FANDOM


Rıza Nur
Bakınız

Şablon:Rıza Nur - d


Rıza Nur
Rıza Nur/Hayatı
Rıza Nur/Sözleri
Rıza Nur/Hakkında denilenler
Rıza Nur/Resimleri

Rıza Nur/Eserleri
Rıza Nur/Vakfiyesi
Rıza Nur/Maarif Nazirligi
Rıza Nur/Kutuphanesi

Nutuk - Rıza Nur Bey'in Arnavutları Türklüğe karşı ayaklandırmaya çalışanlardan biri olduğu anlaşıldı

Eserleri
Topal Osman Olayı - Tiyatro
Cehennemde Bir Celse -Tiyatro

Türk Tarihi

Yeni Usulü Hitan (sünnet) ve Yeni Kıskaç (1909)
Fenni Cerrahi Ortopedi (1910)
Gurbet Dağarcığı (1919)
Cemiyet-i Hafiye
Türkiye’nin Tarik-i Selameti
Türklük Duası
Hürriyet ve İtilaf nasıl doğdu nasıl öldü? (1919, Kitabevi Yayınları)
Türk Tarihi (1924-1926, 14 cilt, Toker Yayınları)
Cemiyet-i Hafiye (İşaret Yayınları)
Moskova - Sakarya Hatıraları (Boğaziçi Yayınları)
Lozan Hatıraları (Boğaziçi Yayınları)
Oğuzname destan denemesi (1928)
Namık Kemal(1936)
Hücumlara cevaplar (polemik)
Türk Bilik (dergi)
Tanrıdağı (dergi)
Hayat ve Hatıratım (1968, Altındağ Yayınları)

Doktor Rıza Nur (30 Ağustos 1879, Sinop-8 Eylül 1942, İstanbul, Türkiye), Türk siyasetçi, devlet adamı, yazar, Türkolog-tarihçi ve hekim.

TBMM 1. Dönem ve 2. Dönem'de, ve öncesinde II. Meşrutiyet'in ilanı ile açılan Osmanlı Meclisi Mebusan'ının ilk döneminde Sinop milletvekilliği yapmış, TBMM tarafından seçilen I. İcra Vekilleri Heyeti içinde genç Türkiye'nin ilk Maarif Vekili (Eğitim Bakanı) olmuş, Moskova Antlaşması ve Lozan Antlaşması müzakerelerine katılmış bir siyaset adamı, yazar, Türkolog-tarihçi ve hekimdir.

Çocukluğu ve EğitimiEdit

30 Ağustos 1879'da Sinop'ta doğdu. Zor bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Sinop'ta yaptıktan sonra İstanbul'a gelerek Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'ne girdi. Sonra Tıbbiye İdadisi'ni (Tıp Lisesi) ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi (Askeri Tıp Okulu) tabip yüzbaşı olarak bitirdi. 1901 yılında Gülhane Hastanesinde (Askeri Tıp Akademisi) staj yaparken çalışkanlığı ile Alman hocaların ilgisini çekti ve orada asistan oldu. Önce Prof. Dr. Deike Paşa'nın yanında çalıştı, sonra cerrahi kısmına geçti. Prof. Dr. Wietin Paşa'nın yanında çalışarak operatör oldu. Bu arada fenni sünnet usul ve aletlerini anlatan özgün bir kitap yazdı. Önce padişaha sunulan kitap, daha sonra yayımlandı ve Prof. Wieting tarafından bir kısmı Almanca'ya çevrildi.

Memuriyeti Edit

1903'te Rumeli Zibefçe gümrük kapısına bakteriyolog atanan Dr. Rıza Nur 1905'te Gülhane'ye yardımcı öğretmen, 1907'de Askeri Tıbbiye'ye cerrahi hocası oldu.

II. Meşrutiyette Edit

II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yapılan seçimlerde Sinop'tan milletvekili seçilerek Meclis'e girdi. İttihatçılara yönelik ağır muhalefeti sebebiyle profesörlük yaptığı Askeri Tıbbiye’deki görevinden alındı. Daha sonra, binbaşı rütbeleri de söküldü. Eleştirilerini keskin bir dille sürdürmesi üzerine üç ay hapis yattı ve Bekirağa Bölüğü'nde idamını beklerken Cemal Paşa'nın emriyle sürgüne gönderildi. 8 yıllık sürgünden sonra ancak Mütareke döneminde İstanbul’a dönebildi. 1920'ye kadar kaldığı Mısır'da Cemiyet-i Hafiye ve Türkiye’nin Tarik-i Selameti (Türkiye'nin Kurtuluş Yolu) adlı eserlerini kaleme aldı. Balkan Savaşı'na da katıldığı bilgisi yer almaktadır.

TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Fikri Edit

TBMM 1. Dönem ve 2. Dönem'de Sinop milletvekili olarak yer aldı. Atatürk'le arasının açılmasından önce Atatürk'ün en yakın ilişkide bulunduğu hatta Atatürk'ün Lozan'a yolladığı devlet adamlarındandı. Eğitim Bakanlığı yaptı. 1920'de Sovyetler Birliği ile dostluk ve yardım antlaşması yapmak üzere Moskova'ya gönderilen heyete delege olarak katıldı. Çiçerin ve Stalin ile görüştü. TBMM hükümeti adına Moskova Antlaşmasını Ali Fuat Paşa ve Yusuf Kemal Tengirşenk ile birlikte imzaladı. Cumhuriyet'in ilanına kadar bütün hükümetlerde Sıhhiye Vekili olarak görev aldı. Sakarya Meydan Savaşı'na doktor olarak fiilen katıldı. Lozan Konferansı'na ikinci delege olarak katıldı. 2. Dönemde yeniden Sinop milletvekili olarak Meclis'te yer aldı. 14 cilt tutan Türk Tarihi'ni bu sıralarda yazdı. 1926'da Sinop'ta bir kütüphane kurarak, gelir kaynakları ile birlikte kamuya vakfetti.

Kişiliği Edit

Aktif, üretken ve (özel hayatına ilişkin hissiyatları dahil) açıksözlü bir tarzda yazılmış eserleri ile tartışmalı profilini günümüzde de muhafaza etmektedir. Türk milliyetçiliği düşüncesinin referans isimlerinden biridir.

Atatürk ve Rıza Nur Edit

Mustafa Kemal Paşa ile arası açılan Dr.Rıza Nur, milletvekili olduğu halde, İzmir suikastine karışanların yakalanıp idam edilmeleri ve bunların kendisi gibi muhalif kimseler olmaları sebebiyle yurdu terketmiştir. 1926 yılında kitabında belirttiği bu gibi kuşku ve korkular nedeniyle Fransa’ya gitti ve Paris’e yerleşti. Daha sonra oradan Mısır’a geçti. İskenderiye'de bu kez 12 yıl süren bir gurbet dönemi yaşadı. Bu arada “Türkbilik Revüsü” adlı yıllık bir Türkoloji dergisini yayınladı. Leiden'de toplanan Şarkiyatçılar Kongresinde Reşit Saffet'le birlikte Türkiye'yi temsil etti. Öğrenciliğinden beri hayranı olduğu Namık Kemal üzerine 720 sayfalık bir inceleme yazdı.

1938 yılında, Atatürk öldükten sonra Türkiye'ye dönen Dr.Rıza Nur, vefat edene kadar İstanbul, Taksim’de kiraladığı 3 odalı bir apartman dairesinde yaşamıştır. Burası aynı zamanda Tanrıdağ Dergisi’nin de idarehanesi olmuştur. Dr. Rıza Nur İstanbul'da 8 Eylül 1942'de öldü.

Rıza Nur'un İthamları Edit

Hayat ve Hatıratım olarak bilinen 3 ciltlik kitabın ilkinde kendi hayatını ve hatıralarını, ikincisinde İnönü ile ilgili anılarını son cildinde ise Atatürk ile ilgili anılarını anlatır. Bu kitabında her ikisine de ağır ithamlar, zaman zaman -kendine göre- yapılan ihanetin boyutunu hazmedemediğinden, argoya varan ifadeleri mevcuttur. Anılarında İnönü'ye karşı Kürt, Renda'ya karşı Arnavut, Orbay'a karşı Kafkasya kökeni Atatürk'e karşı da I. dünya savaşında hızla yükseldiği Çanakkale cephesinden beri Almanlarla işbirliği yaptığına dair iddialarda bulunmuştur. Fakat bunlar Atatürkçüler gibi geniş bir kesimce kabul gören iddialar değildir. Anılarını 1935 yılında, British Museum 'a 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla gönderir.

YapıtlarıEdit

Rıza Nur'dan Lozan AntlaşmasıEdit

Lozan, Türk zaferinin bedeli değildir. Eksiktir, noksandır, kusurludur. Oluk gibi akan Türk kanı ve zafere bağlanan Türk ümidinin karşılığı olmamıştır. İsmet'e beş on defa söyledim: "Bu muahedeyi yaptık. Bunda türlü gayeler vardır. Muahedenin tatbikatının bu gayelere doğru fiilen yürütülebilmesi için "muahedenin tatbikatı komisyonu" diye bir komisyon yap. Bir de bu gayeleri gizli olarak yazalım, bu komisyona ver. Başvekil idi, yapardı, yapmadı. Halbuki bir yıl sonra Yunanistan buna benzer bir heyet yaptı.

Rıza Nur eserlerinde ayrıca, Lozan'daki heyetle birlikte iken Atatürk ve İsmet İnönü arasında -kendisi de heyette olduğu halde içeriğini bilmediği- çok gizli telgraf yazışmaları olduğunu bunların Lozan'daki bazı önemli kayıplarımızı ve Lozan'ın gizli kalmış yönlerini de açıklayabileceğini öne sürmüştür. Fakat ispatlamamıştır.