuş. Hem ziyaret, hem ticaret, hem se­yahat olur. Ama bu benim Han balık şehrinden Kâbeye bir yıllık yoldur. Yolda benim yedi aded can düşmanım hükümdarlar vardır. Bunları atlayıp Mekke'ye varmak, zekerini kes­mek gibi zor bir iştir. Ama yılda bir kere oruç tutmak farzı­nı kabul ettim. Çünkü hekimâne Allah emridir. Yılda bir ay insan oruç tutunca, vücudunda birikmiş olan bütün maraz­lar defolur. Yarın inşallah oruç tutarım. Ve bütün halkıma ilân ederim. Beş vakit namazı, zekâtı da güzel buyurmuş, bunları da kabul ettim..</p>

Dedi. Muaz İbn Cebel ise «Namazın sekiz şartını, namazın altı er­kânını, namazın yedi vaciblerini, 14 sünnetlerini, 25 müstehablarını, 12 mekruhlarını, 14 yerde namazı ifsad eden şeyleri, 4 yerde abdestin farzlarını, 10 yerde sünnetlerini, altı yerde abdestin âdabını, yedi yerde abdestin nafilelerini, altı yerde mekruh­larını, beş yerde nehylerini, üç yerde guslün farzlarını, altı yerde sünnetlerini, 12 yerde guslün sebeplerini velhasıl hep­sini anlatıp bunlardan biri eksik olursa namazı sahih olma­yıp îmanı dürüst olmaz, mü'min olarak Peygamberimizin üm­meti olamaz.»</p>

Diye, Cengiz Han gibi bir dağ adamı pâdişâhı bu çeşit sarpa sardı. Cengiz Han:</p>

— Biz ümmi adamız. Henüz muslüman olup Allahı bir, Peygamberi hak bilirim. Öbür dediğin sünnetleri de Buharadan bir fakih getirip öğrenirim.</p>

Deyince, Muaz bin Cebel gazablanıp, atlarına binerek Medine'ye geldi. O sırada Hazret-i Peygamber vefat etmişti (1). Hazret-i Peygamberden sonra halife olan Hazret-i Ebu-bekr, Muaz ibn Cebel Hazretlerine, Cengiz'le olan macerası­nın sonucunu sordu. O da:

«Yâ emîr-el mü'mini, bütün farzları kabul etti. Allah bir, Peygam­ber hakdır dedi, ama yollarda tehlike vardır diye haccı kabul etmedi ve özür diledi. Bu yaşımda zekerimi kesersem bu soğukta teşennüş olurum diye özür diledi. Ben de bunların biri dahi noksan olursa dürüst muslüman olmazsın dedim.>>

Dedi. O vakit Hazret-i Ebubekr gazablandı. «Sünnet ol­mayıp hacca gelmemekle mü'min olmamak icabetmez. Heman kelime-i tevhîd ile îman duasını okuttun mu?» dedi. Muaz «Okutmadım» deyince, Hazret-i Ebubekr «Tiz bu bizim mektubumuzu götür, selâmımızı söyle, âmentüyü öğretip gel» diye divandan kovdu. Hazret-i Muaz tekrar Asya'ya gitti. Fakat Ejderhan'da Cengiz'in öldüğü haberini aldı. Ama Cengiz'in muslüman olduğu bellidir. Onun için Tatar bilginleri Cengiz Hanın îslâm ile ahrete gittiğine kanidirler. Ama nice­leri Arafta kalmıştır derler. Sözün kısası, Osmanoğulları, amcaları tarafından mü'min ve muslüman olan Cengiz Hana akraba olurlar. Vesselam...

Kırım'da Eski Yurdda ziyaret yerlerinden biri de Muaz ibn Cebel'in amcası, Hazret-i Peygamberin ashabı kiramından Mâlik Eşter'in kabri vardır. Hazret-i Mâlik Ester, Tebük gazasından sonra Yemen hududunda Yelemlem denilen yer­de bir ejderhayı katlettiğinden ashab arasında (Mâlik Ej­der) denilmişti. Resulü Ekrem vefat edince başını alıp evve-






EÇS/11/218 -EÇS/11/219 -EÇS/11/220

Around Wikia's network

Random Wiki